İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/240 E. 2026/167 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/240
- Karar No
- 2026/167
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 27. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/240 KARAR NO : 2026/167
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/02/2025 KARAR TARİHİ : 30/09/2026
DAVA: Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle: müvekkiline gizli ayıplı olarak satılan ... plaka numaralı,.. tescil tarihli, ... model, ... marka, ... tipi, otomobil cinsi, ... şase numaralı aracın ayıplı mal olduğunun bilirkişi marifetiyle ortaya konulmasına ve ayıpsız misli ile değiştirilmesine, bu mümkün olmadığı durumda araç bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, HMK m.109 kapsamında müvekkilinin araç ikame bedelinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000-TL ikame araç bedelinin temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle: Satış bedeline ilişkin bir hüküm kurulması halinde davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle müvekkili şirket yönünden usulden reddine, süresinde ayıp ihbarı yapılmamış olması nedeniyle davanın reddine, ...veya ...görev alan bilirkişilerden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ...Şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle: araçta ve yapılan yazılım güncellemeleri, onarım hizmetinde, onarımda herhangi bir ayıp bulunmadığını, müvekkili şirketin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, haksız ve hukuka aykırı olarak açılmış işbu davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava konusu araç üzerinde adliye otoparkında ayıplı araç konusunda uzman 3 otomotiv/makina mühendisi bilirkişi ile Borçlar hukuku mevzuatına hakim bir hukukçu bilirkişiden oluşturulacak heyetten 10.10.2025 günü saat 10:00'da keşif yapılmak sureti ile rapor alınmasına karar verilmiş olup, Bilirkişi Makine Mühendisi ..., Makine Mühendisi ... ve Makine Mühendisi ...'ın 26/01/2026 tarihli kök raporunda özetle; Dava konusu aracın gizli ayıplı olarak davacıya satıldığını, araç mahrumiyet tazminatına ilişkin gizli ayıp ile ilişkilendirilen 01.02.2025 tarihli arıza harici bir araç mahrumiyet tazminat şartlarının oluşmadığını, 01.02.2025 tarihli arızaya dair davacının aracın onarım onayını 18.02.2025’te verdiğini, onay tarihi-18.02.2025- baz alınırsa araç tahsisi zorunlu olan 10 iş günü sonra 28.02.2025 ile araç tahsis edildiği 05.03.2025 tarihi arasındaki 4 gün için araç mahrumiyet tazminatının 16.000-TL olduğunu, aracın servise teslim tarihi-01.02.2025- baz alınırsa araç tahsisi zorunlu olan 10 iş günü sonra 13.02.2025 ile araç tahsis edildiği 05.03.2025 tarihi arasındaki 21 gün için araç mahrumiyet tazminatının 81.000-TL olduğunu, hangi tarihın baz alınabileceğine ilişkin takdirin Mahkemeye ait olduğunu bildirmişlerdir. Dava tarihinden sonra ortaya çıkan 19.01.2026 tarihli arızanın 16.01.2025 tarihli arıza ile bağlantısı olup olmadığı, üretim kaynaklı olup olmadığı, dava dilekçesinde belirtilen ayıp kapsamında artan, tekrar eden ayıp mahiyetinde olup olmadığı keza keşif esnasında da gözlemlenen ve raporun 7. Sayfasında araç üzerinde halı hazırda bulunduğu söylenen ( turbo şarj ve enjeksiyon sistemi ile ilişkili olduğu söylenen ) ayıbın giderilip giderilmediği, dava konusu edilen ayıplarla ilişkili olup olmadığının değerlendirilmesi, aracın periyodik bakımlarının zamanında yapılıp yapılmadığı, yapılmamış ise arızaları etkileyip etkilemediği ve tarafların rapora itirazlarının da karşılanması amacı ile bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, Bilirkişi Makine Mühendisi ..., Makine Mühendisi ... ve Makine Mühendisi...'ın 30/08/2026 tarihli ek raporunda özetle; kök raporda varılan kanaatlerini ek raporda da koruduklarını, Mahkemenin ek rapor kapsamında tespitini talep ettiği hususlar açısından 19.01.2026 tarihli arzanın basit onarım ile giderilebilir nitelikte bir gizli ayıp olduğunu, eldeki veriler işliğinde 16.01.2025 tarihli arıza el belgântısı olduğunu ve tekrarlanan arıza mahiyetinde olduğunu söylenemeyeceğini, ancak aynı sistem üzerinde çıktığını, yetkili servis tarafından yapılan müdahale ile giderildiğini, turbo şarj veya enjeksiyon sisteminde ortaya çıktığı değerlendirilmiş olan arzanın bakımlarının gecikmesi ilgili olmadığı kanaatine varıldığını, araç üzerinde oldukça kısa kullanım mesafesi içerisinde ortaya çıktığı belirtilen 1.2 litre fazla yağın niteliğinin ne olduğunu dosya içerisinden net olarak belli olmadığını, miktara dair reel ölçüm yapıldığını dair net delillerin dosyada bulunmadığını, bu nedenle ilgili husutta kök raporda varılan kanaatin korunduğunu, diğer hususlarda dosya yeni bir bilgi ve belge girmedikten dolayı heyetin kök raporda vardığı kanaatlerin korunduğunu bildirmişlerdir. Davanın aracın ayıplı olduğundan bahisle misli ile değiştirilmesi istemli olarak açıldığı, uyuşmazlığın; davacı tarafından davalı .... Şirketinden satın alınan diğer davalının da üreticisi /ithalatçısı olduğu ... plakalı aracın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise söz konusu ayıbın açık ayıp mı yoksa gizli ayıp mı olduğu, ayıbın üretim kaynaklı mı yoksa kullanım kaynaklı mı oluştuğu, neticede davacının misli ile değişim talebinin yerinde olup olmadığı, bu seçimlik hakkın kullanılması uygun görülmez ise TBK'nın 227. Maddesi gereği kullanılması gereken seçimlik hakkın ne olduğu, davacının aracını kullanamadığı süreç için ikame araç için davacının davalılardan bir talepte bulunup bulunamayacağı, bulunabilecek ise miktarının ne kadar olduğu, ayıp ihbar sürelerine riayet edilip edilmediğine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça araçtan mahrum kalınan süre için ikame araç bedeli talep edilmiştir. Araç mahrumiyet bedeli, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan bu süre içinde davacının aynı nitelikteki araç için (ikame araç) ödemesi gereken bedeldir (Yargıtay 17. HD... E- ...K sayılı ilam). Araç mahrumiyeti nedeniyle zarar belirlenirken onarımı için gereken makul sürenin belirlenmesi ve belirlenen bu süre üzerinden zarar hesabının yapılması gerekir. Bu hesaplama ise çözümü hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir husus olup mahkemece bilirkişi görüşüne başvurulmalıdır. Aracın geç onarıma verilmesi, servis yoğunluğu, parça temininde gecikme nedeniyle onarımda geçen süre, aracın kiralayana geç teslim edilmesi vb. hususlar davalıya yüklenemez. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin ..., :... esas karar sayılı ilamı ) Davacı tarafça ikame araç bedeli talep edilmiş ise de bu hususa ilişkin kiralama faturası ve sair belge sunulmadığı, tanzim olunan bilirkişi raporları ile da davacının ikame araç iddiasının sübut bulmadığı anlaşılmakla bu yöndeki talebin reddine karar verilmiştir. 6098 sayılı TBK’nın 227. maddesi uyarınca satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme ve imkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme seçimlik haklarından birini kullanabilir. Alıcının genel hükümlere göre uğradığı diğer zararlar için tazminat isteme hakkı saklıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 23/1-c maddesinde tacirler arası ayıp ihbar süreleri düzenlenmiş olup, yine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 223/2. maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Öğretide ayıp satılanda, vaad edilen niteliklerin bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır.(Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, ... E.- ... K. Sayılı kararı). Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun doğabilmesi için ayıbın sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olması, ayıbın önemli olması, alıcının sözleşmenin kurulduğu anda ayıbın varlığından haberdar olmaması ve en nihayetinden alıcının kendisine düşen muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekir. Aksi halde satılan, alıcı tarafından mevcut haliyle kabul edilmiş sayılır. Gerek ticari satım, gerek tüketicilere yönelik ticari olmayan satımlarda ayıp nedeniyle seçimlik hakların kullanılması yenilik doğurucu hak niteliğindedir (Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, 13. Bası, Turhan Kitabevi, Ankara 2013, s. 127; Yavuz, Cevdet; Satıcının Satılanın (Malın) Ayıplarından Sorumluluğu, Beta Yayınevi, İstanbul 1989 (Satım), s. 141; Aslan, Yılmaz; 6502 sayılı Kanuna Göre Tüketici Hukuku, 4. Baskı, Ekin Yayınevi, Bursa 2014, s. 165-166; G). Gerek kurucu nitelikte, gerekse bozucu nitelikte olsun yenilik doğurucu haklar kural olarak bir kez kullanılmakla tükenirler. Bu kuralın istisnası ise, tüketicinin kullandığı seçimlik yenilik doğurucu hakkının yerine getirilmemesi olup, bu durumunda Kanunun kendisine tanıdığı başka seçimlik bir hakkı kullanması mümkün olacaktır (Zevkliler, Aydın/Aydoğdu, Murat; Tüketicinin Korunması Hukuku, 3. Baskı, Seçkin Yayınevi, Ankara 2004, s. 126). TBK'nın 227. maddesinde satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik hakları; "satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme" olarak belirlenmiş, ancak alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakimin satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebileceği hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla alıcının sözleşmeden dönme niteliğinde satış bedelinin iadesi veya ayıpsız benzeriyle değişim talep etmesi halinde, hakim somut olayın koşullarına, hak ve menfaat dengesine göre satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilecektir. Somut olayda, dava konusu ... marka 2023 model aracın 10.11.2023 tarihinde 3.794.900 TL bedelle satın alındığı, aracın 6 ay 25 günlük kullanımında olduğu safhada üretim kaynaklı ve gizli ayıp niteliğinde orta ekran arızası yaşandığı, arızanın yetkili servis müdahalesiyle çözüldüğü, aracın 1 yıl 2 aylık kullanımında yaşanan arıza sebebiyle şanzıman hız sensörünün değiştiği, ilgili sensöre kullanıcının müdahalesi mümkün olmadığından üretim kaynaklı gizli ayıplı olarak nitelendirildiği, 2 ay 27 günlük kullanımda aracın su pompasında yaşanan arızanın yetkili servis müdahalesi ile giderilmiş olmakla birlikte onarılmamış olması durumunda motorun onarım maliyetini arttıracak önemli arıza niteliğinde bulunduğu, mahkememizce yapılan keşif ve test sürüşü sırasında araca gaz verildiğinde arka kısımdan beyaz/gri duman yükseldiğinin tespit edildiği, mahkememizce alınan ve itibar olunan bilirkişi raporuna göre arızanın özellikle turbo şarj ve enjeksiyon sistemi ile ilgili olduğunun ve bunun da üretim kaynaklı gizli ayıp niteliğinde olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. Dava konusu aracın servis geçmiş kayıtları incelendiğinde erken dönemde aracın önemli donanımlarında orta ekranında ve şanzıman hız sensöründe gizli ayıp niteliğinde arızalar meydana geldiği, akabinde aracın en önemli ve pahalı sistemi olan motor sisteminde su pompası (gizli ayıp) arızası ortaya çıktığı, tüm arızaların yetkili servis ile onarıldığı, yine araç motorunda dolgu değişim/ enjeksiyon sistemi kaynaklı arızanın (gizli ayıp) tespit edildiği, bilirkişi heyetinin yaptığı incelemede yüksek teknoloji ürünü olarak satılmakta olan üründen beklenen faydanın kesintiye uğradığı ve bu hususlar nedeniyle aracın gizli ayıplı olduğu kanaatine varıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan uzman teknik bilirkişi kök ve ek raporlarında, tespit edilen arızaların can güvenliğini ve mal emniyetini tehlikeye düşüren türden önemli arıza olarak değerlendirilmesi gerektiği, arızanın niteliği itibariyle maldan faydalanmayı engelleyecek türden önemli bir arıza olduğu, 0 olarak yüksek teknoloji beklentisiyle satın alınan araçta farklı tarihlerde ortaya çıkan arızalar nedeniyle aracın kullanımını devam ettirmesinin beklenemeyeceği davacının TBK'nın 227. maddesi uyarınca durumun davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanmasını haklı kıldığı anlaşılmakla, Dava konusu ... plaka numaralı 13/11/2023 tescil tarihli 2023 model ... Marka aracın ayıplı olduğu tespit edilmiş olduğu tespit edilmiş olmakla ayıpsız misliyle değiştirilmesine, ayıpsız mislin davacıya teslim edildiğinde dava konusu aracın davalı tarafa iadesine karar verilmiş olmakla aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, 1-Dava konusu ... plaka numaralı 13/11/2023 tescil tarihli ... model ... Marka, ... Tipi, ... şase no'lu aracın ayıplı olduğu tespit edilmiş olduğu tespit edilmiş olmakla ayıpsız misliyle DEĞİŞTİRİLMESİNE, ayıpsız misli davacıya teslim edildiğinde dava konusu aracın davalı tarafa İADESİNE, 2-Davacı tarafın ikame araç bedeli talebinin sübut bulmadığından REDDİNE, 3-Alınması gereken 259.229,63-TL harçtan, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40-TL ile tamamlama harcı 64.193,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 194.421,23-TL eksik harcın davalılardan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 4-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri olan 65.423,80-TL'nin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 531.439,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 1.000,00-TL'şer vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi ücreti, keşif harcı, tebligat ve posta masrafı 42.741,45-TL yargılama giderinden kabul oranı (%99,97) ret oranı (%0,03) dikkate alınarak hesaplanan 42.728,63-TL'nin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 8-Davalı ... Şirketi tarafından sarf edilen bilirkişi ücreti 7.500,00-TL yargılama giderinden kabul oranı (%99,97) ret oranı (%0,03) dikkate alınarak hesaplanan 2,25-TL'nin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın bu davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 9-Davalı ...Şirketi tarafından sarf edilen bilirkişi ücreti 7.500,00-TL yargılama giderinden kabul oranı (%99,97) ret oranı (%0,03) dikkate alınarak hesaplanan 2,25-TL'nin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın bu davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca ...Arabuluculuk Bürosu'nun ...numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 4.700,00-TL'nin davanın kabul red oranına (%99,97) göre hesap edilen 4.698,59-TL'sinin davalılardan, 1,41-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, 11-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 30/09/2026
Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır