Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4752 E. 2026/2405 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4752
Karar No
2026/2405
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/854 E., 2024/1081 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tavşanlı Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/74 E., 2024/2 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ...köyü çalışma alanında bulunan 1 03... parsel sayılı taşınmaz kadastro komisyon kararı ile 36.229,08 m² yüzölçümlü olarak mera vasfıyla sınırlandırılmış; aynı yer 1 03... parsel ise 55.421,95 m² yüzölçümlü taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine "...Ltd. Şti'ye tahsislidir" şerhi yazılarak maden sahası vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili 04.01.2008 havale tarihli dava dilekçesinde; müvekkilinin 1 03... ve 128 parselin malik ve zilyeti olduğunu, 69 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 2000 m² boyutunda olup yaklaşık bir dönümünün 06.6.1981 yılında ... ...mirasçılarından satın alındığını, bir dönümünün ise müvekkiline babası ...'den mirasen intikal ettiğini, bu taşınmaz üzerindeki eklemeli zilyetliğinin 50 yılı aştığını, taşınmazın özel mülkiyete konu olan yerlerden olup hiçbir zaman Hazine arazisi vasfında olmadığını; 128 parsel sayılı taşınmazın ise müvekkiline bir kısmının babasından intikal ettiğini bir kısmının ise ...Madencilikten geçtiğini, taşınmazın özel mülkiyete konu olan yerlerden olup hiçbir zaman Hazine arazisi vasfında olmadığını; bu taşınmaza yönelik geçmişte dava açıldığını ve müvekkili lehine sonuçlandığını, dava konusu her iki taşınmazın da müvekkiline ait olduğunu ancak kadastro çalışmaları esnasında kendisi ile husumeti bulunan köy muhtarının baskıları neticesinde Hazine adına kaydedildiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazlara ilişkin kadastro tespitlerinin iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; 1 03... ve 128 parsel sayılı taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufunda olan yerlerden olduğunu, özel mülkiyete konu edilemeyeceğini, davacının taşınmaz üzerinde herhangi bir zilyetliğinin bulunmadığını ve maliki olduğunu gösterir herhangi bir tahrir, vergi ve tapu kaydında bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1 03... parsel yönünden her ne kadar davacının iddiasına konu (C) ve (D) harfli alanları yönünden hiçbir zaman madencilik faaliyetine konu olmadığı yönünde tespitte bulunulmuş ise de; zirai bilirkişi raporuna ekli güncel tarihli hava fotoğraflarından da görüleceği üzere, hak iddia edilen bu alanların kömür madeni çıkarılması sonucu oluşan kraterde yağmur ve doğal sular ile oluşan gölete yakın mesafede olması, davacının hak iddia ettiği bu alanların maden sahasının bütünlüğünü bozan bir nitelikte oluşu, ayrıca keşifte dinlenen tespit bilirkişi ...'ın maden çalışması bittikten sonra davacının söz konusu tarlayı sürmeye başladığını beyan etmesi karşısında davanın reddine karar vermek gerektiği, 1 03... parsel yönünden ise; davacının dava dilekçesinin ekinde yer alan 06.06.1981 tarihli satış senedinin sınırlarının dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklarca tam olarak bilinemediği; keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve ...'ın söz konusu bu yerin köyün merasına sınır olduğunu, davacının dava konusu ettiği alanın büyük bir kısmının köyün merasına tecavüzlü olduğunu, davacının tüm taşınmazlarında benzer şekilde ağaç dikerek tel örgü çekerek taşınmazların sınırlarını değiştirdiğini, dava konusu bu yerde de meraya kaç metrekare tecavüz ettiğinin bilmemekle beraber köyün kadim merasına doğru taşınmaz sınırlarını genişlettiğinin beyan ettiği; harita mühendisi bilirkişiden ek rapor düzenlenmesi talep edilmiş, harita mühendisi tarafından hazırlanan ek bilirkişi raporunda "...1 03... numaralı parsel içerindeki dava konusu alanlar ile ilgili olarak krokilerde (A) ve (B) harfli olarak gösterilen alanlar 2006 yılında el GPS ile ölçülüp tersim edilen dava dosyası içerinde bulunan... Müdürlüğünün 26.11.2019 tarihli yazı ekinde gönderilen mera krokisine göre mera içerinde kalmakta olduğu..." nun bildirildiği; davacının hak iddia ettiği ve harita mühendisinin bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleriyle gösterilen alanların 1 03... parsel sayılı mera parseli içinde kaldığı anlaşılmakla, davacının 1 03... parsel sayılı taşınmaz yönünden davasının reddine karar verilmiş, ayrıca dahili davalı... (....) Madencilik Ltd. Şirketinin ise kadastro tespit maliki olmadığı dolayısıyla davada pasif husumetinin bulunmadığı..." gerekçeleriyle davanın reddine, 1 03... parsel sayılı taşınmazın tesis kadastrosu tutanağındaki hali ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 16/B maddesi uyarınca mera olarak sınırlandırılmasına ve mera vasfıyla özel siciline tesciline, 1 03... parsel sayılı taşınmazın tesis kadastrosu tutanağındaki hali ve maden sahası niteliğiyle Hazine adına tespit gibi tesciline, davalı ... (...) Madencilik Ltd. Şti. yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-d maddesine göre taraf ehliyeti bulunmadığından 6100 sayılı Kanun'un 115/2 maddesi gereğince pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dava konusu 1 03... parsel sayılı taşınmaz içerisinde talep edilen bölümler yönüyle, anılan 69 parsel sayılı taşınmazın mera olarak tespit edilmesi, yine İlk Derece Mahkemesine karar gerekçesinde beyanlarına atıf yapılan bir kısım beyanlarda davacının sınırında bulunan meraya tecavüz ettiğinin bildirilmesi, yine davacı tarafın talebine konu olup fen bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfiyle gösterilen bölümlerin paftasında gösterilen konumu gözetildiğinde esasen mera olarak sınırlandırılan nizalı 69 parselin içine girinti yapmak suretiyle mera bütünlüğünü bozduğunun anlaşılmasına, kaldı ki nizalı taşınmazın davaya konu olan kesimi ile sınırlarını oluşturan dava dışı bölümleri arasında ayırıcı unsur olarak doğal bir sınır yeri bulunmadığı hususları birlikte gözetildiğinde dava konusu taşınmazın davaya konu bölümlerinin sınırını oluşturan dava dışı meraya el atılarak kazanıldığının kabulünde zorunluluk bulunmasına, meraların ise zilyetlikle kazanılmasının mümkün bulunmamasına, dava konusu 1 03... parsel sayılı taşınmaz içerisinde talebe konu edilen bölümler yönüyle; dava konusu taşınmazın edinme sebebinde dava konusu taşınmaz ile dava dışı bir kısım taşınmazların kamulaştırma yapılmak suretiyle zilyetliklerinin devir edildiğinden söz edildiği, keşifte dinlenilen tespit bilirkişi ...'ın da davacının taşınmazının da kamulaştırıldığını ancak maden çalışması bittikten sonra davacının yine taşınmazı tarla olarak kullanmaya devam ettiğini bildirdiği, nitekim hüküm gerekçesinde de açıklandığı üzere taşınmazın hemen yanında maden aramasından kaynaklanan büyük bir gölet bulunması, taşınmazın krokisinde ki konumu ile anılan gölet arasında ki mesafe hususları birlikte gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı..." gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinafa konu hüküm 1 03... parsel yönünden kanuni dayanaktan yoksun olduğunu; dava konusu bu taşınmazın 1984 yılında ... köyü muhtarlığı tarafından çizilen mera sınırlarını gösteren ölçeksiz haritaya göre mera sınırları dışında kaldığını; 19 70... yılı hava fotoğraflarına göre dava konusu taşınmazın müvekkiline ait komşu 1 03... parselin devamı olup mera ile alakası olmadığının belirlendiğini; raporun sonuç bölümü ile ayrıntılı izah bölümünün birbirinden farklı olduğunu; önceki bilirkişi raporlarında da dava konusu taşınmazın kumlu tınlı, sulama imkanı olmayan, kıraç tarım arazisi olduğu, üzerinde uzun yıllardır tarımsal faaliyet yürütüldüğünü, 40 yıllık ile 10 yıllık arasında değişen kavak ve meyve ağaçlarının bulunduğunu, söz konusu kavak ve meyve ağaçlarının müvekkili tarafından dikildiğini, müvekkilinin taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin mülkiyet edinme koşullarını oluşturduğunun tespit edildiğini; bu nedenle ve aşamalardaki tüm delil ve belgeler gözönüne alınarak dava konusu taşınmazın krokide (A) ve (B) harfleriyle gösterilen tüm kısımlarının müvekkili adına tescili gerektiğini; 1 03... parsel yönünden ise dava konusu taşınmazın evveliyatının belirsiz bir zamandan bu yana tarım arazisi olduğunu; bu taşınmaza ilişkin Tavşanlı Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen davada müvekkili lehine komşusu aleyhine verilen men’i müdahale kararının yok sayıldığını; dava konusu taşınmazın tarım arazisi olarak komşu taşınmazla ile tam bir bütünlük arz ettiğini; hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, 19 70... tarihli hava fotoğraflarında da müvekkiline ait taşınmaz ile tam bir bütünlük teşkil ettiğinin ve dava konusu taşınmazda sürüm izlerinin bulunduğunun belirlendiğini ve neticeten her iki taşınmaz yönünden de sadece aleyhe olan beyanlar değerlendirilerek hüküm tesis edildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kadastro tespiti sırasında mera olarak sınırlandırılan 1 03... parsel sayılı taşınmazda davacı tarafça hak iddia edilen bölümlerin evveliyatının mera olup olmadığı; mera değil ise davacı yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı; yine 1 03... parsel sayılı taşınmazın maden sahası olup olmadığı, özel mülkiyete elverişli bulunup bulunmadığı; özel mülkiyete elverişli ise davacı yararına zilyetlikle edinim koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir. 1. 1 03... parsel sayılı taşınmaza yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. 1 03... parsel sayılı taşınmaza yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, İlk Derece Mahkemesince, davacının iddiasına konu (C) ve (D) harfli alanları yönünden hiçbir zaman madencilik faaliyetine konu olmadığı yönünde tespitte bulunulmuş ise de zirai bilirkişi raporuna ekli güncel tarihli hava fotoğraflarından da görüleceği üzere, hak iddia edilen bu alanların kömür madeni çıkarılması sonucu oluşan kraterde yağmur ve doğal sular ile oluşan gölete yakın mesafede olması, davacının hak iddia ettiği bu alanların maden sahasının bütünlüğünü bozan bir nitelikte oluşu, ayrıca keşifte dinlenen tespit bilirkişi ...'ın maden çalışması bittikten sonra davacının söz konusu tarlayı sürmeye başladığını beyan etmesi karşısında davanın reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Dosya kapsamında yapılan keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi, tespit bilirkişi ve tanıkların ağırlıklı beyanlarına göre, davaya konu taşınmaz bölümleri üzerinde madencilik faaliyeti bulunmadığı, öteden beri davacı tarafın arpa-buğday ekip biçmek suretiyle eklemeli olarak uzun yıllardan beri zilyetliğinde bulunduğunun belirtilmiş olmasına, yine ağırlıklı beyanlara göre bu alanda herhangi bir maden çıkarma işleminin bulunmadığının belirtilmesine, tüm inceleme ve araştırmalara ve ilgili kurumlarla yapılan yazışmalar ve bunlar sonucunda dosya arasına gelen müzekkere cevaplarına göre bu taşınmazın tutanağının edinme sütununda yer alan kamulaştırma evraklarına ve istimlak krokilerine rastlanmadığının defaatle bildirilmesine, 19 79... tarihli hava fotoğraflarında davaya konu bölümlerinde kullanım olduğunun belirlenmesine göre, kadastro tespit tarihine kadar davacı yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yer alan zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince davaya konu bu taşınmaz bölümleri yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacı ... vekilinin davaya konu 1 03... parsel sayılı taşınmaz hakkında verilen davanın reddine ilişkin karara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının anılan parsel yönünden ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; 1 03... parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile temyiz olunan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının anılan parsel yönünden BOZULMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4752, K. 2026/2405, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-4752-e-2026-2405-k-95663461cd8a