Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/947 E. 2026/969 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/947
- Karar No
- 2026/969
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/947 - Karar No:2026/969 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/947 KARAR NO : 2026/969
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/07/2024 NUMARASI : 2023/209 E-2024/460 K
ASIL DAVADA DAVACI : VEKİLLERİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. BİRLEŞEN ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2023/459 ESAS SAYILI DOSYASINDA; DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. ASIL VE BİRLEŞEN DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 23/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/09/2026 Asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davalarında mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; taraflar arasında 10.10.2022 tarihli taşeron sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeye göre ...Yönetim Binası Yapım İşleri kapsamında, asma tavan ve bölme duvar işlerinin yapımı konusunda mutabakata varıldığını, davalı yanın 1.120.000,00 TL avans teminatı talep ettiğini, karşılığında aynı tutar malzeme bedelini sözleşmenin imza günü müvekkile peşin olarak ödediği, bunun haricinde işin teminatı olarak ayrıca 80.000,00 TL kesin teminat mektubu istendiğini, teminat mektuplarının müvekkili tarafından teslim edildiğini, sözleşme 90 gün süreli olduğundan, 10.10.2022 tarihli sözleşmenin 2022 yılı içinde tamamlanacağı düşünülerek 1.600.043,26 TL fiyat teklifinde bulunulduğu, ancak davalı yanın 2022 yılı içinde yer teslimini yapmadığını, müvekkilinin 2022 yılı maliyetleri ile 2023 yılında sözleşmeyi ifa etmek durumunda kaldığını, mali yüke rağmen sözleşmeyi fes etmeden ifaya uğraştığı, davalıya keşide edilen 27.02.2023 tarihli ihtarname ile fenni ve teknik gerekliliklere uygun şekilde derhal yer teslimi yapılmasının istendiğini, aksi halde sözleşmeden dönüleceğinin ihtar edildiği, aynı gün eş zamanlı olarak davalı tarafın müvekkile 2 gün içinde yer teslimine gelinmesi, 3 gün içinde de işlere başlanılması, aksi halde sözleşmenin feshedileceğinin ihtar olunduğunu, müvekkilinin 28.02.2023 tarihinde işyerine giderek keşif ve inceleme yaptığını, fotoğraflarla belirlendiği üzere mahallin iş yapılmasına müsait hale getirilmediğini, sahanın iş güvenliği ve çevresel faktörlere uygun olmadığını, kimi duvar ve çatıların dahi tamamlanmadığını, pek çok yerde su birikintisi olduğunu, duvar yerine naylon branda gerildiğini, durumun kayıt altına alındığını, işe mevcut hali ile başlanması durumunda bir takım teknik arızaların oluşmasının kaçınılmaz olduğunu, sözleşme gereği imalat sonrası yapılacak işlerin korunmasının da müvekkiline ait olduğundan, korumanın mümkün görülmeyerek sözleşmeden haklı olarak dönme zorunda kalındığını, bunun sonucu olarak 01.03.2023 tarihli ihtarname ile sözleşmeden haklı olarak dönüldüğünün ihtar edildiğini ve teminat mektuplarının iadesinin istendiğini, iyi niyet olarak 21.10.2022 tarihinde avans mahiyetinde gönderilen 1.120.000,00 TL tutarlı malzeme bedelini arzu edilirse nakden, arzu edilirse malen davalıya iade etmeye hazır olduklarını, bu konuda davalının yazılı taleplerini iletilmesini beklediklerinin ihbar olunduğunu, tasfiye sürecinin taraflar arasında yürütülmesi beklenirken müvekkilinin dönme ihbarı da davalı yana ulaşmış olduğu halde 03/03/2023 tarihinde müvekkili şirketin 1.120.000 TL ve 80.000,00 TL tutarlı teminat mektuplarının davalı yanca cezai şart olarak nakde çevrildiğini, bu hususta banka tarafından müvekkiline bildirimde bulunulduğunu, fazlaya ilişkin her tür talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, haklı davanın kabulüne, fazlaya ilişkin haklarI saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100,00 TL'si, haksız yere nakde çevrilen 80.000,00 TL tutarındaki teminat mektubunun müvekkiline istirdatı için şimdilik 100,00 TL'si, müvekkilinin 1.120.000,00 TL ve 80.000,00 TL tutarlı teminat mektupları için ...Bankasına ödediği faiz ve komisyon tutarları için şimdilik 100,00 TL'si, davalının sözleşmeden dönmesi nedeniyle müvekkilinin yapmak durumunda kaldığı noter ve ihtar masrafları için olmak üzere tüm alacak kalemlerine sözleşme tarihi olan 10.10.2022 tarihinden itibaren ticari faiz işletilerek davalıdan tahsiline, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, davalının taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki bankalardaki hak ve alacaklarına tedbir konulmasına, yargılama gideri ile vekalet ücretinin de davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile teminat mektuplarının nakde çevrilmesi yönünden taleplerini 100,00 TL'den 80.000 TL'ye, teminat mektupları için bankaya ödemek durumunda kaldığı komisyon bedelini 100,00 TL'den 5.670,00 TL'ye çıkardıklarını belirterek, sözleşme tarihi olan 10.10.2022 tarihi itibari ile ticari alacaklara işleyen en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesine, davalının sözleşmeden dönmesi nedeniyle müvekkili tarafından yapılan ihtar ve noter masrafları olan 1.178,64 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; taraflar arasında akdedilen 10.10.2022 tarihli “Taşeron Sözleşmesi” uyarınca; davalı yüklenici yüklenimindeki “...Yönetim Binası Yapım İşleri” kapsamındaki; madde 2.3 de listelenen Projesinde ve mahallinde gösterilen yerlere yapılacak olan tüm asma tavan ve bölme duvar işlerine ait malzeme imalat, nakliye, yatay ve düşey taşıma, montaj ile imalattan sonra korunması için her türlü önlemin alınması, teknik gerekliliğe bağlı olarak imalatın şartnamede belirtilen veya işveren tarafından tariflenen şekilde ifa edilebilmesi için gereken her türlü ilave bileşen işlerinin taşeron tarafından bu sözleşme ve eklerinde belirtilen şartlara, Ana Sözleşme ve ekleri ile projeler ve şartnamelere uygun şekilde, fen ve sanat kaidelerine uygun, en iyi işçilikle şartnamesine uygun olarak imalat projelerinin hazırlanması, diğer disiplinlerle çakıştırmalarının yapılması, aksaklıklarla ilgili yükleniciye bilgi verip yüklenicinin talimatıyla İşveren ve/veya Kontrol’e onaylatılması, bunları müteakip ana sözleşmedeki iş programındaki takvime uygun olarak imalatı ve montajının yapılması ve ilgili kurumlardan onayının alınıp yükleniciye teslimi işi; Ana Sözleşme ve ekleri ile bu sözleşme ve eklerinde belirtilen şartlara, ekli projeler ve şartnameler ile T.C. mevzuatındaki tüm yasal ve idari düzenlemelere uygun şekilde, en iyi işçilikle, şartnamesine ve projesine, fen ve sanat kaidelerine uygun imalatı ve montajının yapılmasının davacı taşeron tarafından taahhüt edildiğini, davalı yüklenici şirket tarafından sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerin yerine getirilip, sözleşmenin 7. maddesi uyarınca ödenmesi gereken 1.120.000,00 TL tutarındaki avans ödemesi de 21.10.2022 tarihinde davacı taşerona yapıldığını, buna rağmen; davacı taşerondan defalarca yer teslimine gelmesinin sözlü olarak istendiğini, ancak davacı taşeron tarafından 20.02.2023 tarihinde gönderilen mailde işçilik için fiyat farkı talep edilerek davacı taşeron tarafından yer teslimine gelinmediğini, taşeronun yer teslim tutanağını imzalamaktan imtina ettiğini ve sözleşmenin imzalanmasından itibaren yaklaşık 4,5 ay geçmiş olmasına rağmen de kötüniyetli olarak işe başlamadığının sabit olduğunu, aksi yöndeki davacı iddialarının yerinde olmadığını, davacı taşerona keşide edilen Ankara 24. Noterliği'nin 27.02.2023 tarih ve 4298 yevmiye numaralı ihtarname ile "...taraflar arasındaki 10.10.2022 tarihli Taşeron Sözleşmesi’nin “İşin Süresi” başlıklı 8.maddesi gereğince işbu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 2(iki) gün içinde yer teslimini almak ve yer teslim tutanağı düzenlemek üzere şantiye sahasına firmanız yetkili/yetkililerinin bulunması, yer tesliminden itibaren 3 gün içinde gerekli ekip ve ekipmanları şantiye sahasına getirerek derhal iş başlamanız, aksi takdirde; 10.10.2022 tarihli Taşeron Sözleşmesi’nin “İşin Süresi” başlıklı 8.maddesi ve “Sözleşmenin Feshi” başlıklı 19.maddesi gereğince taraflar arasındaki 10.10.2022 tarihli Taşeron Sözleşmesi’nin keşideci şirket tarafından haklı nedenlerle fesih edileceği, sözleşme gereğince alınmış olunan teminatların irat kaydedileceği, ödenmiş olan 1.120.000,00 TL tutarındaki avans ödemesinin, sözleşme bedelleri ile işin başkasına yaptırılması bedeli arasındaki farkın ve sözleşmede kararlaştırılmış olan cezai şartların firmanızdan talep edileceği, sözleşmenin haklı nedenle feshinden kaynaklanan keşideci şirketin tüm müspet ve menfi zararlarının firmanızdan tahsili için yasal yollara başvurulacağını..." bildirildiğini, davacı taşeron tarafından aynı gün keşide edilen Ankara 69. Noterliği 27.02.2023 tarih ve 7086 yevmiye nolu ihtarnamesi ile de; "... İhtarnamenin tebliğinden itibaren 10 gün içinde yer teslimi yapılmaması halinde belirtilen sürenin sonunda ikinci bir ihbara gerek kalmaksızın sözleşmeden dönmüş sayılacağı..." bildirildiğini, davacı taşeron tarafından gönderilen ihtarnameye cevap olarak keşide edilen Ankara 24. Noterliğinin 28.02.2023 tarih ve 4459 yevmiye numaralı ihtarname ile; "...taraflar arasındaki 10.10.2022 tarihli Taşeron Sözleşmesi’nin “İşin Süresi” başlıklı 8.maddesi gereğince; 08.03.2023 tarihinde saat 11.00’da yazılı olarak yer teslimi için yetkili temsilcileriniz ile birlikte şantiye sahasında hazır bulunmanız, hazır bulunmadığınız taktirde bu hususa ilişkin keşideci şirket tarafından tutanak tutulacak olup akabinde, 10.10.2022 tarihli Taşeron Sözleşmesi’nin keşideci şirket tarafından haklı nedenlerle fesih edileceği, sözleşme gereğince alınmış olunan teminatların irat kaydedileceği, ödenmiş olan 1.120.000,00 TL tutarındaki avans ödemesinin, sözleşme bedelleri ile işin başkasına yaptırılması bedeli arasındaki farkın ve sözleşmede kararlaştırılmış olan cezai şartların firmanızdan talep edileceği, sözleşmenin haklı nedenle feshinden kaynaklanan keşideci şirketin tüm müspet ve menfi zararlarının firmanızdan tahsili için yasal yollara başvurulacağı..." bildirildiğini, taraflar arasında yer teslimine ilişkin tüm bu yazışmalara rağmen davacı taşeron tarafından keşide edilen Ankara 79. Noterliği 01.03.2023 tarih ve 4759 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflar arasında akdedilmiş olunan 10.10.2022 tarihli “Taşeron Sözleşmesi"nden şantiye sahasının yer teslimine hazır olmadığı iddiasıyla maddi olaya aykırı olarak haksız ve hukuka aykırı olarak dönüldüğünü , Davacı taşerona keşide edilen Ankara 24. Noterliğinin 06.03.2023 tarih ve 4818 yevmiye numaralı ihtarname ile; "...10.10.2022 tarihli sözleşmenin ifasına başlamanız için işin yapılacağı yer hazır olmasına karşın yer teslimi almakta kaçınmanız ve keşide edilen ihtarnameler gereğince yer teslimine yanaşmadığınızdan dolayı firmanız temerrüt içinde bulunduğu halde, yer tesliminin zamanında yapılmadığı ve yapılamayacağı iddiası ile maddi ve hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde Taşeron Sözleşmesi’nden haksız ve kötüniyetli olarak dönmüş olduğunuz sabit olmak ile, sözleşmeden haksız olarak dönmeniz nedeniyle; sözleşmenin 19. maddesi gereğince alınmış olunan teminatların irat kaydedildiği, ödenmiş olan 1.120.000,00 TL tutarındaki avans ödemesinin, sözleşme bedelleri ile işin başkasına yaptırılması bedeli arasındaki farkın ve sözleşmede kararlaştırılmış olan cezai şartların firmanızdan talep edileceği, sözleşmeden haksız dönmenizden kaynaklanan keşideci şirketin tüm müspet ve menfi zararlarının firmanızdan tahsili için yasal yollara başvurulacağı..." bildirildiğini, taraflar arasında yer teslimine ilişkin tüm bu yazışmalara rağmen davacı taşeron tarafından keşide edilen Ankara 79. Noterliği 01.03.2023 tarih ve 4759 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflar arasında akdedilmiş olunan 10.10.2022 tarihli “Taşeron Sözleşmesi"nden şantiye sahasının yer teslimine hazır olmadığı iddiasıyla maddi olaya aykırı olarak haksız ve hukuka aykırı olarak dönüldüğünü,10.10.2022 tarihli Taşeron Sözleşmesine konu imalatların yapılması için şantiye sahası yer teslimine uygun olduğuna ilişkin; Çaycuma Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/2 D. İş sayılı dosyasıyla 02.03.2023 tarihinde tespit talep edildiğini(82,40 TL Başvuru Harcı + 25,60 TL Vekalet Harcı + 296,40 TL Peşin Harç + + 710,00 TL Gider Avansı + 2.000,00 TL Gider Avansı + 430,00 TL Gider Avansı olmak üzere toplam 3.544,40 TL harcanmıştır) ve mahallinde 03.03.2023 tarihinde yapılan keşif ve incelemeler sonucunda hazırlanan 08.03.2023 tarihli bilirkişi tespit raporuyla; “…Sonuç olarak, taşeron firma olan ...AŞ.' nin yüklenici firma olan...Ticaret AŞ. ile birlikte iş programı ve koordinasyon eşliğinde olmak suretiyle, tespit konusu ......Yönetim Ofisi inşaatının alçı panel duvar ve tavan imalatlarına başlaması için proje yönünden ve de fiziki şartlar açısından herhangi bir engel bulunmamaktadır…” yönünde tespit yapıldığını , davacı taşeronun iddialarının aksine 10.10.2022 tarihli Taşeron Sözleşmesine konu imalatların yapılması için şantiye sahası yer teslimine uygun olduğunun tespit edildiğini, davalı yüklenici müvekkili ile davacı taşeron arasında addedilmiş olunan 10.10.2022 tarihli Taşeron Sözleşmenin ifasına başlanmaması için işin yapılacağı yerin/şantiye sahasının hazır olmasına karşın davacı taşeronun yer teslimi almaktan kaçınması ve gerek sözlü uyarılar ve gerekse keşide edilen ihtarnameler gereğince davacı taşeronun yer teslimine yanaşmadığı ve bu durumun mahallinde 03.03.2023 tarihinde yapılan keşif ve incelemeler sonucu Çaycuma Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/2 D. İş sayılı dosyasında alınan 08.03.2023 tarihli bilirkişi tespit raporu ile sabit olduğunu, davacı taşeronun asıl amacının sözleşme bedelinin sözleşmenin 4/3-4 maddesine aykırı olarak yükseltilmesi olduğu ve dolayısıyla davacı taşeronun temerrüt içinde bulunduğu halde, davacı taşeronun yer tesliminin zamanında yapılmadığı ve yapılamayacağı iddiası ile maddi ve hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde 10.10.2022 tarihli Taşeron Sözleşmesinden haksız ve kötüniyetli olarak dönüldüğünün sabit olup davacı taşeron tarafından sözleşmeden haksız olarak dönülmesi nedeniyle; sözleşmenin 19. maddesi gereğince alınmış olunan teminatların irat kaydedilmesinde maddi olaya ve hukuka aykırı bir durum olmadığından işbu davadaki talebiplerinin reddine karar verilmesini, ayrıca, davacı taşeron tarafından sözleşmenin 19. maddesi gereğince alınmış olunan ve davalı yüklenici müvekkil şirket tarafından haklı olarak irat kaydedilen 80.000,00 TL teminat mektubu bedelinin tahsili talep edilmiş olup 100,00 TL üzerinden kısmi dava açıldığını, kabul manasına gelmemek kaydıyla; teminat mektubunun iadesi veya bedelinin tahsili konusu para ile değerlendirilebilen değere tabi davalardan olduğundan nispi harca tabi olduğunu, bu talebe ilişkin peşin harç yatırılmamış ise davanın esastan görülüp karar verilmesinin mümkün olmadığını, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı taşeronun irat kaydedilen 80.000,00 TL teminat mektubu bedelinin tahsiline ilişkin şimdilik 100,00 TL üzerinden kısmi dava açmış ise de; teminat mektubunun iadesi veya bedelinin tahsili konusu para ile değerlendirilebilen değere tabi davalardan olduğundan nisbi harca tabi olup bu talebe ilişkin peşin harç yatırılmamış ise davanın esastan görülüp karar verilmesi mümkün olmadığından, teminat mektubuna yönelik dava değeri 80.000,00 TL üzerinden yatırılması gereken nispî ilâm harcını yatırmak üzere davacı tarafa uygun süre verilip, yatırılması halinde bundan sonra yargılamaya devamla davanın sonuçlandırılması, yatırılmaması halinde ise dosyanın işlemden kaldırılmasına, Davacı taşeron vekili 23.03.2023 tarihli dava dilekçesiyle; davalıya verilen ve haksız şekilde nakde çevrilen 1.120.000,00 TL tutarındaki mektup için 19.10.2022 ve 19.01.2023 tarihinde toplam 5.292,00 TL ve yine davalıya verilen 80.000,00 TL tutarındaki mektup için ise 19.10.202022 ve 19.01.2023 tarihinde toplam 378,00 TL komisyon masrafı bedellerinin şimdilik 100,00 TL'sinin sözleşme tarihinden itibaren ticari avans faiziyle tahsiline karar verilmesini dava etmiş ise de; davacı taşeronun 10.10.2022 tarihli Taşeron Sözleşmesinden haksız döndüğünü aksi yöndeki iddialarının yerinde olmadığını ,10.10.2022 tarihli Taşeron Sözleşmesinin “Avans Ödemesi” başlıklı 7.maddesi gereğince; 19.10.2022 tarihli 1.120.000,00 TL avans mektubu karşılığında davacı taşerona 21.10.2022 tarihinde 1.120.000,00 TL avans verilmiş ve verilen bu avans karşılığı müvekkiline verilmiş olan 19.10.2022 tarihli avans teminat mektubu verilmiş olan avans ödemesinin tahsili amacıyla, yine; 10.10.2022 tarihli Taşeron Sözleşmesinin “Kesin Teminat ve İadesi” başlıklı 12.maddesi gereğince de; taahhüdün, Taşeron Sözleşmesi ve Şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak amacıyla ve sözleşme’nin yürürlüğe girmesinin bir ön şartı olarak sözleşme bedeli üzerinden hesaplanan 19.10.2022 tarihli 80.000,00 TL bedelli banka kesin teminat mektubu alındığını davacı taşeronun sözleşme gereğince vermiş olduğu banka avans ve kesin teminat mektupları komisyon masrafı talebinin maddi olaya, usul ve yasalara aykırı olup kabulünün yerinde olmadığını davacı taşeronun 10.10.2022 tarihli Taşeron Sözleşmesi'nden haksız olarak dönmüş olması ve kabul manasına gelmemek kaydıyla; HMK.m.323/ç maddesi uyarında ihtarname masrafı yargılama giderlerinden olduğundan yargılama giderlerine dahil edilmesi gerekirken asıl alacağa eklenmesi de yerinde olmadığından bu talebin reddine, haksız ve yersiz davanın reddine, yargılama gideri ile avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20223/459 Esas sayılı dosyasında; Davacı vekili; taraflar arasında akdedilen 10.10.2022 tarihli taşeron sözleşmesi uyarınca davacı yüklenici yüklenimindeki ...Yönetim Binası Yapım İşleri kapsamındaki madde 2.3 de listelenen projesinde ve mahallinde gösterilen yerlere yapılacak olan tüm asma tavan ve bölme duvar işlerine ait malzeme imalat, nakliye, yatay ve düşey taşıma, montaj ile imalattan sonra korunması için her türlü önlemin alınması, teknik gerekliliğe bağlı olarak imalatın şartnamede belirtilen veya işveren tarafından tariflenen şekilde ifa edilebilmesi için gereken her türlü ilave bileşen işlerinin davalı Taşeron tarafından bu sözleşme ve eklerinde belirtilen şartlara, ana sözleşme ve ekleri ile projeler ve şartnamelere uygun şekilde, fen ve sanat kaidelerine uygun, en iyi işçilikle şartnamesine uygun olarak imalat projelerinin hazırlanması, diğer disiplinlerle çakıştırmalarının yapılması, aksaklıklarla ilgili yükleniciye bilgi verip yüklenicinin talimatıyla işveren ve/veya Kontrol’e onaylatılması, bunları müteakip ana sözleşmedeki iş programındaki takvime uygun olarak imalatı ve montajının yapılması ve ilgili kurumlardan onayının alınıp davacı yükleniciye teslimi işi ana sözleşme ve ekleri ile bu sözleşme ve eklerinde belirtilen şartlara, ekli projeler ve şartnameler ile T.C. mevzuatındaki tüm yasal ve idari düzenlemelere uygun şekilde, en iyi işçilikle, şartnamesine ve projesine, fen ve sanat kaidelerine uygun imalatı ve montajının yapılması davalı taşeron tarafından taahhüt edildiğini, davacı yüklenici şirket tarafından sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğini, sözleşmenin 7. maddesi uyarınca ödenmesi gereken 1.120.000,00 TL tutarındaki avans ödemesi de 21.10.2022 tarihinde davalı taşerona ödendiğini, buna rağmen davalı taşerondan defalarca yer teslimine gelmesi sözlü olarak istendiğini, ancak davalı taşeron tarafından 20.02.2023 tarihinde gönderilen mailde işçilik için fiyat farkı talep edilerek, davalı taşeron tarafından yer teslimine gelinmediğini, taşeronun yer teslim tutanağını imzalamaktan imtina ettiğini ve sözleşmenin imzalanmasından itibaren yaklaşık 4,5 ay geçmiş olmasına rağmen de kötüniyetli olarak işe başlamadığının sabit olduğunu, taraflar arasında yer teslimine ilişkin tüm bu yazışmalara rağmen davalı taşeron tarafından keşide edilen Ankara 79. Noterliği 01.03.2023 tarih ve 4759 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflar arasında akdedilmiş olunan 10.10.2022 tarihli Taşeron Sözleşmesi'nden şantiye sahasının yer teslimine hazır olmadığı iddiasıyla haksız ve hukuka aykırı olarak dönüldüğünü, 10.10.2022 tarihli “Taşeron Sözleşmesi” uyarınca davalı taşeron tarafından taahhüt edilen işlerin ve gerekli imalatların yapılmaması, tüm sözlü ve yazılı ihtarlara rağmen davalı taşeronun yer tesliminden imtina etmesi ve davalı taşeronun temerrüte düşmesi ancak davalı taşeron tarafından sözleşmeden haksız ve kötüniyetli olarak dönülmesinden dolayı dosya kapsamına sunulan delil, belge ve evraklar ile sabit olduğunu ve diğer deliller ile birlikte davacı müvekkil şirketin alacaklı olduğunu, 10.10.2022 tarihli “Taşeron Sözleşmesi”nin “Sözleşmenin Feshi” başlıklı 19.maddesinde; “...Taşeronun, bu sözleşme hükümlerine aykırı davranması halinde Yüklenici, sözleşmeyi feshederek sözleşmenin 6 ve 13 (12 olacak) maddesi hükümleri uyarınca almış olduğu teminatı irad kaydeder. Sözleşme bedelleri ile işin başkasına yaptırılması bedeli arasındaki farkın ve sözleşmede kararlaştırılmış olan cezai şartların, sözleşmenin feshi halinde dahi Taşeron tarafından ödeneceği taraflarca kabul ve taahhüt edilmiştir...” Davalı taşeron tarafından haksız olarak dönülen 10.10.2022 tarihli “Taşeron Sözleşmesi”nde iş bedeli KDV hariç 1.600.043,26 TL olduğunu , 10.10.2022 tarihli “Taşeron Sözleşmesi”nden davalı taşeron tarafından haksız olarak dönülmesi nedeni ile davacı yüklenici müvekkili tarafından 10.10.2022 tarihli “Taşeron Sözleşmesi” ilişkin dava konusu işlerin yapımı için dava dışı ... İnşaat - ... ile KDV hariç 2.672.555,00 TL bedel karşılığı 17.03.2023 tarihli Taşeron Sözleşmesi ile anlaşmaya varıldığını davalı taşeron tarafından haksız olarak dönülen sözleşme bedelleri ile işin başkasına yaptırılması bedeli arasındaki fark (KDV hariç 2.672.555,00 TL - KDV hariç 1.600.043,26 TL=) KDV hariç 1.072.511,74 TL ve KDV dahil 1.265.563,00 TL olduğunu ,bu nedenlerle; 10.10.2022 tarihli “Taşeron Sözleşmesi”den haksız dönülmesinden kaynaklanan davacı yüklenici müvekkili şirketin tüm müspet ve menfi zararları saklı kalmak kaydıyla; 10.10.2022 tarihli “Taşeron Sözleşmesi”nin 19.maddesi ve diğer ilgili maddeleri ile usul, yasa ve yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince davalı taşeron tarafından haksız olarak dönülen sözleşme bedelleri ile işin başkasına yaptırılması bedeli arasındaki fark olan KDV dahil 1.265.563,00 TL'nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'sinin Ankara 24. Noterliğinin 20.03.2023 tarih ve 5710 yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ tarihi olan (20.03.2023 E - Tebligat + 5 gün) 25.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiş ıslah dilekçesi ile taleplerini 1.287.014,00 TL olarak artırdıklarını beyan etmiştir. Davalı vekili; karşı yanın taleplerinin kabulü mümkün olmayıp davalı yanca gerçeklerin tamamen çarptırıldığını, davalı yanca sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerin kendilerince yerine getirildiği iddia edilmiş ise de; davalı doksan günlük iş için anlaşılan sözleşme işiyle ilgili müvekkili dört buçuk ay boyunca yazılı olarak yer teslimine davet etmediğini, yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen müvekkilinin davalıdan usulüne uygun şekilde ve bir an evvel mahalde yer teslimi yapmasını talep ettiğini , aksi takdirde kendilerine ihbar gönderileceğinin davalı yana bildirildiğini, davalı yanın ise hem sözleşmesel yükümlülüklerini gereğince yerine getirmediğini hem de müvekkilinin ikazlarına ve ihtarına müspet bir tavırla yaklaşmayarak kötü niyetli bir şekilde müvekkiline karşı ihtar gönderip teknik ve fenni gerekliliklerine uygun olmayan mahali mevcut haliyle müvekkiline teslim etmek üzere müvekkilini teslime zorladığını, davalının müvekkilini sözlü olarak yer teslimine davet ettiklerini ancak mahale müvekkilince teşrif edilmediği iddiasının ispattan yoksun olduğunu, müvekkiline yer tesliminin yazılı şekilde yapılacağının sözleşmede açık olduğunu, dört buçuk aydır müvekkiline yazılı yer teslimi yapılmıyorken dönme akabinde gıyapta tespit yaptırılmasının asıl amacının müvekkiline yeri teslim etmek olmadığının ortada olduğunu, mahal uygunluğu ile ilgili gıyapta bir tespit yaptırılmasında ve sözleşmeden kaynaklı müvekkilinden cezai şart mahiyetinde nama ifa bedeli talep edilmesinde hiçbir hukuki menfaat bulunmadığını, dolayısıyla öncelikle hukuk menfaat yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, gerçeği yansıtmayan ve ispattan yoksun davalının iddia ve taleplerine binaen ikame olunmuş birleşen davanın reddine, asıl davanın kabulü ile her iki dava yönünden de yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı/ birleşen davada davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arası sözleşme gereği taraflar arasında sözleşme kapsamında mutabakatla yapılmış bir yer teslimi bulunmamakla birlikte , asıl dosyada davalı birleşen dosyada davacı ... ... A.Ş. tarafından keşide edilen ihtarnamede belirtilen 08.03.2023 tarihinde saat 11.00 'de yer tesliminin yapılmış olduğu belirtilmiş ise de ......A.Ş. tarafından 01.03.2023 tarihinde keşide edilen ihtarname ile sözleşmeden dönüldüğü, bu itibarla bu tarihten sonra yer teslimi yapılmasının mümkün olmadığı, usulünce yapılmış bir yer teslimden bahsedebilmek için teslim edilen yerin sözleşme kapsamında yapılacak işin fen ve sanat kaidelerine uygun olarak yapılmasına müsait olması gerektiği, taraflarca sunulan fotoğraflar ve mahkememizce alınan usul ve yasaya uygun görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre işin niteliğine uygun, işin fen ve sanat kurallarına göre yapılmasını temin eden yer tesliminden bahsetmenin mümkün olmadığı, ......A.Ş.'nin sözleşme kapsamında teminat mektubu sunarak edimlerine yerine getirmesine rağmen......A.Ş.'nin usulünce yer teslimi yapmayarak sözlemenin haklı feshine sebebiyet verdiği, bu kapsamda asıl davada davacı birleşen dosyada davalının haksız olarak nakde çevrilen 80.000,00 TL teminat mektubu bedelini ve teminat mektupları için bankaya ödemek durumunda kaldığı komisyon bedeli olan 5.670,00 TL'yi istemekte haklı olduğu, açıklandığı üzere asıl davada davacı birleşen dosyada davalının feshinin haklı olması nedeniyle , asıl davada davalı birleşen dosyada davacının sözleşemeden haksız dönmeye dayalı alacak isteminin yerinde olmadığı anlaşıldığından asıl davada, davanın kabulüne, 85.670,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda; müvekkilinin 05.07.2023 tarihinde Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/459 Esas sayılı dosyasında açtığı ve asıl dava ile birleştirilen dava tarihi itibariyle 6102 sayılı TTK.'nın 4/2 maddesine göre miktar veya değeri 1.000.000,00 TL'yi geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanacak ve tek hakim tarafından davaya bakılacağını, bunun sonucu olarak 1.000.000,00 TL'yi aşan ticari davalarda yazılı yargılama usulü uygulanacağını ve davaya ticaret mahkemesince heyet olarak bakılacağını, görev hususu ve bunun sonucu olarak uygulanacak yargılama usulü ve davaya toplu mahkemede bakılacak olması kamu düzenine ilişkin olup görevi gereği mahkemeler ve kanun yolu merciilerinde kendiliğinden gözetilmesi gerekli ve zorunlu olduğunu ,taraflarca da yargılamanın her aşamasında iddianın genişletilmesi sınırlamasına tabii olmaksızın ileri sürülebileceğini, birleşen davada sözleşmenin 19.maddesine göre menfi zararlarının KDV dahil 1.265.563,85 TL olduğu belirtilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL talep edildiğini, bilahare ıslahla taleplerinin 1.287.014,00 TL'ye yükseltildiğini, buna göre birleşen davanın miktar ve değeri 1.287.014,00 TL olduğunu, birleşen dava tarihinde yürürlükte bulunan TTK'nın değişik 4/2 maddesindeki 1.000.000,00 TL'lik sınırın üstünde bulunduğunu, dava edilen alacağın miktar ve değerinin tamamına göre belirlenmesinin zorunlu olduğunu ve birleşen davada dava tarihi itibariyle davaya ticaret mahkemesince heyet olarak bakılıp yazılı yargılama usulü uygulanması gerekirken, tek hakim tarafından davaya bakılıp basit yargılama usulünün uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme kararının öncelikle bu sebeple kaldırılıp dosyanın mahkemesine gönderilmesini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla asıl davada davacı taşeron, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak teminat mektup bedeli ile bunun faiz ve komisyon masrafları için iki kalemde 100,00 TL tutarında kısmi dava açmış olup, mahkemece iki kalem için dava açıldığından HMK'nın 31.maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında bu miktardan ne kadarının teminat mektup bedeli ne kadarının da faiz ve masraflar için talep edildiğinin açıklattırılması gerekirken bu hususun gözden kaçırılarak yargılamanın sürdürülmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, yine kabul anlamına gelmemek üzere asıl davada fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kısmi dava açıldığını, sonrasında ıslah dilekçesi ile talep edilen miktarın toplam 85.670,00 TL'ye çıkartıldığını, asıl davadan önce taşeronun temerrüt ihtarı olmadığı gibi kesin vade de bulunmadığından dava dilekçesinde belirtilen kısım için dava tarihinden ıslahla artırılan bölüm için ıslah harcının yatırıldığı tarihten itibaren kabul edilen alacaklara faiz yürütülmesi gerekirken, davanın kısmi dava olduğu gözden kaçırılarak ıslah ile artırılan miktar ile birlikte alacağın tamamına asıl dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin usul ve yasaya, yerleşik Yargıtay içtihatlarına açıkça aykırı olduğunu, mahkemece sözleşmenin davalı- birleşen davada davacı müvekkili tarafından feshedildiği ve yer teslimi yapılmasının mümkün olmadığı kabulünün somut olayın oluşumuna ve hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında akdedilen 10.10.2022 tarihli “Taşeron Sözleşmesi” uyarınca müvekkili yüklenicinin yüklenimindeki “...Yönetim Binası Yapım İşleri” kapsamındaki, madde 2.3 de listelenen projesinde ve mahallinde gösterilen yerlere yapılacak olan tüm asma tavan ve bölme duvar işlerine ait malzeme imalat, nakliye, yatay ve düşey taşıma, montaj ile imalattan sonra korunması için her türlü önlemin alınması, teknik gerekliliğe bağlı olarak imalatın şartnamede belirtilen veya işveren tarafından tariflenen şekilde ifa edilebilmesi için gereken her türlü ilave bileşen işlerinin taşeron tarafından bu sözleşme ve eklerinde belirtilen şartlara, ana sözleşme ve ekleri ile projeler ve şartnamelere uygun şekilde, fen ve sanat kaidelerine uygun, en iyi işçilikle şartnamesine uygun olarak imalat projelerinin hazırlanması, diğer disiplinlerle çakıştırmalarının yapılması, aksaklıklarla ilgili yükleniciye bilgi verip yüklenicinin talimatıyla işveren ve/ veya kontrole onaylatılması, bunları müteakip ana sözleşmedeki iş programındaki takvime uygun olarak imalatı ve montajının yapılması ve ilgili kurumlardan onayının alınıp yükleniciye teslimi işi, ana sözleşme ve ekleri ile bu sözleşme ve eklerinde belirtilen şartlara, ekli projeler ve şartnameler ile T.C. mevzuatındaki tüm yasal ve idari düzenlemelere uygun şekilde, en iyi işçilikle, şartnamesine ve projesine, fen ve sanat kaidelerine uygun imalatı ve montajının yapılması davacı- birleşen davada davalı taşeron tarafından taahhüt edildiğini, müvekkili yüklenici şirket tarafından sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülükler yerine getirilip, sözleşmenin 7. maddesi uyarınca ödenmesi gereken 1.120.000,00 TL tutarındaki avans ödemesinin de 21.10.2022 tarihinde taşerona yapıldığını, buna rağmen davacı taşerondan defalarca yer teslimine gelmesinin sözlü olarak istendiğini ancak davacı taşeron tarafından 20.02.2023 tarihinde gönderilen mailde işçilik için fiyat farkı talep edilerek davacı taşeron tarafından yer teslimine gelinmediğini, taşeronun yer teslim tutanağını imzalamaktan imtina ettiğini ve sözleşmenin imzalanmasından itibaren yaklaşık 4,5 ay geçmiş olmasına rağmen de kötüniyetli olarak işe başlamadığının sabit olduğunu, taşeronun işe başlamadığından, müvekkili şirket tarafından keşide edilen Ankara 24. Noterliği'nin 27.02.2023 tarih ve 4298 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile "...taraflar arasındaki 10.10.2022 tarihli Taşeron Sözleşmesi’nin “İşin Süresi” başlıklı 8.maddesi gereğince işbu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 2(iki) gün içinde yer teslimini almak ve yer teslim tutanağı düzenlemek üzere şantiye sahasına firmanız yetkili/yetkililerinin bulunması, yer tesliminden itibaren 3 gün içinde gerekli ekip ve ekipmanları şantiye sahasına getirerek derhal iş başlamanız, aksi takdirde; 10.10.2022 tarihli Taşeron Sözleşmesi’nin “İşin Süresi” başlıklı 8.maddesi ve “Sözleşmenin Feshi” başlıklı 19.maddesi gereğince taraflar arasındaki 10.10.2022 tarihli Taşeron Sözleşmesi’nin keşideci şirket tarafından haklı nedenlerle fesih edileceği, sözleşme gereğince alınmış olunan teminatların irat kaydedileceği, ödenmiş olan 1.120.000,00 TL tutarındaki avans ödemesinin, sözleşme bedelleri ile işin başkasına yaptırılması bedeli arasındaki farkın ve sözleşmede kararlaştırılmış olan cezai şartların firmanızdan talep edileceği, sözleşmenin haklı nedenle feshinden kaynaklanan keşideci şirketin tüm müspet ve menfi zararlarının firmanızdan tahsili için yasal yollara başvurulacağını..." hususlarının bildirildiğini, taşeron tarafından aynı gün keşide edilen Ankara 69. Noterliği'nin 27.02.2023 tarih ve 7086 yevmiye nolu ihtarnamesi ile de "...İhtarnamenin tebliğinden itibaren 10 gün içinde yer teslimi yapılmaması halinde belirtilen sürenin sonunda ikinci bir ihbara gerek kalmaksızın sözleşmeden dönmüş sayılacağı..." hususunun ihtar edildiğini, taşeronun, müvekkiline gönderdiği 27.02.2023 gün ve 7086 yevmiye nolu ihtarnamesi üzerine müvekkili şirket tarafından Ankara 24. Noterliğinden keşide edilen 28.02.2023 tarih ve 4459 yevmiye numaralı ihtarname ile "...taraflar arasındaki 10.10.2022 tarihli Taşeron Sözleşmesi’nin “İşin Süresi” başlıklı 8.maddesi gereğince; 08.03.2023 tarihinde saat 11.00’da yazılı olarak yer teslimi için yetkili temsilcileriniz ile birlikte şantiye sahasında hazır bulunmanız, hazır bulunmadığınız taktirde bu hususa ilişkin keşideci şirket tarafından tutanak tutulacak olup akabinde, 10.10.2022 tarihli Taşeron Sözleşmesi’nin keşideci şirket tarafından haklı nedenlerle fesih edileceği, sözleşme gereğince alınmış olunan teminatların irat kaydedileceği, ödenmiş olan 1.120.000,00 TL tutarındaki avans ödemesinin, sözleşme bedelleri ile işin başkasına yaptırılması bedeli arasındaki farkın ve sözleşmede kararlaştırılmış olan cezai şartların firmanızdan talep edileceği, sözleşmenin haklı nedenle feshinden kaynaklanan keşideci şirketin tüm müspet ve menfi zararlarının firmanızdan tahsili için yasal yollara başvurulacağı..." hususlarının bildirildiğini, taraflar arasında yer teslimine ilişkin tüm bu yazışmalara rağmen davacı- birleşen davada davalı taşeron tarafından müvekkili tarafından yer teslimi için bildirilen gün gelmeden keşide edilen Ankara 79. Noterliğinin 01.03.2023 tarih ve 4759 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflar arasında akdedilmiş olunan 10.10.2022 tarihli “Taşeron Sözleşmesi"nden şantiye sahasının yer teslimine hazır olmadığı iddiasıyla maddi olaya aykırı olarak haksız ve hukuka aykırı olarak dönüldüğünü, bu haliyle de sözleşmeden dönen tarafın, müvekkili şirketin daha sonraki tarihli fesih beyanından önce 01.03.2023 tarihinde müvekkili değil, kötüniyetli davranan davacı- birleşen davada davalı alt yüklenici olduğunu, aksi yöndeki mahkeme kabul ve değerlendirmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davacı- birleşen davada davalı taşeronun tek taraflı sözleşmeden dönme nedeninin haksız ve hukuka aykırı fiyat farkı talebinin müvekkili şirketçe kabul edilmemiş olması olduğunu, mahkemece bu yönde herhangi bir değerlendirme ve inceleme yapılmadığını, dava dosyasına sunulan davacı-birleşen davada davalı şirket yetkilisi tarafından müvekkili şirket temsilcisine gönderilen 20.02.2023 tarihli emailde açıkça "...bey Merhabalar, İlgili proje kapsamında sözleşmemizde olmayan birim fiyatlarla ilgili teklifimiz ektedir. Ancak hala belirsizlikler söz konusu olup, revizyon talepleri almaktayız. Malzeme temininin yapılabilmesi için bu konuların da bir an önce netleştirilmesini rica ediyoruz. Çünkü deprem nedeniyle şu an piyasada malzeme temin etmekte de sıkıntılar yaşanmaktadır. Bunun haricinde işin uzaması sebebiyle malumunuz üzere işçilik ve genel gider fiyatlarında öngörülemeyen ve ne yazık ki tolere edemeyeceğimiz boyutlarda ciddi artışlar bulunmaktadır. Buna bağlı olarak sadece işçilik fiyatlarında fiyat farkı talebinde bulunmak zorunda kaldığımızı üzülerek bildiriyoruz. Konuyla ilgili desteğinizi rica ediyoruz. Montaj konusunda gerekli desteği sağlayarak üzerimize düşeni yapmak ve işin önünü açmak adına montaj ekibi programını da bu hafta için yapmaya çalıştık. Aynı şekilde kısıtlı süre olması sebebiyle süpürgelikler için de uzun üretim-tedarik süreci bulunduğundan onay ve ödemenin yapılması kritik öneme sahiptir. Bilgilerinize sunar, iyi çalışmalar dileriz” denildiğini, davacı-birleşen davada davalı taşeronun sözleşmeden dönmesinin gerçek nedenin yer teslimindeki gecikme olmayıp, 20.02.2023 günlü e-mail de talep ettiği sözleşmeye aykırı, haksız ve hukuka uygun olmayan fiyat farkı talebinin müvekkili şirket tarafından kabul edilmemesi olduğunu, taşeronun kendisine yer teslimi yapılmaması nedeniyle değil esasen fiyat farkı ödenmemesi nedeniyle sözleşmeden döndüğünü, bu sebeple davacı-birleşen davada davalı taşeronun esas amacının fiyat farkı ödenmemesi nedeniyle işi yapmaktan kaçınmak olduğunu, yer tesliminin yapılmaması gerekçesinin görünürde ve dönmede haksız konuma düşmemek için ileri sürüldüğünün açık olduğunu, davacı- birleşen davada davalı taşeronun sözleşmeden dönmesinin gerçek nedeninin yer teslimi ile ilgili olmayıp 20.02.2023 tarihli e-mail ile talep ettiği haksız ve sözleşmeye aykırı talep edilip müvekkili şirketçe kabul edilmemiş olduğu hususu yargılama aşamasındaki beyan ve savunmalarında açıkça ileri sürülüp bu hususun dosyaya sunulan e-mail ile delillendirildiğini ancak mahkemece bu savunmalarının hiç değerlendirilmediğini, incelenmediğini ve karar gerekçesinde nedeninin de açıklanmadığını, dosyaya sunulan tespit raporunda sözleşmeye konu imalatların yapılması için şantiye sahasının yer teslimine uygun olduğu açıkça belirlendiğini, buna ilişkin tüm fotoğrafların da dosyaya sunulmasına rağmen mahkemece dikkate alınmadığını, tespit raporu ile alınan bilirkişi raporu arasında oluşan çelişkinin uzlaştırıcı bir rapor alınmak suretiyle giderilmediğini, kararın bu haliyle eksik incelemeye dayalı olarak verildiğini, davacıya gönderilen Ankara 24. Noterliğinin 06.03.2023 tarih ve 4818 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile "...10.10.2022 tarihli sözleşmenin ifasına başlamanız için işin yapılacağı yer hazır olmasına karşın yer teslimi almakta kaçınmanız ve keşide edilen ihtarnameler gereğince yer teslimine yanaşmadığınızdan dolayı firmanız temerrüt içinde bulunduğu halde, yer tesliminin zamanında yapılmadığı ve yapılamayacağı iddiası ile maddi ve hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde Taşeron Sözleşmesi’nden haksız ve kötüniyetli olarak dönmüş olduğunuz sabit olmak ile, sözleşmeden haksız olarak dönmeniz nedeniyle; sözleşmenin 19. maddesi gereğince alınmış olunan teminatların irat kaydedildiği, ödenmiş olan 1.120.000,00 TL tutarındaki avans ödemesinin, sözleşme bedelleri ile işin başkasına yaptırılması bedeli arasındaki farkın ve sözleşmede kararlaştırılmış olan cezai şartların firmanızdan talep edileceği, sözleşmeden haksız dönmenizden kaynaklanan keşideci şirketin tüm müspet ve menfi zararlarının firmanızdan tahsili için yasal yollara başvurulacağı..." hususunun bildirildiğini, bu gelişmeler üzerine 10.10.2022 tarihli Taşeron Sözleşmesine konu imalatların yapılması için şantiye sahası yer teslimine uygun olduğuna ilişkin, Çaycuma Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/2 D. İş sayılı dosyasıyla 02.03.2023 tarihinde tespit talep edildiğini, mahallinde 03.03.2023 tarihinde yapılan keşif ve incelemeler sonucunda hazırlanan 08.03.2023 tarihli bilirkişi tespit raporuyla “…Sonuç olarak, taşeron firma olan...AŞ.' nin yüklenici firma olan...Ticaret AŞ. ile birlikte iş programı ve koordinasyon eşliğinde olmak suretiyle, tespit konusu ......Yönetim Ofisi inşaatının alçı panel duvar ve tavan imalatlarına başlaması için proje yönünden ve de fiziki şartlar açısından herhangi bir engel bulunmamaktadır…” yönünde tespit yapıldığını, davacı-birleşen davada davalı şirketin iddialarının aksine 10.10.2022 tarihli Taşeron Sözleşmesine konu imalatların yapılması için şantiye sahasının yer teslimine uygun olduğunun tespit edildiğini, davacıya gönderilen Ankara 24. Noterliğinin 20.03.2023 tarih ve 5710 yevmiye numaralı ihtarnamesinde "...müvekkil ile firmanız arasında yapılmış olan 10.10.2022 tarihli sözleşmenin ifasına başlamanız için işin yapılacağı yer hazır olmasına karşın yer teslimi almaktan kaçınmanız ve keşide edilen ihtarnameler gereğince yer teslimine yanaşmadığınızdan dolayı firmanız temerrüt içinde bulunduğu halde, yer tesliminin zamanında yapılmadığı ve yapılamayacağı iddiası ile maddi ve hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde Taşeron Sözleşmesi’nden haksız ve kötüniyetli olarak dönmüş olduğunuz sabit olmak ile, sözleşmeden haksız olarak dönmeniz nedeniyle; sözleşmenin 19. maddesi gereğince alınmış olunan teminatların irat kaydedildiği, ödenmiş olan 1.120.000,00 TL tutarındaki avans ödemesinin ve iade tarihine kadar işlemiş avans faizinin, sözleşmede kararlaştırılmış olan cezai şartların, sözleşmeden haksız dönmenizden kaynaklanan keşideci şirketin tüm müspet ve menfi zararlarının firmanızdan talep edileceği, sözleşme bedelleri ile işin başkasına yaptırılması bedeli arasındaki fark olan en az 1.265.564,16 TL’nin derhal ödenmesini, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağı..." denildiğini, davalı yüklenici müvekkili ile davacı taşeron arasında addedilmiş olunan 10.10.2022 tarihli Taşeron Sözleşmenin ifasına başlanması için işin yapılacağı yerin/ şantiye sahasının hazır olmasına karşın davacı taşeronun yer teslimini almaktan kaçınması ve gerek sözlü uyarılar ve gerekse keşide edilen ihtarnameler gereğince davacı taşeronun yer teslimine yanaşmadığını ve bu durumun mahallinde 03.03.2023 tarihinde yapılan keşif ve incelemeler sonucu Çaycuma Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/2 D. İş sayılı dosyasında alınan 08.03.2023 tarihli bilirkişi tespit raporu ile sabit olduğunu, davacının asıl amacının sözleşme bedelinin sözleşmenin 4/3, 4/4 maddelerine aykırı olarak yükseltilmesi olduğu ve dolayısıyla taşeronun temerrüt içinde bulunduğu halde, yer tesliminin zamanında yapılmadığını ve yapılamayacağı iddiası ile maddi ve hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde 10.10.2022 tarihli Taşeron Sözleşmesi’nden haksız ve kötüniyetli olarak dönüldüğünün sabit olduğunu, tüm bunlara rağmen delil tespit raporuna itiraz edilmiş ise açılan davada bu rapora göre karar verilemez ise de yeni rapor alınması delil tespit dosyasındaki raporun yok sayılmasını gerektirmediğini, üstelik bu rapor sonradan kaybolması muhtemel olguların saptanmış olması bakımından yargılamadaki en önemli delillerden biri olup, hakimin delil tespit raporunu değerlendirmesi, yargılamada alınan rapor ile arasında çelişki olması halinde çelişkileri gideren ve nedenlerini açıklayan ek rapor alınması, çelişkinin giderilememesi halinde ikinci bir bilirkişi incelemesi yaptırılması zorunlu olduğunu, mahallinde yapılan keşif ve incelemeye dayalı olarak düzenlenen delil tespit dosyasındaki uzman bilirkişi raporu ile mahkemece alınan bilirkişi arasında açık çelişki olduğunu, itiraz üzerine bu hususun alınan ek raporla dahi giderilemediğinden, mahkemece maddi gerçeğin ortaya çıkması için HMK'nın 281/3.maddesi gereğince yeniden oluşturulacak bilirkişi raporundan çelişki giderecek gerekçeli ve denetime elverişli rapor aldırılması gerekirken, taleplerine rağmen yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını, mahkeme kararının bu haliyle de eksik inceleme ve yanlış değerlendirmeye dayılı olduğundan usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşeronun haksız olarak sözleşmeden dönmesi ve edim borcunda temerrüde düşmesi nedeniyle birleşen davanın kabulü yerine reddine karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında imzalanan 10.10.2022 tarihli taşeron sözleşmesinden tek taraflı ve haksız olarak dönen taraf davacı-karşı davalı olup, müvekkilinin yer teslimi ve sözleşmeden kaynaklanan edimlerinin ifası için yaptığı çağrıyı karşılıksız bıraktığını ve sözleşmeye aykırı olarak sözleşmeden döndüğünü, bu haliyle taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 19 vd. maddeleri gereğince işin başkasına yaptırılması bedeli ile sözleşme bedeli arasında farkın davacı- birleşen davada davalı taraftan tahsil edilmesi gerektiğinin açık olduğunu, bu nedenle birleşen davanın kabulü yerine reddi kararının da hukuka ve sözleşmeye aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Asıl ve birleşen dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemlerine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 7445 sayılı Yasanın 15.maddesi ile, 5235 sayılı Yasanın 5/3. maddesine göre, Asliye Ticaret Mahkemesi kurulan yerlerde bir başkan ile yeteri kadar üye bulunacağı, konusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değerinin 1.000.000,00 TL üzerinde olan dava ve işler ile dava değerine bakılmaksızın bazı uyuşmazlıklara heyet hâlinde inceleme yapıp, karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.. 5235 sayılı Yasanın 5/3. maddesinde heyet hâlinde incelemeye ilişkin parasal sınır 05/04/2023 tarih ve 7445 sayılı Kanunun 15. maddesiyle 500.000,00 TL’den, 1.000.000,00 TL’ye yükseltilmiştir. Somut olayda birleşen davada davacı menfi zarar talebini 14/06/2024 traihli ıslah dilekçesi ile 1.287.014,00TL olarak ıslah ettiği dikkate alındığında dava değerinin 1.000.000,00 TL'nin üzerinde olduğu, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülüp sonuçlandırılacak işler kapsamında kaldığı, davanın heyetçe görülmesi ve delillerin takdir edilmesi gerektiği gözetilerek dosyanın heyete tevdi gerekirken tek hakim tarafından değerlendirilme yapılarak karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Mahkemenin teşekkülüne ilişkin bu kural kamu düzeninden olduğundan resen gözetilmiştir. Açıklanan nedenlerle; sair nedenler incelenmeksizin asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.4 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 2-Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/07/2024 tarih ve 2023/209 Esas- 2024/460 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.4 maddesi gereğince kaldırılmasına, 3-Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Asıl davada davacı- birleşen davada davalı tarafından yatırılan 1.465,00 TL+ 427,60 TL + 427,60 TL olmak üzere toplam 2.320,20 TL istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 5-İstinaf talep eden asıl davada davalı- birleşen davada davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 23/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Katip e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır