Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/580 E. 2026/1081 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/580
Karar No
2026/1081
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2026/580

KARAR NO: 2026/1081

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 18/02/2026

NUMARASI: 2021/94 E. - 2026/38 K.

DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/06/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Tarafların İddia ve Savunmaları:

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, faaliyet alanı içerisinde piyasada bilinen ve kalitesi ile ün yapmış bir firma olmakla birlikte kendisine ait tescilli tasarımlar ile de pazardaki payını her geçen gün artırmakta olduğunu, bu sayede sadece ütüleme araçlarının kalitesi ile bilinilirliğinin tüketici nezdinde de mevcut olduğunu, müvekkilinin, kendi endüstriyel tasarımı olan ütü tablasını 22.09.2006 tarih, ...tescil numarası ile tescil ettirmiş olduğunu, tescil ile hak kazanılan koruma süresinin sonunda müvekkilinin, 22.09.2016 tarihinde 2 kez yenileme yaparak Türk Patent Enstitüsü nezdinde korumanın devamını sağladığını, söz konusu tasarımın müvekkili tarafından “...” markası ile satışa arz edilmiş olduğunu, “...” markasını taşıyan ürünün, kendisine has tasarımı ve ürün üzerinde marka konumlandırılması ile hem sanal ortamda hem de fiziki satışa arz edilerek piyasaca bilinen, tutulan ve çokça satış yapan bir ürün haline geldiğini, davalı yanın, müvekkilinin yukarıda arz edilen ürüne birebir benzer olan, algı seviyesi en yüksek tüketici gözünde dahi aynı ürün algısı oluşturacak bir ürünü ...Anonim Şirketi’ne fason ürettirerek “Milanor” markası adı altında hem sanal hem de fiziki ortamda satışa arz etmiş olduğunu, işbu tasarımın ise ... tescil numarası ile 3. Şahıs konumundaki ... adına tescil edilmiş olup söz konusu tescilin hükümsüzlüğü istemi ile Bakırköy 1 Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2018/334 esas sayılı dosyası davasının açıldığını, davalı tarafından gerçekleştirilen bu haksız eyleme karşı ise kendilerince.... Noterliği 29.01.2018 tarih, ... Yevmiye numaralı ihtarname ile haksız eylemin derhal sonlandırılması, ürünlerin piyasadan çekilmesi ve reklam faaliyetlerinin sonlandırılması konulu ihtarname gönderilmiş olduğunu, işbu ihtarnameye cevaben davalı yanın .... Noterliği 15.02.2018 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarname ile tecavüz iddialarına konu ürünün ... endüstriyel tasarım numaralı ile, ütü masası çalışma sisteminin de ...numaralı faydalı maodel olarak tescil edildiğini ifade ettiğini, davalının söz konusu tasarıma ait mülkiyet hakkının bulunmamakta olduğunu, fason üretim yaptırdığı şirket olan ...Anonim Şirketi adına tescil edilen haksızlığa konu ürün üzerinde korunmaya değer üstün hakkının da olmadığını, kaldı ki işbu tasarım hakkında da yukarıda arz edildiği üzere hükümsüzlük davası açılmış olmakla birlikte yargılama neticesinde 3. şahsın korunmaya değer bir mülkiyet hakkının olup olmayacağının belirleneceğini, davalının satışa arz ettiği ürün ile müvekkilinin ürününün tasarımsal olarak birebir aynı olacak şekilde imal edildiğinin aşikar olduğunu, iki ürün arasında tasarım olarak benzerliğinin yanı sıra davalının, müvekkili tarafından dizayn edilen ütü masası örtüsünün de birebir benzerini üreterek, masa örtüsünün rengine ve müvekkilinin markasının örtü üzerindeki dizilimine varıncaya kadar birebir benzerliği ürününe işlediğini, açıklanan nedenlerle, haksız rekabetin tespitini, önlenmesini, haksızlığa konu olan ürünün piyasadan toplatılmasını ve imhasını, HMK 107 uyarınca dava değerinin artırılması hakkı mahfuz olmak üzere davalı aleyhine şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminata, yasal faizi ile birlikte hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili olan ... A.Ş.’nin (...) ... yılında kurulduğunu, kurulduğundan bu yana geçen sürede 70’e yakın şubesi ile sektöründe köklü bir yere ve geçmişe sahip olup kendi piyasa pazarında ilk 3’te yer aldığını, müvekkilinin davacının iddia ettiği şekilde bir haksız kazanç peşine düşmesinin mümkün olmadığını,

Açılmış olan işbu davanın dahi Müvekkilinin ticari itibarını zedeleyici bir durum olduğunu, davacı yanın kötü niyetle işbu davayı açtığını, davasının haksız olduğunu, davacının işbu dava tarihi itibari ile talep etmiş ve işbu dava ile birleştirilmek üzere açılacak olan davalar ve talepler yönünden, yasal süreler tahtında zamanaşımına uğramış olan kısımları yönünden taleplerini kabul etmediklerini ve bu alacaklar yönünden zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının zamanaşımına uğrayan taleplerinin de bu nedenle reddinin gerektiğini, açıklanan nedenlerle, öncelikle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili İstanbul Mahkemelerine gönderilmesine, iş bu dosya yönünden Bakırköy 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2014/334 E. Sayılı dosyasının yargılaması bitinceye dek HMK m. 165 gereği bekletici mesele yapılmasına, davanın husumet ve zamanaşımı yönünden reddine, haksız ve yasal dayanaktan yoksun olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Davacının haksız rekabet ve tazminata yönelik taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE" karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:

Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin verdiği kararın yasa ve usule aykırı olduğunu, müvekkili şirketin ... markası ile tescilli ütü masası tasarımına sahip olduğunu, 22.09.2006 tarihinde tescil edilen ve 22.09.2016 tarihinde yenilenen endüstriyel tasarımın piyasada yüksek kalite algısı yarattığını, davalının ise bu ürüne birebir benzer olan ve Milanor markası altında satışa sunulan ürünleri ...Anonim Şirketi'ne fason ürettirdiğini, söz konusu ürünlerin tasarım ve renk dahil bütünüyle müvekkil ürünüyle aynı olduğunu, davalının bu eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini, İzmir FSHHM 2019/19 Esas sayılı dosyasında verilen kararın sadece ütü tablasına ilişkin olup huzurdaki davanın konusu olan ütü masasının bütünüyle farklı olduğunu, bu nedenle söz konusu kararın bağlayıcı olmadığını, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında ürünlerin bilgilenmiş kullanıcı nezdinde benzer algılandığının ve tasarımcının seçenek özgürlüğünün bulunduğunun tespit edildiğini, davalının müvekkilin marka bilinirliğinden haksız kazanç sağladığını, .... Noterliği 29.01.2018 tarih ve ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile haksız eylemlerin sonlandırılmasının talep edildiğini, ancak davalının .... Noterliği 15.02.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile tecavüz iddialarını reddettiğini, davalının kötü niyetli olarak taklit ürün satışına devam ettiğini, müvekkilinin piyasadaki güven ve kar kaybına uğradığını, mahkemece verilen davanın reddi kararının eksik incelemeye dayandığını ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı tarafın istinaf dilekçesindeki iddiaları soyut ve dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe ve Sonuç:

Dava davacıya ait endüstriyel tasarımdan kaynaklanan haklarına tecavüz ederek haksız rekabette bulunduğu iddiasıyla haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi, giderilmesi ve maddi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.

Davacı vekili, ...sayılı tescilli ütü masası tasarımının sahibi olduğunu, ... markası altında satılan bu ürünün piyasada tanınmış hale geldiğini, davalının ise Milanor markasıyla satışa sunduğu ürünlerde kendi tasarımını ve ürün örtüsünü birebir taklit ettiğini, bu suretle haksız rekabet oluşturduğunu beyanla haksız rekabetin tespitini, önlenmesini, ürünün toplatılmasını ve imhasını, HMK 107 uyarınca dava değerinin artırılması hakkı mahfuz olmak üzere davalı aleyhine şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminata, yasal faizi ile birlikte hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalı ise dava konusu ürünlerin üçüncü kişi ... adına tescilli ... sayılı tasarım ve ...sayılı faydalı model kapsamında üretildiğini, hukuka uygun şekilde satış yaptığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Bekletici mesele yapılan İzmir FSHHM'nin 2019/19 Esas sayılı dosyasında davacı tarafından açılan dava dışı ... şirketi adına kayıtlı ... tescil numaralı tasarımın hükümsüzlüğü davasının reddine karar verildiği ve kararın istinaf ve temyiz incelemelerinden geçerek 30/04/2024 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.

20/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafa ait ...numaralı tasarım ile davalı tarafa ait ürün görselleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel İzlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları belirtilmiştir.

28/08/2019 tarihli ek raporda; davacı tarafa ait ...numaralı tasarım ile davalı tarafa ait ... (1) numaralı tasarım ve davalıya ait ürün görselleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, benzer olarak algılandıkları, davalı tarafa ait kullanımların, davalı tarafa ait ... (1) numaralı tasarım ve ...başvuru numaralı faydalı modelin kapsamı içinde olduğu belirtilmiştir.

10/04/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda ; davacı tarafa ait ...numaralı tasarım tescili ile Davalı tarafa ait ...numaralı tasarım tescilinde yer alan ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davacı tarafın, yoksun kaldığı kazancı hesap edebilmemiz için, davalı tarafın, dava konusu tasarımlara ait ürünlerden kaç adet satış yaptığı tespit edilerek, davacı taraf bu ürünleri piyasada satışa sunmuş olsaydı, elde edeceği kazanç hesaplanması gerektiği, ancak davalı tarafından, ticari defter ve belgeler incelemeye sunulmadığından, dava konusu tasarıma ait kaç adet satış yaptığının tespit edilemediği, davacı tarafın, maddi tazminat talebi doğrultusunda, davalı tarafından ticari defter ve belgeleri incelemeye sunulmadığından, muhtemel kazanç hesabının yapılamadığı, davacı tarafın maddi tazminat talebinin Türk Borçlar Kanununun 50. ve 51. Maddelerine göre belirlenmesi hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir.

Mahkemece, davalının geçerli ve koruması devam eden bir tasarım tesciline dayanarak kullanımda bulunduğunu, tescil kapsamı dışında bir kullanımın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Dosya kapsamına göre, dava konusu tasarım konusu ürünlerin ütü tablası tasarımı olduğu, tasarım uzmanı bilirkişi raporu ile ek raporda, davacıya ait ...sayılı tasarım ile davalı tarafından satışa sunulan ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde oluşan genel izlenim bakımından benzerlik bulunduğu tespit edilmiş ise de, aynı raporlarda davalının kullanımının dava dışı üçüncü kişi adına tescilli bulunan ... sayılı tasarım ile ...sayılı faydalı model kapsamında kaldığı belirtilmiştir. ... sayılı tasarımın hükümsüzlüğü istemiyle açılan İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/19 Esas sayılı davası tasarımın yeni ve ayırt edici olduğu gerekçesiyle reddedilmiş, verilen karar istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Davacı taraf, bilirkişi raporlarında ürünler arasında benzerlik tespit edildiğini ileri sürmüş ise de, somut olayda davalı kullanımının geçerli ve hukuken korunan ... sayılı tasarımın koruma alanı içerisinde kaldığı, davacının dayandığı tasarımın ütü masasının örtüsü, deseni ve bütününü kapsamadığı, sadece tabla kısmının tasarım tesciline konu edildiği ve bu kısmın ise dava dışı firma adına tescilli tasarım kapsamında kaldığı dolayısıyla tasarımdan kaynaklanan hakların ihlali ile haksız rekabetin söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince davanın reddine ilişkin olarak verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Usûl ve yasaya uygun .... Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../02/2026 tarih ve 2021/... E., 2026/... K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 18/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/580, K. 2026/1081, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-580-e-2026-1081-k-c2654624dca9