Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/679 E. 2026/853 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/679
- Karar No
- 2026/853
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/277 E., 2024/586 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan ... sözleşmesinin ifası sırasında baraj temelinin büyük ve kazılan yerin derinliğinin fazla olması nedeniyle tek bir sondaj sistemiyle su seviyesinin indirilmesi teknik açıdan imkânsız, gerçekleştirilmesi halinde ise oldukça masraflı olacağından baraj temelinin iki ucuna iki farklı noktadan iki farklı (h) değerine sahip 2 ayrı sondaj yapıldığını, bu şekilde pompaj işlemlerinin sözleşme eki “memba ve mansap su pompajı projeleri” doğrultusunda tamamlandığını, her iki pompaj işlemi için birim fiyat cetvelinde belirlenen formüller çerçevesinde ilgili B-14.D/2 ve B-14.D/3 pozlarından ayrı ayrı su boşaltma zammı hesaplanması gerekirken ortada tek bir pompaj işlemi varmış gibi her iki (h) değerinin ağırlıklı ortalaması esas alınarak hesaplama yapıldığını, uygulanan hesap yönteminin sözleşme ve birim fiyat cetvelinde öngörülen usullere aykırı olduğunu, hatalı hesap sonucu 03.12.2010 tarihli 117 no.lu hakedişte 2011 yılı birim fiyatlarıyla KDV dahil 20.252.306,82 TL eksik ödeme yapıldığını, hakedişin ihtirazî kayıtla imzalandığını iddia ederek bu miktar pompaj bedelinin dava tarihinden itibaren ticari avans faiziyle tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının geçici hakediş raporlarına sözleşme eki Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi'nin 39. maddesine uygun şekilde itiraz etmeyerek idareyi akladığını, bu nedenle idareden bir talepte bulunamayacağını, su zammı ödemesine ilişkin olarak 2000 yılında taraflar arasında tutanaklar tutulduğunu, baraj temel kazılarına ait ilk su zammı ödemesinin 27.03.2000 tarihli, 2000/29-2 sayılı tutanakla 29 no.lu geçici hakedişte, baraj temel dolgusuna ait su zammının da 15.09.2000 tarihli, 2000/31-2 sayılı tutanakla 31 no.lu geçici hakedişte ödendiğini, ödenen su müşkülat zamlarına 2001 yılından 2009 yılına kadar davacı yanca bir itiraz ileri sürülmediğini, 2009 yılında yapılan ara kesin hesapta davacının hesap şeklini değiştirmeye çalıştığını, ancak idarenin kontrol teşkilatınca ... no.lu hakedişte düzeltildiğini, yapılan uygulamanın sözleşme ve eklerine uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 12.09.2013 tarihli kararıyla; davanın kısmen kabulüne, 12.951.573,80 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Mahkemenin 12.09.2013 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 01.04.2015 tarihli ilamıyla,"...hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksiksiz ve yeter derecede kanaat verici olması, varılan sonucun hukuki dayanakları, dökümleri ve ayrıntılarını göstermesi, tarafların itirazlarını karşılaması ve Yargıtay denetimine elverişli bulunması gerekir. Kanaat verici olmayan, yetersiz ve denetime elverişsiz bulunan rapora dayanılarak hüküm verilemez. Mahkemece hükme dayanak yapılan rapor incelendiğinde, raporda su boşaltma zammı hesabında davalı idarece ileri sürülen ve uygulanan formülün sözleşme ve eklerine uygun olmadığı, hesaplamanın davacı yüklenici tarafından ileri sürülen ve uygulanması istenen formüle göre yapılması gerektiği kabul edilmiş ise de bunun nedenleri dayanakları gösterilmek suretiyle etraflıca açıklanmamış, hangi hakedişlerde ne miktar su boşaltma zammı bedeli hesaplanıp ödendiği, taraflarca müştereken düzenlenen tutanaklarda sözleşmedeki formulün nasıl ve ne şekilde uygulanacağına, su boşaltma zammı bedelinin nasıl ve ne şekilde hesaplanıp ödeneceğine dair bir mutabakatın bulunup bulunmadığı, varsa bu tutanakların sözleşme hükümlerine uygun ve tarafları bağlayıcı olup olmadığı, iş sahibi idare lehine kazanılmış hak oluşturup oluşturmayacağı, hakedişlerde su boşaltma zammı bedelinin davalının ileri sürdüğü gibi mi yoksa davacının ileri sürdüğü gibi mi hesaplandığı, davalının ileri sürdüğü yöntemle hesaplama yapılan hakedişlere davacı tarafından sözleşme eki Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi'nin 39. maddesinde öngörüldüğü şekilde itiraz edilip edilmediği, hakedişlerin olduğu şekliyle kesinleşip kesinleşmediği, davacı yüklenicinin bu hakedişlere dayalı talep hakkının düşüp düşmediği, su boşaltma zammı verilmesini gerektiren imalatlara hangi tarihte başlanıldığı ve bu imalatların fiilen hangi tarihte tamamlandığı, 104, 105, 106 no.lu hakedişlerde ödenen su boşaltma zammı bedellerinin münhasıran bu hakedişler döneminde yapılan imalâtlarla mı sınırlı olduğu, yoksa itirazsız kesinleşen önceki hakedişlerde ödenmiş su boşaltma zammı bedellerinin hesaplama yöntemi değiştirilmek ve düzeltilmek suretiyle yeniden hesaplanarak hakedişlere dahil mi edildiği, bu hakedişlerde ödenen su boşaltma zammı bedelinin tamamen hesaplama yöntemindeki değişiklik ve düzeltmeden mi kaynaklandığı hususlarının açıklığa kavuşturulmadığı görülmüş, rapora yönelik teknik ve hukuki itirazlar da dayanakları gösterilmek suretiyle karşılanmamıştır. Anılan rapor içeriği itibariyle eksik ve yetersiz olup, hüküm vermeye ve Yargıtay denetimine elverişli bulunmamaktadır. Mahkemece yapılacak iş; HMK'nın 281/3 maddesi uyarınca gerçeğin ortaya çıkması için yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerekli olduğundan birisi ... Üniversitesi İnşaat Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümünden Baraj ve HES inşaatları konusunda uzman öğretim üyelerinden, diğer ikisi de baraj ve HES inşaatlarında uygulamayı bilen deneyimli ve tecrübeli inşaat mühendislerinden üç kişilik yeni bir bilirkişi kurulu oluşturmak, yukarıda değinilen hususları açıklığa kavuşturacak ve itirazları karşılayacak şekilde hüküm tesisine ve Yargıtay denetimine elverişli rapor almak, alınan raporları değerlendirerek ulaşılan sonuca göre karar vermek olmalıdır" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2.Mahkemenin 19.01.2017 tarihli kararıyla; bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiştir Mahkemenin 19.01.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 30.11.2017 tarihli ilamıyla, "...Yargıtay'ın bozma kararına uyan mahkeme, bozma kararı uyarınca işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Çünkü, mahkemenin bozma kararına uyması ile, bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulü müktesep hak doğmuştur. Bozma ilamına uyan mahkeme bozma doğrultusunda belirtilen nitelikleri haiz bilirkişi seçmemiş, her üçü de ... İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim görevlisi olan üç bilirkişi seçerek heyeti oluşturmuştur. Bu şekilde yapılan bilirkişi seçiminin bozma ilamına uygun olduğu söylenemez. Şöyle ki; bozma ilâmında birisi ... Üniversitesi İnşaat Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümünden Baraj ve HES inşaatları konusunda uzman öğretim üyelerinden, diğer ikisi de baraj ve HES inşaatlarında uygulamayı bilen deneyimli ve tecrübeli inşaat mühendislerinden oluşan bilirkişi seçimine işaret edilmekle bu durum taraflar açısından usulî kazanılmış hak oluşturmasına rağmen her üçü de ... İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim görevlisi olan üç bilirkişi seçilerek bilirkişi heyeti oluşturulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. O halde mahkemece yapılması gereken iş; birisi ... Üniversitesi İnşaat Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nden Baraj ve HES inşaatları konusunda uzman öğretim üyelerinden, diğer ikisi de baraj ve HES inşaatlarında uygulamayı bilen deneyimli ve tecrübeli inşaat mühendislerinden üç kişilik yeni bir bilirkişi kurulu oluşturmak, mahkemenin ve Yargıtay'ın denetimine uygun, bozma ilâmında belirtilen ilkelere uygun değerlendirme yapılarak hüküm kurmaktan ibarettir. Hükmüne uyulan bozma ilâmına uygun olmadan seçilen bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle kararının bozulmasına karar verilmiştir.
3.Mahkemenin 24.06.2021 tarihli kararıyla; bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile; 2.608.634,03 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir Mahkemenin 24.06.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunulması üzerine Daire'mizin 14.12.2022 tarihli ilâmıyla,"...Bozma ilamına uyan mahkeme bozma doğrultusunda belirtilen niteliklere haiz bilirkişi seçmemiş, bir bilirkişiyi ... İnşaat Mühendisliği bölümü öğretim üyeleri arasından seçtiği halde diğer iki bilirkişiyi baraj ve HES inşaatlarında uygulamayı bilen deneyimli ve tecrübeli inşaat mühendislerinden seçmemiş, aynı fakültenin emekli öğretim üyeleri arasından seçmiştir. (Kapatılan) Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin gerek 01.04.2015 tarihli ilk bozma ilamında gerekse 30.11.2017 tarihli ikinci bozma ilamında öğretim üyesi bilirkişi dışında diğer iki bilirkişinin baraj ve HES inşaatlarında uygulamayı bilen deneyimli ve tecrübeli inşaat mühendislerinden seçilmesi gerektiğine işaret edilmekle, bu durum taraflar açısından usuli kazanılmış hak oluşturmuştur. Nitekim mahkemece ... İnşaat Fakültesi öğretim üyesi ile aynı fakülteden emekli öğretim üyelerinden oluşturulan bilirkişi kurulunca düzenlenen 06.11.2020 tarihli bilirkişi kurulu raporunun “incelemeler” kısmının 6.9 maddesinde “... Barajlar Dairesinin üst kademelerinde uzun yıllar çalışmış ve emekli olmuş yetkililerle görüşmeler yapıldığı” belirtilerek, bu “yetkililerin” beyanlarına yer verilmiş, emekli ve bu konuda uzun yıllar emek vermiş uzmanların “sözleşme eki birim fiyat cetvelinde öngörülen sistemde bu standart tekli pompaj sisteminin esas alındığını beyan ettikleri” belirtilmiştir. Bilirkişi kurulunca yetkili ve uzman olarak nitelendirilen bu kişilerin beyanlarının raporun hazırlanmasında dikkate alındığı görülmektedir. Bilirkişi kurulunun baraj ve HES inşaatları konusunda tecrübeli ve uzun yıllar hizmet vermiş kişilerden görüş aldıkları anlaşılmaktadır. Oysa Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin yukarıda değinilen bozma ilamlarında, baraj ve HES inşaatlarında uygulamayı bilen deneyimli ve tecrübeli mühendislerin mahkemece rapor hazırlanması için bizzat görevlendirilmesi gerektiği açıklanmıştır. Bu durum dahi mahkemece bilirkişi kurulu oluşturulurken bilirkişi seçiminin bozma ilamına uygun yapılmadığını, bilirkişilerin uyuşmazlık konusu hakkında özel ve teknik bilgi sahibi olmadıklarını göstermektedir. O halde mahkemece yapılması gereken iş, birisi üniversitelerin inşaat fakültesi inşaat mühendisliği bölümünden baraj ve HES inşaatları konusunda uzman öğretim üyelerinden, diğer ikisi de baraj ve HES inşaatlarında uygulamayı bilen deneyimli ve tecrübeli inşaat mühendislerinden üç kişilik yeni bir bilirkişi kurulu oluşturmak, mahkemenin ve Yargıtayın denetimine uygun, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 01.04.2015 tarih, 2014/7064 Esas, 2015/1677 Karar sayılı bozma ilamında belirtilen ilkelere göre değerlendirme yapılarak hüküm kurmaktan ibarettir"gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
4.Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu uyuşmazlıkta dava konusu iş kalemlerinden biri olan kazının kuruda yapılmasına dair B-14.D (2 poz nolu Baraj Çekirdeği Hendeği (Cut-off) Kazısı ve Baraj Temeli Kazısı Su Boşaltma Zammı) “Baraj temeli kazısının (çekirdek hendeği Cut-off kazısı dahil) (B-15.330) icrası esnasında hafriyatın kuruda icrası maksadıyla kazı sahasına sızan suyun tulumbalarla boşaltılması için yapılacak her türlü işçilik, malzeme ve masraflarla müteahhit kârı ve genel masraflar dahil, tarifi ile ilgili notlarda yapılmış seviyenin altındaki baraj temel (çekirdek hendeği (-Cut-off) dahil) kazısına ödenecek su zammı aşağıdaki formüllerle hesap edilir” biçiminde tarif edildiği, dava konusu iş kalemlerinden diğeri olan dolgunun kuruda yapılmasına dair B-14.D/3 Baraj Çekirdeği Hendeği (-Cut-off) Dolgusuna ve Baraj Temel Dolgusuna Su Boşaltma Zammı: “Teknik şartnamesi ve idarenin vereceği talimatlara uygun olarak baraj temeli, çekirdek hendeği (-Cut-off) dolgusu dahil dolgusunun emniyetle kuruda yapılmasını temin etmek için baraj temeline sızacak suyun motorlu tulumbalar kullanılarak bilfiil pompajla boşaltılması için yapılacak her türlü işçilik, malzeme ve masraflarla, müteahhit karı ve genel masraflar dahil ilgili notlarda tarif edilen seviyenin altında yapılmış beher metreküp baraj temeli ve çekirdek hendeği (-Cut-off) dahil dolgusuna ödenecek su zammı aşağıdaki formüllerde hesap edilir" şeklinde açıklandığı, ilgili pozların tariflerinde yapılacak işin tanımlanmış olduğu ve yapılacak ödemenin; kazı veya dolgunun “emniyetle kuruda yapılmasını temin etmek için baraj temeline sızacak suyun motorlu tulumbalar kullanılarak bilfiil pompajla boşaltılması için yapılacak her türlü işçilik, malzeme ve masraflarla, müteahhit karı ve genel masrafları” kapsadığı, sözleşmede tekli pompaj sisteminin benimsendiği, fakat davaya konu sözleşmenin uygulaması sırasında, tek bir yerden yapılan pompajla yer altı su seviyesinin düşürülemeyeceği anlaşıldığından, "Dalaman Akköprü Barajı Gövde Cut-Off kazısı pompa istasyonları yerleşim planı" adlı bir projenin yapıldığı, bu projenin davalı idare tarafından onaylanarak ihale aşamasındaki sözleşme ve eklerinde yer alandan farklı bir yöntemle memba ve mansap kısmına 2 adet 60 m derinliğinde kuyu açılıp derin su kuyusu pompaları yerleştirilerek yeraltı su seviyesinin düşürülmesinin sağlandığı, her iki tarafın da bu projeye ve proje şartlarına uymak mecburiyetinde olduğu, su boşaltma zammı bedelinin her iki pompaj sistemi birbirlerinden bağımsız ve 24 saat süreyle çalıştığından her iki pompa grubunun çalışma biçimi açısından terfi yüksekliği olan «h» değerinin ayrı ayrı hesaplanarak formüle konulması gerektiği, terfi yüksekliği olan «h» değerinin ortalamasının alınarak hesaplama yapılmasının her iki pompaj sitemi bedellerinin eksik biçimde hakedişlere aktarılması anlamına geleceği, sözleşmede, ikili pompaj sistemi uygulanmasına dair bir düzenlemenin de olmadığı, her iki pompaj sisteminin birlikte çalışması suretiyle kazının ve dolgunun yapıldığının nazara alınması gerektiği, tasdikli projede mukavele harici herhangi bir (h) yüksekliğin de tarif edilmediği ve (h max) yüksekliğinin dikkate alınması gerektiği, sözleşme uygulamasında, «h» değerinin kesinleşmediği dönemde ara hakedişlere kısmen giren dava konusu kazı ve dolgu işlerindeki su boşaltma zamları, daha sonra ... nolu hakedişlere işbu raporda kurullarınca benimsenmiş hesaplama sistemi ile girdiği, ... nolu hakedişlerin her iki pompaj grubu açısından «h» değerinin ayrı ayrı hesaplandığı, 117 no.lu hakedişde davalı idare tarafından iddiasına göre düzeltilerek ödemelerin 2010 yılı birim fiyatları ile geri alındığının görüldüğü, davacının BİGŞ. md. 39'daki formüle uygun biçimde itiraz ettiği, davacı sonradan her iki pompaj sistemi için ayrı formül uygulanmasını benimsediğine göre, bu durumun hesaplama sistemini değiştirme niteliğinde olup 117 nolu hakedişle önceki hesap sistemine geri dönmesinin müteahhide yeni bir itiraz hakkı vereceği, “h” değerinin kesinleşmediği döneme dair ara hakedişlerin zaten bu rapordaki değerlendirmeye göre hesaplama sistemi açısından da davalıya müktesep hak kazandırmadığı, bilirkişi kurulu tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmelerde önceki kurulun hesaplamasında hata olmadığı ve sonuç olarak hesaplandığı üzere davacı yükleniciye 2010 yılı birim fiyatlarıyla 12.608.634,03 TL eksik ödeme yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 12.608.634,03 TL'nin dava tarihi olan 02.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a.Davalı İdarenin 6200 sayılı Kanun'un 49 uncu maddesi gereğince harçlardan muaf olması nedeniyle mahkeme kararında harçlardan sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu,
b.İhtilaf konusu edilen hususun pompaj bedeli olmayıp su boşaltma zammı olduğunu,
c.Yüklenici tarafından iki taraflı pompaj gerekçesi ile su zammına esas kazı/dolgu alanındaki toplam kazı hacminin, hem memba hem de mansap olmak üzere iki kez alındığını, mükerrerliğe yol açan bu hesap yöntemi ile su zammına ait toplam tutar hesaplanırken, toplam kazı/dolgu hacminin, hem memba su zammı fiyatı ile hem de mansap su zammı fiyatı ile ayrı ayrı çarpıldığını, aynı kazı/dolgu hacminin iki kez kullanılmasının ise işin sözleşmesine aykırı olup, fazla ödeme yapılmasına neden olduğunu,
d.Bilirkişiler tarafından kabul edilen hesap yöntemi, işin sözleşmesine aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda doğru hesap yöntemi olarak önerilen, memba ve mansap tarafı için ayrı ayrı hesap sisteminin, sözleşme ve eklerinde yer almadığını,
e.İşe ait baraj gövdesi su boşaltma zammına ilişkin iş kısmının, 2000 yılında başlayıp 2001 yılı sonu tarihi itibari ile tamamlandığını, davanın konusu, su boşaltma zammına ait imalat artış ve azalışı olmadığından ve zam ödemesi olduğundan ancak ve ancak imalatın yapıldığı yıl fiyatlarıyla ödeme yapılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hukuka, sözleşme ve ekleri hükümlerine aykırı olduğunu, mahkeme kararının bozulması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ... sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
1.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, usuli kazanılmış hak ilkesinin resen gözetildiği; kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bozma ilamına uygun ve içerik itibariyle yeterli ve inandırıcı olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
..., 28.04.2018 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7139 sayılı ...'nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 6. maddesi ile değiştirilen 6200 sayılı Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü Teşkilat ve Vazifeleri Hakkında Kanun'un 49. maddesi uyarınca her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu halde, mahkemece harçtan muaf olan davalı ...'nün harç ödemekle sorumlu tutulmasına karar verilmesi doğru olmamış, kararın harç yönünden bozulması gerekmiştir. Ne var ki, düşülen bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 438/VII. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
1. Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının “3.” bendinde yer alan "Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 861.295,79 TL harçtan peşin alınan 300.746,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 560.548,99 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına"cümlesi ile 6.bendinde yeralan "...ile davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 300.746,80 TL..." ibaresinin karardan tamamen çıkarılmasına; 3. bendin yerine "... Genel Müdürlüğü harçtan muaf olduğundan, davalıdan harç alınmasına yer olmadığına" 6. Bendin sonuna ise "peşin alınan 300.746,80-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine'' ibarelerinin yazılmasına, hükmün değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.