Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5835 E. 2026/2409 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5835
Karar No
2026/2409
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/42 E., 2024/34 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanun'u (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 843 parsel sayılı 4.500 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 65... parsel numarasıyla ve 2.922,32 m² yüzölçümlü olarak; davalı ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 844 parsel sayılı 2.100 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 65... parsel numarasıyla ve 1.364,12 m² yüzölçümlü olarak; tapuda Hazine adına kayıtlı bulunan eski 2574, 2302, 2303 parsel sayılı sırasıyla 829.02 m², 11.827.81 m² ve 1.715,08 m² yüzölçümündeki taşınmazlar ise 1 65... , 28... parsel numarasıyla ve 829.21 m², 11.846.05 m² ve 1.813,74 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ..., uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiği ve sınırının yanlış belirlendiğini, eksikliğin ve yanlışlığın davalılara ait 1 65... , 26, 28... parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. II. CEVAP 1. Davalılar Hazine vekili ve... Müdürlüğü vekili 23.09.2014 tarihli cevap dilekçesinde; Muğla Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumetten reddine, Hazine aleyhine açılan dava da herhangi bir kusuru olmadığını, sınırlarda değişiklik olmadığını, Mahkeme masraflarının davacıya yükletilmesini savunmuştur.

2. Davalı ... 08.10.2014 tarihli cevap dilekçesinde; açılan davada herhangi bir kusuru olmadığını, sınırlarda değişiklik olmadığını, taşınmazda artış olmadığını, 736 m² azalış olduğunu, Mahkeme masraflarının davacıya yükletilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.06.2015 tarihli ve 2014/164 Esas, 2015/157 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hükmün davalılar Hazine vekili ve Muğla Kadastro Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2015/14114 Esas, 2018/2202 Karar sayılı ilamı ile infazda tereddüt yaratacak tarzda karar verildiği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin 2018/52 Esas sayısına kaydedilerek ve yukarıda açıklanan bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda verilen 17.04.2019 tarihli ve 2018/52 Esas, 2019/12 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, Muğla Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın ise husumet yokluğundan reddine dair kararın yine davalılar Hazine vekili ve ...Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 07.04.2022 tarihli ve 2021/3500 Esas, 2022/3494 Karar sayılı ilamıyla "Yargıtay bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gereklerinin yerine getirilmediği gibi ayrıca yapılan araştırma ve incelemenin de hüküm kurmak için yeterli olmadığı, Şöyle ki; tapu kayıtlarının incelenmesinde, dava konusu eski 843 parselin, 1973 yılında eski 599 parselin ifrazı sonucunda oluştuğu anlaşılmakta ise de, Mahkemece ifraza ilişkin belgeler, ifraz haritası ve krokilerinin dosya arasına alınmadığı; öte yandan Mahkemece hükme esas alınan 30.04.2015 havale tarihli bilirkişisi raporu ekindeki krokilerde de uygulama kadastrosu ile belirlenen sınırların ilk tesis kadastrosu ile belirlenen sınırlar ile çakıştırılmadığı" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dava konusu taşınmazların 1995 yılında yapılan 2/B kadastrosunda ilk tesis kadastrosuna ve 1973 yılındaki ifraz uygulamasına aykırı olarak mükerrerlik oluşturacak nitelikte tescil edildiği ve bu hatanın 22/a uygulamasında devam ettirildiği, bu nedenle güncelleme ekibince yapılan sınırlandırmanın kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun olmadığı..." gerekçesiyle davanın kabulüne dava konusu ... Mahallesi 1 65... parsel (eski 843 parsel), 1 65... parsel (eski 2303 parsel), 1 65... parsel (eski 844 parsel), 1 65... parsel (eski 2574 parsel) ve 1 65... parsel (eski 2302 parsel) sayılı taşınmazların güncelleme (uygulama) kadastro tespitlerinin ayrı ayrı iptaline, 23.08.2024 havale tarihli bilirkişisi raporuna ekli EK-9'da "Koordine Özet Çizelgesi-Alan Hesabı" başlıklı belgede 1 65... parselin (D) harfiyle gösterilen 2.570,03 m²lik kısmına ilave olarak 1 65... parselin (C) harfiyle gösterilen 1.161,01 m²lik bölümün ve 1 65... parselin (B) harfiyle gösterilen 827,98 m²lik bölümün bu parsellerden çıkartılarak 1 65... parsele eklenilmek suretiyle, 1 65... parselin (A) harfiyle gösterilen 1.848,32 m²lik bölümünün bu parselden çıkartılarak 1 65... parsel olarak sınırlandırılmak suretiyle, 1 65... parselin (E) harfiyle gösterilen 352,29 m²lik bölümün ve 1 65... parselin (F) harfiyle gösterilen 203,11 m²lik bölümün bu parsellerden çıkartılarak 1 65... parsel eklenilmek suretiyle, 1 65... parsel (eski 843 parsel) sayılı taşınmazın 4.559,02 m² olarak, 1 65... parsel (eski 2303 parsel) sayılı taşınmazın 2.369,14 m² olarak, 1 65... parsel (eski 844 parsel) sayılı taşınmazın 1.848,32 m² olarak, 1 65... parsel (eski 2574 parsel) sayılı taşınmazın 68,23 m² olarak, 1 65... parsel (eski 2302 parsel) sayılı taşınmazın 9.997,73 m² olarak tapuya tescillerine; davalı ... Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın ise pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, dava konusu Hazine taşınmazları yönünden yapılan 2/B çalışmalarıyla 22/2-a uygulamasının birbiri ile uyumlu olduğunu, hatalı bilirkişi raporlarıyla Hazine arazilerinin yüzölçümünün düşürüldüğünü, parsel bütünlüklerinin göz önüne alınmadığını, hüküm kurmaya yeterli olmayan raporlar doğrultusunda karar verildiğini açıklayarak ve resen dikkate alınacak nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, uygulama kadastrosuna itiraz niteliğindedir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5835, K. 2026/2409, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-5835-e-2026-2409-k-4ceb43f9cf0c