Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3902 E. 2026/866 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3902
Karar No
2026/866
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/711 E., 2025/204 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili, davalı ... iflas idaresi vekili, davalılar ..., ..., ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatifin müvekkilini üyelikten ihraç ettiğini, ancak ihraç kararının müvekkili tarafından açılan davada iptaline karar verilmesine rağmen müvekkiline bağımsız bölüm tahsis edilmediğini ileri sürerek, müvekkiline bağımsız bölüm tahsisine, mümkün olmadığı takdirde müvekkiline isabet edecek bölümün belirlenecek değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1-Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde; dava dışı arsa sahipleriyle ... 15. Noterliği’nin 20.11.1996 tarih ve 1878 sayılı gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, aynı şartlarla inşaatın yapımının kooperatife devredildiğini, üyelerin aidatlarını bir süre ödememeleri nedeniyle inşaatın süresinde bitirilmediğini, kooperatifle yapılan sözleşmenin feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2-Davalı ... iflas idaresi vekili cevap dilekçesinde; davacının halen ... üyesi olup ... üyeliği devam ettiği sürece kooperatiften talepte bulunmasına yasal olarak imkan bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

3-Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 09.12.2010 tarihli kararı ile davacıya arsa sahibinin haklarına halef olarak satması nedeniyle arsa sahipleri davacı aleyhine sebepsiz zenginleştikleri gerekçesiyle davanın kabulüne, 20.886,96 TL'nin 08.11.2005 dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 09.12.2010 tarihli kararının süresi içinde müflis ... iflas idaresi vekili ile davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nce, davalı müflis ... iflas idaresi vekilinin temyiz itirazlarının reddine, davacının temyizi açısından; alınan raporun dosya kapsamına uygun düşmediği, raporun içeriğinden davacı ile aynı şartları taşıyan diğer üyelere, Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi uyarınca nasıl bir uygulama yapıldığı açıklığa kavuşturulmadığı, bu durumda mahkemece, ... konusunda uzman bir bilirkişi heyeti seçilerek, kooperatifin tüm defter, kayıt, belge, yönetim kurulu ve genel kurul kararları varsa banka kayıtları, kur'a tespit tutanakları getirtilerek ve üzerlerinde inceleme yapılarak, davacının ne kadar aidat ödediği, borcu bulunup bulunmadığı, aynı şartları taşıyan diğer ortaklara nasıl bir uygulama yapıldığı, şayet benzer şartları taşıyan ortaklara bağımsız bölüm tahsis edilmiş ise davacıya tahsis edilebilecek bağımsız bölüm bulunup bulunmadığı, bulunmuyorsa formüle göre hesaplama yapılarak davacı ortağın kooperatiften talep etmesi mümkün olan zarar miktarı belirlenerek, bu bedele hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve müteahhitler ile ... arasındaki devir sözleşmesi feshedilmişse de, bitmiş ve eksiklikleri üyeler tarafından tamamlanmış binada bağımsız bölümlerin mal sahipleri, bir kısım ... üyeleri ve müteahhitin satış yaptığı üçüncü kişiler uhdesinde kaldığı, kura listesine göre de davacıya bağımsız bölüm isabet etmediği, dava konusu parsel üzerindeki bağımsız bölümlerden herhangi birinin davacı adına tescili için gerekli şartların oluşmadığından tapu iptal ve tescil isteminin reddine, tazminat istemi yönünden; davalı kooperatifin 12.10.2006 tarihinde iflasına karar verildiği, davacının iflas masasına kaydı yapılabilecek alacağının toplam 86.132,71 TL olduğu, davacı vekilince bozma ilamı öncesinde dosyaya sunulan ıslah dilekçesi doğrultusunda taleple bağlı kalınarak kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... müvekkilinin hakkı olan daireyi vermediği gibi ödenmeyen aidatların tahsili amacıyla icra takibi başlattığını, müvekkilinin ... 16. İcra Dairesi’nin 2018/3527 Esas sayılı dosyasına 65.719,80 TL ödeme yaptığını, ödeme dekontlarının dosyaya ibraz edildiğini, bilirkişi raporunun bozmada belirtilen hususlara ilişkin incelemeyi ihtiva etmediğini, müvekkili ile aynı şartları taşıyan diğer ... üyelerine eşit uygulama yapılıp yapılmadığı ile ilgili inceleme yapılmadığını, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2001/381 D. İş dosyasında alınan raporda 16 dairenin 8 adedinin arsa sahiplerine, 6 adedinin ... üyelerine verildiği, 2 adedinin sahibinin belirlenemediğinin tespit edildiği, sahibi belirlenemeyen 2 adet daireden birinin müvekkiline verilmesi gerekirken kooperatifin bu daireleri gerçekte üye olmayan kişilere verdiğini, 6 adet dairenin de hangi esaslarla verildiğinin belli olmadığını, müvekkilinin ödemelerinin bilirkişilerce eksik belirlendiğini, ödemelere ilişkin dekontların dosyaya sunulduğunu, bilirkişi raporunda belirlenen bedelin son derece düşük olduğunu, dairenin güncel rayiç bedeline %88 oranının uygulanması gerektiğini, talep artırımına yönelik ıslah dilekçelerinin mevcut olduğunu beyan etmektedir.

2. Davalı ... ... mirasçılarından ..., ..., ... vekili temyiz dilekçesinde; dosyadaki bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davalı müvekkillerinin davacının taleplerinin yasal muhatabı olmadığını, davanın müvekkilleri yönünden usulden reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.

3. Davalı ... iflas idaresi vekili temyiz dilekçesinde; diğer üyelerin yaptığı ödemeler karşısında davacının yaptığı ödemelerin eşit ve dengeli olup olmadığının tartışılması gerektiğini, ... üyelerinden ..., ..., ... ..., ... ... gibi üyelerin ödemeleri ile davacının ödemeleri karşılaştırılarak eskalasyon hesabı yapılması gerektiğini, davacının ödemelerinin eksik olduğu sabit olduğundan genel kurul kararları gereği ödentisini geciktiren üyeler için faiz uygulanacağı kararlaştırılmış olmasına göre anılan faizin de dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, bu husus dikkate alınmadan eskalasyon hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, aidatlarını düzenli ödeyen üyelerin 2003 -2011 yılları arasındaki ödemelerine yer verilmediğini, kök ve ek raporlarda hesaplamaların farklı olduğunu, çelişkinin giderilmediğini, huzurdaki dosyada takas uygulanmasının mümkün olmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, üyesi bulunduğu kooperatifteki payına düşen hisse karşılığının bağımsız bölüm olarak adına tescili, mümkün olmaması halinde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın uygulanacağı davalar yönünden HUMK'nın 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; müflis ... açısından davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak, diğer davalılar açısından aleyhe bozma yasağı dikkate alınarak davacı vekili, davalı ... iflas idaresi vekili, davalılar ..., ..., ... vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili, davalı ... iflas idaresi vekili, davalılar ..., ..., ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3902, K. 2026/866, T. 09.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-3902-e-2026-866-k-7be2c6b72c0b