İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1263 E. 2026/648 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1263
Karar No
2026/648
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1263 Esas KARAR NO : 2026/648

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 09/06/2026 KARAR TARİHİ : 21/08/2026

Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davacı sigorta şirketi ile davalı arasında ticari iş ilişkisi bulunduğunu, davacının sigortalısına ait konutta meydana gelen hasarın davalının iş yerindeki klima hattından sızan sulardan kaynaklandığını, sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya 17.350,00 TL tazminat ödenerek TTK’nın 1472. maddesi gereğince sigortalının haklarına halef olunduğunu, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, davalının sorumluluğunda olan hasar bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının haksız şekilde itiraz ettiğini, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalıya ait mal varlığına teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını, 3. Şahıslara devrini önlemek maksadıyla ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı tarafça usulüne uygun tebliğe rağmen herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacı tarafından davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile rücuen tazminat alacağına başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. -Somut olayda davacı sigortacı, dava dışı sigortalısının haklarına halef olarak rücuen tazminat talep etmektedir. -Yargıtay İBK'nin 22.03.1944 tarih ve ... E., ...K. sayılı kararı uyarınca, TTK m.1472 uyarınca rücuen tazminat davaları, sigorta şirketince halefiyet hakkına dayalı olarak açılmış olup, sigorta poliçesinden doğmadığından, mutlak ticari dava olduğu söylenemez. Bu davalarda davacı sigorta şirketinin halefi olduğu sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre, görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir. Bir başka deyişle bu tür davalarda görev konusu, sigortalının zarardan sorumlu olan kişi veya kuruma açtığı dava gibi değerlendirilip belirlenmelidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 29.11.2016 tarih ve .. E., ... K., Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 11.02.2016 tarih ve... E., ...K., aynı dairenin 20.09.2016 tarih ve ... E., ... K., 20. Hukuk Dairesi'nin 10.02.2016 tarih ve ... E., ... K. sayılı ilamları da aynı yöndedir. -Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır. Somut olayda davacı sigorta şirketinin, gerçek kişi olan dava dışı sigortalısının halefi olarak açtığı eldeki davada, uyuşmazlığın haksız fiilden, işbu haksız fiilin de davalının iş yerindeki klima hattından sızan sulardan kaynaklandığının iddia edildiği görülmektedir. -Buna göre, davacı şirket halefiyet ilkesine dayalı olarak bu davayı açtığı için halefi olduğu dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin niteliğine bakılarak görevli mahkeme tespit edilmesi gerektiği, davacının sigortalısının tacir sıfatına sahip olmadığı, hasarın meydana geldiği taşınmazın mesken niteliğinde olduğu, davalı tarafın tüzel kişi tacir olmasının uyuşmazlığı ticari dava haline getirmeyeceği, uyuşmazlığın çözümünde Mahkememizin görevli olmadığı, uyuşmazlığın haksız fiile dayanılması sebebi ile genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği sabittir. -HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartı olduğu, dava şartlarının ise kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda resen dikkate alınacak hususlardan olması sebebiyle dava şartı yokluğundan HMK'nun115/2. maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın davaya bakmaya mahkememiz görevli olmadığından HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle Usulden Reddine, 2-6100 s. HMK'nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulduğu takdirde işbu dava dosyasının görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-6100 s. HMK' nun HMK' nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulmadığı taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-6100 s. HMK'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama gideri, vekalet ücreti ve harcın görevli mahkemece karar altına alınmasına, 5-6100 s. HMK' nun 333/1. maddesi gereğince işbu kararın kesinleşmesinden sonra gider avansından artan kısmının davacılara iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi.21/08/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1263, K. 2026/648, T. 21.08.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1263-e-2026-648-k-fa5a0f72ed37