İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1685 E. 2026/772 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1685
- Karar No
- 2026/772
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/1685 Esas KARAR NO :2026/772
DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:21/09/2026 KARAR TARİHİ:09/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında, davalıya araç kiralanmasına ilişkin iki ayrı Motorlu Kara Nakil Araçları Uzun Süreli Kiralama Sözleşmesi akdedildiği, ilk sözleşme 25.04.2025 tarihinde imzalanmış olup sözleşme kapsamında bir adet 0 km araç davalıya kiralandığı, bu sözleşmede kira süresi 12 ay, aylık kira bedeli ise 50.000 TL + KDV olarak kararlaştırılmış; aracın teslim tarihi 01.05.2025 olarak belirlendiği, ikinci araç bakımından 08.05.2025 tarihli ayrı bir Motorlu Kara Nakil Araçları Uzun Süreli Kiralama Sözleşmesi akdedildiği, ikinci sözleşmede de kira süresi 12 ay olup aylık kira bedeli 50.000 TL + KDV olarak belirlendiği, Sözleşmenin kira ödeme tablosunda 07.05.2025 tarihli depozito ve devam eden aylara ilişkin kira bedelleri ayrıca gösterildiği, dolayısıyla taraflar arasında aynı dönemde ... ve ... plakalı iki ayrı araç bakımından iki ayrı kira ilişkisi mevcut olup, her iki sözleşmeden kaynaklanan kira ve sair alacaklar bakımından davalı şirket sorumlu olduğu, işbu dava, söz konusu iki ayrı sözleşmeden doğan ve hukuki sebebi aynı olan alacakların birlikte tahsili amacıyla açıldığı, her iki sözleşmede de aylık kira bedeli araç başına 50.000 TL + KDV olarak belirlendiği, davalı şirket, sözleşmelerden doğan kira bedellerini kararlaştırılan tarihlerde ve eksiksiz şekilde ödeme yükümlülüğü altında olmasına rağmen, kira bedellerinin bir kısmını ödemediği, bu kapsamda; iki araç bakımından da ödenmeyen kira bedelleri, ayrı ayrı hesaplanarak davalıdan tahsil edilmelidir. Müvekkil şirketin cari hesap kayıtları, düzenlenen faturalar ve banka kayıtları üzerinden yapılacak inceleme sonucunda ödenmeyen kira bedellerinin tamamı açıkça tespit edilebileceği, davalının kullanım süresi içerisinde meydana gelen hasarlar nedeniyle araçların piyasa değerlerinde azalma oluştuğu, araçların model yılı, kilometresi, hasarın niteliği, hasar geçmişi ve sair etkenler dikkate alınarak araçların gerçek değer kaybının belirlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle, onarım giderlerinden bağımsız olarak oluşan gerçek değer kaybının da davalıdan tahsili talep edilmektedir. Değer kaybının kesin miktarı bilirkişi incelemesiyle belirleneceği, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; davamızın kabulüne, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik; iki ayrı araç kira sözleşmesinden kaynaklanan ödenmemiş kira bedellerinden 1.000 TL, her iki araçta kullanıcı hatası nedeniyle meydana gelen maddi hasar ve onarım bedellerinden 1.000 TL, her iki araçta meydana gelen değer kaybından 1.000 TL, araçların kullanılamamasından kaynaklanan kazanç kaybı/araç mahrumiyet bedelinden 1.000 TL, iki araca ilişkin trafik cezaları, HGS, otoyol ve köprü geçiş bedellerinden 1.000 TL olmak üzere toplam 5.000 TL'nin, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek uygun faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, iki ayrı sözleşme ve iki ayrı araç bakımından ayrı ayrı bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HGS, otoyol, köprü ve trafik cezası kayıtlarının ilgili kurumlardan celbine, Gerek görülmesi hâlinde müvekkil şirket ve davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Dava, araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanan kira bedeli ile fer'i alacakların (hgs geçiş ücretleri ile araç hasar tazminatı ) tahsili istemine ilişkindir. 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin kurallardan olup, yargılamanın her aşamasında istek üzerine, ya da re'sen gözetilmesi gerekir. Bu kapsamda somut olayımıza baktığımızda; dava dilekçesinde açıkça beyan edildiği üzere, davacı ile davalı arasında araç kiralama sözleşmesi akdedildiği, davacının kiraya veren, davalının ise kiracı olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça söz konusu sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla işbu davanın açılmış olduğu, hali ile; uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığı, uyuşmazlığın kira sözleşmesini düzenleyen yasal mevzuat hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerektiğinden davaya bakma görevi de yukarıda anılan yasal düzenleme gereği Sulh Hukuk Mahkemesine ait olup, davanın HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca görev dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca DAVANIN GÖREV DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-HMK'nın 20.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birisinin başvurması halinde dava dosyasının görevli ve yetkili İSTANBUL SULH HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, süresi içinde talep olmaması halinde dosyanın Mahkememizce resen ele alınarak davanın açılmamış sayılacağı hususunun ihtarına, 3-HMK 'nun 331/2. maddesi gereğince harç/yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda görevli mahkemece karar verilmesine, 4-HMK 'nun 331/2. maddesi son cümlesi uyarınca dosya süresi içinde görevli mahkemeye gönderilmediği takdirde talep halinde yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda mahkememizce karar verilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2026
Katip ...
Hakim ...