İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1681 E. 2026/10 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1681
- Karar No
- 2026/10
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 30. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/1681 Esas KARAR NO:2026/10
DAVA:Alacak (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:13/07/2026 KARAR TARİHİ:13/08/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket yetkilisi ... arasında sözlü olarak akdedilen kira sözleşmesine istinaden Temmuz 2023 tarihinde altı aylığına geçici olarak aylık 20.000 TL bedelle, organize sanayi bölgesi aidatı, elektrik ve su kullanım bedellerinin de davalı tarafından ödenmesi şartıyla anlaşıldığını, davalının uhdesindeki ... karma organize sanayi bölgesi içerisindeki bin sekiz yüz metrekaresi kapalı ve yirmi bin metrekaresi açık kullanıma mahsus taşınmazın kiralandığını, davalının işi devam ettiğinden ilk etapta altı aylığına kiralanan taşınmazda kiracı olarak devam kararı alan davalı ile Ocak 2024 tarihinde aylık 45.000 TL kira ile organize sanayi bölgesi aidatı, elektrik ve su kullanım bedellerinin de eklenmesi suretiyle kiracılığa devam edileceği hususunda anlaşma sağlandığını ve bu şekilde davalının kira ödemelerinin bir kısmını müvekkil şirketin banka hesabına ödediğini, davalının halen bahse konu taşınmazda kiracı olarak devam ettiğini, kira bedelinin her yılın ocak ayında Türkiye İstatistik Kurumunun belirlediği artış oranında arttırıldığını, Ocak 2025 tarihinde 60.000 TL ve Ocak 2026 tarihinde 75.000 TL olarak faturalandırılıp davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı şirketin herhangi bir itirazda bulunmadığını, söz konusu kira bedellerine ek olarak müvekkilin her ay ödediği organize sanayi bölgesi aidatı, elektrik ve su bedellerinin de eklenerek faturalandırıldığını, ilk etapta altı aylık olarak yapılan geçici kiralama sürecinde tesisin elektrik enerjisinin organize sanayi bölgesi tarafından kesildiğini, davalı şirket taşınmazda kiracı olarak devam etme kararını aldığında elektrik enerjisine ihtiyacı olduğunu belirttiği için tesisin elektrik borçlarının müvekkil şirket tarafından ödenerek açıldığını ve davalının kullanımına tahsis edildiğini, müvekkil şirket organize sanayi bölgesi içerisinde katılımcı olarak yer aldığından her ay düzenli olarak yönetim aidatı ödemek zorunda olduğunu, ayrıca elektrik aboneliği de müvekkil şirket adına olduğu için organize sanayi bölgesine karşı sorumlu konumda bulunduğunu ve her ay davalı şirket tarafından kullanılan elektrik bedellerini zorunlu olarak ödediğini, davalı şirket ile yapılan iyi niyetli görüşmeler çerçevesinde banka hesap dökümlerinde de görüleceği üzere kısmi ödemeler yapıldığını ve müvekkil şirketin iyi niyetini koruyarak hukuki yollara başvurmadığını, ancak davalı şirketin bütün iyi niyetine rağmen borçlarını ödemediğini ve taşınmazı kullanmaya devam ettiğini, müvekkile yasal yollara başvurmaktan başka yol kalmadığından icra takibi yapıldığını, davalının borçlarını ödemek yerine icra takibine itiraz ettiğini ve müvekkilin mağduriyetinin artmasına neden olduğunu belirterek davalının icra takibine karşı yapmış olduğu itirazın iptali ile aleyhine icra takibinde talep olunan alacak likit, muayyen ve muaccel durumda olduğundan yapılan haksız itirazlar neticesinde icra takibinin durdurulmuş olması dolayısıyla davalının İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini ve alacak kalemleri ile faiz ve ferileri yönünden icra takibinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Dilekçe teatisi aşaması tamamlanmadan dosya üzerinden karar verildiğinden bu aşamada 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126-131 maddeleri kapsamında verilmiş cevap dilekçesi bulunmamaktadır. DELİLLER: Dosya kapsamında yer alan tüm bilgi ve belgeler. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kira sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talebine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 5/1.maddesi hükmüne göre; aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli kılınmıştır. Söz konusu hüküm ile ticari davalar bakımından görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu benimsenmiştir. Ne var ki bu hükmün uygulanabilmesi kanunda “aksine bir hüküm bulunmaması” koşuluna bağlı tutulmuştur. Kira sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar TTK'nın 5/1.maddesine istisna teşkil etmekte olup 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 4/(1)-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilâmsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” sulh hukuk mahkemesi görevlidir. Bu nedenle kira sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda TTK'nın 5/1. maddesinin uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Somut olayda; taraflar arasında davacı tarafa ait Niğde-Bor Karma OSB içerisindeki taşınmazın davalı tarafa kiralanması hususunda sözlü anlaşma sağlandığı, dava konusu icra dosya alacağının taraflar arasındaki kira ilişkisine istinaden talep edildiği, bu haliyle uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklandığı ve çözüm yerinin Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davanın ve birleşen davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca mahkememizin görevli olmaması nedeniyle; 6100 sayılı HMK'nın 115/1-2 maddesi uyarınca DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-)6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 1, 2. maddeleri uyarınca görevli mahkemenin İSTANBUL SULH HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE, 3-)6100 Sayılı HMK'nın 20/1 maddesi uyarınca taraflardan birininin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak talepte bulunması halinde dava dosyasının GÖREVLİ İSTANBUL SULH HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4-)Yargılama giderlerinin 6100 Sayılı HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmezse talep halinde mahkememizce bu durumun tespiti ile dosya üzerinden davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine, 5-)6100 Sayılı HMK'nın 20/1 maddesi uyarınca taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde mahkememiz tarafından resen davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek 6100 Sayılı HMK'nın 331/3 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine, Dair, tarafların yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 sayılı HMK'nın 341/1,342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince iki hafta içinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 28/08/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır