Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/15279 E. 2026/11944 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/15279
- Karar No
- 2026/11944
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/329 Esas, 2025/289 Karar KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacılar vekillerince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.06.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü yetki belgesine istinaden davacı ... vekili Avukat ... gelmiş, davalı idare ve diğer davacılar vekili duruşmaya katılmamıştır. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Davacılar vekili asıl dosyaya ilişkin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İzmir ili, Karabağlar ilçesi, ... Mahallesi 301 15... parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu, söz konusu taşınmazın tamamının 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "Yol ve Yeşil alan" olarak ayrıldığını, fiilen taşınmaza yol ve yeşil alan olarak da el atıldığını, dava konusu taşınmazın ana arter üzerinde ve dört yol ağzında bulunduğunu, dava konusu taşınmaza kısmi olarak el konulduğunun tespit edilmesi hâlinde dahi geri kalan kısımda müvekkili tarafından inşaat yapma imkânının olmaması ve imar planında tamamının yol ve yeşil alanda rekreasyon alanında kalması nedeniyle taşınmazın tamamının bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleştirilen İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/373 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İzmir ili, Karabağlar ilçesi, Bozyaka Mahallesi 301 15... parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu, taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında yol ve yeşil alan olarak ayrılarak davalı tarafça fiilen taşınmaza el atıldığını belirterek belirlenecek tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
3. Birleştirilen İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/436 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İzmir ili, Karabağlar ilçesi, Bozyaka Mahallesi 301 15... parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu, taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında yol ve yeşil alan olarak ayrılarak davalı tarafça fiilen taşınmaza el atıldığını belirterek belirlenecek tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
4. Birleştirilen İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/747 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin İzmir ili, Karabağlar ilçesi, Bozyaka Mahallesi 301 15... parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu, taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında yol ve yeşil alan olarak ayrılarak davalı tarafça fiilen taşınmaza el atıldığını belirterek belirlenecek tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza müvekkili belediye tarafından el atılmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, husumetin ilçe belediyesine yöneltilmesi gerektiğini, ayrıca taşınmaza fiili el atmanın da söz konusu olmadığını, taşınmazın kamu hizmetine tahsis edilmediğinden ve taşınmaz üzerinde devamlı ve fiili bir müdahale söz konusu olmadığından kamulaştırılmasının söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 16.11.2021 tarihli ve 2019/423 Esas, 2021/432 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bedeline hükmedilen davacılar payının tapusunun iptali ile yol davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 14.04.2015 tarihli ve 2014/38 Esas, 2015/143 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; kararın onanmasına karar verilmiştir.
3.Dairemizin onama kararına karşı süresi içinde bir kısım davacılar vekili Av. ... tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi, davacı ... vekili Av. ... ise maddi hatanın düzeltilmesi istenilmiştir.
4. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davacı ... vekili Av. ...’un maddi hata düzeltim dilekçesinde özetle; karar başlığında vekil olarak gösterilmemeleri nedeni ile Mahkeme kararından haberdar olmadıklarını beyan ettiği, yapılan incelemede davacı ... vekiline Mahkeme kararının onama ilâmı ile birlikte tebliğ edildiği anlaşılmış olmakla, maddi hata talebinin kabulü ile adı geçen davalı yönünden yapılan incelemede; arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, bir kısım davacılar vekili Av. ...'in 24.01.2023 tarihli karar düzeltme dilekçesinde; davalı idare aleyhine açtıkları davadan vazgeçtiklerini belirttikleri anlaşılmış olup davacının talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 123 üncü maddesi uyarınca geri alma niteliğinde olduğu gözetilerek ilgili madde uyarınca işlem yapılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bedeline hükmedilen davacılar payının tapusunun iptali ile yol davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; öncelikle, temsilcisi oldukları davacılar yönünden açmış oldukları kamulaştırmasız el koyma davasından vazgeçmiş olmalarına rağmen idarece kabul edilmediğini, kamulaştırma davalarında davacı idarenin tek yanlı olarak açtığı kamulaştırma bedelinin tespiti davalarında davalı vatandaşa sorulmadan davadan vazgeçmesi kabul edildiği halde kamulaştırmasız el koymadan kaynaklanan davalarda açıkça idarenin muvafakatinin aranması uygulamasının silahların eşitliği ilkesine aykırı olduğunu, dava, idarenin bir türlü yasal kamulaştırma bedeli tespit ve tescili davasını açmaması nedeniyle zorunlu olarak açıldığını ve davalı kurumun işbu hukuka aykırı eylemine dayanmakta olduğu, 18.01.2024 tarihli ve 32433 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli ve 2023/101 Esas, 2023/207 Karar sayılı kararı ile kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarına ilişkin olarak 6100 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen “Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” hükmü Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiğinden temyize gelen bir kısım davacılar aleyhine davada yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; raporun denetlenebilir olmadığını, emsal incelemesinin hatalı yapıldığını, bedelin düşük belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; bir kısım davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3.18.01.2024 tarihli ve 32433 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli ve 2023/101 Esas, 2023/207 Karar sayılı kararı ile kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarına ilişkin olarak 6100 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen “Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” hükmü Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiğinden temyize gelen bir kısım davacılar aleyhine davada yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi hatalıdır.
4. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; dava konusu taşınmaza 1983 tarihinden sonra el atıldığı anlaşıldığından nispi harca hükmedilmesi gerekirken maktu harç alınması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesi uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacılar vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının; a) (A-5 ) ,(B-5), (C-5) ve (D-5) numaralı bentlerinin hükümden çıkarılması,
b)(F ve G) numaralı bentlerinin hükümden çıkarılarak yerine " davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü gösterilen 5.127,35 TL'nin davalıladn alınarak davacılara verilmesine" cümlesinin yazılması,
c)(A-2, 3), (B-2,3 ), (C-2, 3) ve (D-2,3 ) numaralı bentlerinin hükümden çıkarılması, yerine "asıl ve birleştirilen davalar için alınması gereken toplamda 775.874,05 TLharçtan peşin alınan 562,30 TL peşin harç ile 126.825 TL olarak alınan ıslah harcının harcın mahsubu ile bakiye 648.486,75 TL harcın davalı idareden alınarak Hazineye gelir kaydına, davacılar tarafından peşin alınan toplam 127.387,30 TL harcın davalı idareden alınarak davacılara verilmesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harçlarının istek hâlinde iadesine,
Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.