Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/10676 E. 2026/7183 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/10676
- Karar No
- 2026/7183
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2166 Esas, 2025/421 Karar SUÇLAR : Zimmet, irtikap, icrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesince zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi, irtikap suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin iade, bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararların temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Katılanlar vekillerinin temyiz dilekçe başlıklarında sanıklar ... ve ...'ın isimlerine yer verilmiş ise de dilekçelerin içeriğine göre ilgili sanıklar hakkında verilen kararlara yönelik temyiz isteminin bulunmadığı anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/12. maddesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte olan haline göre gereğince itiraza tabi olduğu ve temyizi mümkün bulunmadığından aynı Kanun'un 264. maddesi hükmü de gözetilerek katılan kooperatif vekilinin temyiz talebinin itiraz mahiyetinde kabul edilmesi gerektiği ve vaki itirazın merci Boyabat Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2024 tarihli ve 2024/726 Değişik iş sayılı Kararı ile incelenerek bu hususta gerekli kararın verildiği anlaşılmakla, dosyanın bu yönden incelenmeksizin mahalline iadesine karar vermek gerekmiştir. Sanık hakkında zimmet ve irtikap suçlarından kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Sanığın zimmet ve irtikap suçlarından mahkumiyetine dair Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin 21.05.2021 tarihli ve 2019/178 Esas, 2021/117 sayılı Kararının sanık müdafii ile katılan Kooperatif vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 06.07.2022 tarihli ve 2021/1127 Esas, 2022/2020 sayılı Kararı ile ''... sanık müdafinin istinaf dilekçesinde, zimmet suçundan kaynaklanan zararın büyük bölümünün sanık tarafından karşılandığı, yargılama sırasında ortaya çıkan yeni durumlardan kaynaklanan tutarın ödenmesi için kendilerine süre verilmiş olması halinde bu tutarın da ödeneceğini ancak bu imkanın sağlanmadığını belirtmiş olması karşısında, sanığın zimmet suçuna konu meblağın tamamını ödeyip ödemediği araştırılarak hakkında TCK'nın 248. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, sanığın irtikap suçunu hangi mağdura karşı, ne şekilde, ne zaman ve nerede işlediği kesin olarak belirlendikten sonra suç vasfının tayin edilmesi ile eyleminin birden fazla suç mu oluşturduğu yoksa hakkında TCK'nın 43. maddesi hükümlerinin mi uygulanacağının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eylemin mağdurunun kamu olduğu belirtilerek yazılı şekilde karar verilmesi, sanığın irtikap suçu ile elde ettiği menfaatin değeri ve mağdurların ekonomik durumu belirlenerek, sonucuna göre hakkında TCK'nın 250/4 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği...'' gerekçeleriyle 5271 sayılı Kanun'un 280/1-e ve 289/1. maddeleri uyarınca hükümlerin bozulmasına karar verilmesi sonrasında, İlk Derece Mahkemesince söz konusu bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde 04.10.2023 tarihli ve 2022/161 Esas, 2023/213 sayılı Karar ile sanığın zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247/1, 43/1, 248/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hakkında aynı Kanun'un 53/1-2-3,5. maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına, irtikap suçundan ise 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. B. İstinaf Sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin istinaf başvuruları üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 25.02.2025 tarihli ve 2024/2166 Esas, 2025/421 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince irtikap suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine, zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın atılı zimmet suçu yönünden kastının bulunmadığına, eksik araştırma sonucu verilen mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Sanık tarafından kooperatif anasözleşmesinde herhangi bir zorunluluk bulunmamasına rağmen kooperatif kefaletiyle kredi kullanan ortakların krediye teminat olarak verdikleri araç ve gayrimenkul sigortalarının bir kısmını kendisine ait sigorta acenteliklerince yapılması gerektiğini söyleyerek ikna suretiyle irtikap suçunu işlediğinin sabit olduğu halde atılı suçtan beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir. Katılan ... Esnaf Kefalet Kooperatifi Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında zimmet suçundan verilen mahkumiyet kararında zarar miktarının doğru tespit edilmediğine, irtikap suçunun sanık tarafından işlendiğinin dosya kapsamında yer alan deliller ile sabit olduğuna, kararların bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f bentlerinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği haller sınırlı olarak şu şekilde belirlenmiştir: ''Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g-Hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi, h-Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine, f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verir.''. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 sayılı Kararı ile bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmolunmuştur. Belirtilen mevzuat hükümleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun içtihadı gözetildiğinde; ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği ilgili kanuni düzenleme ile sınırlı şekilde belirlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan maddenin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği halde kanunda sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen 06.07.2022 tarihli bozma kararı, 5271 sayılı Kanun’un 284. maddesi uyarınca direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bu karara uyularak yeniden kurulan 04.10.2023 tarihli hüküm ve bu hükme yönelik istinaf incelemesine ilişkin 25.02.2025 tarihli karar hukuka aykırı bulunmakla, temyiz incelemesine konu kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. III. KARAR 1)Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle, katılan kooperatif vekilinin sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin talebi yönünden, dava dosyasının Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2)Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin sair yönleri incelenmeyen Kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 21.05.2021 tarihli hükümler yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca istinaf incelemesi yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.06.2026 tarihinde karar verildi.