İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/324 E. 2026/635 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/324
- Karar No
- 2026/635
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/324 Esas KARAR NO:2026/635
DAVA:İstirdat DAVA TARİHİ:21/04/2026 KARAR TARİHİ:22/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, ... Apartmanı No:29 D:6 adresinde mukim taşınmazın maliki olduğunu, davalı tarafın ise sigortalısı ...’e ait aynı apartmandaki D:5 numaralı taşınmazın zarara uğradığı ve zararın tazmini iddiasıyla daha önce .... İcra Müdürlüğünün 2025/... E. sayılı dosyası üzerinden takip başlattığını, itiraz üzerine İstanbul 33. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2025/... E. sayılı dosyası üzerinden ... aleyhine dava ikame edildiğini, ancak taşınmazın sahibinin ... ... İnş. Kuyumculuk Telekominikasyon San. ve Tic. Ltd. Şti. olması sebebiyle o dosyada husumet ve esasa ilişkin itirazlarda bulunulduğunu, davalı tarafın bu defa ... İcra Dairesinin 2025/... E. sayılı icra dosyası üzerinden müvekkil şirket aleyhine icra takibi başlattığını, müvekkilinin icra baskısından kurtulmak adına "ihtirazı kayıt" ile ödeme yaparak huzurdaki istirdat davasını ikame etmek zorunda kaldığını, şirkete yapılması gereken tebligatın şahsın adresine gönderilmesi sebebiyle usulsüz tebligat hükümlerine ilişkin dava ve talep haklarının saklı tutulduğunu, müvekkili şirket tarafından 29.07.2024 tarihinde ... Tesisat’a yaptırılan keşif sonucu düzenlenen servis formunda taşınmaza ait borularda herhangi bir kaçak olmadığı ve alt kata akıntı yapabilecek bir sorun bulunmadığının tespit edildiğini, iddia edilen zararın sorumlusunun müvekkili olmadığını, su akıttığı iddia edilen dairede usulüne uygun bir keşif yapılmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla su sızıntısı kabul edilse dahi bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmeyerek zararın artmasına sebebiyet verildiğini ve talep edilen maliyetlerin fahiş olduğunu ileri sürerek; davanın kabulü ile müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, ... İcra Müdürlüğünün 2025/... E. sayılı takibinin iptaline, borçlu olunmadığı halde ödenen 202.500,00 TL'nin ödeme tarihi olan 11.03.2026 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, İİK'nın 72. maddesi uyarınca açılan istirdat davasının kökeninin sigorta rücu alacağı ile Kat Mülkiyeti Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu’ndan kaynaklanan haksız fiil sorumluluğuna dayandığını, bu nedenle davaya bakmakla görevli ve yetkili mahkemenin ... Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğunu belirterek öncelikle davanın görev ve yetki yönünden usulden reddini talep etmiştir. Esasa ve usule ilişkin diğer itirazlarında ise; davacının usulsüz tebligat iddialarının asılsız olduğunu, tebligatın şirketin MERSİS'te kayıtlı resmi adresine Tebligat Kanunu'nun 12. maddesine uygun olarak yetkiliye elden yapıldığını ve kesin delil niteliğindeki mazbata karşısında Yargıtay içtihatları uyarınca araştırma yükümlülüğünün bulunmadığını, zararın meydana gelişine dair de müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalanan konutta, üst kat maliki olan davalı ...'un dairesinden sızan su sebebiyle hasar oluştuğunun 29.07.2024 tarihli ekspertiz raporu ile sabit olduğunu, aksine iddiaların maddi gerçekle örtüşmediğini ve davacının kendi beyanlarıyla çeliştiğini ileri sürerek, haksız açılan davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1472. maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın, davalıdan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine, davacı tarafından icra baskısından kurtulmak için ihtirazi kayıt ile ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı sigorta şirketi tarafından ... Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan dava dışı ...'e ait tapu kaydına göre ... ilçesi, ... Mah., 219 ada, 99 parsel, 3.kat, 5 nolu daire niteliğindeki taşınmazda meydana gelen su sızması nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından ödenen 117.175,00-TL ile işlemiş faiz bedelinin %100 sorumluluk oranında davacıdan rücuen tahsili istemli başlatılan ... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra takip dosyası nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı, meydana gelen su sızmasında tarafların kusur durumunun ne olduğu, sigortalıya ait daireye hasar meydana gelip gelmediği, gelmiş ise hasar bedelinin ne olduğu, hasar bedelinden davacının sorumlu olup olmadığı, ödenen hasar bedelinin kadri marufunda olup olmadığı, dava dışı sigortalı daire sahibine davalı sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan ... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra takip dosyası nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı, davacı tarafından ödenen bedelin istirdatı talebinin kabul edilip edilemeyeceği davasından ibaret olduğu anlaşılmıştır. Davaya konu ... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ... Sigorta A.Ş., borçlunun ise davacı olduğu, 117.175,00-TL asıl alacak ve 38.523,29-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 155.698,29-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, icra takibinde alacaklı sigorta şirketi nezdinde ... ... Paket Poliçesi ile sigortalı ...'e ait konutunda borçlu ... ... ... Sabayi Ve Ticaret Limited Şİrketine ait konutundan meydana gelen su sızması sonucu sigortalı daireye su sirayeti ile ortaya çıkan zarar nedeniyle ödenen 117.175,00TL sigorta tazminat bedelinin rücuen tahsili borcun sebebine dayanıldığı tespit edilmiştir. Davalı ile dava dışı sigorta ettiren ... arasında, ...’e ait ... Mahallesi, ... Sokak, ... Apartmanı No:29 D:5 .../İSTANBUL adresinde bulunan konutun, sigorta şirketi tarafından, 14/02/2024-14/02/2025 tarihleri arasında ... numaralı ... ... Paket Sigorta Poliçesinde belirlenen risklere karşı, poliçede yazılı teminat limitleri çerçevesinde sigortalandığı, hasarın 28/07/2024 tarihinde meydana geldiği tespit edilmiştir. Rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nin "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır. 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 27. maddesinde; "Her kat maliki anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumludur", aynı Kanun'un Ek 1. maddesinde, "Bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık sulh mahkemelerinde çözümlenir." düzenlemesine yer verilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 17/06/2019 tarihli 2016/10266 E. 2019/7618 K. sayılı ilamı ile; "... Dava, konut sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu ileri sürülen davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır... 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19. maddesinde, her kat malikinin anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumlu olduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanun'un Ek 1. maddesinde ise, kat mülkiyetinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesi'nde çözümleneceği öngörülmüştür. Somut olaya bakıldığında; davalının kullanımında olan konut ile davacı sigortalısının kullanımındaki konutun da bulunduğu anataşınmazın kat mülkiyeti kurulmuş bir taşınmaz olduğu; davacıya sigortalı konutun üst katında bulunan ve davalının kullanımındaki dairenin su tesisatından sigortalı yere su sızdığı gerekçesiyle davalıya husumet yöneltildiği görülmektedir. Bu durumda, anataşınmazda kat mülkiyeti kurulmuş olması nedeniyle, davada Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu açıktır..." şeklinde karar verilmiştir. Dosya kapsamında yer alan tapu kaydından taşınmaz üzerinde kat mülkiyetinin kurulu olduğu anlaşılmaktadır. Kat Mülkiyeti Kanunun 19/3 maddesindeki "Her kat maliki anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumludur." Bu durumda somut dosya yönünden 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu Ek 1.maddesindeki "Bu kanunun uygulanmasından doğan doğacak her türlü anlaşmazlık sulh hukuk mahkemesinde çözümlenir." hükmü gereği görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla; davacı vekilinin davasının Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, Mahkememizin görevsizliğine, dosyanın karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacı vekilinin davasının Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20.maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, (ihtarat yapıldı) 3- HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilmesine, 4- Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra davanın görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2 maddesince bir karar verileceğinin ihtarına, (ihtarat yapıldı) 5-Harç, masraf ve vekalet ücretinin HMK.nun 323/1-ğ ve 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemesince değerlendirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır