İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1197 E. 2026/739 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1197
Karar No
2026/739
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1197 Esas KARAR NO : 2026/739

DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :09/04/2026 KARAR TARİHİ:22/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 27.07.2025 tarihinde müvekkil ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ... istikametinde karıştığı trafik kazasında davalının asli kusurlu olduğunu, kazada müvekkilin aracının pert olması nedeniyle yeni bir araç edinilinceye kadar geçen makul sürede araç mahrumiyeti ve kazanç kaybı oluştuğunu, uyuşmazlığın çözümü için Küçükçekmece Arabuluculuk Bürosu'nun 2025/... büro ve 2025/... arabuluculuk numaralı dosyasında 07.01.2026 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca hak mahrumiyeti taleplerinin sigorta teminatı dışında kalması nedeniyle sigorta şirketine başvuru zorunluluğu bulunmadığını, araç mahrumiyet bedelinin tespiti için bilirkişi incelemesi gerekeceğinden davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, kazaya karışan ... plakalı aracın sahibi olan ... Ticaret Limited Şirketi ile sürücü ...'ın haksız fiil nedeniyle müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, piyasa araştırmalarına göre günlük ikame araç bedelinin 1.000-TL ile 2.000-TL arasında değiştiğini, 45 günlük yeni araç edinme süresi üzerinden hesaplanan 90.000,00-TL tutarındaki araç mahrumiyet bedelinin tazmininin gerektiğini, Yargıtay içtihatları uyarınca araç kiralandığına dair belge sunulmasa dahi hakimin zararı belirleyebileceğini, kaza tespit tutanağının aksi ispatlanana kadar resmi belge niteliğinde olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL araç mahrumiyet bedelinin 27.07.2025 kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davanın trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat talepli olduğunu, uyuşmazlığın Türk Borçlar Kanunu kapsamında haksız fiile dayandığını, ticari iş karinesi bulunmadığını, bu nedenle davanın görevli Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davacı tarafın belirsiz alacak davası olarak açtığı davanın farazi ve sembolik tutarlar içerdiğini, Yargıtay içtihatları uyarınca hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, aksi halde davacıya eksik harcı tamamlaması için kesin süre verilmesini, davanın kısmi dava olarak ele alınmasını talep ettiğini, dava konusu aracın motosiklet olduğunu, yeni araç edinme süresi olarak iddia edilen 45 günlük sürenin hayatın olağan akışına ve Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, motosikletler için makul sürenin 10-20 gün arasında değiştiğini, davacının kasko sigortasından ikame araç hizmeti alıp almadığının araştırılması gerektiğini, bu hususta Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden 34 MFD 750 plakalı motosiklete ilişkin kasko poliçe bilgilerinin celbini, kazaya ilişkin kusur raporu bulunmadığını, tarafların kusur durumunun tespiti gerektiğini, kullanım kaybı hesaplamasında yakıt, amortisman ve personel gideri gibi tasarruf edilen zorunlu giderlerin mahsup edilerek net zarar hesabının yapılması gerektiğini, davacının sebepsiz zenginleşmesinin önlenmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. Bilindiği üzere Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanı ticari davalardır. Ticari davalar ise 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. Maddesinde sayılmıştır. Maddenin 1. Fıkrasında "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri.." ifadesi ile her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren hususlardan doğan davalar nispi ticari davalar olduğu belirtilmiştir. Davanın nispi ticari dava olması için, her iki tarafın tacir olması ve davanın konusunun her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğması gerekmektedir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle mahkemelerce resen gözetilmesi gereken hususlardandır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık alacak ve munzam zarara ilişkin olup, TTK'nın 4. maddesinde sözü edilen uyuşmazlıklar mutlak ticari dava olarak kabul edilmemiştir. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Tazminata konu trafik kazası haksız fiil mahiyetinde olup, uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında ise görevli mahkeme, genel hukuk mahkemesi olan asliye hukuk mahkemesidir. Her ne kadar davalı şirket olması ve davalı aracın ticari araç olması nedeni ile davanın ticari dava olduğundan bahisle davacı tarafından davanın mahkememizde açılmış ise de salt davalının şirket olması ve davalı şirkete ait aracın ticari amaç ile kullanılması huzurda görülen davayı ticari dava haline getirmesinin mümkün olmaması ve davacının tacir olduğuna ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve delil bulunmaması nedenleri ile mahkememizce görevsizlik kararı vermek gerekmiştir. Kamu düzeninden sayılan mahkemenin görevli olmasının HMK'nın 114/1-c maddesinde dava şartı olarak düzenlenmesi, taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak davanın HMK'nın 114-1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle davanın HMK'nın 114-1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-HMK 20.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nın 20/1 maddesi gereğince, süresi içinde kanun yoluna başvurulmaması halinde kesinleşme tarihinden veya kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddine ilişkin kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE, 4-HMK 331/2 maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece nazara ALINMASINA, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde,, taraflardan herhangi birisinin mahkememize başvurusu üzerine gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içerisinde, mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başkaca denk bir mahkemeye verilecek dilekçe ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde karar verildi.22/09/2026 Katip ... E-İMZA

Hakim ... E-İMZA

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1197, K. 2026/739, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1197-e-2026-739-k-1d54c28782a5