İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1964 E. 2026/920 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1964
Karar No
2026/920
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/1964 Esas KARAR NO:2026/920

DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :31/07/2026 KARAR TARİHİ:26/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.01.2025 tarihinde ... ili, ... ilçesi, İskenderun istikameti 2 km+800 metresi ... Viyadüğü mevkinde 4 araçlı maddi maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı araç sürücüsü ...'in aynı istikamette seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın arka kısmına çarptığını ve gidiş istikametine göre yolun sağında bulunan bariyerlere çarparak durduğunu, kazayı gören ... çekici sürücüsü ...'ın emniyet şeridine aracını park ederek durduğunu, yaralı sürücü ...'e yardım ederken ... plakalı araç sürücüsü ...'ın önce ... plakalı araca, daha sonra emniyet şeridinde park halinde bulunan ... plakalı çekiciye çarparak gidiş istikametine göre yolun sağında bulunan viyadükten aşağıya devrilmesi sonucu çok araçlı ölümlü/yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... çarpmanın etkisiyle kaza mahalinde kısmi olarak yandığını, kaza sonucunda ... plakalı araç sürücüsü ...'in yaralandığını, ... plakalı çekici sürücüsü ...'ın olay yerinde hayatını kaybettiğini, ... plakalı araç sürücü ...'ın yaralanmadığını, aynı araçta yolcu olarak bulunan ...'ın yaralandığını, kazaya karışan araçlarda maddi hasar meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı KTK'nın 84/d ve diğer kusurlardan 52/1-b kusurunu, ... plakalı çekici sürücüsü ...'ın 52/1-b kuralını ihlal ettiğinin anlaşıldığını beyanla trafik kazası neticesinde meydana gelen değer kaybının şimdilik 100,0 TL’sini kaza tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan alınarak davacı müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Davacı mahkememiz 2026/... E. Sayılı dosyasına sunmuş olduğu dava dilekçesinde; davacının aracında meydana gelen değer kaybının davalılardan tahsili isteminde bulunmuş sigorta şirketini ve iş bu dosyanın davalısı olan ...'ı davalı olarak göstermiştir. Mahkememiz 2026/... E. Sayılı dosyasında düzenlenen 24/09/2026 tarihli tensip zaptı ile davanın, davalı olarak gösterilen ... yönünden tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmiş ve bu davalı yönünden huzurdaki esasa davanın kaydı yapılmıştır. Dosyamız ile emsal mahiyette bulunan ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2023/1463 E., 2024/1921 K. Sayılı kararında " Davalı Musa .. davadan önce 13.12.2022 tarihinde vefat ettiği eldeki davanın ise 14.04.2023 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Bir davada taraf ehliyeti dava şartlarından (HMK m. 114/1-d) olup taraf ehliyeti ise medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olmakla mümkündür (HMK m. 50). Medeni haklardan yararlanma, yani hak ehliyeti tam ve sağ doğum koşuluyla ana rahmine düşme anında başlayıp, kişinin ölümüne kadar devam eder (TMK m. 28). Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar davanın erteleneceği; bununla beraber hâkimin, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebileceği öngörülmüştür (HMK m. 55; HUMK m. 41). Ne var ki, Kanun’da ölü kişiye karşı dava açılması halinde nasıl davranılacağı gösterilmemiştir. Kural olarak ölü kişi adına ve ölü kişiye karşı dava açılması olanağı bulunmamaktadır. Aynı şekilde kural olarak ölü kişi aleyhine dava açılması halinde davanın mirasçılara yöneltilmesine de olanak yoktur. Zira yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, ölü kişinin taraf ehliyeti bulunmamaktadır. İlk derece mahkemesince davalının davadan önce ölmüş olması nedeniyle taraf ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken değişik gerekçeyle hüküm kurulması doğru olmamıştır." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Yine emsal mahiyetteki ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2022/2037 E., 2023/191 K. Sayılı kararında " Kural olarak ölü kişiye karşı dava açılamaz. Aynı şekilde kural olarak ölü kişi aleyhine dava açılması halinde davanın mirasçılarına yöneltilmesine de olanak yoktur. Zira ölü kişinin taraf ehliyeti bulunmamaktadır. (Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 50. ve 114/1-(d) maddeleri) Ancak HMK'nın 124. maddesinde; “Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın rızası ile mümkündür. Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hakim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hakim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.” şeklinde düzenleme yer almaktadır. Davalının sağ olup olmadığını tespit edememe bir yanılgıya dayanıyor ve bu durum açıkça dürüstlük kuralını ihlal etmiyorsa, daha sonra da kendilerine karşı dava açılması muhtemel olan mirasçılara karşı davaya devam edilmesi mümkün olmalıdır. (Yargıtay HGK'nın 11.09.2013 günlü ve E 2013/14-612, K 2013/1297 sayılı ilamı)" şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Somut olay yönünden yapılan değerlendirmede ise; davacının dava dilekçesinde açıkça davalı ...'ın olay yerinde hayatını kaybettiğini beyan ettiği yine davacı vekili tarafından dosyaya bir sureti sunulan kaza tespit tutanağı içeriğinde de davalı olarak gösterilen ...'ın olay yerinde hayatını kaybettiğinin belirtildiği, bu hali ile davacının dava açarken davalının ölü olduğunu bildiği ve bu durumun bir yanılgıya dayanmadığı, davalının davalı mirasçılarına izafeten davalı gösterilerek de açılmadığı, bizzat davalının adı yazılarak ve mernis adresi olarak belirtildiği, öte yandan davacı vekilinin taraf değişikliği talebinin de bulunmadığı, bu nedenle mirasçıların dahili davalı olarak dosyaya eklenmesinin de mümkün olmadığı kanaatine varılmakla davanın davalı yönünden taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; HÜKÜM: 1-Davacının davasının, davalının taraf ehliyeti yokluğundan usulden REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair tarafların yokluğunda, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 26/10/2026

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1964, K. 2026/920, T. 26.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1964-e-2026-920-k-66866508ee30