İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/2049 E. 2026/905 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2049
- Karar No
- 2026/905
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/2049 Esas KARAR NO : 2026/905
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/09/2026 KARAR TARİHİ : 16/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12/04/2025 tarihinde davalı şirketin maliki, davalı ...'ın ise sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın, müvekkiline ait ve taksicilik faaliyetinde kullanılan ... plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davalı sürücünün %100 oranında tam kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin aracını işletemediğini ve ticari kazanç kaybına uğradığını, uyuşmazlık hakkında zorunlu arabuluculuk sürecine başvurulduğunu ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları ile alacağı arttırım hakları saklı kalmak kaydıyla, haklı davalarının kabulü ile şimdilik 10,00 TL kazanç kaybı bedelinin temerrüt tarihi olan 12/04/2025 gününden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizce davacı yönünden gerçek kişi tacir araştırması yapılmış, gelen yazı cevapları dosya arasına alınmıştır. Dava; 12/04/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı kazanç kaybı bedelinin tahsiline ilişkindir. Bilindiği üzere Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanı ticari davalardır. Ticari davalar ise 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. Maddesinde sayılmıştır. Maddenin 1. Fıkrasında "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri.." ifadesi ile her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren hususlardan doğan davalar nispi ticari davalar olduğu belirtilmiştir. Davanın nispi ticari dava olması için, her iki tarafın tacir olması ve davanın konusunun her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğması gerekmektedir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle mahkemelerce resen gözetilmesi gereken hususlardandır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmakta olup, söz konusu uyuşmazlıklar TTK'nın 4. maddesinde belirtilen mutlak ticari davalar arasında sayılmamıştır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. Tüm bu düzenlemeler ve dosya kapsamı birlikte ele alındığında, somut olayda; mutlak ticari dava olarak kabulü gerektiren bir uyuşmazlık bulunmayıp, bu nedenle ancak her iki tarafın tacir sayılması/ davanın nispi ticari dava niteliğinde olması halinde Ticaret Mahkemelerinin görevli olması söz konusu olabilecektir. Davanın nispi ticari dava olup olmadığı bakımından yapılan incelemede ise; dosyaya celbedilen 30/09/2026 tarihli Kocasinan Vergi Dairesi yazı cevabına göre davacının VUK.177 maddesinde belirtilen sınırların altında kaldığı ve işletme hesabına göre defter tuttuğu, gelen yazı cevaplarına göre davacının gerçek kişi ticari işletme kaydının da bulunmadığı, ...plakalı ticari taksi ile Kocasinan Esnaf Odasına kayıtlı esnaf olarak taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunduğu anlaşılmıştır. Açıklanan hususlar karşısında, davacının tacir olmadığı, tek başına davalı işletenin tacir olmasının da davayı nisbi ticari dava haline getirmeyeceği, uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla Mahkememizin görevsizliğine nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle davanın HMK'nın 114-1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-HMK 20.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nın 20/1 maddesi gereğince, süresi içinde kanun yoluna başvurulmaması halinde kesinleşme tarihinden veya kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddine ilişkin kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE, 4-HMK 331/2 maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece nazara ALINMASINA, Dair verilen karar; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içerisinde, mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başkaca denk bir mahkemeye verilecek dilekçe ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/10/2026
Katip ... E-İMZA
Hakim ... E-İMZA