İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/68 E. 2026/851 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/68
Karar No
2026/851
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/68 Esas KARAR NO : 2026/851

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 26/01/2022 KARAR TARİHİ : 01/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava:Davacı vekili dava dilekçesinde, özetle; davacı ..., 08.04.2019 tarihinde, davalı ... firmasının işleteni olduğu, davalı ... firmasının maliki ve davalı ... Sigorta A.Ş.. ‘ nin ... sigortacısı olduğu ... plakalı otobüste yolcu konumunda bulunduğu sırada, ... plakalı otobüs sürücüsü davalı ...'ın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda tek taraflı olarak sebebiyet verdiği kaza neticesinde ağır derecede yaralandığını ve malul kaldığını, kazanın oluşumunda davalı sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, davacının maddi zararlarının karşılanması için davalı ... sigortacısın yazılı başvuru yapılmasına karşın ödeme yapılmadığını, davalıların zararlardan müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarını belirterek; davacı için fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla, şimdilik (HMK 107) 3.500,00 TL sürekli sakatlık, 1.000 TL geçici iş göremezlik ve 500,00 TL geçici bakıcı giderleri olmak üzere toplam 5.000 TL maddi tazminat ile şimdilik 200.000 TL tedavi giderleri ile 250.000 TL manevi tazminatın (davalı... yönünden 100.000-TL, ... firması yönünden 100.000-TL,... yönünden 50.000-TL olmak üzere toplam 250.000-TL) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (manevi tazminat yönünden sigorta şirketi hariç) davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Dava dilekçesi ve ekleri tüm davalılara tebliğ edilmiştir. Davalı ... ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının maddi tazminat talebinin belirsiz olması sebebiyle açıklanmasını, geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik zararının Adli Tıp Kurumundan alınacak maluliyet raporları ile tespit edilebileceğini, kazaya ilişkin kusur oranlarının tespiti gerektiğini, sigorta şirketi ile SGK tarafından yapılan ödemelerin hesaplanacak tazminattan mahsup edilmesini, davacının otobüste emniyet kemeri takmaması sebebiyle tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasını, manevi tazminat için talep edilen tutarın fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; 09/06/2020 tarihinde ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesi tanzim edildiğini, bu kapsamda da 29/06/2020 tarihinde davacı vekiline ait banka hesabına 326.000 TL tazminat ve fer'ileri ödemesi yapılarak ibraşıldığını, ... sigortacısının yapılan ödeme ile sorumluluğunu yerine getirdiğini, öncelikle kazadaki kusur durumunun tespitinin gerektiğini, hesaplamanın genel şartlarda belirtildiği şekilde yapılması, SGK tarafından yapılan geçici iş göremezlik ödemelerinin sorularak hesaplanacak tazminattan tenzilinin gerektiğini, geçici iş göremezlik, bakıcı giderleri ve tedavi giderlerinin SGK ‘nın sorumluluğunda olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. Davalı ... ... Ltd. Şti. Vekili cevap dilekçesinde, özetle; diğer davalı ... firmasının aracın işleteni olduğunu ve kendilerinin sorumluluğundan söz edilmeyeceğini, dava dışı ... ‘dan ... Sigortası ve dava dışı ... ‘dan aracın ... bulunduğunu, tedavi giderlerinin SGK ‘ nın sorumluluğunda olduğunu, davanın SGK ve diğer sigorta şirketlerine ihbarını talep ettiklerini belirterek, davanın reddini savunmuştur. İhbar olunan ... Sigorta A.Ş. vekili dilekçesinde, özetle; ... plakalı kazaya karışan araç müvekkil şirkete,... tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı...Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, teminat azami limiti 175.000 TL ile sınırlı olduğu, davacı tarafa 03/01/2020 tarihinde 45.500,00 TL ödeme yapılarak sorumluluklarının yerine getirildiğini, dava dilekçesinde Ferdi kaza Sigortası yönünden herhangi bir talep bulunmadığını ve ihbar olunan sıfatı ile aleyhlerine hüküm kurulamayacağını belirtmiştir. İhbar olunan ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, özetle; ... Sigorta A.Ş. ile davacının arabuluculuk tutanağı dosyaya kazandırılması gerektiğini, ... Sigorta A.Ş. arabuluculuk ile ödeme yaptığını, müşterek müteselsil ilkesi gereğince sigortalı ve işleten yönünden ibra alınıp alınmadığının tespitinin gerektiğini, şayet ibra alındı ise tüm sorumluluk ortadan kalkacağını, kaldı ki ... Sigorta A.Ş'nin davacıya ödeme yaptığı görüldüğünü, işbu ödeme tarihindeki veriler üzerinden ... sigorta a.ş.'nin yapmış olduğu ödemenin yeterli olup olmadığının incelenmesi gerektiğini, ihbar olunan sıfatı ile davaya dahil olmaları sebebiyle aleyhlerine hüküm kurulamayacağını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ... poliçe limitleri aşılması halinde verilen ... teminatı azami limiti ile sorumluluklarından söz edilebileceğini, davacının kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olmaması nedeni ile müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. İhbar olunan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'nın cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. Delilerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; Kaza tespit tutanağı, sigorta şirketine yapılan başvuru, ... numaralı arabuluculuk dosyasında düzenlenen son tutanak, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesi ... E. sayılı dosyası,...Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi epikriz raporları, Burtom Biyofiz Tıp Merkezi Raporu, ... Üniversitesi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Genel Adli Muayene Formu, ... Hastanesi Epikriz Raporu, ... Hastanesi Ameliyat Raporu, ... plaka sayılı aracın ruhsat fotokopisi, ... 7.Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı taşıt sözleşmesi, aracın sigorta poliçeleri, hasar dosyası, ifade tutanakları, ATK raporu, ekonomik ve sosyal durum araştırması, kolluk ve savcılık ifadeleri celp edilip, incelenmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi (geçici ve sürekli iş göremezlik, bakıcı ve tedavi gideri) ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemelerin görevi Kanunla düzenlenir. Görev, kamu düzenine ilişkin olduğundan taraflarca her zaman ileri sürülebileceği gibi, hâkim tarafından da yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması zorunludur. Davacı ...'ın, davalılardan ... Ltd. Şti.'nin işleteni olduğu ... plakalı otobüste yolcu olarak seyahat etmekte iken, 08/04/2019 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığı, davalılardan ... ... Ltd. Şti.nin araç maliki, davalı ...'ın otobüs -araç sürücüsü, davalı ... Sigorta A.Ş. trafik sigortacısıdır. Davacı ...'ın davalılardan ..... Ltd. Şti.'nin ... plaka sayılı otobüste taşıma sözleşmesi hükümleri uyarınca biletli yolcu olarak seyahat ettiği ve otobüsün tek taraflı trafik kazası sonucunda kaza yaparak davacının yaralandığı tartışmasızdır. Nitekim, davacı ... 24.06.2019 tarihli kolluk ifadesinde "...08.04.2019 tarihinde ...'den...'ya gitmek üzere ...plakalı otobüsü ile bilet alarak yolculuk yapmakta idik" şeklinde vakıayı açıklamıştır. 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 s. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/k maddesinde tüketici tanımlanmış "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" 3/ı maddesinde ise tüketici işlemi "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık vb. sözleşmeler dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır. 6502 s. TKHK.nın 73/1. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiştir. 6502 s. TKHK.nın, 83/2. maddesinde, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. İşbu davanın açıldığı 26/01/2022 tarihi itibariyle 6502 s. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun yürürlükte olduğu, davacı ...'ın ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, buna göre yukarıda belirtilen 6502 s. TKHK.nın m.3, m.73/1. ve m.83/2. hükümleri uyarınca işbu davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait bulunduğu açıktır. Davanın, davacı yolcunun, davalı sürücü idaresinde bulunan ve davalı işletene ait olan yolcu otobüsünün tek taraflı trafik kazası yapması sonucunda yaralanmasından doğan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olması, taraflar arasındaki ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanması ve davacı ...'ın ise tüketici vasfına sahip olması nedeniyle davacı yolcu ile davalı (... Ltd. Şti.) taşıyan arasındaki temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 s. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalması nedeniyle davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olması ve uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden, mahkememizce görevsizlik kararı verilmiştir. (Yargıtay 17. HD. ...E....K.; Yargıtay 17. HD....E. ...K) Davanın dayanağı olan kazaya yol açan otobüsün işleteni, sürücüsü ile davacı arasında taşıma sözleşmesi olduğu, davacının tüketici konumunda bulunduğu, bu nedenle 6502 s. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsadığı aşikardır. Bu nedenle, davanın, ticaret ve asliye hukuk mahkemesine göre daha özel nitelikteki tüketici mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşecektir. (Yargıtay HGK'nın 14.02.2019 tarih, ...Esas, ...Karar sayılı ilamı). Davacı ...'ın birden fazla davalı aleyhine açmış olduğu davada zorunlu mali mesuliyet sigortacısı yönünden ticaret mahkemesinin görevli olduğu ilk bakışta düşünülebilir ise de 01/07/2012 tarihinden sonra yürürlüğe giren 6502 s. Kanunun m.73 hükmü uyarınca uyuşmazlık başka bir mahkemenin görev alanında kalmış olsa dahi, 6502 s. Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra tüketici sıfatı olanların açacağı davalar yönünden tüketici mahkemesinin daha özel görevli konumunda bulunduğu, bu yönden davacının, aleyhine dava açtıkları davalılar yönünden tüketici mahkemesinin en özel görevli olduğu kabul edilmelidir. Kaldı ki, 6502 s. TKHK.nın m.83/2.de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği özellikle vurgulanmıştır. Nitekim yargısal uygulamada tüketici konumunda dava açanların taşıma sözleşmesine dayanarak davalılar aleyhine açmış olduğu davada da uyuşmazlık ile ilgili 6502 sayılı Yasanın 73/1. maddesi gereğince tüketici mahkemelerinin görevli olduğu yönünde ifade edilmektedir (İstanbul BAM 9. HD.... E., ...K, İstanbul BAM 45. HD....K., ... K., Ankara BAM 26. HD ...E....K., İzmir BAM 20. HD ...E. ...K., Gaziantep BAM 11.HD ...E. ...K., Ankara BAM 26. HD ...E. ...K., İstanbul BAM 8. HD.... E., ... K., Ankara BAM 35. HD....E., ...K. sayılı kararları bkz.) ***Özellikle belirtmek gerekir ki, konuya ilişkin uyuşmazlığın giderilmesi kararı da mevcuttur. YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ 08/07/2025 TARİH ...ESAS ... KARAR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ kararında aynen "...3.Davacının yolcu olarak bulunduğu otobüs/minibüsün trafik kazası yapması sonucu yaralanması nedeniyle davacı yolcu tarafından taşımayı yapan firma ile zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ve diğer zarar sorumlularına karşı açılan bedensel zarara ilişkin tazminat davasında görevli mahkemenin TÜKETİCİ MAHKEMESİ" olduğuna karar vermiştir. Bu çerçevede, davacının yolcu olarak bulunduğu otobüsün tek taraflı trafik kazası neticesinde davacının yaralanması nedeniyle davacı yolcunun, taşımayı yapan otobüs firması ile ... sigortacısı dahil diğer zarar sorumlularına karşı açtığı bedensel zarara ilişkin tazminat davalarının özel nitelikteki Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden 6100 s. HMK.'nın 114/1-c. ve 115/2. maddeleri uyarınca mahkememizin görevsizliği sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere); 1-HMK.'nın 114/1-c. ve 115/2. maddeleri uyarınca mahkememizin görevsizliği sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, Görevli mahkemenin TÜKETİCİ MAHKEMESİ olduğunun tespitine, 2-HMK.nın 20. maddesi uyarınca taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak talep etmesi halinde dava dosyasının görevli İSTANBUL TÜKETİCİ MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere hukuk mahkemeleri tevzi bürosuna gönderilmesine, 3-HMK'nın 20. maddesine göre kararın kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde Mahkememizce resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekillerinin yüzüne karşı, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 01/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/68, K. 2026/851, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-68-e-2026-851-k-fd5b31e6a7cd