İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1555 E. 2026/190 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1555
- Karar No
- 2026/190
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 25. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1555 Esas KARAR NO : 2026/190
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/06/2026 KARAR TARİHİ : 12/10/2026
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılamasında, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı borçlu arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişki kapsamında davalıya iş güvenliği ve inşaat malzemeleri satışı gerçekleştirildiğini, yapılan tüm satış ve hizmetlerin faturalandırılarak tarafların ticari defterlerine kaydedildiğini, davalı borçlunun fatura bedelini ödememesi üzerine şifahen defaatle ödeme talebinde bulunulduğunu, sonuç alınamaması üzerine davalı hakkında ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçluya ... ödeme emri tebliğ edildiğini, davalının bu ödeme emrine kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, dava şartı olan arabuluculuk sürecinde borçlunun ödemeyi kabul etmediğini ve anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, mahkemece yapılacak bilirkişi incelemesi, ticari defter ve cari hesap tetkikleri ile BA-BS formları incelendiğinde davalının borcunun sabit olacağını, davalının itirazının tamamen kötü niyetli ve alacağı sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu belirterek ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptalini, takibin devamını, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından süresi içinde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. Davanın (Kapatılan) ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasına tevzi edildiği, 2026 yılına kadar ilgili mahkemede yargılamanın devam ettiği, HSK'nun ... tarihli ... sayılı yargı çevrelerinin yeniden belirlenmesi ve dosyaların devri kararı uyarınca ... 25. Asliye Ticaret Mahkemesinin faaliyete geçirilmesi ve Kapatılan) ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin derdest dosyalarının ... 25. Asliye Ticaret Mahkemesine devredilmesi nedeniyle dosyanın ... 25. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı sırasına tevzi olduğu anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." uyarınca itirazın iptaline ilişkindir. Dava, davacı şirket ile davalı borçlu arasında davalıya iş güvenliği ve inşaat malzemelerinin satışına ilişkin davacı alacaklının düzenlediği faturaya davalı borçlunun yaptığı itiraz üzerine duran takibin iptali istemine ilişkindir. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiştir. Davacı şirkete ve davalıya ait ticaret sicil kayıtları dosya arasına alındığı, davalının gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunmadığına ilişkin cevap verildiği anlaşılmıştır. ...Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün ... tarihli müzekkere cevabı ile davalı ...'nin işletme hesabına göre defter tuttuğu ve geçici vergi beyannamesi ve eklerinin gönderildiği, vergi beyannameleri üzerinde yapılan incelemede mal alış satış toplamının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177 nci maddesi ve diğer ilgili maddelerinde ve ilgili Bakanlar Kurulu kararında 2026 yılı için belirlenen tutarın altında kaldığı anlaşılmıştır. ... 6. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası UYAP üzerinden dosyaya celp edilemediği anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 ncü maddesi dava şartlarını düzenlemekte olup, maddenin (c) bendinde "Mahkemenin görevli olması" hususu dava şartlarındandır. Dava şartlarının mevcudiyeti kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması zorunludur. Kanunun Birinci Kısım, Birinci Ayırım ve görev başlığı altında Görevin belirlenmesi ve niteliğine ilişkin Birinci Ayırım 1 nci maddesi "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." bu hususu belirtmiş olup, devam eden 2 nci madde Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevine giren dava ve işleri düzenlemiştir. Asliye hukuk mahkemelerinin görevi başlığı altında yer alan 2 ncü maddesinde "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda; dava, taraflar arasında mal alım satımına ilişkin sözleşme hükümleri kapsamında davacının davalı adına düzenlediği faturanın ödenmemesi nedeniyle davalı hakkında başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı hakkında mahkememizce yapılan tacir araştırmasında, davalının gerçek kişi tacir kaydı bulunmadığı, işletme hesabına göre defter tutan 2 sınıf tüccar olduğu, vergi beyannameleri üzerinde yapılan incelemede mal alış satış toplamının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177 nci maddesi ve diğer ilgili maddelerinde ve ilgili Bakanlar Kurulu kararında 2026 yılı için belirlenen tutarın altında kaldığı, bu itibarla yargılama yapma görevi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Ticari davalar, çekişmesiz yargı işleri ve delilleri başlığı altında düzenlenen 4 ncü maddesi "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. (2) (Değişik: 28/2/2018-7101/61 md.) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması ... tarihli ve ... sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri bir milyon Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır. (Ek cümle: 28/3/2023-7445/30 md.) Bu fıkrada belirtilen parasal sınır, 6100 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasına göre artırılır. " düzenlemesine, devam eden Ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler başlığı altında düzenlenen 5 nci maddesi "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. (2) Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir. (3) (Değişik: 26/6/2012-6335/2 md.) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. (4) (Değişik: 26/6/2012-6335/2 md.) Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması, görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi, davaya devam eder." düzenlemesi bulunmakta ise de tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davanın, taraflar arasında imzalanan satış sözleşmesinden kaynaklı alacak olduğu için davanın nispi ticari dava niteliğinde olmasının bir etkisinin bulunmadığı ve davanın mutlak ticari davalardan da olmadığı anlaşılmakla; Yargıtayın yerleşmiş içtihatları ile yukarıda belirtilen emredici düzenlemeler ile sabittir. Bu kapsamda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 12/06/2026 tarihli,...Dosya numaralı, ...Karar numaralı yargı yerinin belirlenmesine ilişkin kararında da" ... Türk Ticaret Kanununun 11/1.maddesinde, "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir.(2)Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir." hükmünü amirdir. Cumhurbaşkanı kararı yayınlanmadığından ötürü halen geçerli olan, Bakanlar Kurulu'nun Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayicinin Ayrımına İlişkin 21/07/2007 tarihli kararı ile esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup dekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve sanatkâr sayılmaları, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. Buna göre, bir kişinin ticaret siciline kaydının olmaması tacir olmadığını, esnaf olduğunu göstermediği gibi işletme hesabına göre defter tutuyor olması da esnaf olduğunu göstermemektedir. Tarafların esnaf sayılabilmesi için iktirasdi faaliyetinin sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayanması ile esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olması gerekmekte ve ayrıca işletme hesabına göre defter tutmakla birlikte bunlardan Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmaması gerekmektedir. GİB ve ticaret odası araştırmasına göre ticaret sicil kaydı olmayan davacının vergi mükellefiyet kaydının " elektrik malzemeleri toptan ticareti" ilgili olduğu görülmektedir. Vergi dairesinden gelen 22.11.2024 tarihli müzekkere cevabında ise, davacının işletme hesabına göre defter tuttuğu ve 2024 yılında yapılan beyannamede 2023 yılı dönem içinde elde edilen hasılat 2.797.570,19 TL olduğu bildirilmiştir. Bu durumda, davacının hasılat tutarı 2023 yılında işletme hesabına göre geçiş için defter tutma haddi olan VUK 177/1 maddede yazılı 4400.000 TL hasılat limitinin üzerinde bir miktar olup ilgili dönemde iktisadi faaliyetinin esnaflık faaliyetini aşar nitelikte olduğu görülmektedir." şeklinde Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasında yargı yeri belirleme kriterinin yukarıda açıklandığı şekilde tespit edildiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye ilişkin oluşan uyuşmazlık davalının tacir olmaması, işletme hesabına göre defter tutmakla birlikte bunlardan Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmaması nedenleriyle Mahkememizin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 114/(1) - c maddesi gereğince görevsiz olması nedeniyle davanın HMK'nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, dosyanın, karar kesinleştiğinde ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 20 nci maddesi gereğince iki haftalık yasal sürede talep edildiği taktirde görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Mahkememizin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 114/(1) - c maddesi gereğince görevsiz olması nedeniyle davanın HMK'nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2-Dosyanın, karar kesinleştiğinde ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 20 nci maddesi gereğince iki haftalık yasal sürede talep edildiği taktirde görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3-Dava esastan sonuçlandırılmadığından dolayı, 6100 sayılı HMK'nun 331/2 maddesi gereğince; harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin, yetkili mahkemede değerlendirilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 20/1 maddesi gereğince; dosyanın gönderilmesi iki haftalık yasal sürede talep edilmediği takdirde, HMK'nun 331/2 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına dair ek karar yazılmasına ve ek kararda davacının yargılama gideri ödemeye mahkum edilmesine, 5-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının davacıya iadesine, 6-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 216/1 maddesi uyarınca taraflardan birinin talebi olmadıkça gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmamasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 345 nci maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer eş değer Mahkemesine verilecek usulüne uygun istinaf dilekçesi ile İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İSTİNAF YASA YOLU açık olmak üzere karar verildi.12/10/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır