İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1634 E. 2026/235 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1634
- Karar No
- 2026/235
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 27. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1634 Esas KARAR NO : 2026/235
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil DAVA TARİHİ : 20/05/2026 KARAR TARİHİ : 12/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında yapılan Gayrimenkul Satış ve İnşaat Yapım Sözleşmesi ile ... İli, ... İlçesi, .. Mah. 2945 ada, 49 Parselde B2 Blok 12.Kat ve 135 konum nolu, 72,72 m2, 1+1 dairenin satımı toplamda 227.100-TL bedelle davalı tarafından gerçekleştirildiği, müvekkilinin tüm ödemesini yaptığını, teslim tarihi üzerinden 9 yıldan fazla bir süre geçtiğini, dava konusu taşınmazın tamamlanarak ve ve takyidatlardan ari bir şekilde tapusunun iptali ile müvekkili adına tesciline ve teslimine karar verilmesini gerektiğini, teslim ve tescil mümkün olmadığı takdirde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 124 ve 125 maddeleri uyarınca müvekkilinin borcun ifa edilmemesinden kaynaklı zararını talep etme ve sözleşmeden dönem hakkı olduğunu, müvekkilinin 9 yıldır daire teslimini beklediğini ancak projenin halen inşaat aşamasında olması ve sürekli teslim için yeni tarihler açıklanması büyük bir haksızlık ve mağduriyete sebep olduğunu, taşınmazın teslimi için öngörülen sürelerin kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenle sözleşmeden dönerek borcun ifa edilmemesinden kaynaklı zararı davalıdan tazminat olarak talep ettiklerini, davalının sözleşme gereğince taşınımazı tamamlayıp müvekkiline teslim etmediği gibi tapusunu da vermediği, ancak müvekkilinden tüm ödemelerini aldığı, bu nedenle ... İli, ... İlçesi, ... Mah. 2945 ada, 49 Parselde B2 Blok 12.Kat ve 135 konum nolu taşınmazın tapu kaydına tedbir konulmasına karar verilmesini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle dava konusu taşınmazın tamamlanmış vaziyette ve takyidatlardan ari bir şekilde tapusunun iptali ile müvekkili adına tesciline ve teslimine karar verilmesini bu mümkün olmadığı takdirde, taşınmazın güncel rayiç değerinin hesaplanarak müvekkilinin sözleşme uyarınca ödeme yaptığı oranda davalıdan tahsili ile müvekkiline iadesine, veya müvekkilin lehine olması halinde yargıtayın yerleşik içtihatlarında belirtiliği üzere zararın tam olarak giderilmesi için ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca güncel alım gücüne kavuşturularak davalıdan tahsili ile müvekkiline iadesine ve yargılama giderlerini karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıların cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. Davacı vekilinin 07/10/2026 tarihinde mahkememize sunduğu beyan dilekçesinde özetle: Davalı şirket hakkında verilen iflas kararının kesin olarak kaldırıldığını, bu nedenle dosyanın görevli Tüketici Mahkemesine gönderilmesini, aksi hâlde görevsizlik kararı verilmesini talep etmiştir. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, tapu iptal ve tescil mümkün olmadığı takdirde bedel iadesi istemine ilişkindir. Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanunun 3. maddesinde ise, ” Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.” düzenlenmiştir. Bir hukuki işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç Başlıklı 1. maddesinde Kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Satıcı; "kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi"; tüketici ise "ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi" ifade etmektedir. Aynı Kanunun 3. maddesinde de "Tüketici işlemi", "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi” ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukukî işlemin olması gerekir. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken, 83/2. maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda her ne kadar davalının iflas ettiğinden bahisle iflas eden şirkete yönelik talebini iflas masasına yöneltmesi talebin kabul edilmemesi halinde kayıt-kabul davası olarak ticaret mahkemesinde dava açması gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiş ise de İstanbul BAM 45. H.D.... Esas ... Karar sayılı ilamı ile davalı şirket hakkında ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas ...Karar sayılı ilamı ile verili iflas kararının 10.06.2026 tarihli karar ile kesin olmak üzere kaldırılmasına karar verildiği diğer hususlar itibariyle elde ki dosya yönünden davacının tacir olmadığı ve huzurdaki davanın ticari dava tanımına uymadığı 6502 sayılı Yasa'nın 3/k maddesi uyarınca somut olayda ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek kişi olan davacının tüketici olarak davalı ile aralarında bir sözleşme ilişkisi ve dolayısıyla "tüketici işlemi" bulunduğu kabulüyle uyuşmazlığa bakmakla görevli mahkemelerin tüketici mahkemeleri olduğundan mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın HMK'nun 114/1-c ve 115/2. Maddesi uyarınca görevsizlik nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Mahkememizin KARŞI GÖREVSİZLİĞİNE, görevli mahkemenin ... 3. Tüketici Mahkemesi olduğuna, Ancak bu konuda ... 3. Tüketici Mahkemesinin görevsizlik kararı verip kesinleştiği ve mahkememiz ile arasında OLUMSUZ GÖREV UYUŞMAZLIĞI doğduğu dikkate alınarak, işbu kararın İstinaf yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde MERCİİ TAYİNİ için dosyanın İstanbul Bölge Adliyesi 'nin ilgili dairesine gönderilmesine, 3-HMK'nun 331/2. Maddesi gereğince "Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edeceği"şeklindeki düzenleme nazara alınarak Yargılama Giderleri Konusunda Bu Aşamada Karar Verilmesine Yer Olmadığına, Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda tensiben karar verildi. 12/10/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır