İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1513 E. 2026/236 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1513
Karar No
2026/236
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 27. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1513 Esas KARAR NO : 2026/236

DAVA : Tapu İptali Ve Tescil DAVA TARİHİ : 10/04/2026 KARAR TARİHİ : 12/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinde özetle: "Öncelikli olarak ... ili, ... İlçesi, ... Mah. 2945 ada, 49 Parselde F2 Biok, 3. Kat ve 069 konum nolu taşınmazın tapu kaydına tedbir konulmasına, dava konusu taşınmazın tamamlanmış vaziyette ve takyidatlardan ari bir şekilde tapusunun iptali ile müvekkil adına tesciline ve tesfimine karar verilmesini bu mümkün olmadığı takdirde, taşınmazın güncel rayiç değerinin hesaplanarak müvekkilin sözleşme uyarınca ödeme yaptığı oranda davalıdan tahsili ile müvekkile iadesine, veya müvekkilin lehine olması halinde yargıtayın yerleşik içtihatlarında belirtiliği üzere zararın tam olarak giderilmesi için ödenen bedelin denkleştiri adalet ilkesi uyarınca güncel alım gücüne kavuşturularak davalıdan tahsili ile müvekkile iadesine, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz." demiş ve talep etmişlerdir. Cevap Dilekçesinde özetle: "Davacı taraf, müvekkili ile davalı şirket müvekkilimiz arasında, 07.11.2015 Tarihli Gayrimenkul Satış ve İnşaat Yapım Sözleşmesi ile ... Ili, ... İlçesi, ... Mahi 2945 ada 49 parsel f2 blok 3. Kat 069 konum numaralı bağımsız bölüm yönünden tapu iptali ve tescil; bunun mümkün olmaması hâlinde bedelin iadesi/uyarlanması mahiyetinde parasal talepler ileri sürmektedir. Mahkemeniz tensip zaptında da görüldüğü üzere, müvekkil şirketin iflas sürecinin bulunması nedeniyle iflas dosyasının aşamasının sorulmasına karar verilmiştir. Davalı şirket vekili olarak, dava dilekçesindeki iddiaları kabul etmiyor; aşağıda arz edeceğimiz usulî itirazlar ile esasa ilişkin cevaplarımız doğrultusunda davanın reddini talep ediyoruz. Savunmamız, yargılamanın doğru usulî zeminde yürütülmesi ve davacının ispat yükü altında bulunduğu hususların belirginleştirilmesi amacıyla, aşağıdaki stratejik sıra ve bütünlük içinde sunulmaktadır. Ayrıca görevi yetki, zamanaşımı ve açıklayacağımız üzere belirsiz alacak davası olarak açılmasındaki hukuki yarar yönünden usuli eksikliklerin mahkemece incelenemesi, neticeten eksik hususların tespiti ile davanın usulden reddini talep ederiz. ... 1. İflas Dairesi’nin ...iflas sayılı dosyasının celbiyle iflasın davaya etkisi tespit edilerek yargılamanın durdurulmasına; taraf teşkili ve husumet dâhil olmak üzere dava şartlarının re’sen incelenmesine; talep sonucunun hukuki nitelendirmesinin netleştirilmesine; davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine; yargılamaya devam edilmesi hâlinde davacının ileri sürdüğü vakıaları ispatla yükümlü olduğu gözetilerek ve ispat yükünü yerine getiremediği anlaşılmakla davanın reddine; yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekâleten arz ve talep ederiz." demiş ve talep etmişlerdir. Davacı vekilinin 16/09/2026 tarihinde mahkememize sunduğu beyan dilekçesinde özetle: Davalı şirket hakkında verilen iflas kararının kesin olarak kaldırıldığını, bu nedenle dosyanın görevli Tüketici Mahkemesine gönderilmesini, aksi hâlde görevsizlik kararı verilmesini talep etmiştir. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, tapu iptal ve tescil mümkün olmadığı takdirde bedel iadesi istemine ilişkindir. Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanunun 3. maddesinde ise, ” Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.” düzenlenmiştir. Bir hukuki işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç Başlıklı 1. maddesinde Kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Satıcı; "kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi"; tüketici ise "ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi" ifade etmektedir. Aynı Kanunun 3. maddesinde de "Tüketici işlemi", "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi” ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukukî işlemin olması gerekir. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken, 83/2. maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda her ne kadar davalının iflas ettiğinden bahisle iflas eden şirkete yönelik talebini iflas masasına yöneltmesi talebin kabul edilmemesi halinde kayıt-kabul davası olarak ticaret mahkemesinde dava açması gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiş ise de İstanbul BAM 45. H.D.... Esas ...Karar sayılı ilamı ile davalı şirket hakkında ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi... Esas ...Karar sayılı ilamı ile verili iflas kararının 10.06.2026 tarihli karar ile kesin olmak üzere kaldırılmasına karar verildiği diğer hususlar itibariyle elde ki dosya yönünden davacının tacir olmadığı ve huzurdaki davanın ticari dava tanımına uymadığı 6502 sayılı Yasa'nın 3/k maddesi uyarınca somut olayda ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek kişi olan davacının tüketici olarak davalı ile aralarında bir sözleşme ilişkisi ve dolayısıyla "tüketici işlemi" bulunduğu kabulüyle uyuşmazlığa bakmakla görevli mahkemelerin tüketici mahkemeleri olduğundan mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın HMK'nun 114/1-c ve 115/2. Maddesi uyarınca görevsizlik nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Mahkememizin KARŞI GÖREVSİZLİĞİNE, görevli mahkemenin ... 9. Tüketici Mahkemesi olduğuna, Ancak bu konuda Bakırköy 9. Tüketici Mahkemesinin görevsizlik kararı verip kesinleştiği ve mahkememiz ile arasında OLUMSUZ GÖREV UYUŞMAZLIĞI doğduğu dikkate alınarak, işbu kararın İstinaf yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde MERCİİ TAYİNİ için dosyanın İstanbul Bölge Adliyesi 'nin ilgili dairesine gönderilmesine, 3-HMK'nun 331/2. Maddesi gereğince "Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edeceği"şeklindeki düzenleme nazara alınarak Yargılama Giderleri Konusunda Bu Aşamada Karar Verilmesine Yer Olmadığına, Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 12/10/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1513, K. 2026/236, T. 12.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1513-e-2026-236-k-767746b6ef88