İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/668 E. 2026/545 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/668
Karar No
2026/545
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/668 Esas KARAR NO : 2026/545

DAVA : Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 27/06/2023 KARAR TARİHİ : 13/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yatırım yapmak amacı ile davalıya ait yatırım amacı taşıyan mobil platform üzerinden hesap oluşturmuş bu hesapta yatırım işlemi yapmak amacı ile 20.12.2022 tarihinde 10.000,00 - TL, 22.12.2022 tarihinde ise 18.700,00 - TL olmak üzere toplam 28.700,00 - TL yi davalının banka hesabına gönderdiğini, gönderilen toplam ücret davalının yatırım amacıyla kullandırttığı "..." adlı telefon uygulamasında o tarihin dolar kuru üzerinden çevrilmiş hali ile 1451 dolar olarak gözüktüğünü, müvekkilinin yatırım danışmanlığı adı altında yetkili olarak öncelikle ... isimli şahısla iletişime geçtiğini, bu şahısın müvekkiline ... adlı uygulamanın linklerini göndererek söz konusu platformu müvekkilin telefonuna yüklemesi için yardım ettiğini, davalının iban bilgileri, yatırım amaçlı paranın gönderileceği hesap bilgileri olarak davalı şirkete ait temsilciler tarafından müvekkile gönderildiğini, daha sonra ise kendisini yine davalıya ait uygulamanın fon yöneticisi olarak tanıtan... isimli şahıs tarafından hem uygulamanın linki hem yatırımcı ilişkileri numarası hem de söz konusu ücretin ...ne yapılması için açıklamalar yaparak müvekkilinin yatırımlarını sorunsuz yapacağına ilişkin taahhütler verdiğini, müvekkilinin davalı için çalıştığı sabit olan ismi yukarıda geçen bu iki şahsın belirttiği doğrultuda işlemlerini yapmış ancak ilerleyen süreçte uygulama üzerinden parasını iade alamadığını, müvekkilinin mevcut paranın iadesi için uygulama üzerinden iade talebi oluşturmasına rağmen her seferinde iade talebi reddedildiğini, iade talebinin reddedildiğine ilişkin uygulama içi görüntüler dilekçemiz ekinde bulunmadığını, belirtilen... adlı uygulama apple store üzerinden kolaylıkla ulaşılabilen bir uygulama olup kısa bir araştırma yapıldığında ise bu uygulama üzerinden dolandırılan bir kişinin de "dolandırıcı" şeklinde yorum yazarak uygulamaya puan verdiği ve dolandırıldığı görüldüğünü, uygulama üzerinden iade işlemi gerçekleştiremeyen ve yatırım yapmaktan vazgeçen müvekkilinin parasının iadesi için davalı şirket ile iletişime geçmiş ve kendilerine göndermiş olduğu tutarın iadesini talep ettiğini, davalı 1.865,00 - TL tutarı müvekkile iade etmiş fakat kalan 26.835,00 - TL nin iadesini müvekkile yapmadığını, müvekkilinin davalı firmaya defalarca başvurmuş telefon yolu ile iletişim kurmuş ve göndermiş olduğu paranın iadesini talep ettiğini, uzunca süreler müvekkili oyalayan davalı bu süre zarfında da kendilerine gönderilen parayı iade etmediğini, bunun üzerine söz konusu bedel ödenmediğinden 27.01.2023 tarihinde davalı aleyhine ... 4. İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılarak borçluya ödeme emri gönderilmediğini, davalı tarafın ise 22.03.2023 tarihli itiraz dilekçesinde icra takibinin 20.03.2023 tarihinde kendisine tebliğ olduğunu, borcun tamamına, faize, faiz oranına, borcun diğer tüm fer'ilerine karşı itiraz ettiğini bildirerek takibi durdurduğunu, ödeme emrinin 20.03.2023 tarihinde davalı-borçluya TK. Md. 35 e göre tebliğ edildiğini, davalı tarafça borca itiraz dilekçesinde herhangi bir gerekçe gösterilmemiş ise de borcun varlığı müvekkili tarafından davalının banka hesabına gönderilen ve dava dilekçe ekinde sunulan 20.12.2022 ve 22.12.2022 tarihli havale ile sabit olduğunu, banka kayıtları incelendiğinde borcun varlığı ispatlanacağını, dava şartının arabuluculuk kapsamında 28.04.2023 tarihinde tarafımızca arabuluculuk yoluna başvurulmuş, ... Arabuluculuk Bürosu ...Dosya Nolu arabuluculuk görüşmelerinde 26.05.2023 tarihinde taraflarca anlaşma sağlanamadığını, borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline, takibin devamına, takip konusu borcun avans faiziyle beraber davalıdan tahsiline, davalının takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı tarafa dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davaya cevap verilmemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, ... 4. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosya UYAP sureti, ticaret sicil kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır. ... 4. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 26.835,00 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşıldı. Dosya mali müşavir, ... işlemleri konusunuda üniversitelerin sermaye piyasası konusunda uzman ve nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 19/05/2026 tarihli raporda; mali açıdan yapılan tespitlere göre; davacının davalıya yaptığı ödemeler toplamının 28.700 TL olduğunun belgelendiği, gönderilerde fatura bedeli açıklamasının bulunduğu, davacının dava dilekçesinde 1.865 TL iade aldığını beyan ettiği, bu durumda kalan tutar 26.865 TL olmakta olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşme sunulmadığı, davalının herhangi bir belge vermediği, davacının gönderdiği bedelle USD/GBP parite işlemi yapıldığı anlaşılmakla beraber ne kadarlık işlem yapıldığı ne tutarda açık pozisyon taşındığının bilinmediği, bu nedenle mali açıdan başkaca bir tespit yapılmasının mümkün olmadığı, Mahkemenin takdiri davacıya bu bedelin iadesi yönünde olması halinde davacıya takip tarihinde iade edilmesi gereken tutarın 26.865 TL olduğu, bu bedele takip tarihinden tahsil tarihine kadar adi kanuni faiz üzerinden hesaplanacak faizin talep edilebileceği, delillerin değerlendirilmesi ve nihai takdiri ile hukuki tavsif 6100 sayılı HMK’nın 266/c.2 hükmü gereği tamamen Sayın Mahkemeye ait olduğu, tarafların icra inkâr ve diğer tüm taleplerinin değerlendirilmesinin Mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir. Dava; davacının yatırım amaçlı ... işlemleri için gönderilen paranın davalı tarafından iade edilmediği gerekçesi ile başlatılan takibe vaki itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın davalının yatırım amacıyla kullandırttığı "..." adlı telefon uygulamasını kullanan davacının yönlendirildiği şekilde işlemleri yapmasına rağmen uygulamaya yatırmış olduğu paranın tarafına iadesinin tahsili amacıyla açılan itirazın iptali olduğu anlaşılmıştır. Somut olayda, davacının yatırım yapmak amacı ile davalıya ait yatırım amacı taşıyan mobil platform üzerinden hesap oluşturarak bu hesapta yatırım işlemi yapmak amacı ile 20.12.2022 tarihinde 10.000 TL, 22.12.2022 tarihinde ise 18.700 TL olmak üzere toplam 28.700,00 TL yi davalının banka hesabına gönderdiği, gönderilen toplam ücretin davalının yatırım amacıyla kullandırttığı "Future ..." adlı telefon uygulamasında işlem yaptığı, ancak ilerleyen süreçte uygulama üzerinden parasını iade alamadığı, davacının mevcut paranın iadesi için uygulama üzerinden iade talebi oluşturmasına rağmen iade talebi reddedildiği, davalının 1.865,00 TL tutarı davacıya iade ettiği fakat kalan 26.835 TL nin iadesinin davacıya yapılmadığı, bunun üzerine başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. ... 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 26.835,00 TL üzerinden takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 20/03/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalının süresi içerisinde takibe itiraz ettiği, takibin durdurulduğu, davacının süresi içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. Borcun kaynaklarından biri olarak öngörülen sebepsiz zenginleşme, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 61 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Benzer hükümler 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 77 ve devamı maddelerinde de yer almaktadır. BK’nın 61. maddesi; “Haklı bir sebep olmaksızın aharın zararına mal iktisabeden kimse, onu iadeye mecburdur. Hususiyle muteber olmayan veya tahakkuk etmemiş bulunan bir sebebe yahut vücudu nihayet bulmuş olan bir sebebe müsteniden ahzolunan şeyin, iadesi lazımdır” hükmünü haizdir. Haklı bir neden olmaksızın başkasının mal varlığından ya da emeğinden zenginleşen kimse bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür (TBK 77). Bu yükümlülük özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan ya da gerçekleşmemiş veya sona ermiş bir nedene dayanması durumunda doğmuş olur. Zamanaşımına uğramış bir borcun ifasından veya ahlakî bir ödevin yerine getirilmiş olmasından kaynaklanan zenginleşmeler geri istenemez. Hukuka ya da ahlaka aykırı bir sonucun gerçekleşmesi amacıyla verilen şey geri istenemez (Türk Hukuk Lûgatı, s. 962). Buna göre borcun kaynağı olarak öngörülen sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun neden- sellik (illiyet) bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli haklı bir sebebe dayalı olmaması gerekmektedir. Sebepsiz zenginleşmeden bahsedilebilmesi için diğer şartların yanında en önemlisi zenginleşenin mal varlığında meydana gelen artışın haklı bir sebebe dayanmamasıdır. Zira zenginleşmeyi doğuran sebep, kazandırma veya zenginleşenin müdahalesi ya da umulmayan bir olay olabilir. Nitekim BK’nın 61. maddesinde özellikle “haklı bir sebep olmaksızın” ifadesine yer verilmiş ve haklı olmayan sebep teşkil edecek hususlar örnek olarak sayılmıştır. Bu durumda kazandırmaya (edime) dayanan sebepsiz zenginleşme; “geçerli olmayan sebebe” veya “gerçekleşmemiş sebebe” veyahut “sona ermiş sebebe” dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme hâlinde zenginleşen ve fakirleşen arasında kanun gereği bir borç ilişkisi doğmakta olup, bu borcun konusu mal varlığında meydana gelen fazlalığın geri verilmesidir. Sebepsiz zenginleşmede sadece mal varlığındaki eksilmenin giderilmesinin talep edilmesi söz konusudur. Görüldüğü gibi, sebepsiz zenginleşme, ikincil (talî) niteliktedir ve mal varlığındaki azalmanın başka aslî nitelikteki davalarla önlenmesi mümkün ise, sebepsiz zenginleşme davası gündeme gelemez. Başka bir anlatımla aynı olayda, aynî haktan (istihkak davası), zilyetlikten, sözleşmeden, sözleşme benzeri hukukî ilişkiden veya haksız fiilden kaynaklanan bir talebin ileri sürülmesi mümkün ise, sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulama alanı bulamayacaktır. Nitekim aynı ilkelere Hukuk Genel Kurulu'nun 09.12.2021 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında da değinilmiştir. Mahkememizce yaptırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ile, davacının ... adlı uygulamadan işlem yaptığı, bu uygulamanın artık çalışmadığından uygulamada mobil şekilde bulunan sözleşme ve detaylarına erişim bulunmadığından sözleşmeyi sunamadıklarının belirtildiği, davacının davalıya gönderdiği paralara ilişkin dekontlar incelendiğinde 20/12/2022 tarihli, 10.000,00 TL tutarlı ve 22/12/2022 tarihli 18.700,00 TL tutarlı, fatura bedeli açıklaması ile ödemelerin yapıldığı, tarihi belli olmayan WhatsApp görüşmelerinden GBP/ISD buy (alış) yapıldığının anlaşıldığı, (Yazışmada GBP/USD sell (satış) yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. Müşteri temsilcisi GBP/USD satışı kapatın yazmıştır.), davacının ne işlem yaptığı, hangi kurdan veya pariteden işlem yaptığı, ne kadar açık pozisyon taşıdığının tespiti mümkün olmamakla birlikte davacının para yatırdığı tarihler ile 30.12.2022 tarihindeki döviz kuru ile GBP/USD paritelerinin; Şeklinde olduğu, mali açıdan yapılan tespitlere göre; davacının davalıya yaptığı ödemeler toplamının 28.700 TL olduğunun belgelendiği, gönderilerde fatura bedeli açıklamasının bulunduğu, davacının dava dilekçesinde 1.865 TL iade aldığını beyan ettiği, bu durumda kalan tutar 26.865 TL olmakta olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşme sunulmadığı, davalının herhangi bir belge vermediği, davacının gönderdiği bedelle USD/GBP parite işlemi yapıldığı anlaşılmakla beraber ne kadarlık işlem yapıldığı ne tutarda açık pozisyon taşındığının bilinmediği, bu nedenle mali açıdan başkaca bir tespit yapılmasının mümkün olmadığı anlaşılmış olup, tüm dosya kapsamı itibari ile yapılan incelemede, davacının yatırım amaçlı ... işlemleri için gönderilen paranın davalı tarafından iade edilmediği, davalının herhangi bir belge vermediği, uygulama üzerinden iade işlemi gerçekleştirmeyen ve yatırım yapmaktan vazgeçen davacının parasının iadesi için davalı şirket ile iletişime geçtiği, kendilerine göndermiş olduğu tutarın iadesini talep ettiği, davalının 1.865,-TL tutarı iade ettiği fakat kalan 26.835,-TL'nin iadesini yapmadığı söz konusu bedel ödenmediğinden davalı tarafın sebepsiz zenginleştiği kanaatine varılarak davacıya takip tarihinde iade edilmesi gereken tutarın 26.865 TL olduğu, bu bedele takip tarihinden tahsil tarihine kadar adi kanuni faiz üzerinden hesaplanacak faizin talep edilebileceği tespit edilmiş olup, Mahkememizce davanın kabulü ile, davalının ... 4.İcra Dairesinin ...Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile; takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, davalının ... 4.İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile; takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına, 2-Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.833,10 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 458,27 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.374,83 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 26.835,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 458,27 TL peşin/nisbi harcı, 4.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 2.249,75 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.708,02 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine adına gelir kaydına, 7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, davacı vekili vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 13/07/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/668, K. 2026/545, T. 13.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-668-e-2026-545-k-0cd3710c7d12