İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/269 E. 2026/548 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/269
- Karar No
- 2026/548
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/269 Esas KARAR NO : 2026/548
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 16/04/2025 KARAR TARİHİ : 13/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı adına kayıtlı ... plakalı minibnüs ... model ... marka ticari araca sürücü ... yönetimindeyken 23.10.2024 günü saat 23:00 sıralarında sürücü ... yönetimindeki ... plakalı 2011 model ... marka aracın çarptığını, davalı sigorta şirketinde hasar dosyası açıldığını, davalının %100 kusurlu bulunduğunu, davalı şirketin 08.01.2025 tarihinde aracın hasrının ödenmeyeceğini bildirdiğini, davacının aracını kendisinin tamir ettirdiğini ve 84.000,00 TL parça ve 81.450,00 TL işçlik bedeli ödediğini, ayrıca 30.000,00 TL araç kirası ödediğini, belirsiz alacak davası açmak zorunda kaldıklarını belirtmiş ve toplam 161.450,00 TL hasar ile 1.000,00 TL değer kaybı ile 30.000,00 TL araç kiralama bedeli olmak üzere şimdilik 196.450,00 TL'nin davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ISLAH: Davacı vekili 13/05/2026 tarihli ıslah dilekçesi ile; davadaki alacak miktarları 196.450,00 TL iken 78.000,00 TL artırılarak toplam 274.450,00 TL alacak taleplerinin yasada öngörülen faiz miktarlarıyla hüküm altına alınmasını, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; diğer davalıya ait ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde düzenlenen ... no.lu ... sigortasının olduğunu ancak poliçe vadesinin dava konusu talepleri kapsamadığını, bu nedenle davalı şirketin pasif husumet ehliyetinin olmadığını, aracın 23.10.2024 tarihinde 22:40'ta kazaya karıştığını, ancak poliçenin aynı gün saat 22.42'de düzenlendiğini, bu nedenle kaza tarihini kapsamadığını, poliçede başlangıç bitiş tarihlerinin yazılı olması durumunda belirtilen saatte başlayacağını ve biteceğini, yazılı olmaması halinde saat 12:00'de başlayıp biteceğini, nitekim dava konusu poliçede açıkça belirtildiği üzere poliçenin vadesinin saat 12.00'de başlayacağını, poliçenin kazayı kapsamadığını, davacının belirsiz alacak davası açmasında yararının olmadığını, kaza ile hasarın uyumu bakımından teknik inceleme yapılmasını istediklerini, kusur yönünden Adli trafik kurumundan rapor alınmasını istediklerini, davacının taleplerinin fahiş olduğunu, değer kaybı hesaplaması için aracın eski hasarlarının ve Km seviyesinin dikkate alınması gerektiğini, fatura ibraz edilmediği ve araç onarımının yapılıp yapılmayacağı veya KDV ödenip ödenmeyeceği belirsiz olduğundan KDV hariç hesaplama yapılması gerektiğini, değer kaybı yönünden ekspertiz raporu düzenletildiğini ancak kazanın teminat dışı olması nedeniyle taleplerin reddedildiğini belirtmiş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, Eksper Raporu Bilgisi, Kaza Tespit Tutanağı Bilgisi ve Hasar Bilgisi dosyamız içerisine alınmıştır. Dosya kusur ve hasar konusunda uzman ve bir sigortacı bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 11/03/2026 tarihli raporda; dava konusu olayda davalı sürücü ...'in %100 oranında asli kusurlu olduğu, davacının talep edebileceği hasar miktarının 165.450,00 TL olduğu, davacının talep edebileceği değer kaybının 75.000,00 TL olduğu, davacının talep edebileceği araç mahrumiyet zararının 14.000,00 TL olduğu, dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın, davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde düzenlenen ... Sigortası poliçesi kapsamında sigortalı olduğu, poliçe özel şartlarında teminat başlangıcının poliçenin tanzim edildiği tarih ve saat itibariyle başlayacağının düzenlendiği, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtlarında poliçenin 23.10.2024 tarihinde saat 22:42’de tanzim edildiğinin görüldüğü, trafik kazasının ise aynı gün saat 23:00 sıralarında meydana geldiğinin dosya kapsamından anlaşıldığı, buna göre; kazanın poliçenin tanzim edildiği saatten sonra meydana gelmiş olduğunun kabulü halinde, dava konusu olayın poliçe teminat süresi içerisinde gerçekleştiği ve bu nedenle davalı sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş.’nin işletenin hukuki sorumluluğu ölçüsünde ve poliçe teminat limitleri dahilinde meydana gelen zarardan sorumlu olacağı, kazanın poliçenin tanzim edildiği saatten önce meydana geldiğinin kabulü halinde ise, olayın sigorta teminatı başlamadan gerçekleşmiş olacağı ve bu durumda davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesi kapsamında sorumluluğunun bulunmayacağı belirtilmiştir. Dava; Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ... sigorta poliçesi ile sigortalısı ... plaka sayılı aracın davacıya ait ... plaka sayılı araçla 23.10.2024 tarihinde karıştığı maddi hasarlı trafik kazası sonucunda araçta meydana gelen hasar kaybı bedeli- değer kaybı ile mahrum kalınan süre için kazanç kaybı bedelinin tahsili ile (haksız fiilden kaynaklanan) alacak davasıdır. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Öncelikle davalı tarafça süresi dahilinde yapılan zamanaşımı definin kaza tarihi, zararın öğrenilme tarihi, ödeme tarihleri, davacı tarafça zararın tahsili için arabuluculuk başvuru tarihi ile dava tarihi tarihi arasındaki süreyle KTK 109 md., TBK 154-156. Maddesi hükmü dikkate alınarak tazmin talebinin süresinde yapıldığının tespitiyle zamanaşımı yönünden davalının itirazının reddine, Davada alacak miktarının (kusur oranı tespiti, hasar tespiti, oranım süresi vs) bilirkişi incelemesini gerektirdiği, bu nedenle belirsiz alacak davası açılmasına engel bir durum olmadığı anlaşılmakla bu yöndeki itirazlarının reddine, HMK 16. maddesinde haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemelerinin de yetkili olduğu belirtilmiş olup, yine zarar görenin (davacı) yerleşim yeri itibariyle Mahkememiz yargı alanı içerisinde bulunduğu anlaşılmakla yetki itirazının reddine karar verilmiştir. 6098 sayılı TBK‘nın 49 uncu maddesinin birinci fıkrası;“Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” hükmünü amir olup, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder”, şeklinde ifade edilmiştir. Konu ile ilgili olarak, Yargıtay 4.HD'nin ...7 E- ... -K sayılı kararında; "Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, meydana gelen kazada davacıya ait aracın hasarlandığını, aracın onarım süresince aracından mahrum kaldığını açıklayıp diğer taleplerinin yanında araç mahrumiyet bedelinin de tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50'nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı tarafından araç kiraladığına dair belge veya ödeme belgeleri sunulmasa da hakim zararı belirleyebilir. Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davacının bu talebini objektif kriter ve delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklinde karar vermiştir. Somut olayda Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre 23.10.2024 günü saat 23:00 sıralarında... ilçesi Otogar Bağlantı yolunda sürücü ...yönetimindeki ... plakalı ... tipi aracıyla tali yoldan anayola çıktığı sırada aracını kaydırarak anayolda düz seyreden sürücü ...yönetimindeki ... plakalı ... marka 2013 model kamyonete sağ arka çamurluk ve kapı kısımlarından çarpmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile; dava konusu olayda davalı sürücü ..., yönetimindeki ... plakalı aracıyla ile tali yoldan anayola doğru çıkış yaptığı sırada anayoldaki araç trafiğini kontrol etmesi ve anayolda seyreden davacı sürücü yönetimindeki araca ilk geçiş hakkını vermesi, bu aracın emniyetle geçişinden sonra kavşağa girmesi gerekirken bu kurallara uymadığından ve kavşaklarda geçiş önceliği kuralını ihlal ederek bu araca çarptığından yaptığından olayda %100 oranında asli kusurlu olduğu, davacıya ait ... plakalı aracın sürücüsü ....ise aracıyla yerleşim yeri içinde anayolda kendi şeridinde normal süratle seyrederken sağındaki tali yoldan dikkatsizce ve kayarak gelip aracına sağ yandan çarpan davalı sürücüye karşı kazayı önlemek bakımından alabileceği bir tedbir olmadığından olayda kusursuz bulunduğu, dosyada bulunan ve ...Ltd. Şti. Tarafından düzenlenen Oto Mecburi Mali Mesuliyet Ekspertiz Raporunda davacıya ait ... plakalı ... marka ... tipi 2013 model olup 273.740 Km'deki aracın kazadan önceki 2. El değerinin 700.000,00 TL olduğu, araçtaki hasar miktarının parça ve işçilikler toplamı olarak 280.996,14 TL olduğu, davacı tarafından dava dilekçesinde aracın tamirinin dosyaya sunulan iki fatura toplamı olarak 165.450,00 TL'ye tamir ettirildiği, dolayısıyla araçtaki gerçek hasar miktarı 165.450,00 TL olduğu, dava konusu ... plakalı ... marka ... tipi 2013 model olup 273.740 Km'de olup kazadan önceki 2. El değerinin 700.000,00 TL olan aaçta yapılan ve değer kaybına etki etmesi muhtemel işlemlerin: değiştirilen parçalar: sağ ön çamurluk, motor kaputu, Düzeltilen parçalar: yok olduğu hasar miktarının KDV dahil 165.450,00 TL olduğunun tespit edildiği, dosyada araca ait TRAMER kaydının bulunmadığı, Yargıtay yerleşik kararlarında, araçlardaki değer kayıplarının aracın kazadan önceki hasarsız 2. El rayiç satış değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. El rayiç satış değeri arasındaki fark kriterine göre yapılması gerektiği, araçta yapılan onarım işleminin, orijinal yedek parçalarla ve anlaşmalı serviste yapıldığı tespit edildiği, dava konusu aracın kazadan sonra onarılmış haldeki değerinin 625.000,00 TL olduğu ve araçta dava konusu kaza nedeniyle toplam 75.000,00 TL değer kaybı oluşacağı tespit ve takdir edildiği, aynı marka ve model bir aracın güncel kira bedeli 3.500,00 TL olup kaza tarihi itibariyle günlük kira bedeli ise, yapılan piyasa araştırmasına göre ortalama 2.400,00 TL olduğu, dolayısıyla 7 günlük araç kiralama bedeli KDV dahil brüt 16.800,00 TL olduğu, 7 günlük araç kiralama boyunca davacının kendi aracını kullanmaması nedeniyle sağlayacağı amortisman, sabit giderler, temizlik, yakıt vb. tasarrufları toplamı olarak takdiren 2.800,00 TL'nin araç kiralama bedelinden düşülmesi gerektiği, buna göre davacının gerçek araç mahrumiyet zararı 14.000,00 TL olduğu, poliçe metninde teminat başlangıcının poliçenin tanzim edildiği tarih ve saat olduğu düzenlendiğinden ve SBM kayıtlarına göre poliçenin 23.10.2024 günü saat 22:42’de düzenlendiği, kazanın ise aynı gün saat 23:00 sıralarında meydana geldiği dikkate alındığında, kazanın poliçe teminat başlangıcından sonra gerçekleştiği anlaşıldığı, bu durumda dava konusu trafik kazasının poliçe teminat süresi içerisinde meydana geldiği kabul edilmekte olup, davalı sigorta şirketi Sompo Sigorta A.Ş.’nin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereğince, işletenin hukuki sorumluluğu ölçüsünde ve poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere meydana gelen zararlardan sorumlu olacağı tespit edilmiş olup olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun bilirkişi raporundaki değerlendirmelere Mahkememizce de itibar edilmekle neticeten Mahkememizce de davanın kısmen kabulü ile hasar kaybı ve değer kaybı alacağı yönünden; 23.10.2024 günlü kaza olayı nedeniyle davacı adına kayıtlı ... plakalı araç için davalı tarafa sigortalı ... plaka sayılı aracın kusuru (% 100) oranında hesaplanan 165.450,00-TL (KDV dahil) hasar bedeli ve 75.000,00-TL değer kaybı olmak üzere toplam 240.450,00-TL alacağının sigorta yönünden temerrüt tarihi 10.01.2025 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden haksız fiil tarihi olan 23.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (sigortanın Poliçe limiti 400.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere), Mahrum kalınan araç kiralama bedeli olarak 14.000,00-TL maddi zararın haksız fiil tarihi olan 23.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalılar ... ve ...' dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, 1-a) Hasar kaybı ve değer Kaybı alacağı yönünden; 23.10.2024 günlü kaza olayı nedeniyle davacı adına kayıtlı ... plakalı araç için davalı tarafa sigortalı ... plaka sayılı aracın kusuru (% 100) oranında hesaplanan 165.450,00-TL (KDV dahil) hasar bedeli ve 75.000,00-TL değer kaybı olmak üzere toplam 240.450,00-TL alacağının sigorta yönünden temerrüt tarihi 10.01.2025 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden haksız fiil tarihi olan 23.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (sigortanın Poliçe limiti 400.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere), 1-b) Mahrum kalınan araç kiralama bedeli olarak 14.000,00-TL maddi zararın haksız fiil tarihi olan 23.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalılar ... ve ...' dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 17.381,48 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 4.687,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.693,60 TL harcın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken müteselsilen alınarak kendisini vekil ile temsil eden davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 3.354,88 TL peşin/nisbi harcı, 1.333,00 TL ıslah harcı, 9.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 2.770,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 16.457,88 TL yargılama giderinin kabul red oranı (%92,71) dikkate alınarak; 15.258,54 TL nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, 7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin 4.264,66 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 335,34 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine adına gelir kaydına, 8-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, davacı vekili ile davalı asillerin, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 13/07/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır