İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/2275 E. 2026/97 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/2275
Karar No
2026/97
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 23. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/2275 KARAR NO : 2026/97

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/07/2026 KARAR TARİHİ : 18/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirketin maliki olduğu ... plakalı araç ile davalı şirkete ait davalı şahsın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın 09.03.2024 tarihinde çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkiline ait araçta oluşan hasar onarım bedelinin tahsili talebiyle ... plaka sayılı aracın zorunlu mali mesuliyet poliçesini tanzim eden ... Sigortaya karşı sigorta tahkim komisyonu nezdinde başvurular yapılmış olduğunu, başvuru sonrası poliçe limiti dahilinde ödeme yapılmış olup bakiye limit üstü hasar bedeli yönünden davalıların sorumluluğunun bulunduğunu beyan ederek belirsiz alacak davası niteliğindeki işbu davada, alacağın belirgin hale gelmesini müteakip artırım hakları saklı kalmak kaydıyla, kaza sebebiyle oluşan hasar onarım alacaklarının şimdilik 100,00-TLsinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümlerini düzenleyen 72. maddesi “Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve herhâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.” hükmü gereği, zarar gören zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde tazminat isteminde bulunmazsa hakkının zaman aşımına uğrayacağını, dava konusu olayın 09/03/2024 tarihinde gerçekleşmiş olup dava tarihi olan 24/07/2026 tarihinde söz konusu fiile ilişkin zamanaşımı süresi dolmuş olduğundan davanın usulden reddini talep ettiklerini, ayrıca davacı tarafın, müvekkili aleyhine ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesi...Esas sayılı dosyası ile değer kaybına ilişkin tazminat davası açmış olduğunu, bu dosya ile mahkememiz dosyası arasında bağlantı bulunması sebebiyle HMK'nın 166. maddesi gereğince her iki davanın birleştirilmesini, kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemece davanın kabulüne karar verilecek olunur ise dava dışı sigorta şirketinin davacı tarafa yapmış olduğu hasar onarım bedeli ödemesinin ve diğer ödemelerin müvekkili aleyhine hükmedilecek olan bedelden mahsup edilmesini, dava dışı sigortacı HDI Sigortaya davanın ihbarının yapılmasını, davacının haksız davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı onarım bedelinin tazmini istemine ilişkindir. Davanın; zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığı hususunda yanlar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. HMK'nın 319.maddesine göre savunmanın değiştirilmesi yasağı cevap dilekçesinin verilmesiyle başlayacağından, zamanaşımı defi cevap dilekçesi ile ileri sürülmelidir. Davalılar vekili süresinde sunduğu cevap dilekçesinde; davacı taraf talebinin zaman aşımına uğradığını belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. 2918 sayılı KTK'nın 109.maddesinde haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde geçerli olacağı belirtilmiştir. Bununla birlikte, KTK'nın 109/3.maddesinde, sigortacıya karşı kesilen zamanaşımının tazminat sorumlusu hakkında da kesileceği belirtilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 153. maddesinde zamanaşımının durması, 154. maddesinde ise zamanaşımının kesilmesi düzenlenmiştir. Zamanaşımının durması demek, o ana kadar işlemiş olan zamanaşımı süresinin işlediği noktada durması, buna yol açan sebebin ortadan kalktığı andan itibaren kaldığı yerden işlemeye devam etmesi demektir. Zamanaşımının kesilmesi ise, borçlunun veya alacaklının ya da hakimin belli fiillerinin sonucu olarak işlemiş bulunan zamanaşımı süresinin yanması ve kesilmeye neden olan olaydan itibaren yeni bir zamanaşımı süresinin işlemeye başlamasıdır. Zamanaşımının kesilmesi için, zamanaşımının işlemekte olması gerekir. Zamanaşımı süresi dolmuşsa, zamanaşımının kesilmesi söz konusu olmaz. Zamanaşımını kesen sebepler TBK'nın 154.maddesinde gösterilmiştir. TBK'nın 154.maddesinde “Zamanaşımının Kesilmesi” başlığında; “Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir; 1. Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse. 2. Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa” şeklinde düzenleme mevcuttur. İlgili maddeye göre zamanaşımı: borçlunun bir fiili ile, alacaklının bir fiili ile, yargılama ve takibe ilişkin bir işlemle veya yargıcın emir ve hükmüyle kesilebilir. Alacaklının fiilleri ise dava açması, defî dava zımnında mahkemeye müracaat etmesi, hakeme başvurması, icra takibine başvurması veya iflas masasına başvurması şeklinde gerçekleşmektedir. Alacaklının bir mahkemede alacağıyla ilgili dava açması zamanaşımının kesilmesi için yeterli olup, davanın niteliği önem arzetmemektedir. Ayrıca dava açıldıktan sonra hakimin duruşma esnasında veya dosyada yaptığı her işlem ve hüküm ile tarafların her işlem ve eylemi sonunda zamanaşımı yeniden kesilir, süre tekrar işlemeye başlar. Dosyadaki belgelere göre; davaya konu trafik kazasının 09/03/2024 tarihinde meydana geldiği, 08/06/2026 tarihinde taraflar arasında başlayan zorunlu arabuluculuk görüşmesinin 02/07/2026 son oturum tarihi ile sonlandığı, davacının 24/07/2026 tarihinde iş bu davayı açtığı, dosya içeriğine göre zamanaşımını kesen ve durduran nedenlerin bulunmadığı anlaşılmakla KTK 109 maddesi uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresinin 09/03/2026 tarihinde dolduğu anlaşıldığından, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın zamanaşımından REDDİNE, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 732,00 TL harç dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar yapılan yargılamada kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT göre hesaplanan 100,00-TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, 5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 6.400,00-TL arabuluculuk ücretinin DAVACI taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde resen yatıran tarafa iadesine, Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ve davalılar vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.18/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/2275, K. 2026/97, T. 18.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-2275-e-2026-97-k-c379659d5ecf