İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1976 E. 2026/42 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1976
Karar No
2026/42
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 26. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1976 Esas KARAR NO : 2026/42

DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 08/09/2026 KARAR TARİHİ : 10/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... plakalı aracın davalı ... şirketi nezdinde 29.05.2025 başlangıç tarihli ve ... poliçe numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile güvence altına alındığını, söz konusu aracın 03.03.2026 tarihinde yanarak tamamen kullanılamaz hale geldiğini, .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyasında yapılan incelemeler neticesinde müvekkile hiçbir kusur atfedilmediğinin ve yangının meydana gelmesinde müvekkilin herhangi bir kasıt veya ağır kusurunun bulunmadığının kesin olarak sabitlendiğini, buna rağmen davalı ... şirketinin hasar bedelini ödemekten kaçındığını, .... Noterliği’nin 08.07.2026 tarihli ve 6216 yevmiye numaralı ihtarnamesine rağmen ödeme yapılmayarak temerrüde düşüldüğünü, davalı şirketin haksız ret kararlarıyla süreci sürüncemede bıraktığını ve dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, İstanbul Arabuluculuk Bürosu’nun 2026/... büro ve 2026/... arabuluculuk numaralı dosyasında uzlaşma sağlanamadığını, aracın riziko tarihindeki gerçek rayiç bedelinin belirlenmesi amacıyla HMK m. 107 uyarınca belirsiz alacak davası açıldığını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL tutarındaki maddi tazminatın riziko tarihi olan 03.03.2026 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, enflasyonist değer kaybından doğan munzam zarar talep etme hakkının saklı tutulmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında tazminat istemine ilişkindir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. Maddesinde "Bu kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar" hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. Maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz malları ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Sağlayıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Tüketici işlemi; Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder şeklinde açıklanmıştır. 6502 sayılı yasanın 73/1 maddesi ise "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklarla ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.'' hükmünü ihtiva eder. Genel açıklamalar karşısında somut dava bakımından; dava konusu ... plakalı aracın hususi otomobil olduğu, aracın ticari nitelikte bulunmaması, dosya kapsamından davacının tacir olduğu ile aracı ticari ve mesleki amaçla aldığına ve bu amaçla kullandığına ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, bu sebeplerle olayda davacı tüketici olup taraflar arasındaki ilişki ise tüketici işlemi olduğu anlaşılmakla uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp karara bağlanması gerekmektedir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE, 2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tefhim/tebliği ile İHTARINA, 4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle dosya üzerinden karar verildi.10/09/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1976, K. 2026/42, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1976-e-2026-42-k-7cd7f8725631