İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/962 E. 2026/185 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/962
Karar No
2026/185
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 27. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/962 Esas KARAR NO : 2026/185

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 27/04/2026 KARAR TARİHİ : 02/10/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı sigorta şirketi nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesiyle sigortalanan davalıya ait ... plaka sayılı aracın sürücüsünün 02.05.2024 tarihinde ...Otoyolu üzerindeki bariyerlere çarparak hasara neden olduğunu ve kaza akabinde olay yerinden firar ettiğini, meydana gelen hasar sebebiyle davacı şirket tarafından dava dışı ...Anadolu Otoyol İşletmesi AŞ’ye poliçe teminat limiti kapsamında 02.07.2024 tarihinde 91.734,00 TL hasar tazminatının ödendiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4 maddesinin (f) bendi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 81. maddesi, Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 152. maddesi ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin 2024/11202 Esas, 2025/2473 Karar sayılı ilamı gereğince sürücünün kaza yerini zorunlu bir neden olmaksızın terk etmesinin salt maddi hasarlı kazalarda da sigortalıya rücu sebebi teşkil ettiğini, bu kapsamda ödenen bedelin tahsili amacıyla davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden 91.734,00 TL asıl alacak ve işlemiş fer’ileriyle birlikte toplam 105.780,61 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve mesnetsiz olarak borca ve takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk müzakerelerinde de tarafların anlaşamadığını ileri sürerek ve zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi, hasar tespit tutanağı, sürücü beyanı, ödeme dekontu, rücu mektubu, kamera görüntüleri, arabuluculuk son tutanağı, icra dosyası ve bilirkişi incelemesi delillerine dayanarak davalının icra takibine vaki haksız itirazının iptali ile takibin devamına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davalı davaya cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Uyuşmazlık, kazada maddi zarar gören 3. kişiye trafik sigortası kapsamında (ZMMS) ödenen bedelin sigortalıdan rücuen tazmini amacıyla başlatılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı adına kayıtlı...plaka sayılı aracın ticari araç olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile sigortalandığı dosyada mevcut sigorta poliçesi suretinden anlaşılmıtır. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2024/1703 esas ve 2024/1128 karar ilamında; "Uyuşmazlık, kazada yaralanan 3. kişiye trafik sigortası kapsamında (ZMMS) ödenen bedelin sigortalıdan rücuen tazmini amacıyla başlatılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 6502 Sayılı Yasa'nın 73/1. maddesi; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir" şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Yasa'nın 3. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendinde, "Tüketici işlemi, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzer sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder" şeklinde düzenleme getirilmiştir. Taraflar arasında akdi bir ilişki olup davalının sorumluluğunun kaynağı davacıyla yaptığı zorunlu mali mesuliyet sigorta sözleşmesine aykırılıktır. Davalıya ait araç hususi kullanım şekli ile kayıtlı olmadığı bu kapsamda davalının tüketici olarak kabulünün mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar uyuşmazlık Ticaret Mahkemesi ve Tüketici Mahkemesi arasında doğmuş ise de görev kuralları kamu düzeninden olduğundan, Dairemizde davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu kanaatine varılmıştır." şeklindeki tespit ve değerlendirmelerin ışığı altında davanın rucüen alacak istemine dayandığı, kazaya karışan ve sürücüsü olay yerini terk eden aracın ticari nitelikte bulunduğu, bu nedenle tüketici mahkemesinin görevli olmadığı, taraflar arasında poliçe sözleşmesine dayalı olarak davacının alacak talebinde bulunduğu nazara alınarak görevsizlik kararı vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair 5235 Sayılı Kanunun geçici 2.maddesine göre Bölge Adliye Mahkemelerinin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 ve 29525 sayılı Resmi Gazetede ilan edildiği anlaşılmakla; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/10/2026

Katip ¸

Hakim ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/962, K. 2026/185, T. 02.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-962-e-2026-185-k-62cb7a35ef62