İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/340 E. 2025/707 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/340
Karar No
2025/707
Karar Tarihi

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/340 Esas - 2025/707 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/340 Esas KARAR NO : 2025/707 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R HAKİM : ... ... KATİP : ... ... .. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/05/2024 KARAR TARİHİ : 22/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 22/10/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ...İlaç San.ithalat İhracat Tic. Ltd. Şti.'nin, davalı ... Ltd. Şti. ile aralarındaki sözlü anlaşma uyarınca sipariş edilen ürün ve ilaçları tedarik ederek teslim ettiğini, bu teslimata ilişkin 24/11/2023 tarihli PE02023000000940 numaralı ve 16/01/2024 tarihli PE02024000000060 numaralı faturaları düzenlediğini, davalının fatura bedellerini ödememesi üzerine ... 8. Genel İcra Dairesi'nin 2024/16771 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin 08/03/2024 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davalının aynı gün herhangi bir belge sunmaksızın borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, TTK'nun 21/2. maddesi uyarınca davalının faturaları teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde itiraz etmeyerek fatura içeriğini kabul etmiş sayıldığını, ayrıca "irsaliye yerine geçer" ibaresi taşıyan faturaların üzerinde davalı şirketin kaşe ve imzasının bulunmasının ürünlerin eksiksiz teslim alındığına dair bir ikrar niteliğinde olduğunu ve davalının itirazında bu imzalara da karşı çıkmadığını ileri sürerek, davalının ... 8. Genel İcra Dairesi'nin 2024/16771 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı taraf ile aralarında ürün tedarikine ilişkin sözlü bir anlaşma bulunduğunu, ancak davacı tarafından teslim edilen ürünlerin son kullanma tarihlerinin ticari teamüllere aykırı olarak 3-5 ay gibi yakın bir tarihli olduğunu, bu durum üzerine ürünlerin iadesinin talep edildiğini, davacı şirket çalışanlarının ürünleri uzun miadlı olanlarla değiştireceklerini bildirmelerine rağmen müvekkilini oyaladıklarını, görüşmeler devam ettiği için faturaya süresinde itiraz edilmediğini, değişim yapılmaması üzerine iade faturası kesildiğini ve 05/03/2024 tarihinde 800 adet Dr. Animal Bakım Sol. 100 ml, 48 adet Mikrostav 1 Doz ve 149 adet Biocan C isimli ürünlerin davacı şirket adresine fiziken iade edilerek bu durumun tutanak altına alındığını, aynı tarihte acil ihtiyaç nedeniyle kullanılan ürünler için davacıya 8.980,00 TL ödeme yapıldığını, davacı tarafın hem ürünleri teslim alıp hem de yapılan kısmi ödemeyi dikkate almadan, iade ve ödeme tarihinden sonra icra takibi başlatmasının ve dava açmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu ve davacının kötü niyetli hareket ettiğini ileri sürerek, haksız davanın esastan reddine ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ... 8. Genel İcra Dairesi'nin 2024/12657 esas sayılı takip dosyası, takibin dayanağı olan cari hesap ekstresi, tarafların ticari defter ve belgeleri ile Ba ve Bs formları, bilirkişi raporları, dava dosyasında bulunan diğer deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı alacaklının cari hesaptan kaynaklı 122.014,00 TL asıl alacağının tahsili amacı ile başlattığı ... 8. Genel İcra Dairesi'nin 2024/12657 esas sayılı ilamsız icra takibine davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali ve tazminata hükmedilmesi istemine ilişkindir. İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının cari hesap ekstresinden kaynaklı 122.014,00 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ... 8. Genel İcra Dairesi'nin 2024/12657 esas sayılı takip dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 08/03/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 10/03/2024 tarihinde icra dairesine başvurarak, borca itiraz ettiklerini, böyle bir borç bulunmadığını, bu sebeple ödeme emrine, borca, asıl alacağa, faize ve ferilerine itiraz ettiklerini beyanla icra takibine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 15/05/2024 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir. Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 03/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle, uyuşmazlık konusu ürünlerin "Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmelik" kapsamında SKT takibine tabi 'biyolojik' (Mikrostav, Biocan C vb.) ve 'tıbbi olmayan' (Dr.Anımal) ürünler olduğunun tespit edildiği, tarafların ticari defterlerinin tasdiklerinin usule uygun, ancak defter kayıtlarının birbiri ile uyumsuz olduğunun saptandığı, takibe konu 93.560,00 TL ve 37.434,00 TL bedelli faturaların davalı kayıtlarında bulunduğunun teyit edildiği, davalının 27.02.2024 tarihli 60.600,00 TL'lik iade faturası ile 05.03.2024 tarihli iade tutanağının içeriklerinin birbiriyle çeliştiği, bu çelişkiye göre 05.03.2024 tarihli tutanağın esas alınması halinde davacı alacağının 37.943,97 TL, 27.02.2024 tarihli iade faturasının esas alınması halinde ise 61.414,00 TL olacağının hesaplandığı, belirtilmiştir. 31/07/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle, takip konusu 93.560,00 TL ve 37.434,00 TL bedelli faturaların davalı yan kayıtlarında bulunduğunun tekrar teyit edildiği, 93.560,00 TL bedelli faturaya konu ürünlerin (PNEUMODOG INJ. (Sn:E37541 Skt: 04.07.2024) hariç) 05.03.2024 tarihli tutanağa ve iade faturalarına konu edildiğinin saptandığı, iade edildiği belirtilen bu ürünlerin tekrar davalı tarafa gönderildiğine ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmadığının belirtildiği, raporda nihai olarak; 05.03.2024 tarihli tutanak ile (bahsi geçen PNEUMODOG INJ. hariç) ürünlerin iade edildiğinin ve makbuza konu senetlerin davacı tarafından tahsil edildiğinin kabulü halinde, davalının davacıya fazla ödeme yapmış olacağının ve borç bakiyesi bulunmadığının tespit edildiği, belirtilmiştir. 30/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle, Takip konusu edilen PE02023000000940 seri numaralı 93.560,00 TL ve PE02024000000060 seri numaralı 37.434,00 TL bedelli faturanın davalı yan kayıtlarında bulunduğu, PE02023000000940 seri numaralı 93.560,00 TL bedelli faturaya konu (PNEUMODOG INJ. (Sn:E37541 Skt: 04.07.2024) hariç) ürünlerin 05.03.2024 tarihli tutanağa ve iade faturalarına konu edildiği, İade edildiği belirtilen ürünlerin tekrar davalı tarafa gönderildiğine ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmadığı, Ürünlerin, 05.03.2024 tarihli tutanak ile (PNEUMODOG INJ. (Sn:E37541 Skt: 04.07.2024) hariç) iade edildiği, makbuza konu senetlerin davacı tarafından tahsil edildiği kanaatine ulaşılması durumunda; davalının davacıya fazla ödeme yapmış olacağı, borç bakiyesi bulunmadığı, belirtilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK 222/4). Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması ise birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse ise, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Taraflar tacir olup, uyuşmazlığın ise ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle olaya 6098 sayılı Borçlar Kanunu (TBK) ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun satım sözleşmesine dair hükümlerinin (TBK m. 207 vd) esasen tacirler arasında yapılan satım sözleşmelerine de uygulanması benimsenmiştir. Bununla birlikte satım sözleşmesinde malın ayıplı olması halinde özel hükümler öngörülmüştür (TTK m. 23/1, 4). Dolayısıyla tacirler arası satım sözleşmelerine Borçlar Kanunu hükümleri ile birlikte TTK m. 23/I hükmü de uygulanacaktır. Öncelikle belirtmek gerekir ki tarafların tacir olması nedeniyle yapılan sözleşme, ticari satış niteliğindedir. Satım sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 207. maddesinde “satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır. Satım sözleşmesi synallagmatik, başka deyişle tam iki tarafa karşılıklı borçlar yükleyen bir sözleşmedir. Tam iki yanlı sözleşmelerde, her iki yan birbirine karşı birer asli edim ile çeşitli yan ve tali edimler yüklenirler. Eş deyişle bu sözleşmeler nitelikleri gereği yanlardan her birini zorunlu olarak alacaklı ve borçlu kılar. Yanlardan her biri karşı edimi elde etmek için borç altına girer. Satıcının malın teslimi ve mülkiyetinin alıcıya geçirilmesi yükümlülüğü yanında satılanın ayıplardan ari olmasını sağlama yükümlülüğü de bulunmaktadır. Türk Ticaret Kanunu 23’üncü maddesinde; “Ticari satış ve mal değişimi” düzenlenmiş, tacirler arasında yapılan ticari satışlarda esas itibariyle Türk Borçlar Kanunun ilgili hükümlerinin uygulanacağı belirtildikten sonra bu tür satışlar hakkında özel bazı hükümlere yer verilmiştir. Bu hükümlerin uygulanabilmesi için somut olayda ticari satışın mevcut olması gerekir. Ticari satış, sözleşmenin her iki tarafının da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olan satıştır. Tacirler arası ticari satımlarda satıcının ayıplı ifadan sorumluluğu esas itibariyle Türk Borçlar Kanunun 219 ve devamı madde hükümlerine tâbidir ancak tacirler arasındaki ticari satımlardan kaynaklanan ayıplı ifa hallerinde alıcının muayene ve ihbar külfetlerinin süresi hakkında Türk Ticaret Kanunu 23/1-c madde hükmünde düzenlenmiş olan özel hüküm uygulanacaktır. Satıcının ayıplı ifasına ilişkin diğer konularda ise Türk Borçlar Kanunu 219 ve devamı hükümlerinde düzenlenen genel hükümler uygulama alanı bulacaktır. (Prof. Dr. Ömer Adil ATASOY, Av. Hanife ÖZDİL Hukuk Fakültesi Dergisi Yıl 3 Sayı 1 - Haziran 2017 (1-19) 3) 6098 sayılı TBK’nun ayıba karşı tekeffül hukuki kurumunu düzenleyen 219 ve devamı maddelerine bakmak gerekir. Buna göre “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.” düzenlemesi mevcuttur. 6098 sayılı TBK 222. Maddesinde; Satıcının, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu olmayacağı, satıcının, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Ticari satış ve mal değişimi başlıklı 6102 sayılı TTK 23/1 maddesinde; Maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı buna göre malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleyip veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olacağı, diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı düzenlenmiştir. 6098 sayılı TBK 223/2 madde hükmü incelendiğinde; Alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Ayıp durumunda alıcının seçimlik haklarını düzenleyen 227. maddesi incelendiğinde; ''Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir. "düzenlemesi mevcuttur. 6098 Sayılı TBK'nun 231. maddesinde "satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz." Satıcının alıcıya garanti vermiş olması hali hiçbir surette 6098 sayılı TBK 223. maddesinde yer alan ayıp ihbar sürelerini asla ortadan kaldırmaz. TBK.223. maddede belirtilen ihbar süreleri hak düşürücü süre niteliğindedir. İğfal (ağır kusur) halinde ise zamanaşımından söz edilemeyeceği 6098 sayılı TBK.231/son maddesinde hükme bağlanmıştır. TBK 231/son madde hükmüne dayanılabilmesi için alıcının, satıcının hilesi veya kandırması sebebiyle zamanında dava açmasının önlenmesi gerekir. Başka bir anlatımla malın sonradan ayıplı olduğunun saptanması ve bunun gizli ayıp niteliğinde olduğunun belirlenmesi tek başına iğfal olarak değerlendirilemez. Somut olayda, takibe konu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturalara yasal süresinde itiraz edilmediği, yasal süre geçtikten sonra yapılan itiraza binaen davacı tarafından iade faturasına itiraz edildiği, yine yasal süre içerisinde ayıp ihbarında bulunulduğuna ilişkin delil sunulmadığı, her ne kadar bilirkişi raporunda aksi kanaat belirtilmiş ise hukuki değerlendirme ve takdir mahkemeye ait olduğundan 05.03.2024 tarihli tutanakta yalnızca teslim eden kişilerden iki tanesinin imzası olduğu, üçüncü kişinin ve teslim alanın (davacı veya yetkili kişinin) imzalarının bulunmadığı, iadeye konu ürünlerin tutanakta gösterilmediği, tek taraflı düzenlenen adi yazılı nitelikteki bu belgenin davacı tarafça da kabul edilmediği bu nedenle ilgili tutanak uyarınca ürünlerin iadesinin usulünce yapıldığının ve davacıya teslim edildiğinin kabulü mümkün olmamıştır. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, yukarıda değinilen yasal mevzuat uyarınca davacı tarafından davalıya teslim edildiği her iki tarafın da kabulünde olan faturaya konu ürünlerin son kullanma tarihlerine ilişkin dosyaya somut bir delil sunulmadığı, yine ürünlerin son kullanma tarihi nedeniyle iade edildiği hususlarının iade faturasında belirtilmediği gibi iade faturasının yasal süre içerisinde düzenlenmediği, bu nedenlerle davalı takibe itiraz etmişse de borçlu olmadığını veya borcun ödendiğini ispat edemediği anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın KABULÜ ile, A-... 8. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/16771 esas sayılı takip dosyasının davalı borçlu tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, B-Asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 24.402,80 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Kabul edilen 132.423,08 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 9.045,82 TL karar ve ilam harcından 1.599,34 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 7.446,48 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 1.599,34 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.087,74 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı 215,00 TL tebligat gideri, 16.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 16.215,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 132.423,08 TL üzerinden takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair,taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/10/2025

Katip ... Hakim ... ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/340, K. 2025/707, T. 22.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-340-e-2025-707-k-92447f53d9ff