İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/618 E. 2025/466 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/618
- Karar No
- 2025/466
- Karar Tarihi
T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/618 Esas - 2025/466 T. C. A N K A R A 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO : 2023/618 KARAR NO : 2025/466
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/09/2023 KARAR TARİHİ : 03/07/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket güneş enerji sistemleri üzerine faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, müvekkil şirketin dava dışı ...Otelcilik Turizm San. Ve Tic. A.Ş. İle yaptığı 24/08/2020 tarihli sözleşme kapsamında dava dışı şirketin sahibi olduğu ...'e güneş enerji santralinin anahtar teslim kurulumunun yapılması hususunda anlaştıklarını, müvekkil şirket ile dava dışı şirket arasındaki sözleşmeye göre proje teslim süresinin prensip olarak 60 gün olduğunu, gerçek teslim süresinin azami 40 gün olduğunu, müvekkil şirketin dava dışı şirket ile yaptığı sözleşme kapsamında müvekkili şirketten toplam 241 adet "AS-M72 400 W MONO SOLAR PANEL" satın aldığını, iş bu panellere karşılık davalıya 14/10/2020 ve 16/10/2020 tarihli faturalar ile 25.000,00 USD karşılığı toplam 242.580,88 TL ödeme yapıldığını, davalıdan satın alınan panellerin nakliye ücreti müvekkili tarafından karşılanarak 14/10/2020 tarihinde davalının fabrikasından müvekkilinin güneş enerji santrali kuracağı Xperia Grant Hotel'e gönderildiğini, müvekkil tarafından güneş panellerinin kurulumuna başlandığını, güneş enerji sisteminin geçici kabulü yapıldığını ve müvekkil şirketçe kurulumun tamamlanmasına müteakip sistemin kabulünün ... tarafından yapıldığını, güneş enerji sisteminin çalışmaya başlamasından kısa bir süre sonra panellerde imalat hatasından kaynaklı arızalar meydana geldiğini, panellerde güneşe dayanıksızlık nedeniyle sorunlar olduğunu, yağmurlu havalarda su almaya başladıklarını ve birçok hatanın meydana geldiğini, bu sebeple müvekkili şirketin panellerdeki arızaların ve ayıpların giderilmesi için davalı şirket ile iletişime geçtiğini ve davalının iki kez panelleri onarması/değiştirmesi davalıya teslim edildiğini, akabinde yeniden kurulum yapılmış olsa da sorunların giderilmediğini ve aynı sorunların ortaya çıktığını, son olarak 19 adet arızalı panelin garanti kapsamında değişim amaçlı olarak 10/12/2022 tarihinde davalının fabrikasına sevkinin yapıldığın ve gerekli iyileştirmenin yapılması talep edilmiş olsa da aradan geçen 12 günde panellerde hiçbir onarım, değişim vb yapılmadığını, bunun üzerine arabulucuk yoluna başvurulduğun ancak anlaşma sağlanamadığını, tüm bu sebepler ile taraflar arasındaki satış sözleşmesi uyarınca davalının satışı yaptığı 241 adet panelin ayıplı çıkması nedeniyle ayıplı panellerin TBK'nun 227'nci maddesi kapsamında ayıpsız misli ile değiştirilmesine, müvekkilinin uğradığı zararlara karşılık fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL'nin işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının ayıp ihbarını süresinde yapmadığını, panellerin hiçbir ihtirazi kayıt konulmaksızın teslim alındığını, davacının da enerji üretimi üzerine faaliyet gösteren bir firma olması hasebi ile bahse konu ayıpları bilebilecek konumda olduğunun kabulü gerektiğini, söz konusu ayıplara dair garanti şartları kılavuzu kapsamında ürünlerin müvekkili tarafa teslim edilmesi gerektiğini ve teste tabi tutulacağının davacı tarafa mail yolu ile belirtildiğini, ancak davacının panelleri taraflarına göndermediğini, davacının garanti şartlarına belirtilen koşullara uymadığını, 8 hafta içerisinde panellerin müvekkiline göndermediğini bu sebeple panellerdeki ayıbın müvekkili tarafından tespit edilemediğini, ayrıca Türk Borçlar Kanunun 231 md. gereğince malın tesliminden itibaren 2 yıllık zaman geçtikten sonra açılan davanın zaman aşımı nedeni ile reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek ile beraber müvekkilinin malzemesinin ayıplı olarak üretildiği ve buna ilişkin zararın tazminine yönelik şüphe yönünden açılan davanın her panel için ayrı ayrı dava açılması gerektiğini, hangi panellerde ayıp olduğunun belli olmadığını, ayrıca güneş panellerinin davacıya tesliminden itibaren montaj yapılana kadar nasıl muhafaza edildiği, çatıya nasıl çıkarıldığı, çatıda montaj sırasında taşımasının nasıl yapıldığının bilinmediğini, panellerin bu aşamada zarar görmüş olabileceğini, müvekkili şirket tarafından paneller üzerinde yerinde inceleme yapıldığında çatı alanında yürüyüş alanlarının çok yetersiz olduğunu, çatı eğiminin çok dik olduğu, panellerin uygulaması ve bakımı yapılırken kesin olarak üzerine basıldığının açık olduğunu, panellerin çerçevelerinde eğilmeler ve camlarında ayak basılan yerlerde göçükler meydana geldiğini bu sebeple panellerin su almasına sebebiyet verildiğini, panellerde meydana gelen zararın montaj hatasında kaynaklı olduğunu belirterek tüm bu sebepler ile açılmış olan davanın tüm talepler ve fer'ileri yönünden reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. ...Otelcilik Tur. San. ve Tic. A.Ş.'ye, Türkiye Elektronik Dağıtım Anonim Şirketi Genel Müdürlüğüne, ... Sosyal İl Güvenlik Müdürlüğüne, Alanya Asliye Ticaret Mahkemesine ve Alanya 2. Sulh Hukuk Mahkemesine müzekkereler yazıldığı görüldü. Alanya Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak Mahkememizce bilirkişiler Hüseyin Uçuran, Mehmet Akif Yıldız ve Arzu Talan'dan 03/06/2024 tarihinde bilirkişi heyet raporu ve 06/10/2024 tarihinde bilirkişi ek raporu aldırılmıştır. Mahkememizce bilirkişiler Yeşim İlimoğlu, Nevzat Koç ve Şükriye Altunbaşak Kirkil'den 03/03/2025 tarihinde bilirkişi heyet raporu aldırılmıştır. Davacı vekili harcını ikmal ettirerek 15/05/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava değerini 830.483,97 TL'ye yükselterek güneş panellerinin ayıpsız misli ile değiştirilmesine ve 21.265.07 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin sunduğu ıslah dilekçesi davalıya usulüne uygun tebliğ edilmiştir. Dava, satım sözleşmesinden kaynaklı ayıplı ürün nedeniyle davacının TBK md. 227 gereği misliyle değişim ve uğradığı maddi zararının tahsili isteminden ibarettir. Müzekkere cevapları, keşif incelemesi, bilirkişi raporları, faturalar ve getirtilmesi gerekli tüm deliller dosyaya celp edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalı tarafından davacıya satılan güneş panelinin ayıplı (satılan malın vaad edilen özellikleri taşımaması veya satılandan beklenen yararı azaltan yada kaldıran eksiklikler bulunması) olup olmadığı, bu ayıpların giderilip giderilmediği, yeniden tamirinin mümkün olup olmadığı, ayıplı ise bu ayıbın açık mı gizli ayıp mı olduğu, ayıbın kullanıcı yahut üretim hatasından ileri gelip gelmediği, süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunulmadığı, bulunulmamış ise satıcının ağır kusuru olup olmadığı, davacının TBK nun 227. maddesindeki talebinin yerinde olup olmadığı, davacının yaptığı masrafların zorunlu masraflar olup olmadığı, davalıdan talep edip edemeyeceği ve miktarı konularında toplandığı anlaşılmıştır.
Somut olayda tarafların tacir oldukları, güneş panellerindeki arızanın giderilmesi için davacının ürünleri davalıya teslimi için düzenlenen ulaşım, nakliye, uçak bileti vs. belgelerin dosyada mevcut olduğu görülmüştür. Taraflar tacir olup, uyuşmazlığın ise ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle olaya 6098 sayılı Borçlar Kanunu (TBK) ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun satım sözleşmesine dair hükümlerinin (TBK m. 207 vd) esasen tacirler arasında yapılan satım sözleşmelerine de uygulanması benimsenmiştir. Bununla birlikte satım sözleşmesinde malın ayıplı olması halinde özel hükümler öngörülmüştür (TTK m. 23/1, 4). Dolayısıyla tacirler arası satım sözleşmelerine Borçlar Kanunu hükümleri ile birlikte TTK m. 23/I hükmü de uygulanacaktır. Öncelikle belirtmek gerekir ki tarafların tacir olması nedeniyle yapılan sözleşme, ticari satış niteliğindedir. Satım sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 207. maddesinde “satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır. Satım sözleşmesi synallagmatik, başka deyişle tam iki tarafa karşılıklı borçlar yükleyen bir sözleşmedir. Tam iki yanlı sözleşmelerde, her iki yan birbirine karşı birer asli edim ile çeşitli yan ve tali edimler yüklenirler. Eş deyişle bu sözleşmeler nitelikleri gereği yanlardan her birini zorunlu olarak alacaklı ve borçlu kılar. Yanlardan her biri karşı edimi elde etmek için borç altına girer. Satıcının malın teslimi ve mülkiyetinin alıcıya geçirilmesi yükümlülüğü yanında satılanın ayıplardan ari olmasını sağlama yükümlülüğü de bulunmaktadır. Türk Ticaret Kanunu 23’üncü maddesinde; “Ticari satış ve mal değişimi” düzenlenmiş, tacirler arasında yapılan ticari satışlarda esas itibariyle Türk Borçlar Kanunun ilgili hükümlerinin uygulanacağı belirtildikten sonra bu tür satışlar hakkında özel bazı hükümlere yer verilmiştir. Bu hükümlerin uygulanabilmesi için somut olayda ticari satışın mevcut olması gerekir. Ticari satış, sözleşmenin her iki tarafının da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olan satıştır. Tacirler arası ticari satımlarda satıcının ayıplı ifadan sorumluluğu esas itibariyle Türk Borçlar Kanunun 219 ve devamı madde hükümlerine tâbidir ancak tacirler arasındaki ticari satımlardan kaynaklanan ayıplı ifa hallerinde alıcının muayene ve ihbar külfetlerinin süresi hakkında Türk Ticaret Kanunu 23/1-c madde hükmünde düzenlenmiş olan özel hüküm uygulanacaktır. Satıcının ayıplı ifasına ilişkin diğer konularda ise Türk Borçlar Kanunu 219 ve devamı hükümlerinde düzenlenen genel hükümler uygulama alanı bulacaktır. (Prof. Dr. Ömer Adil ATASOY, Av. Hanife ÖZDİL Hukuk Fakültesi Dergisi Yıl 3 Sayı 1 - Haziran 2017 (1-19) 3) 6098 sayılı TBK’nun ayıba karşı tekeffül hukuki kurumunu düzenleyen 219 ve devamı maddelerine bakmak gerekir. Buna göre “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.” düzenlemesi mevcuttur. 6098 sayılı TBK 222. Maddesinde; Satıcının, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu olmayacağı, satıcının, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Ticari satış ve mal değişimi başlıklı 6102 sayılı TTK 23/1 maddesinde; Maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı buna göre malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleyip veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olacağı, diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı düzenlenmiştir. 6098 sayılı TBK 223/2 madde hükmü incelendiğinde; Alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Ayıp durumunda alıcının seçimlik haklarını düzenleyen 227. maddesi incelendiğinde; ''Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir. "düzenlemesi mevcuttur. 6098 Sayılı TBK'nun 231. maddesinde "satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz." Satıcının alıcıya garanti vermiş olması hali hiçbir surette 6098 sayılı TBK 223. maddesinde yer alan ayıp ihbar sürelerini asla ortadan kaldırmaz. TBK.223. maddede belirtilen ihbar süreleri hak düşürücü süre niteliğindedir. İğfal (ağır kusur) halinde ise zamanaşımından söz edilemeyeceği 6098 sayılı TBK.231/son maddesinde hükme bağlanmıştır. TBK 231/son madde hükmüne dayanılabilmesi için alıcının, satıcının hilesi veya kandırması sebebiyle zamanında dava açmasının önlenmesi gerekir. Başka bir anlatımla malın sonradan ayıplı olduğunun saptanması ve bunun gizli ayıp niteliğinde olduğunun belirlenmesi tek başına iğfal olarak değerlendirilemez. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca çözümü noktasında güneş panellerinin incelenerek mahallinde keşif incelemesi yapılması ve sonrasında bilirkişi raporu alınması istenilmiş olup, Alanya Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak mahkememizce bilirkişiler Hüseyin Uçuran, Mehmet Akif Yıldız ve Arzu Talan'dan 03/06/2024 tarihinde aldırılan bilirkişi heyet raporuna göre; Panellerde üretim hatasından olduğu değerlendirilen açılmalar olduğu ve bu açılmalar sonucu panel içerisine su ya da nem girdiği, bu nedenle elektrik üretim kaybı yaşandığı, üretim hatasının, zamanla hava şartlarının etkisi ile ortaya çıktığı, montaj sırasında anlaşılamayacağı ve bu nedenle panellerin gizli ayıplı ürünler olduğu, yapılan ölçüm sonuçlarına göre güneş panellerinin tamamının yalıtım direncinin en kötü hava koşullarında bile alt sınırının üzerinde olacak şekilde tamiri ya da değişiminin uygun olacağı rapor edilmiştir. Kök bilirkişi raporuna karşı tarafları itirazlarının karşılanması ve maddi tazminat için hesap yapılmak üzere Alanya Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak Mahkememizce bilirkişiler Hüseyin Uçuran, Mehmet Akif Yıldız ve Arzu Talan'dan 06/10/2024 tarihinde aldırılan bilirkişi heyet ek raporuna göre; Dava konusu güneş panellerinin dava tarihi olan 12/09/2023 tarihindeki toplam değerinin 827.485,67 TL olduğunu, arızalı panellerin tamiriyle ilgili davacının yaptığı masrafların dava tarihi itibariyle toplam bedelinin 17.338,84 TL olduğunu, davalı tarafın itirazlarının yersiz olduğu rapor edilmiştir. Talimat mahkemesine yazılarak alınan heyet bilirkişi raporundaki hesaplama mahkememizce yetersiz görüldüğünden mahkememizce bilirkişiler Yeşim İlimoğlu, Nevzat Koç ve Şükriye Altunbaşak Kirkil'den 03/03/2025 tarihinde aldırılan bilirkişi heyet raporuna göre; 1-Tüm panellerin 14/10/2020 tarihinde satın alındığı, 11/01/2022 tarihinde “25 adet panelde oksitlenme meydana geldiği”, 28/01/2022 tarihinde yine davacı şirket tarafından “150 adet veya daha fazlası panelde açılma olduğu”, 10/12/2022 tarihinde 19 adet panelde “açılma, izolasyon sorunu” olduğu, 2-Davalı tarafından bazı panellerin tamiri yapılarak davacıya teslim edildiği, yaklaşık 2 yılda ürünlerin kullanılamaz hale geldiği, ayıpların 12 yıllık garanti süresi içinde ortaya çıktığı, davacının davalıya ayıp ihbarında bulunduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, 3-Dosya kapsamında 241 adet güneş panelinin ayıpsız üretilerek sahaya sevk edildiğini gösterir bir belgenin bulunmadığı, davalı tarafın kalite kontrol belgeleri dosyaya delil olarak sunmadığı, bu da üretilen panellerin fabrika ortamında teste tabi tutulmadığı kanaatini oluşturduğu, 4-Montaj, Nakliye ve Taşıma ( foklift kaynaklı) nedeni ile panellerde hasarların oluşabileceği, Paneller üzerindeki Mikro kırıklar, açmalar, panellerin yanlış paketleme metotları ile paketlenmesi veya üreticinin belirlediği nakliye kılavuzundaki talimatlara uyulmaması nedeni ile fabrikadan proje sahasına sevk edilmesi sırasında oluşabileceği, nitekim fotoğraflar incelendiğinde; montaj hatalarının olduğu, panellerin zarar görebildiği, ancak montaj, nakliye ve taşıma nedeni ile paneller üzerinde mikro çatlakların da oluşabileceği, ancak dosya kapsamındaki şikayetlerde mikro çatlaklara ilişkin bir hususun bulunmadığı, 5-Bilirkişiler tarafından yapılan tespitte 15 grup panelden 11 grup panelde izolasyonun sorunu olduğunun tespit edildiği, sayısal olarak hasarlı panel sayısının fazla olduğu, neredeyse tüm panellerin hasarlı olduğu, 6-Yukarıdaki tespitler ve bilirkişi heyeti tespitlerine istinaden bu kadar çok sayıda panelin montaj ve nakliye ile hasarlanamayacağı, panellerin teslim sırasında arızalı olduğunun tespiti uzmanlık işi olması ve davacının bunu tespit edememesi mümkün olduğu, bu nedenle sonradan ortaya çıkan ve üretim hatasından kaynaklanan bu arızaların gizli ayıp niteliğinde olup, üretici (davalı) firmanın sorumluluğunda olduğu, panellerin montajdan ziyade üretimden kaynaklı hatalı ürün olduğu, bu panellerin tamirinin mümkün olup olmadığı, buna göre davacının ayıpsız misli ile değişim talebi konusundaki hukuki takdirin Mahkemeye ait olduğu, 7-Aynen ifa talebi yönünden harca esas değerin (dava tarihindeki mal bedelinin) heyetimizce 824.218,90 TL olarak hesaplandığı, 8-Davacının TBK'nun 227.maddesi uyarınca talep edebileceği zararların 21.265,07 TL olarak hesaplandığı, mahkemece davacı çalışanlarının fişli harcamaları olan yiyecek ve içecek harcamalarının da yer aldığı 426,25 TL ve 670,40 TL tutarındaki harcamaların da zarar hesabına dahil edilmesi gerektiği düşünüldüğü takdirde davacının davalıdan talep edebileceği zararların 22.361,72 TL olacağı rapor edilmiştir. Deliller değerlendirilmiştir. Yukarıda belirtilen açıklamalar ve somut dosya içeriğine göre, dava konusu panellerin 12 yıl garantisi olduğu, davacı tarafından 14/10/2020 tarih ve GIB2020000000043 numaralı fatura ile 106.067,41 TL bedelle 105 adet, 14/10/2020 tarih ve GIB2020000000042 numaralı fatura ile 136.513,47 TL bedelle 135 adet toplam 240 adet AS-M72 400W MONO SOLAR PANEL satın alındığı, aynı gün Alanya’ya sevk edildiği, 11/01/2022 tarihinde 25 adet panelde oksitlenme meydana geldiği, bu hususların garanti süresi içinde davalı tarafa bildirildiği, 28/01/2022 tarihinde yine davacı şirket tarafından “150 adet veya daha fazlası panelde açılma olduğu, bazı panellerde kronik sıkıntıların olduğunun” davalıya bildirildiği, davalı ile yapılan görüşmeler neticesinde, panellerin davalı tarafından incelendiği ve ayıbın giderildiği bildirilerek yeniden panel montajların yapıldığı, 10/12/2022 tarihinde 19 adet arızalı panelin davalıya gönderildiği, 29/12/2022 tarihinde 19 adet panelin yeniden nakliye ile Alanya’ya gönderildiği görülmektedir. Yukarıda belirtilen uyuşmazlığın çözülmesi noktasında yapılan keşif incelemesi sırasında hazır bulunan bilirkişilerce yapılan gözlem sonucu aldırılan raporda özetle; otelin çatısında bulunan güneş enerjisi santrali (GES) incelendiği, çatıda her biri 400 W üretim kapasitesine sahip 240 adet güneş paneli bulunmakta olup toplam 90 kWe üretim kapasitesine sahip olduğu, ..., Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş., Akdeniz Üniversitesi, davacı firma elemanları ile tesis sahibinin katıldığı geçici kabul heyeti tarafından yapılan inceleme sonucu hazırlanan geçici kabul tutanağının ek-2 tesisteki eksik, özürlü veya farklı işler sayfasında “Tesiste herhangi kusur ve eksikliğe rastlanmamıştır.” ifadesinden, güneş enerjisi santralinin projesine ve fenni kurallara uygun olarak yapıldığının anlaşıldığı, paneller yakından incelendiğinde bir kısım panelin onarılmış (üretici-davalı tarafından) olduğu, onarımı yapılan panel çerçevelerinin bazı bölümlerinin silikonla onarılmış olduğu, köşelerinde açılmaların silikonla kapatılmış olduğu, panel çerçevelerinin herhangi bir elektrik kaçağına önlem olarak topraklama sistemine bağlı olduğu, su alan panel içerisindeki hücrelerde elektriksel atlamalara ve kısa devrelere yol açabileceği, bunun da üretim kaybına yol açabileceği, panellerin alt kısmında bulunan bağlantı kutularında gövdeden ayrılmalar tespit edildiği, dava konusu panellerdeki açılmalar sonucu içerisine su ya da nem girdiği, paratoner sisteminin yetersizliği, topraklamanın uygun olmaması, kabloların uygun bağlanmamasının açılmaya neden olacak etkenlerden olmadığı, yukarıda belirtilen geçici kabul sırasında böyle bir durumla karşılaşılmadığı, davalının iddia ettiği gibi panel çerçevelerinde üzerine basılmaktan ya da taşıma sırasında eğilmeler olduğuna dair bir veri olmadığı, elektrik üretim kaybına neden olan panellerdeki su ya da nem kaçağının tespiti, panelin ya da panel gurubunun izolasyon (elektriksel) direncinin havadaki nemin yoğuşma zamanı olan sabah erken saatlerde (hem üretimin hem de nem yoğuşmasının olduğu 05:15-06:00 arasında) ya da yağışlı havalarda ölçülmesiyle mümkün olabileceği, panellerin bağlantı soketlerinin çoğunlukla farklı farklı olması nedeniyle bağlantılarının sökülmesinin güçlüğü, hava koşullarının uygunsuzluğu nedeniyle günlük ölçme süresinin çok kısıtlı olması ve panel sayısının çokluğu sebebiyle her panelin izolasyon direncinin tek tek ölçümü haftalar alacağından tek tek panel yalıtımını ölçmek yerine panellerin ortalamasını temsilen panel gruplarının (string) (15 adet) izolasyon dirençlerinin ölçüm sonuçları incelendiğinde sabah saatlerinde açık ve nemli hava koşullarında elde edilen düşük izolasyon direnç değerlerinin, bol ve uzun süreli yağışlı havalarda daha da düşeceği kanaatinin mevcut olduğu, grupların izolasyon direnci 1,0 Mꭥ (mega ohm)’a düştüğünde invertörün(evirici) alarm verdiği ve invertörün zarar görmemesi adına grubun üretim dışı bırakıldığı, su ve nem kaçağına neden olduğu düşünülen panel çerçeve kenarlarında dış etkenlere açık silikon uygulaması uygun tamirat olmadığından tamamı bu şekilde tamir edilmiş panellerden oluşan 1.5.1 no’lu grubun yalıtım direncinin 0,24 Mꭥ (mega ohm) olduğu, bunun da yapılan tamiratın uygun olmadığını gösterdiği, tamirat yapılırken ekli resimlerde malzeme-parça yapısı gösterilen panelde bulunan ve sızdırmazlığı sağlayan Enkapsulant EVA filmin değiştirilmesi gerektiği, panellerin teslim sırasında arızalı olduğunun tespitinin uzmanlık işi olması ve davacının bunu tespit edememesi normal olduğu, bu nedenle sonradan ortaya çıkan ve üretim hatasından kaynaklanan bu arızaların gizli ayıp niteliğinde olup, üretici (davalı) firmanın sorumluluğunda olduğu, panellerde hatalı montaj ya da kullanım nedeniyle hasar-arıza tespit edilmediği, yapılan ölçüm sonuçlarına göre güneş panellerinin tamamının yalıtım direncinin en kötü hava koşullarında bile alt sınırının üzerinde olacak şekilde tamiri ya da değişiminin uygun olacağı kanaati oluştuğu yönünde teknik görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Mahkememizce alınan 2. bilirkişi heyet raporunda da bu tespitlere aykırı bir görüşte bulunulmadığı görülmüştür. Dolayısıyla bu tespitlerden hareketle davalının panellerde bulunan arızaları gideremediği, bilirkişiler tarafından yapılan tespitte 15 grup panelden 11 grup panelde izolasyon sorunu olduğunun tespit edildiği, çok sayıda panellerde hasar bulunduğu, panellerde hatalı montaj ya da kullanım sebebiyle arıza veya hasar tespit edilemediği, panellerin davalı tarafından arızları giderilmediğinden yeniden onarımında hukuki bir fayda olmadığı, zira panellerin bu haliyle tamirinin de mümkün olmadığı, panellerde üretim hatası bulunduğu anlaşılmakla davalının bu yöndeki aksine delillendirilemeyen itirazlarına itibar edilmemiştir. Diğer taraftan garanti süresi içinde ortaya çıkan ayıplar sebebiyle davacının ayıp ihbarında bulunmasının gerekmediği, söz konusu satışlarda 12 yıllık garanti süresinin ön görüldüğü ve ayıpların zamanaşımı süresi içinde ortaya çıktığı, davalı tarafından onarımı yapılmak üzere teslim alınan bir kısım panellerin tamiratının yapılarak yeniden davacıya tesliminin yapıldığı, bu yapılan teslim sonrası davanın iki yıllık dava zamanaşımı süresi içinde açıldığı, davacının TBK nun 146. maddesinde öngörülen, sözlemeden kaynaklı alacak ve tazminat istemlerinde uygulama yeri bulan 10 yıllık zamanaşım süresi içinde bu zararlarını talep edebileceği gözetilerek davalının gerek dava gerekse ıslah dilekçesinde talep edilen miktarlar nedeniyle dava zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Arızalı ve hasarlı panellerin onarımını yapan davalının ayıpları gideremediği, bu nedenle izolasyon sorunları bulunan ve bu sorunlar giderilemeyen, üretim hatası bulunduğu anlaşılan panellerin TBK md. 227 uyarınca ayıpsız misli ile değişimi talebinin yerinde olduğu, davacının seçimlik hakkını onarım yönünde kullanarak tükettiğinden bahsedilemeyeceği, dava değerinin belirlenmesi bakımından son alınan heyet bilirkişi raporunda da isabetli olarak yer verildiği üzere sipariş formundan ve düzenlenen iki adet faturadan anlaşıldığı üzere panellerin ederinin 240 adedi için panel başına 108,00 USD ve 1 adedi için 1,00 USD olmak üzere toplamda KDV dahil (((240 X 108,00) + (1 X 1,00)) X 1,18)) 30.586,78 USD olduğu, taraflar arasındaki sipariş formunda panel bedeli 108,00 USD olarak gösterilmiş, bedel TL'ye çevrilmemiş ve faturalar da USD birim fiyatları içerir şekilde düzenlenmiş, mali mevzuat gereği ödenecek tutarlar TL olarak gösterilmiş olup, 241 panel bedelinin dava tarihindeki güncel karşılığının TCMB USD efektif satış kuru olan 26,9469 TL üzerinden (30.586,78 x 26,9469) 824.218,90 TL olacağı, davacının bu miktar üzerinden davasını harçlandırdığı anlaşılmakla 241 adet AS-M72 400W MONO SOLAR panelin davalıya aynen iadesi koşulu ile davalı yanca ayıpsız misli ile değiştirilmesine, kararın infazı bakımından davaya konu 241 adet AS-M72 400W MONO SOLAR panelin ayıpsız misliyle değişiminin mümkün olmadığı takdirde İİK m.24'e göre işlem ifasına karar verilmesi gerektiği, son olarak TBK'nun 227. maddesi uyarınca alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı olduğu gözetilerek davacı tarafından yapılan ve talebi mümkün görülen nakliye, ulaşım, işçilik, montaj masraflarından ibaret zorunlu masraf (zarar) tutarının 21.265.07 TL olduğu, davacının dava öncesi davalıyı temerrüde düşürmediği, bu suretle taraflar tacir olduğundan talep gibi kabul olunan bu tutara avans faizi işletmesi gerektiği anlaşılmakla talep gibi davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın kabulü ile; 1-A)Davaya konu 241 adet AS-M72 400W MONO SOLAR panelin davalıya aynen iadesi koşulu ile davalı yanca ayıpsız misli ile değiştirilmesine, B)Davaya konu 241 adet AS-M72 400W MONO SOLAR panelin ayıpsız misliyle değişiminin mümkün olmadığı takdirde İİK m.24'e göre işlem ifasına, 2-21.265.07 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Kabul edilen 845.483,97 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 57.755,01 TL karar ve ilam harcından 269,85 TL peşin harç, 14.268,00 TL ıslah harcı, 1.117,95 TL tamamlama harcı toplamı olan 15.655,80 TL harcın düşümü ile eksik kalan 42.099,21 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvuru harcı, 269,85 TL peşin harç, 38,40 TL vekalet harcı, 14.268,00 TL ıslah harcı, 1.117,95 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 15.964,05 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının karşıladığı 1.123,50 TL tebligat gideri, 31.500,00 TL bilirkişi ücreti, 1.912,35 TL keşif harcı, 900,00 TL delil tespiti gideri olmak üzere toplam 35.435,85 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 845.483,97 TL üzerinden takdir edilen 130.367,76 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/07/2025