İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/337 E. 2026/77 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/337
- Karar No
- 2026/77
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/337 Esas KARAR NO : 2026/77
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/05/2025 KARAR TARİHİ : 15/09/2026
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili kurum ile davalı şirketler arasında hizmet alım sözleşmeleri imzalandığını, bu ihaleler kapsamında görev yapan ve işten ayrılan dava dışı işçi ...'ın (T.C. No: ...) müvekkili kuruma başvurması üzerine kendisine kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını; ancak taraflar arasında imzalanan hizmet alımı ihale sözleşmeleri ve ekli şartnameleri uyarınca işçilik alacak ve haklarından yüklenici sıfatıyla davalı şirketlerin sorumlu olduğunu; müvekkili idare tarafından işçiye toplam 178.908,84 TL ödeme yapıldığını, bu tutardan dava dışı ... A.Ş.'nin kendi sorumluluk payını ödediğini, diğer dava dışı ... Ltd. Şti.'nin iflas etmesi sebebiyle iflas masasına alacak kaydı başvurusu yapıldığını; geri kalan tutar yönünden davalı şirketlerin SGK kayıtlarındaki kendi sözleşme ve çalıştırma dönemlerine isabet eden süreler oranında sorumlu olduklarını; Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca asıl işveren ile alt işveren arasındaki rücu ilişkisinde sözleşme hükümlerinin esas alınması gerektiğini ve rücuen tazminat taleplerinin TBK'nın 146. maddesi gereğince 10 yıllık genel zamanaşımına tabi olduğunu beyanla, müvekkili kurum tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacağının, davalı şirketlerden çalıştırma sürelerine göre sorumlulukları oranında rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı kurumun kamu tüzel kişiliğini haiz müstakil bütçeli bir kuruluş olduğunu, uyuşmazlığın doğrudan Borçlar Kanunundan ve hizmet akdinden kaynaklandığını, davanın mutlak veya nispi ticari dava niteliği taşımadığını ileri sürerek görevsizlik kararı verilmesini ve dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmiş; ayrıca rücu isteminin TBK m. 73 uyarınca süresinde ileri sürülmediğini belirterek zamanaşımı definde bulunmuştur. Esasa ilişkin olarak; dava dışı işçinin müvekkili şirket nezdinde 31.08.2009 - 31.12.2011 tarihleri arasında belirli süreli iş sözleşmesi ile fasılalı olarak çalıştığını, sözleşmenin kendiliğinden sona ermesi nedeniyle işçinin müvekkili bünyesinde kıdem tazminatı alacağının doğmadığını; asıl işverenin davacı idare olduğunu; ihale şartnamelerinde yükleniciye bırakılmış açık bir tazminat sorumluluğu bulunmadığını; kabul anlamına gelmemek kaydıyla, alt işverenin sorumluluğunun ancak işçiyi çalıştırdığı dönem ve devir tarihindeki son brüt ücret olan 1.566,00 TL seviyesi ile sınırlı olduğunu, fesihteki son ücret üzerinden sorumlu tutulamayacağını; asıl işveren alt işveren rücu ilişkisinde iç ilişki yönünden zararın yarı yarıya (%50-%50) paylaşılması gerektiğini, davacı idarenin kendi idari kararı ile haksız veya fazladan yaptığı ödemelerin müvekkiline rücu edilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkememizce SMM bilirkişisi ...'dan rapor aldırılmış olup bilirkişi 03/04/2026 tarihli raporunda özetle; ''Taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, idari şartnameler ve TBK 167. Maddesi hükümlerinin hukuki tavsif ve nihai değerlendirmesi münhasıran Sayın Hakimliğinize ait olmak üzere; Dava dışı işçinin 10.03.2006 - 31.07.2023 döneminde 17 yıl 4 ay 21 gün kıdem süresi bulunduğu, Kıdem tazminatının 408.508,52 TL. Dava dışı işçinin işvereni olan bir kısım işverenler davalı olarak gösterilmemişlerdir. Ancak sorumluk miktarlarının doğru hesaplanabilmesi için davalı olarak gösterilmeyen işverenler de hesaplamaya dahil edilmişlerdir. Davalıların 10.03.2006-20.10.2013 tarih aralığında dava dışı işçiyi çalıştırdıkları süreye oranla kıdem tazminatından sorumluluk miktarlarının; ... A.Ş. 46.855,94 TL. ... Tic. A.Ş. 56.782,68 TL.... Tic. Ltd. Şti. 23.530,09 TL. olabileceği tespit ve hesaplamalarını gösterir bilirkişi raporu taktirlerinize arz olunur.'' şeklinde belirtilmiştir. Dava; rücuen tazminat talebine ilişkindir. Uyuşmazlık; dava dışı işçi ...'a davacı kurum tarafından yapılan işçilik ödemelerinin davalı şirketlerde geçirilen çalışma süreleri dikkate alınarak, davalı şirketlerden rücu isteminin haklı olup olmadığı ve haklı ise her bir davalı bakımından rücu istemine konu edilebilecek miktarların ayrı ayrı ne olduğu noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Davacının dava dışı ...'a emekliliği nedeniyle 177.550,92-TL kıdem tazminatı ödemesi yapmış olduğu görülmektedir. Davacı kurum ile davalı ... A.Ş. arasında 31.05.2006 tarihli hizmet alım sözleşmesinin, davacı kurum ile davalı ... A.Ş. arasında 31.05.2006 tarihli hizmet alım sözleşmesinin akdedilmiş olduğu, aynı şekilde davacı kurum ile davalı ...Şti. (Devredilen -... Şti.) arasında 28.04.2010 tarihli Hizmet Alım Sözleşmesinin akdedilmiş olduğu, ihale dökümanlarına göre sözleşme bedeline işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Yerleşik güncel Yargıtay kararları uyarınca hizmet alım sözleşmelerinde sözleşme bedeline işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması taşeronlara tam rücu için yeterli görülmektedir. Bu esas çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, dosyada mübrez sözleşme ve ihale dökümanları dikkate alındığında sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olduğu, işçilik alacaklarından davacının sorumlu olacağına ilişkin bir hükmün bulunmadığı, bu kapsamda davacı kurumun davalı taşeronlara tam rücu imkanının bulunduğu, davacı kurum tarafından işçiye ödenen kıdem tazminatının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmasının gerektiği, davalıların tespit edilen bedelden işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak işverene karşı sorumlu oldukları kanaatine ulaşılmıştır. Bu kapsamda yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde; dava dışı ...'ın davalı ... A.Ş.'de toplam 729 gün hizmet süresinin bulunduğu, davalı ... A.Ş.'de toplam 883 gün, davalı ... Şti.'de (Devredilen - .... Şti.) toplam 366 gün hizmet süresinin bulunduğunun tespit edildiği, tespit edilen bu hizmet sürelerine göre davalı ... A.Ş.'ye rücu edilebilecek tutarın 46.855,94-TL, davalı ...A.Ş.'ye rücu edilebilecek tutarın 56.782,68-TL olduğu, davalı ... Şti.'ne rücu edilebilecek tutarın 23.530,09-TL olduğu bilirkişi tarafından hesaplanmış olup, hesaplamaların objektif esaslara dayalı, denetime elverişli ve bu nitelikleri itibariyle de hükme esas alınabilir olduğu kanaatine ulaşılmış, ulaşılan bu kanaat doğrultusunda davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 127.168,71-TL alacağın; 46.855,94-TL'lik kısmının ... ŞİRKETİ'nden 56.782,68-TL'lik kısmının ... ŞİRKETİ'nden, 23.530,09-TL'lik kısmının ... TİC. LTD. ŞTİ.'nden ödeme tarihi olan 25/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 8.686,89-TL ilam harcından, davacı tarafından peşin yatırılan 2.173,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.512,99-TL karar harcının; 2.399,74-TL'sinin davalı ... Şirketi'nden, 2.908,14-TL'sinin davalı ... Şirketi'nden, 1.205,11-TL'sinin davalı ... Şirketi'nden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafından sarf edilen 615,40-TL Başvuru Harcı ve 2.173,90-TL Peşin Harç olmak üzere toplam 2.789,30-TL harç giderinin 1.027,73-TL'sinin davalı ... Şirketi'nden, 1.245,46-TL'sinin davalı ... Şirketi'nden, 516,11-TL'sinin davalı ... Şirketi'nden alınarak alınarak davacıya verilmesine, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na göre suçüstü ödeneğinden karşılanan 4.700,00-TL arabulucu ücretinin kabul ve red oranına göre; 1.730,01-TL'sinin davalı ... Şirketi'nden, 2.096,53-TL'sinin davalı ... Şirketi'nden, 868,78-TL'sinin davalı ... Şirketi'nden, 4,68-TL'sinin ise davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydedilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 8.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 1.867,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 9.867,50-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.632,11-TL'sinin davalı ... Şirketi'nden, 4.401,59-TL'sinin davalı ... Şirketi'nden, 1.823,97-TL'sinin davalı ... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, kalan 9,83-TL'lik yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinden; 16.578,00-TL'sinin davalı ... Şirketi'nden, 20.092,00-TL'sinin davalı ... Şirketi'nden, 8.330,00-TL'sinin davalı ... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalılar ... A.Ş. ve ... İnş. A.Ş. kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m. 13/2 maddesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden 63,43-TL'sinin kendisini vekille temsil ettiren davalı ... Şirketi vekiline, 63,43-TL'sinin kendisini vekille temsil ettiren davalı ... Şirketi vekiline verilmesine, 8-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan gider avansının taraflara iadesine. Dair, davacı vekilinin ve davalı ... ve ... vekillerinin yüzüne karşı, diğer davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/09/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır