Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1501 E. 2026/1858 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1501
Karar No
2026/1858
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1501 - 2026/1858 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/1501 KARAR NO : 2026/1858

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (YENİ-.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ) TARİH : 08/07/2026 (Ara Karar) NUMARASI : 2026/578 (Derdest) (YENİ-2026/589 ESAS)

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Elektrik Enerjisinin Bağlanmasına Yönelik Muarazanın Men-i KARAR TARİHİ : 22/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 22/10/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/578 Esas (Yeni .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/589 Esas) sayılı dosyası üzerinden verilen 08/07/2026 Tarihli ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkili ...'ın 05.07.2012 tarihinden beri karayolları taşımacılığı sektöründe faaliyet gösteren bir girişimci olduğunu, iş yerini dava dışı ... Ağaç Sanayi Ticaret ve Limited Şirketi'nden 25.03.2026 tarihli sözleşme ile kiraladığını, davalı kurum ile 30.03.2026 tarihinde elektrik abonelik sözleşmesi imzaladığını, müvekkilinin vadesi geçmiş hiçbir borcunun bulunmadığını, 202.024,00 TL tutarlı son faturanın ödeme tarihinin dahi 11.05.2026 olduğunu, buna rağmen davalı kurum görevlilerinin 06.05.2026 tarihinde işletmeye gelerek elektriği kesip mühürleme işlemi yaptığını, kuruma yapılan ... numaralı yazılı başvuruya rağmen haksız işlemin kaldırılmadığını, müvekkilin üretim araçlarının elektrikle çalıştığını, acil siparişlerin yetiştirilememesi sebebiyle ağır tazminat yükümlülükleri ve ticari itibar kaybı gibi telafisi imkansız zararların doğacağını, HMK m. 389 kapsamında hafta sonu olması da gözetilerek hukuka aykırı enerji kesintisinin durdurulması gerektiğini, yargılama süresince kesintisiz enerji sağlanması için teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı kurumun yarattığı muarazanın kesin olarak önlenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNE ÖZETLE: Dava dilekçesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119. ve 121. maddelerinde öngörülen şekil şartlarını taşımadığını, davacının iddialarını somutlaştırmadığını ve ispatlayıcı delil sunmadığını, davacının kaçak elektrik borcu ve muvazaalı abonelik ilişkisi nedeniyle dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, uyuşmazlığın ticari arabuluculuk dava şartına tabi olmasına rağmen bu şartın yerine getirilmediğini, müvekkil şirketin 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca kamu hizmeti yürüttüğünü, dava dışı ... Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. 'nin geçmişte defalarca kaçak elektrik kullandığını, bu şirketin yetkilisi olan ...'in davacının öz abisi olduğunu, davacının ... şirketinin borçlarından kaçınmak amacıyla muvazaalı bir şekilde abonelik başvurusunda bulunduğunu, davacının sunduğu 01.04.2026 tarihli dekonttaki ... isminin ...'in eşi olduğunu, sosyal medya kayıtları ve adres eşleşmelerinin muvazaa ilişkisini doğruladığını, sunulan kira sözleşmesinin kiralayan şirketin yetkilisinin davacının babası olması nedeniyle delil niteliği taşımadığını, ... şirketi hakkında 27.01.2025, 11.02.2025, 13.02.2025, 21.03.2025, 30.04.2025, 04.06.2025, 23.07.2025, 02.09.2025,23.09.2025 ve 09.03.2026 tarihlerinde düzenlenen on adet kaçak tespit tutanağının yasal mevzuata uygun olduğunu, ... şirketinin 19.11.2024 ile 27.01.2025 tarihleri arasında elektriği usulsüz açtığının tespit edildiğini, tahakkuk hesaplamalarının Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 44,45 ve 46. maddelerine uygun yapıldığını, kaçak tespit tutanaklarının aksi ispatlanana kadar resmi belge niteliğinde olduğunu, davacının mahkemece istenen cevabi yazıyı sunmadığını, kamu zararının önlenmesi adına yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu belirterek öncelikle davanın usulden, aksi takdirde esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 11/05/2026 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece "...Davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile ... İli, ... ilçesi, ... Mahallesi (...) ... Bulvarı no 183 26 ada 16 parsel de kayıtlı bulunan taşınmaza (202.024,00 TL üzerinden % 15'i oranında nakit veya süresiz kesin banka teminat mektubunun davacı tarafından mahkememize ibrazı halinde ) hükmün kesinleşmesine kadar tedbiren elektrik aboneliğinin sağlanması ve elektrik enerjisi verilmesine, abonelik tesisinden sonra davacı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmediği takdirde davalı tarafın elektriği kesme hakkının baki olduğunun davacı ve davalı tarafa ihtarına...." karar verilmiştir. İhtiyati tedbir talebinin kabulü ara kararına karşı davalı vekili tarfından süresi içinde itiraz kanun yoluna müracaat edildiği, ilk derece mahkemesince duruşmalı olarak yapılan inceleme neticesinde; .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 08/07/2026 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece "....İtirazın değerlendirilmesi sonucunda, talep konusu yerin ticari faaliyet olarak davacı tarafından kullanıldığı görülmekle davalı şirket tarafından davacı adına elektrik aboneliği tesis edilmemesi nedeniyle elektrik enerjisinin verilmemesi halinde telafisi imkansız zararlar meydana gelebilecektir. Bu durum "gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir verilebilir" kriterine uygun olmakla itiraz ile ilgili hususlar yargılama sırasında açıklığa kavuşacağından ve bu aşamada borç olarak bildirilen 202.024,00 TL üzerinden teminat alınması uygun olduğundan davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına yapmış olduğu itirazın reddine..." karar verilmiştir. DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Yerel mahkemenin 11.05.2026 tarihli ara kararı ile davacının ihtiyati tedbir talebinin 202.024,00 TL üzerinden %15 oranında teminat karşılığında kabul edildiğini, bu karara yapılan itirazın ise 08.07.2026 tarihli ara karar ile reddedildiğini ancak söz konusu tedbir kararının yasal düzenlemelere ve EPDK kararlarına aykırı olduğunu, davacının 05.07.2012 tarihinden bu yana ticari faaliyette bulunduğunu iddia ederek 25.03.2026 tarihli sözleşme ile kiraladığı iş yeri için 30.03.2026 tarihinde abonelik başvurusunda bulunduğunu, vadesi geçmiş borcu olmadığını ve 06.05.2026 tarihinde elektriğinin haksız kesildiğini öne sürdüğünü, oysa müvekkili kurum tarafından elektriğin fatura borcu nedeniyle değil tesisatta daha önce kaçak elektrik kullanımı yapan dava dışı ... Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. 'nin borçlarından dolayı Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 43/1 maddesi gereğince kesildiğini, davacının ... şirketinin yetkilisi ...'in kız kardeşi olduğunu ve kaçak elektrik borcunu ödememek amacıyla muvazaalı bir şekilde abonelik tesis ettirdiğini, 08.06.2026 tarihli cevap dilekçesinde delil olarak sunulan ... İcra Dairesinin 2026/1496 E. sayılı dosyasında 09.06.2026 tarihinde yapılan haciz işleminde adreste ...'in hazır bulunduğunu ve vergi levhasında ... şirketinin bilgilerinin yer aldığını, davacının bu adreste faaliyet göstermediğini, kira sözleşmesinin yazılı delil niteliği taşımadığını ve kiralayanın yetkilisinin davacının babası olduğunu, fatura ödemelerinin dahi ...'in eşi ... tarafından yapıldığını, 27.01.2025 ile 09.03.2026 tarihleri arasında düzenlenen on adet kaçak tespit tutanağı bulunduğunu, ... şirketinin toplam borcunun 7.000.000,00 TL üzerinde olduğunu, fatura borcunun ise 4.358.667,82 TL tutarına ulaştığını, yapılan tüm işlemlerin EPDK mevzuatına uygun olduğunu, davacının yaklaşık ispat yükümlülüğünü yerine getiremediğini, tedbir kararının devam etmesi halinde kaçak elektrik kullanımının süreceğini ve müvekkil şirketin telafisi güç zararlara uğrayacağını, mevcut teminat bedelinin yetersiz olduğunu belirterek 08.07.2026 tarihli ihtiyati tedbire itirazın reddi kararının kaldırılarak tedbirin kaldırılmasını, bu mümkün değilse teminat bedelinin fatura borçları tutarında veya en azından %20'si oranında belirlenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; Muarazanın meni istemine ilişkindir. İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı vekilinin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/578 Esas sayılı dosyası üzerinden açmış olduğu davada; davacı şirketin dava dışı ... ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. İle arasında 803667205 nolu tesisata ilişkin olarak 30/03/2026 tarihli elektrik abonelik sözleşmesinin bulunduğunu ancak davalı ... EDAŞ'ın önceki abonenin borçlarının bulunduğunu ve aboneliğin muvazaalı olduğunu belirterek elektrik enerjisini kestiğini, davacı şirketin önceki abone ile bir bağının olmadığını belirterek enerji bağlantısına yönelik muarazanın giderilmesi ve tedbiren elektrik enerjisi verilmesi isteminde bulunduğu, mahkemece yapılan inceleme neticesinde 11/05/2026 tarihli ara karar ile "davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile ... İli, ... ilçesi, ... Mahallesi (...) ... Bulvarı no 183 26 ada 16 parsel de kayıtlı bulunan taşınmaza (202.024,00 TL üzerinden % 15'i oranında nakit veya süresiz kesin banka teminat mektubunun davacı tarafından mahkememize ibrazı halinde) hükmün kesinleşmesine kadar tedbiren elektrik aboneliğinin sağlanması ve elektrik enerjisi verilmesine, abonelik tesisinden sonra davacı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmediği takdirde davalı tarafın elektriği kesme hakkının baki olduğunun davacı ve davalı tarafa ihtarına, teminat yatırıldığı takdirde kararın ifası için davalı şirkete müzekkere yazılmasına" karar verildiği, davalı vekilinin süresi içinde itiraz kanun yoluna müracaat ettiği, mahkemece 08/07/2026 tarihli duruşmada itirazın reddine karar verildiği ve aynı gün gerekçeli ara kararın yazıldığı, davalı vekilinin süresi içinde istinaf kanun yoluna müracaat ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması isteminde bulunduğu anlaşılmıştır. Geçici Hukuki Koruma tedbirlerinden olan “ihtiyati tedbir” 6100 Sayılı HMK’nun 389-399. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nun 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usule yer verilmiştir. HMK’nun 391/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi halinde kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir. İhtiyati tedbir öğretide, "Kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır." şeklinde tarif edilmiştir (Medeni Usul Hukuku 12.Baskı Sh.714-Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez, Prof. Dr. Oğuz Atalay, Prof. Dr. Muhammet Özekes). Anılan tariften de anlaşılacağı üzere, ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde “(1)Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. (2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.” hükmü yer almaktadır. Söz konusu maddede ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış ancak ihtiyati tedbirin sadece uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlemiştir. 6100 sayılı HMK'nın ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuş, "yaklaşık ispat" kavramından bahsedilerek kabul edilmiştir. Yaklaşık ispat durumunda hakim, o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Yaklaşık ispatta tam ispat aranmamakla beraber basit bir iddia da yeterli kabul edilemez. Karşı tarafı riskle karşı karşıya bırakacak veya onun ticari hayatını ya da yaşantısını zora sokacak nitelikte verilecek tedbir kararının amacına uygun düşeceğinin kabulüne olanak bulunmamaktadır. Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda, talep konusu yerin ticari bir işletme olarak davacı tarafından kullanıldığı, davalı şirket tarafından önceki abonenin borcundan dolayı ve aboneliğin muvazaalı olduğu gerekçesi ile elektrik enerjisinin kesildiği, aboneliğin niteliği dikkate alındığında elektrik enerjisi verilmemesi halinde telafisi imkansız zararların meydana gelebileceği, bu durum "gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir verilebilir" kriterine uygun olmakla somut olayda % 15 oranında teminat yatırılması koşulu ile ihtiyati tedbir kararı verilmesi şartlarının mevcut olduğu anlaşılmıştır. İstinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi ara kararının bu aşamada ûsul ve esas bakımından hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi ara kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/4. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/10/2026 Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1501, K. 2026/1858, T. 22.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1501-e-2026-1858-k-2f0f28760482