Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/162 E. 2026/1752 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/162
- Karar No
- 2026/1752
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/162
KARAR NO: 2026/1752
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2020/386 Esas- 2022/607 Karar
TARİH: 16/09/2022
BİRLEŞEN BAKIRKÖY 7.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2021/273 ESAS
DAVA: Menfi Tespit-İstirdat (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan),
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket, toplam 18 adet çeki ciranta sıfatıyla cirolayıp aralarındaki cari hesap ilişkisi nedeniyle dava dışı ... Şti borcunu kapatmak için devretmek amacıyla ....04.2020 tarihinde ... gönderi numarasıyla ve 20.06.2020 tarihinde ... gönderi numarasıyla 2 seferde .../... ve ... Şubesi olduğunu, söz konusu çekleri içeren kargo gönderileri, gönderiyi yapan kargo şirketinin internet sitesindeki sorgulamalara göre biri 16.04.2020 saat 14:39'da ... şirketi çalışanı ...'a, diğeri ise 22.06.2020 günü saat 12:49'da yine ... şirket çalışanı ...e teslim edilmiş gözükmesine rağmen söz konusu şirkete teslim edilmeden başkaca üçüncü şahıslara ve işbu davadaki davalılara ciro yoluyla devir edildiği ve tahsile konulduğu bilgisinin alındığı, çeklerin iradesi dışında davalılara teslim edildiği, başka bir deyişle çalındığını, söz konusu eylem nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına başvurulduğunu, 2020/58404 soruşturma dosyasının açıldığını ve halen derdest olduğu, davaya konu çekteki ciro silsilesi incelendiğinde müvekkilden sonra çalınarak müvekkilin iradesi dışında ... şirketine ciro edildiği, bundan sonra ...şirketine ciro edildiği, daha sonra da ...şirketine ciro edildiğinin görüldüğü, ancak yapmış olduğumuz araştırmada müvekkilin iradesi dışında çeki ele geçiren ilk firma olan ...herhangi bir tüzel kişiliğinin olmadığını, davalı ...firmasının tüzel kişiliğinin bulunmadığının görülmesi halinde davaya konu çekin ciro zincirinin bozulduğunun anlaşılacağını, diğer davalı ...firması aslında olmayan bir kişiden çeki ciro yoluyla devir aldığını, oysaki davalı firmalar basiretli tacir ilkeleri gereği ciro yoluyla çekleri devralmadan önce ciro silsilesinin bozuk olup olmadığı araştırmakla mükellef olduğunu, öncelikle müvekkilin anılan çeten davalılara borçlu olmadığının tespit gerektiğini, olayın öğrenilmesinden sonra 10.07.2020 tarihinde davaya konu çekin vadesi gelmeden önce Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/360 e sayılı dosyası ile hem davaya konu çek hem de çalınan çeklerin içerisinde olup da vadesi gelmeyen diğer 7 çek için iptal davası açıldığını, anılan davada tüm çekler için ödeme yasağı tedbir kararı verildiğini, müvekkilin ticari defter ve kayıtları, dava dışı ... Türk şirketinin ticari defter ve kayıtları incelendiğinde müvekkilin söz konusu çekleri cari hesap ilişkisine ... şirketine gönderdiği ve müvekkilin suça konu çekleri kendisinden sonraki cirantalarla herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığının anlaşıldığı, ... Türk şirketinin adresi ... Blok No :... ....... ... adresinde olduğunu, şirkete ait tüm giriş çıkışlar güvenlik kamerası izlendiğinin düşünüldüğünü, söz konusu çekleri içerir kargoların aslında teslim edilip edilmediği, edilmişse kimlere teslim edildiği, ilgili birimlere iletilip iletilmediğinin ortaya çıkacağını, her ne kadar çekle ilgili ödeme yasağı kararı alınmışsa çeki en son elinde bulunduranın çek ile ilgili icra takibi başlatılmasına engel olmadığını, ....İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyada müvekkil aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkilin maddi açıdan da zorluğa düşeceğini, bu nedenle Mahkemece icra takibi ile ilgili takibin iptali ve icra dosyasına yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, müvekkilin muhatap ...A.Ş ...Ticari Şubesi, keşidecisi ... ... A.Ş.ne 65.160,00 TL bedelli çekten borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalı ... Şti cevap dilekçesinde özetle: “Müvekkil firma ile ...firması arasında gerçekleşen ticari ilişki neticesinde keşidecisinin ... firması, davacının cirantası olduğu İngbankAŞ'ye 65.160,00 TL tutarlı çeki ciro yolu ile müvekkiline verildiğini, müvekkil ilgili çekin son yetkili hamil olduğunu, müvekkili yasal alacağının tahsilinin engellenmesi üzerine ....ASliye Ticaret Mahkemesinin 2020/398 D.İş sayılı dosyası ile İhtiyati Haciz talebinde bulunduğu, talebin kabul edilmesi ile.... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası ile hem ihtiyati haciz tatbik edildiği, hem de esas takibe girişildiği,
Dava konusu çek 6102 sayılı TTK 686 ve 790 md geçerli ciro zinciri yolu ile müvekkiline ulaştığını, ciro silsilesinde herhangi bir kopukluk bulunmadığını, bu nedenle tedbir talebinin reddine karar verilmesini, müvekkilin kıymetli evrakın son yetkili hamili olduğunu, davacının davasının müccerretlik ilkesi gereği reddi gerektiğini, ispat külfetinin davacı olduğunu, davacı müvekkilinin kötü niyetini yahut ağır kusurunu ispatla mükellef olduğunu, şahsi defilerin müvekkiline karşı yöneltilemeyeceği, müvekkilinin iyi niyetli 3.kişi olduğu TTK 790 ve 792 madde gereği müvekkiline ancak kötü niyet ve ağır kusur iddiasında bulunabileceği, takibe dayanak çek gerçek bir ticari ilişkiye dayandığını, belirtilen nedenlerle davacının haksız davasının ve tedbir talebinin reddine, % 20 den aşağı olmamak üzere tazminatın davacıya yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı .... Şti. cevap dilekçesinde özetle; “Müvekkil firma, davaya konu edilen çeki ... firmasından ciro yolu ile edindiğini, çekin dayanağının ticari alım satım konusu olduğunu, daha sonra çeki davalı ... firmasına devir ve temlik ettiğini, müvekkilinin çekin çalıntı olduğunu bilecek durumda olmadığını, ...firmasının resmi bir firma olduğunu, müvekkilin defter ve belgeleri tetkik edildiğinde alım ve satım ilişkilerinin usul ve yasaya uygun olduğunun görüleceğini, davacının haksız davasının reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı ... ... Limited Şirketi'ne dava dilekçesi ekli davetiye tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
BİRLEŞEN BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2021/273 ESAS
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu ... A.Ş. .../... Şubesi, Keşidecisinin ...Anonim Şirketi olduğu, ... çek numaralı 05.08.2020 keşide/vade tarihli 44.903,86 TL bedelli çekinde içerisinde bulunduğu 18 adet çeki dava dışı ... .... Şti.'ne borcuna karşılık olarak kargo yoluyla gönderildiğini, kargoların teslimi hususunda yapılan sorgulamada söz konusu çekleri içeren kargoların ilgili şirkete teslim edilmiş olarak görülmesine rağmen bu çekler şirkete teslim edilmeden 3.şahıslara ve işbu davadaki davalılara ciro yoluyla devredildiğinin ve tahsile konulduğunun öğrenildiğini, bu hususta Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin söz konusu çeklerdeki kendisinden sonraki cirantalarla herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını ve bu çekler yönünden müvekkili aleyhine birçok takip başlatıldığını, davalılar tarafından, dava konusu çek hakkında da icra takibi başlatılabileceği ihtimali bulunduğundan işbu davanın açıldığını belirterek söz konusu çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ve çekin son hamilden müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ...Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çek üzerinde diğer davalılar ... ... Şirketi ve ... ... Şirketi'nden sonra müvekkili şirketin cirosunun bulunduğunu, bu durumda müvekkilinin çekin çalıntı olduğunu bilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacının müvekkili şirkete ve diğer cirantalara yönelik iddialarının soyut olduğunu ve ispat külfetinin davacıda olduğunu, davacının, müvekkilinin kötniyetini yahut ağır kusurunu ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini ve İİK 72/4 gereğince %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir. Davalı ... ... Limited Şirketi ve davalı .... Şti.ne dava dilekçesi ekli davetiye tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 16/09/2022 tarih ve 2020/386 Esas- 2022/607 Karar sayılı kararında; Davanın: asıl ve birleşen davanın çek iptali sebebiyle borçlu olunmadığının tespiti ile birlikte çek istirdatı davasından ibaret olduğu, dosyada ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; TTK'nın 792. maddesine göre çekin istirdatına karar verilebilmesi için davacının, çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesi gerektiği, davalı hamil şirketler bakımından ise UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada davalılar hakkında menfi tespit ve istirdat istemli olarak bir çok davanın açıldığı, davacı tarafından davalılar aleyhine; Bakırköy ve İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinde dosyaları ile menfi tespit ve istirdat istemli olarak davaların açıldığı, davalara konu çeklerin aynı ya da benzer nitelikte ciro silsileleri ile davalılardan .... Şti. geçtiği tespit edilmiştir.
Yine UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada davalılar aleyhine farklı davacılar tarafından farklı hırsızlık olaylarına dayanılarak menfi tespit ve istirdat davası açıldığının görüldüğü, İstanbul BAM Hukuk Dairesinin yukarıda alıntılanılan kararlarında da belirtildiği üzere huzurda görülen davanın davalılarının, farklı hırsızlık olayları yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralarak son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiği; bu durumda bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının, keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğu; ayrıca davacının dava konusu çekin yetkili hamili olduğu ve hırsızlık sonucu rızası hilafına çekin elinden çıktığı, ayrıca mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda da davacının davalılar gerek asil ve birleşen davada talep edilen çeklerin ciro silsilesine uygun muhasebe kayıtları ile desteklenmediğinden, davacının davalılara dava tarihinde herhangi bir borcu olmadığı, davalıların, dava konusu çekleri iktisap ederken ağır kusurlu olduklarının kabul edilmesi gerektiği, bu bakımdan dava konusu çekler nedeniyle davacının davalılara karşı borçlu olmadığı hususunun tespit ve rapor edildiği gerekçesiyle, denetlemeye ve hükme dayanak etmeye elverişli bilirkişi raporuna göre asıl ve birleşen davanın kabulü karar verilmiş ve karara karşı davalı .... Şti. vekili ve davalı .... Şti.vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı .... Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil firma ile ...Firması arasında gerçekleşen ticari ilişki neticesinde keşidecisinin ... firması, davacının cirantası olduğu ...A.Ş. ...... Şubesine ait ... Seri Numaralı, 14/07/2020 keşide tarihli 65.160,00 TL tutarlı çeki ciro yolu ile müvekkil tarafa verildiğini, dava konusu çekin, davacıya cirolandığını; davacıdan sonra sırası ile ..., ...Ambalaj ciroları sonucunda müvekkil firmaya ciro ile ulaştığını, işbu çek ...firması ile müvekkil firma arasındaki ticari ilişki neticesinde müvekkil tarafına verildiğini, çekin arkasında yer alan ciro silsilesi düzgün olduğunu, herhangi bir kopukluk olmadığı için kıymetli evrakın yetkili hamili müvekkil olduğunu, davacı, çekin çalındığını iddia ettiğini ve diğer cirantalar ve müvekkil tarafa yönelik soyut ve mesnetsiz iddialarda bulunduğunu, kambiyo senetleri illetten mücerret olduğunu, kıymetli evrakın doğumuna sebep olan ilişkiden bağımsız ve soyut olduğunu, kanun koyucu, kambiyo evrakının "illetten mücerret" ilkesini getirirken tam da bu gibi iddialara karşı hukuki güvence temini saikiyle getirdiğini, ciro silsilesinde kopukluk olmayan dava konusu çeke yönelik açılan işbu davada ispat külfeti davacı üzerine olduğunu, müvekkil kötüniyetli veya ağır kusurlu olmayıp ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı .... Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil ...firması, davaya konu edilen çeki ... firmasından ciro yolu ile edindiğini, işbu çeki edinme sebebi de ... ile arasında gerçekleşen mal alım satımı olduğunu, çekin dayanağının ticari alım satım olduğunu, yasal bir alacağına karşılık çeki edinen müvekkil tarafın, basiretli bir tacir gibi çeki edinirken bankadan sordurduğunu ve çekin karşılığının olduğunu öğrenerek çeki edindiğini, daha sonra da aynı çeki kendisi ile aynı sektörde faaliyet gösteren diğer davalı ... isimli firmadan fason mal alımına karşılık kullandığını ve ciro yolu ile çekin diğer davalı ... firmasına devir ve temlik ettiğini, müvekkilin çekin edinme ve çekin kullanma biçimi basiretli bir tacirin ticari ilişkileri nedeniyle olduğunu, müvekkil tarafın çekin çalıntı çek olduğunu bilecek durumda olmadığını, müvekkil tarafın cirosundan önce ...cirosu bulunduğunu, davacının çeki gönderdiğini iddia ettiği ... firması ile aralarındaki ilişkiyi davalının bilmesinin mümkün olmadığını, davacının çeklerin çalınmasına ilişkin bildirdiği soruşturma dosyasında davalının taraf olmadığını, taraf olsa dahi işbu çekin edinme şeklinin sabit olduğunu, çek bir kambiyo evrakı olup illetten mücerret olduğunu, bu ilke gereği usulüne uygun ciro silsilesi ile müvekkil tarafın çeki edindiğini ve kullandığını, tek başına çalıntı iddiası ile huzurda dava ikamesi, haksız kötüniyetli bir iddia olduğunu, davacı tarafından davalının kötü niyeti ve ağır kusurunun ispat edilemediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Asıl ve birleşen dava, davacının elinden rızası dışında çıktığı iddia edilen dava konusu çeklerden dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine ve ayrıca asıl davada çek bedelinin ödenmesi halinde bedelinin istirdadına, birleşen davada çekin istirdadına karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı .... Şti. vekili ve davalı .... Şti. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
HMK'nın 343/3. maddesinde; ''İstinaf yoluna başvurma tarihi konusunda 118. maddesi hükmü uygulanır.'' hükmü, HMK'nın 118/1. maddesinde ise; ''Dava, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılır. '' hükmü yer almaktadır. HMK'nın 345. maddesinde; "İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. İstinaf yoluna başvuru süresine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır." hükmü yer almaktadır. Bölge Adliye Mahkemeleri ile Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin (Resmi Gazete Tarihi: 06.08.2015 Sayı:29437) "Kanun yoluna başvuru işlemleri" başlıklı 46/(4) maddesi; "Kanun yolu başvurusu, kanun yolu dilekçesinin kaydedildiği tarihte yapılmış sayılır." şeklindedir. Yine 03/04/2012 tarih ve 28253 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin "Kanun yoluna başvuru işlemleri" başlıklı 48. maddesinin 4. bendinde; "Kanun yolu başvurusu, kanun yolu dilekçesinin kaydedildiği tarihte yapılmış sayılır." düzenlemesi bulunmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen gerekçeli kararın davalı .... Şti. Vekiline 18/12/2022 tarihinde tebliğ edildiği, gerekçeli kararın tebliğ işleminin usul ve yasaya uygun olduğu, 2 haftalık istinaf başvuru süresinin son gününün 02/01/2023 tarihi Pazartesi günü mesai bitiminde sona erdiği (UYAP sistemi üzerinden yapılan işlemler açısından saat 00:00'a kadar) ancak davalı vekili tarafından istinaf dilekçesinin UYAP kayıtlarına göre, 03/01/2023 Salı günü saat 21:37 itibariyle sunulduğu ve bu tarih itibariyle istinaf süresinin geçtiği, davacı vekili tarafından gerekçeli karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmadığından davalı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunma hakkının bulunmadığı, İlk derece mahkemesince bu hususta bir değerlendirme yapılarak karar verilmediği anlaşıldığından HMK'nın 346, 352/1-c. maddeleri uyarınca, davalı .... Şti. vekilinin istinaf başvurusunun süresinde yapılmamış olması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacı vekili, dava konusu çeklerin ticari ilişki karşılığında dava dışı şirkete kargo ile gönderildiğini, ancak söz konusu çeklerin bu şirkete teslim edilmediğini ve çalındığını, davalıların çekleri kötü niyetli olarak ve ağır kusurları ile iktisap ettiğini ileri sürerek dava konusu çeklerden dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, ayrıca asıl davada çek bedelinin ödenmesi halinde bedelinin istirdadına, birleşen davada çekin istirdadına karar verilmesini, davalı .... Şti. vekili ve davalı .... Şti. vekili çekin düzgün ciro silsilesine göre ticari ilişki karşılığında iktisap edildiğini ve kendilerinin iyi niyetli yetkili hamil olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, davalı ... .... Şti. ise davaya cevap vermeyerek davacının iddialarını inkar etmiş sayılmıştır. Mahkemece her ne kadar davacının ve dava dışı kişilerin dava konusu çekler dışında çalınan ve ciro silsilesinin benzer ve aynı olduğu çeklere ilişkin davalılar aleyhine menfi tespit ve istirdat davaları açıldığı, çeklerin icra takibine konulduğu gerekçesiyle davalıların çekin iktisabında ağır kusurlu oldukları kabul edilerek asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş ise de, Mahkemece söz konusu dava dosyaları ve soruşturma dosyaları celbedilerek somut bir şekilde gerekçeli kararda inceleme ve değerlendirme yapılmaması, davacı tarafından hırsızlık olayına ilişkin başlatılan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/58404 soruşturma sayılı dosyasının dosya arasında bulunan örneğine göre davalıların taraf olmadıklarının görüldüğü, bu dosya ve yine Mahkemece yazılan müzekkere üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından davalılar aleyhine başlatılan 2020/66535 ve 2020/66530 soruşturma sayılı dosyaların bulunduğunun bildirilmesine rağmen söz konusu soruşturma dosyaları celbedilmek suretiyle dosyadaki tüm deliller ve ifadeler incelenerek iş bu davanın sonucuna olumlu/olumsuz etkisi ve bekletici mesele yapılıp yapılmayacağı hususu tartışılarak buna göre davalıların çekin iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olup olmadıklarının somut bir şekilde belirlenmemesi, davacı vekili tarafından son duruşmada asıl davada çek bedelinin keşideci tarafından ödendiği ve davanın istirdat davasına dönüştüğü beyan edilmesine rağmen bu hususta araştırma ve değerlendirme yapılarak davacının talebi hakkında olumlu/olumsuz karar verilmemesi, yine birleşen davada davacının menfi tespit talebinin yanından çekin istirdadı talebi de bulunmasına rağmen çekin istirdadı talebi hakkında olumlu/olumsuz karar verilmemesi usul ve yasaya uygun olmamıştır.
Sonuç olarak, HMK'nın 346, 352/1-c. maddeleri uyarınca, davalı .... Şti. vekilinin istinaf başvurusunun süresinde yapılmamış olması nedeniyle usulden reddine, davalı .... Şti.nin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın kaldırma ilamı doğrultusunda işlem yapılmak, iş bu dosya ile karar tarihinden önce birleştirilen ancak karardan sonra gönderilen Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/959 Esas sayılı dosyasının akıbetinin sorularak derdest olması halinde iş bu dosya ile birleştirilerek sonucuna göre kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle karar verilmek üzere mahkemesine iadesine, davalının sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-6100 Sayılı HMK'nın 346 ve 352/1.c maddeleri uyarınca, davalı .... Şti.nin istinaf başvurusunun süresinde yapılmamış olması nedeniyle usulden REDDİNE,
2-Davalı .... Şti.nin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ../09/2022 tarih ve 2020/... Esas- 2022/... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,
3-İstinaf eden davalı .... Şti tarafından asıl ve birleşen dosya için yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf eden davalı .... Şti.nden asıl dosya için alınması gereken 732,00 TL harcın peşin yatırılan 1.112,77 TL harçtan mahsubu ile bakiye 380,77 TL harcın talep halinde bu davalıya iadesine,
5-İstinaf eden davalı .... Şti.nden birleşen dosya için alınması gereken 732,00 TL harcın peşin yatırılan 766,85 TL harçtan mahsubu ile bakiye 34,85 TL harcın talep halinde bu davalıya iadesine,
6-İstinaf eden davalı .... Şti.tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
7-İstinaf eden davalı .... Şti. Tarafından asıl ve birleşen dosya için yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına,
8-İstinaf eden davalı .... Şti. tarafından asıl ve birleşen dosya için yatırılan istinaf karar harcının talep halinde bu davalıya iadesine,
9-İstinaf eden davalı .... Şti. tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
10-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
11-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/10/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
19/10/2026