Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1399 E. 2026/863 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1399
- Karar No
- 2026/863
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2024/1399 (ESASTAN RET) KARAR NO : 2026/863
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/04/2022 ESAS-KARAR NO : 2018/520 E - 2022/331 K
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 15/06/2026 YAZILDIĞI TARİH : 26/06/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil aleyhine davalı tarafından Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün 2017/16522 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını ve söz konusu takibin kesinleştiğini, davacının okuma ve yazmasının olmadığını, hukuki işlemlerde mühür kullandığını ya da baş parmağını bastığını, dolayısıyla bono üzerindeki yazının ve imzanın müvekkile ait olmasının mümkün bulunmadığını, bono üzerinde adı yazan davacı isminin benzer olması dışında müvekkilin senet ile bir ilgisinin olmadığını, ayrıca bono üzerinde davacının kimlik numarasının yer almadığını ve bono üzerinde mevcut ismin davacının ismi olmadığını, icra takibinin ... adına başlatıldığını, davacının herhangi bir borcunun bulunmadığını ve icra takibinin haksız olduğunu belirterek, borçlu olunmadığının tespitine ve davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, senedin kambiyo senedi vasfında bulunduğunu, borcun ödendiğine dair herhangi bir bilginin ve belgenin dosya içerisine ibraz edilmediğini, dava dilekçesi ekinde bulunan mühür beyannamesinin başka bir amaç için düzenlendiğini, davacının, borç senedine taraf olmayı kabul ettiğini savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, İstanbul Adli Tıp Kurumu Adli Belge İnceleme Şubesi'nin 24/06/2020 tarihli ve 06/10/2021 tarihli bilirkişi raporlarında inceleme konusu senette atılı borçlu imzaları ile davacı ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında biçimsel benzerlik görülmekle birlikte, gerek söz konusu imzaların basit tersimli, gerekse sınırlı sayıda mukayese imzalar olması nedeniyle ...'ın eli ürünü olup olmadığı yönünde daha ileri bir tespite gidilemediğinin bildirildiği, bu haliyle raporun karar vermek için yeterli olmadığı, ispat külfeti kendisine düşen davalının imzaların temininin sağlanması yönünde üzerine düşen işlemleri yapmadığı, davacının incelemeye medar ıslak imzalarının yerini bildirmediği, bilirkişi masrafını, müzekkere ve posta giderlerini mahkeme veznesine yatırmadığı, bu hali ile davalı asil tarafından senetteki imzanın davacıya ait olduğu hususunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; imza incelemesinin nasıl yapılacağının HMK'nın 211. maddesinde idüzenlendiğini, imza inkarında bulunan tarafın isticvap edilmesi gerektiğini, hakimin Kanundaki sıraya uymak zorunda olduğunu, mahkemenin imza incelemesini kendiliğinden araştırmasında zorunluluk bulunduğunu, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, 06/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda inceleme konusu senette atılı borçlu imzaları ile davacının mevcut mukayese imzaları arasında biçimsel benzerlik görüldüğünün bildirildiğini, dolayısıyla bilirkişi raporunun karar vermek için yeterli olmadığı yönündeki gerekçenin hatalı olduğunu, davacının kötüniyetle imzayı inkar ettiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının, icra takibine konu senet nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Davaya konu 15/10/2014 düzenleme ve 10/09/2016 vade tarihli, 75.000,00 TL bedelli senet nedeniyle, davalı alacaklı ... tarafından Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün 2017/16522 Esas sayılı takip dosyası ile 75.000,00 TL asıl alacak ve 6.700,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 81.700,00 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı görülmüştür. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle 06/10/2021 tarihli rapor ile, inceleme konusu 75.000,00 TL'lik senette atılı borçlu imzaları ile davacının mevcut mukayese imzaları arasında biçimsel benzerlik görülmekle birlikte, gerek söz konusu imzaların basit tersimli olması, gerekse sınırlı sayıda mukayese imzaların bulunması nedeniyle davacı ...'ın eli ürünü olup olmadığı yönünde daha ileri bir tespite gidilemediğinin bildirilmesine ve davalı tarafça bu konuda ispata yarar bir delilin sunulamadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.123,25 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.281,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.842,25 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 15/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."