Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1660 E. 2026/2266 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1660
- Karar No
- 2026/2266
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1660 KARAR NO : 2026/2266
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/06/2023 NUMARASI : 2021/88 Esas 2023/445 Karar DAVA : ALACAK KARAR TARİHİ : 14/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ 16/10/2026
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı/borçlu arasında uzun süreli ticari ilişkiden dolayı güven doğduğunu, müvekkilin ürün temin ettiğini ödemelerininde düzenli olduğunu, taraflar arasında cari hesap mutabakatı sağlandığını, 10.898,97-TL alacak için yapılan mutabakata rağmen davalının ürün göndermediği gibi alacağı da inkar etmeye başladığını, davalıdan alınan ürünlerin bir kısmında ayıp tespit edildiğini, bu ürünlerin ayıpsız ve sağlam ürünler ile değiştirilmesi için 19.06.2018 tarih 011908 irsaliye numaralı evrak ile davalıya 350 (üçyüzelli) çift pve çizme, 27.06.2018 tarih ve 011913 irsaliye ile 1.406 (bindörtyüzaltı) çift pve çizmenin davalı firmaya iade edildiğini, davalı firmanın aradan geçen uzun süreye rağmen söz konusu ayıplı ürünleri değiştirip göndermediğini ayrıca ayıpsız ve sağlam ürün bedeli olan 40.963,96-TL' yi de müvekkili firmaya iade etmediğini, müvekkilin cari hesap alacağının ödenmesi veya malların ayıpsız ürünler ile değiştirilmesi için girişimlerinin sonuçsuz kaldığını, İzmir 4. Noterliği' nin 23.03.2020 tarih ve 1608 yevmiye numaralı ihtarına rağmen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını belirtmiş, 10.898.97-TL cari hesap alacağının, ihtarname tebliğ tarihi olan 06.04.2020 tarihinden itibaren ticari faiz ile birlikte tahsiline, bedeli ödenmiş olan ve ayıplı olduğu için iade edilen toplam 1.756 çift pvc çizmenin bedeli olan 40.963 96-TL alacağın ihtarname tebliğ tarihi olan 06.04.2020 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu uyuşmazlığın çözümünde herhangi bir özel yetki kuralı veya taraflar arasında imzalanmış bir yetki sözleşmesi bulunmadığını, bu nedenle somut olay açısından yetkili mahkemenin HMK' nin genel yetki kuralları gereği davalının yerleşim yeri olan Samsun Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, davacı yanın dava dilekçesinde "taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişki sebebiyle müvekkilinden 10.898,97-TL alacaklı olduğunu, bu alacak karşılığında kendisine ürün temin edilmediği gibi ödemiş olduğu bedelin müvekkil tarafından iade edilmediği " iddiasının kabul edilemez olduğunu, müvekkili şirketin davacı taraftan alacaklı olduğunu, bu durumun müvekkilin ticari defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelenmesiyle anlaşılacağını, davacı yanın dava dilekçesinde "tüm ödemeleri süresinde gerçekleştirdiğini, müvekkiline herhangi bir borcunun olmadığını, müvekkilinden teslim aldığı ürünlerin bir kısmının ayıplı olduğunu, bu sebeple bu ürünleri müvekkil firmaya iade ettiğini ancak ayıplı ürünlerin ayıpsız benzerlerinin müvekkili tarafından gönderilmediği gibi bu ürünlerin bedeli olan 40.963.96-TL bedelin de kendisine iade edilmediği " yönündeki davacı beyanlarının soyut ve gerçek dışı beyanlar olduğunu, müvekkilince teslim edilen ürünlerin hiçbirinde herhangi bir ayıp ya da hata bulunmadığını, bu durumun davacıya gönderilen Samsun 1. Noterliği' nin 13.04.2020 tarihli ve 11448 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile de sabit olduğunu, davacının basiretli bir tacir gibi davranmakla yükümlü olduğunu, ürünün teslimi anında ayıplı olduğunu iddia ettiği ürünlerle ilgili herhangi bir itirazda bulunmadığını ve ürünleri itirazi kayıtsız olarak teslim aldığını, Türk Ticaret Kanunu' nun 23/c maddesinde "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fikrası uygulanır. " hükmü yer almakta olduğunu, ilgili hüküm gereği ayıp halinde alıcının satıcıya kanunda belirtilen ihbar sürelerine uygun olarak ayıp ihbarında bulunmasının zaruri olduğunu, davacı tarafça müvekkili şirkete süresinde ve usulüne uygun bir ayıp ihbarında bulunulmadığını, ayıplı olduğu iddia edilen ürünlere ilişkin müvekkil adına kesilen ve gönderilen bir iade faturası bulunmadığını, dosya arasına bir kısım sevk irsaliyesi sunulduğunu, bahsi geçen belgelerde ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin teslim edildiği kişiler müvekkil şirket çalışanı olmadığını, bu kişilerin müvekkil şirketle bir bağlantısı da bulunmadığını, söz konusu irsaliyelerde teslim alan bölümünde adı geçen kişilerin imzası dahi bulunmadığını, ilgili belgelerin kabul edilmesi ve bu belgelerin yargılamaya esas alınmasının mümkün olamayacağını, davacının iddiaları ispatlaması gerektiğini belirtmiş, öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini, aksi takdirde müvekkili aleyhine açılan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde İstinaf incelemesine konu karar ile: "Taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklı cari hesap açık hesaba göre alacak bedeli ile ayıplı çıktığı ve ödemesinin yapıldığı iddia edilen ürün bedellerinin iadesi koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplandığı görülmüştür. Davacı ve davalı şirketin Ticaret Sicil Kaydının UYAP üzerinden çıkartılarak dosya içine alınmıştır. İzmir 4. Noterliği' nin 23/03/2020 tarih 1608 yevmiye no'lu ihtarnamesinin fotokopisi celbedilerek dosya içine alınmıştır. Mahkememizin 14/09/2021 tarihli duruşma ara kararı ile; Samsun ATM' ye talimat yazılarak dosya ve davalıya ait ticari defter ve dayanakları üzerinde uyuşmazlık konularında SMMM bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılmasına karar verildiği, alınan 06/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda; davalı şirketin 2018 - 2019 ticari yılları defter ve kayıtlarına göre davacı firmaya 1.497,12-TL borcu olduğu, davacı şirketin hesap ekstresinde olup, davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmayan 9.401,00-TL' nin davacının alacaklı olduğu ancak bunu fesvik edici belgenin ve kaydın olmadığı görüş ve kanaatinde olunduğu ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Mahkememizin 24/03/2022 tarihli duruşma ara kararı ile; Tarafların talimatla alınan kök rapora karşı beyan ve itirazları doğrultusunda mevcut dosya kapsamına göre bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verildiği, alınan 06/12/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davalı firma önceki dönemden alacaklarının raporda olmadığı itirazının doğru olup kök raporun davacı firma c/h çalışıldığından kaynaklanmakta olduğunu, davacı şirket nakit paraların kayda alınmadığı itirazının kök raporun sonuç bölümünün 2. maddesinde tevsik edici belgenin ve kaydının olmadığı, davacı şirketin 2018 - 2019 dönemleri davalı firma defter ve kayıtlarına göre davalı firmaya 1.657,09-TL borçlu olduğu görüş ve kanaatinde olunduğu ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Mahkememizin 24/03/2022 tarihli duruşma ara kararı ile; dosyanın SMMM bilirkişisine tevdii ile davacının defterleri üzerinde tüm dosya kapsamında inceleme yaptırılmasına karar verildiği, alınan 07/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Davacının, ... Mah. ...Sk. No:... Konak/İZMİR adresinde, Kurumlar Vergisi Mükellefi olarak Eğe Vergi Dairesine bağlı (Vergi No:385069748) 02.11.2015 tarihinden itibaren iş güvenliği amaçlı kişisel koruyucu donanımların toptan ticareti faaliyetini sürdürdüğü, davacı ile davalı arasında (2018-2019 yılı kayıtlı resmi defter kayıtları ) yukarıda dökümü yapılan ve defter kayıtları bulunan bilgiler ile ticari bir iş ilişkisi olduğu, davacı şirketin ticari defterlerini dosyaya ibraz ettiği, davalı taraf ticari defterlerini TİMK M.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK' nun 64. maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerine göre açılış/kapanış onaylarını zamanında yapılmış olduğu görüldüğü, sahibi lehine delil teşkil ettiği, davacının yasal defterlerinin, muhasebe kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, yevmiye defter kayıtları ile kebir defterlerinin uyumlu olduğu, işbu cari hesaba istinaden davacı .... Şti' nin davalı ... Şti' nin 2019 yılı 10.898,97-TL alacağı olduğu, (davalı için borç) davalının kesmiş olduğu faturalar ile davacının resmi kayıtlarına aldığı faturalarının birbiriyle örtüştüğü, davacının bu faturalara yaptığı çek ile ödemelerinin de birbirini teyit ettiği, davacının nakit ödemelerinin davalıda kayıtlı olmadığı, davacının yaptığı bu ödemelerin tediye makbuzlarının mevcut olup, şirket sahibi ....' nun davalıya ait pazarlama personellerine yapılan ödemeler olduğu bilgisine ulaşıldığını, adreslerine sevkiyat yapıldığı, gelen ürünlerden bir kısmının ayıplı olanlarının davacıya iade edildiği, davacının da sevk irsaliyelerinin üzerinde yazan değişim amaçlı ve elden edilmiştir ibaresi olduğu, sevk irsaliyelerinin davalı.... Şti. adına düzenlendiği, sevk irsaliyesine konu malların....ve Nakliyeci ....' a (davalının kendi nakliyesi) teslim edildiği, teslim alan kısmında kaşe, imza ve telefon numarası olduğu, sevk irsaliyelerinin üzerinde değişim amaçlı fatura edilmeyecektir yazıldığı, somut olayda davacının İzmir 4.Noterliği' nin 23 Mart 2020 tarih 01608 yevmiye nolu ihtarnamesi ile ihtarname tebliğ tarihi olan 06.04.2020 tarihinden itibaren 10.898.97-TL cari hesap alacağını ve iade edilen toplam 1.756 çift pve çizmenin bedeli olan 40.963.96-TL alacağın ticari faiz ile birlikte tahsilini istediği, davalının ise Samsun 1.Noterliği' nin 13 Nisan 2020 Tarih 11448 Yevmiye nolu ihtarı ile ticari ilişki sebebiyle üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz yerine getirmiş olduğu, herhangi bir borcu bulunmadığını iddia ettiği, davacı.... Şti' nin davalı ... Şti' den 10.898,97-TL cari hesap alacağını ve 1.756 çift pve çizmenin bedeli olan 40.963,96-TL (10.898,97 + 440.963,96= 51.862,93-TL ) alacağı olduğu, takdiri mahkemeye ait olmak üzere Anapara - Faizi - Asıl alacak olarak 51.862,93-TL + 6.168,49=58.031.42-TL talep edebileceği görüş ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Mahkememizin 22/09/2022 tarihli duruşma ara kararı ile; davalı vekillerinin beyanları doğrultusunda dosyanın mevcut dosya kapsamına göre bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verildiği, alınan 24/03/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; kök raporda belirtilen tespitlerde her hangi bir değişikliği gerektirir durum olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu sevk irsaliyelerinin davalı ....Şti. adına düzenlendiği, irsaliye içeriğinin 350 çift pvc çizme, 14.koli olduğu, teslim alan kısmında....A.Ş.'nin kaşesi ve ... isim ve imzasının olduğu davacının ... A.Ş. teslim etiğine dair belgede....isim ve imzası olduğu, diğer irsaliyenin teslim alan kısmında Nakliyeci ...'ın isim ve imzasının olduğu, davacının kendi çalıştığı nakliye firması ile sevk irsaliyesine konu malları kargo firmasına gönderdiği, bu kapsamda davacının davalıdan 10.898,97.-TL cari hesap alacağı ve 1.756 çift pvc çizmenin bedeli olan 40.963,96.-TL alacağı olduğu " şeklindeki gerekçe ile; "davanın KABULÜ İLE, 10.898,97-TL cari hesap alacağı ile 40.963,96-TL iade edilen ürün bedeli alacağının 06/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir."şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararının yeterli olmadığını ve gerekli gerekçeleri içermediğini, dava konusu olaya ilişkin yargılamanın yetkisiz mahkemede yapıldığını, yetkili mahkemenin Samsun Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, yerel mahkemece usul ve yasaya aykırı bir karar verildiğini, bu kapsamda kesin süre içerisinde avans yatırılmamış olmasına rağmen ilk derece mahkemesince dosyanın bilirkişiye gönderildiğini, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, bu çelişkinin giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının iddia ettiği şekilde müvekkiline yapılan nakit ödemenin bulunmadığını, dava konusu olayda ayıplı ürün satılması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacı tarafça sunulan sevk irsaliyesinde adı geçen kişilerin müvekkili şirket ile herhangi bir bağlantısının bulunmadığını, tarafların ticari defterlerinin birbirine uymadığından davacının ticari defterinin lehine delil teşkil etmesinin mümkün olmadığını, yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu ve eksik incelemeye dayandığını, açıklanan ve resen incelenecek hususlarla haksız ve hukuka aykırı olarak verilen mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; 10.898,97-TL açık hesaptan kaynaklı bakiye alacak ile 40.963,96-TL ayıplı olduğu iddiası ile davalıya iade edilen ürün bedelinden kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde"davanın KABULÜ İLE, 10.898,97-TL cari hesap alacağı ile 40.963,96-TL iade edilen ürün bedeli alacağının 06/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir." şeklinde karar verilmiştir. İş bu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı şirket merkezi ilk derece mahkemesinin yargı alanında bulunmakla TBK 89. maddesi gereğince davalının yetki itirazı yerinde olmadığından davalı vekilinin bu hususa değinen istinaf talebi yerinde değildir. Hüküm altına alınan 10.898,97-TL cari hesap alacağı yönünden yapılan değerlendirmede ; Mahkemece yapılan yargılama sırasında davalıya ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen rapora göre davalı şirketin incelenen 2018- 2019 yılı ticari defter ve kayıtlarına göre davacı şirketin 1.497,12 TL borçlu olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Yine mahkemece yapılan yargılama sırasında davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde ise davacının davalıdan 2019 yılı sonu itibarıyla kayden 10.898,97 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sırasında davacı şirket kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 17.08.2022 tarihli raporun 6. sayfasında davacı ile davalının incelenen 2018 ve 2019 yılı ticari defter ve kayıtlarının karşılaştırılması neticesinde; davalının kesmiş olduğu faturalar ile davacının resmi kayıtlarına aldığı faturaların birbiriyle örtüştüğü, davacının bu faturalara yaptığı çek ile ödemelerinin de birbirini teyit ettiği, davacının nakit ödemelerinin davalıda kayıtlı olmadığının tespit edildiği, davalının dosya kapsamına sunduğu cari hesap ekstresinde 01.01.2018 yılı açılış kaydının 3.154,19 TL alacak, davacının açılış kayıtlarında 1.176, 35 TL alacaklı olduğu görülmüş olup dosyaya 2018 yılı öncesi ticari defterler sunulmadığından bunun sebebinin anlaşılamadığı, davacının 21.02.2018 tarih 1.900 TL ve 13.10.2018 tarih 1.750 TL nakit ödemenin davalı kayıtlarında olmadığının tespit edildiği bildirilmiş olmasına rağmen taraf ticari defter kayıtları arasındaki farkı oluşturan kayıtlar dayanakları ile birlikte incelenip gerektiğinde bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle oluşacak duruma göre hangi taraf ticari defterlerindeki kayda hangi nedenle itibar edildiğinin gerekçesi de usulünce açıklanarak karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi yerinde olmamıştır. Davacı tarafça ayıplı olduğundan davalıya iade edildiği iddia olunan 40.963,96-TL'lik ürün bedeline ilişkin istinaf talebi açısından yapılan değerlendirmede; Davacı tarafça ayıpsız ve sağlam ürünler ile değiştirilmesi için, 19.06.2018 tarih 011908 irsaliye numaralı evrak ile 350 çift pve çizme, 27.06.2018 tarih ve 011913 irsaliye ile 1.406 çift pve çizmenin davalı firmaya iade edildiği iddia edilmiş olup dayanak olarak her iki belgenin birer sureti dosyaya sunulmuştur. Davalı tarafça davacının ayıba ilişkin iddiasının yerinde olmadığı gibi süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulmadığı ve iddia edildiği üzere kendilerine iade edilmiş bur ürün bulunmadığı, davacı tarafça teslime ilişkin olarak sunulan belgelerde adı geçen kişilerin davalı şirket ile bir ilgisi bulunmadığı gibi iş bu sevk irsaliyeleri üzerinde bir imza dahi bulunmadığı savunma olarak ileri sürülmüştür. Bu durumda davacı tarafça ayıplı olduğu iddia edilen malların davalıya iade edildiğinin dava değeri itibarıyla HMK 200 ve devamı maddeleri gereğince yazılı deliller ile ıspatlanması gerekmektedir. Davacı tarafça teslime ilişkin olarak sunulan 19.06.2018 tarih ve 011908 nolu irsaliyede "teslim alan" olarak "....A.Ş" kaşesi bulunmakta olup imza bulunmadığı, 27.06.2018 tarih ve 011913 nolu irsaliyede ise "teslim alan" bölümünde nakliyeci .... ismi bulunmakta olup bir imza bulunmadığı görülmüştür. Bu durumda mahkemece ... A.Ş kaşesi bulunan irsaliye ile ilgili olarak ... A.Ş 'ye müzekkere yazılarak teslime ilişkin tüm belgeler getirtilerek, teslime ilişkin olarak belge gönderilmesi halinde usulünce incelenmek ve yine diğer sevk irsaliyesinde adı geçen ...' iletişim adresinin davacı tarafça bildirilmesi halinde bu taşımacıya da müzekkere yazılar teslime ilişkin belgeler varsa gönderilmesinin istenilmesine, belge gönderilmesi halinde usulünce incelenmek kaydıyla oluşacak duruma göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi yerinde olmamıştır. Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/06/2023 tarih ve 2021/88 Esas, 2023/445 Karar sayılı hükmünün 6100 sayılı HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın HMK 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davalı yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5- İstinaf yoluna başvuran davalıdan alınan 885,70.TL istinaf nispi karar harcının istek halinde İADESİNE, 6- İstinaf yoluna başvuran davalıdan alınan 738,00.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 7-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında davalı tarafından tehiri icra talebi uyarınca yatırılan teminatın davalıya İADESİNE, 8- İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince 14/10/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.