Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/516 E. 2026/1487 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/516
- Karar No
- 2026/1487
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/516 - 2026/1487 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/516 KARAR NO : 2026/1487
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29.01.2025 NUMARASI : 2023/308 Esas 2025/64 Karar
DAVACI : VEKİLİ : Av.
DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 25.09.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 20.10.2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 16.08.2022 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk ve ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçeleri ile sigortalı, dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca arkadan çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ...'ın asli ve tam kusurlu olduğunu, kazaya ilişkin olarak Afyonkarahisar 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/583E.-2022/583K.sayılı kararının kesinleştiğini, davadan önce davalı sigorta şirketine yaptıkları yazılı başvurunun 09.01.2023 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, herhangi bir ödemenin yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alamadıklarını belirterek HMK'nın 107.maddesi gereğince 10.000,00 TL geçici iş göremezlik, 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 50.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini istemiş, yargılama sırasında geçici iş göremezlik tazminatı talebini 22.001,40 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini de 49.350,93 TL olarak artırmıştır. Davalı vekili, davadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 97.maddesinde belirtildiği şekilde usûlüne uygun olarak başvuru olmadığından dava şartının yerine getirilmediğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, kaza tarihi itibariyle davacı 70 yaşında olduğundan geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; Makine Mühendisi bilirkişiden alınan 18.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu, dava dışı araç sürücüsü ...'ın ve davacı yolcu Ayten Karakaş'ın kusursuz olduğunun belirtildiği, davacının maluliyetinin tespiti için Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 20.02.2024 tarihli raporda, davacının engel oranının %2 olduğu, 4 ay süre ile iş göremezlik hâlinde kaldığı, 3 hafta süresince bakıcı ihtiyacının bulunduğunun belirtildiği, aktüer bilirkişiden alınan 07.06.2024 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacı lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu belirtilerek davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, 22.001,40 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 49.350,93 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 20.01.2023 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 50.000,00 TL manevi tazminatın 20.01.2023 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olmasına ve davacının maluliyetine rağmen mahkemece hükmedilen manevi tazminatın çok düşük belirlendiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının sigortalı araç sürücüsü ...'ın annesi olduğunu, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına göre sigortalı sürücünün annesinin manevi tazminat talebinin teminat dışı olduğunu, davacının kaza tarihinde 70 yaşında ve pasif dönemde olması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı talep edilemeyeceğini, kaldı ki davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden sorumluluğunun bulunmadığını, davadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 97.maddesinde belirtildiği şekilde usûlüne uygun olarak başvuru olmadığından dava şartının yerine getirilmediğinden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usûlden reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin temerrüdü söz konusu olmadığından temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesinin de hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk ve ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçeleri ile sigortalı, dava dışı oğlu ... sevk ve idaresindeki aracın, dava dışı ... sevk ve idaresindeki araca arkadan çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, ...'ın aracında yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ...'ın asli ve tam kusurlu olduğunu belirterek geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat isteminde bulunmuş, mahkemece kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu, dava dışı araç sürücüsü ...'ın ve davacı yolcu ...'ın kusursuz olduğunun belirtildiği, davacının maluliyetinin tespiti için Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 20.02.2024 tarihli raporda, davacının engel oranının %2 olduğu, 4 ay süre ile iş göremezlik hâlinde kaldığı, 3 hafta süresince bakıcı ihtiyacının bulunduğunun belirtildiği, aktüer bilirkişiden alınan 07.06.2024 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacı lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu belirtilerek davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, 22.001,40 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 49.350,93 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 20.01.2023 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 50.000,00 TL manevi tazminatın 20.01.2023 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. 1-Davalı vekili, geçici iş göremezlik tazminatından davalı sigorta şirketinin sorumlu olmadığı yönünde istinaf itirazında bulunmuştur. Olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat gereğince davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK'nın ve 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel Zarar başlıklı 54.maddesinde "Bedensel zararlar tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak belirtilmiş ve bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebileceği" belirtilmiştir. Bunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile; geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli işgöremezlik (kalıcı sakatlık ya da maluliyet ) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir. Yukarıda belirtilen maddelerden de anlaşılacağı üzere, geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zarar olup TBK'nın 54. maddesinde sayılan bu zararlardan, zarar sorumluları KTK'nın 85. maddesi ve 91. maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK'nın 98. maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı bulunmadığından ve Kanun ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi kanun maddesine aykırı Genel Şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin geçici işgöremezlik zararından sorumlu olmayacağı yönündeki istinaf gerekçesi yerinde değildir. 2-Dosya kapsamına göre dava açılmadan önce, davalının da kabulünde olduğu gibi davacı tarafından sigorta şirketine başvuru yapıldığı, 26.04.2016 tarihinde 2918 sayılı Yasanın 99.maddesinde yapılan değişiklik ile getirilen "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası Genel Şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." düzenlemesi gereğince, sigortanın temerrüdü için Genel Şartlarda belirtilen belgeler ile sigorta şirketine müracaat edildiğinden davalı sigorta şirketinin temerrüde uğradığı anlaşıldığından temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır. 3-Mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişi raporu ile TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant formülü esas alınarak, davacının olay tarihinde 70 yaşında emekli olup pasif dönemde bulunması da dikkate alınarak bilinen / bilinmeyen dönem ayrımı yapılıp, asgari ücreti üzerinden yapılan hesaplama doğrultusunda tazminatın hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 4-İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın "Teminat dışı hâller" başlıklı 3-c maddesinde; işletenin veya aracı sevk edenin eşinin, usul ve füruunun (kendisi ile evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların) ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin uğrayacağı zararlar dolayısıyla ileri sürülen taleplerin ihtiyari mali sorumluluk kapsamı dışında olduğunun belirtildiği, bu nedenle Sigorta poliçesi genel şartlarının 3-c maddesi uyarınca aracı sevk edenin eşinin usûl ve fürunun tazminat talepleri teminat dışı bırakıldığından davacı ...'ın da, davalı sigorta şirketine ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dışı oğlu ... sevk ve idaresindeki araçta yolcu olduğu sırada yaralanması nedeniyle manevi tazminat talebinin reddine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsiz bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davacı vekilinin tüm istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve kesinleşen yönler korunarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1.b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, II-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; 1-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, 22.001,40 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 49.350,93 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 20.01.2023 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Manevi tazminat talebinin reddine, Davacının maddi tazminat istemi yönünden; 1-a)Bu karar nedeniyle alınması gerekli 4.874,08 TL harçtan peşin alınan 512,33 TL ile 430,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 3.931,75 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, b)Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c)Davacı tarafından yapılan 6.288,98 TL yargılama giderinin (harçlar dahil) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d)Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, e)HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.120,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacının manevi tazminat istemi yönünden; 2-a)Bu karar nedeniyle alınması gerekli 732,00 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, b)Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, III-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf başvurma harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Kararın usûlüne uygun olarak taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 25.09.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.