İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/104 E. 2026/112 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/104
Karar No
2026/112
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 30. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/104 Esas KARAR NO : 2026/112

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/10/2022 KARAR TARİHİ : 25/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket aleyhine sözleşmesiz elektrik kullanımı sebebiyle kaçak elektrik tüketim tespit tutanağı düzenlendiğini, müvekkili şirketin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/1-ç maddesine uygun olarak tahakkuk ettirdiği kaçak elektrik tüketim borcunun davalı tarafından ödenmediğini, davalı şirketin kesilmiş olan elektriği müvekkilinin izni olmaksızın açarak mevzuata aykırı hareket ettiğini, bu durumun tutanakla sabit olduğunu, davalı adına fatura çıkartılmasına rağmen bedelin ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin 21.09.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının 23.09.2021 tarihinde süresi içerisinde takibe itiraz ettiğini, davalının müvekkili şirkete borcu bulunmadığı gerekçesiyle yaptığı itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, kaçak elektrik kullanım bedelinin yönetmelik hükümlerine göre usulüne uygun hesaplandığını, davalının eyleminin Türk Ceza Kanunu'nun 163/3 maddesi anlamında suç teşkil ettiğini, davalının itirazının iptali ile takibin devamını, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkil şirket aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü nezdinde ...E. sayılı icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin 22.09.2021 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine süresinde itiraz edildiğini, takibin 23.09.2021 tarihinde durdurulduğunu, arabuluculuk süreci dikkate alındığında davanın 23.10.2022 tarihine kadar açılması gerekirken 26.10.2022 tarihinde ikame edildiğini, bu nedenle davanın süresinde açılmadığını, müvekkil şirketin kayıtlı adresinin Bakırköy yargı çevresinde bulunduğunu, bu sebeple mahkemenin yetkisiz olduğunu, müvekkil şirketin 23.12.2016 tarihinden itibaren ... ile abonelik sözleşmesi bulunduğunu ve faturaların düzenli ödendiğini, kaçak elektrik kullanımının söz konusu olmadığını, davacının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü nezdindeki...2 esas sayılı dosya ile mükerrer takip başlattığını, ... personelinin 06.08.2020 tarihinde sayaca müdahale ederek sayacı kullanılmaz hale getirdiğini, bu durumun müvekkil şirketi zarara uğrattığını, davacıya yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını, 14.10.2020,25.11.2020 ve 12.01.2021 tarihlerinde düzenlenen faturalara karşı iade faturaları düzenlendiğini, 21.12.2020 tarihinde şantiye alanının terk edildiğini ve 19.01.2021 tarihinde aboneliğin sonlandırıldığını, davacının alacağını ispatlayamadığını, icra takibine konu edilen tutarlarda KDV hesaplamasının hatalı olduğunu, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının kötü niyetli olduğunu belirterek davanın usulden veya esastan reddine, yetkisizlik kararı verilmesine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ...Esas Sayılı dosyası, ...'a ve Enerjisa'ya yazılan müzekkere cevapları, bilirkişi raporu ve dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ VE GEREKÇE: Dava, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ...Esas Sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. 30.05.2018 tarihli 30436 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği' nin 42.maddesinde; " (l) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağılım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi Tüketmesi kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir." hükümleri uyarınca somut olayda davacının kaçak elektrik kullandığı sabittir. Aynı Yönetmeliğin 44.maddesinde; (3) 42 i maddenin birinci fıkrasının (b) beııdi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat Üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır. şeklinde Yönetmeliğin 45.maddesinde; "(1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak taturalandırmada. aşağıda yer alan süreler esas alınır; a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde, doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır. b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (h) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez. Şeklinde Yönetmeliğin 46.maddesinde ise; "(1) Tüm kaçak kullanımlara ilişkin hesaplamalar Kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesi ü/erinden yapılır. Yapılan hesaplamalarda reaktif enerjiye ve trafo kayıplarına ilişkin bedeller dikkate alınmaz. (2) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketicinin, 44 üııcü madde çerçevesinde hesaplanan tüketimi, dahil olduğu tüketici grubuna kaçak elektrik enerjisi tükettiği dönemde uygulanmakla olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 1,5 katı ile çarpılarak, kaçak enerji tüketim bedeli hesaplanır ve bu bedel fatura edilir. Şeklinde düzenlemeler mevcuttur. "Kaçak elektrik tespit tutanakları, düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitleri içermekte olup, aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan belgelerdendir. Tutanağın aksinin iddia edilmesi halinde bundan kendisine hak bahşeden kişinin aksini ispat etmesi gerekir." (Yargıtay 3. HD 2019/6017 Esas- 2020/3754 Karar nolu, 01/07/2020 tarihli, 2020/2109 Esas- 2020/3340 Karar nolu 24/06/2020 tarihli, 2019/4862 Esas- 2020/305 Karar nolu 16/01/2020 tarihli ilamı) Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir. Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacı tarafça dava dilekçesi ile davalı tarafın ödenmeyen fatura bedelleri nedeni ile sayacının mühürlendiğini ve elektriğin kesildiğini ancak davalı tarafın kaçak elektrik kullanımı gerçekleştirdiğini iddiasına dayalı olarak kaçak elektrik bedelinin tahsili talebi ile davalı aleyhine icra takibi başlatmıştır. Davalı tarafa ait dava konusu elektrik aboneliği 23.12.2016 tarihinde başlayarak 12.01.2021 tarihinde davalı tarafın talebi üzerine sona ermiştir. Davalı tarafça yargılamanın her aşamasında ödenmeyen fatura bedelinin bulunmadığı savunmasına bulunulması üzerine müteaddit kereler davacı şirkete müzekkere yazılmış ve neticeten davalı tarafın abonelik süresi boyunca ödenmemiş faturasının bulunmadığı tespit edilmiştir. Davacı tarafça dosyaya ibraz edilen 29.04.2026 tarihli beyan dilekçesi ile davalı şirket tarafından 23.12.2016 tarihinde ikili sözleşme imzalandığı ancak mahalde bulunan tesisata ulaşılamadığından kontrol edilemediği işbu nedenle enerjilendirilmediği, söz konusu sayaca 24.01.2017 tarihinde ulaşım sağlandığında davalının yetkisiz olarak sayacı açarak enerjilendirdiği, bu nedenle kaçak elektrik tüketimi yapıldığı, ... seri numaralı tutanak ile bu kaçak kullanımın kayıt altına alındığı, Perakende satış sözleşmesi olsa da yetkisiz olarak, müvekkil davacı şirket personelleri tarafından kontrol edilmeksizin elektrik sayacı enerjilendirildiğinden davalı aleyhine sözleşmesiz kullanım nedeniyle tutanak tanzim edildiğini, dava konusu sayacın 28.02.2017 tarihinde ... numaralı tutanak ile birlikte mühürlendiğini, 06.08.2020 tarihinde davalı adresinde yapılan kontrolde elektrik sayacının elektrik tüketimini doğru şekilde kaydetmediği, bu nedenle elektrik enerjisi kesilerek ...seri numaralı mühürleme tutanağı tutulduğunu, kaçak elektrik kullanımına devam edilmesinin engellenmesi, davacı şirket zararının hesaplanabilmesi adına aynı gün içerisinde ...,TF.16-2 model marka sayaç sökülerek yerine ... marka sayaç takıldığını ancak sayaca elektrik enerjisi verilmediği, davalının adresinden sökülen ...,... model marka sayaç üzerinde yapılan laboratuvar incelemesi sonucunda sayacın yanık olduğu ve optik okumasında arıza olduğu, elektrik sarfiyatını eksik olarak ölçtüğünün tespit edildiğini, 13.10.2020 tarihinde aynı adreste yapılan incelemede, açıklanan kesme - mühürleme işlemine rağmen, elektrik enerjisinin açıldığı ve kaçak elektrik kullanımına devam edildiğinin tespit edildiğini iddia etmiştir. Davalı tarafça Davacı tarafça iddianın belirtilen şekilde genişletilmesine davalı tarafça muvafakat edilmemiştir. Somut olayda; dava konusu alacağa dayanak kaçak elektrik tutanaklarının ödenmemiş fatura bedellerine ilişkin olarak tutulduğu davacı tarafça iddia edilmiş, yargılama devam ederken davacı tarafın bu yöndeki iddiaları dikkate alınarak inceleme yapılmış ancak davalı tarafın ödenmeyen fatura bedelinin bulunmadığının tespit edilmesi üzerine davacı tarafça yukarıda yer verilen beyan dilekçesi ile borcun kaynağının dava dilekçesinde ileri sürülenden farklı şekilde açıklandığı, davalı tarafın iddianın genişletilmesine muvafakat etmediği, bu haliyle davacı tarafın dava dilekçesi ve dayanak icra takibi ile talep ettiği alacağın varlığını ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddine, ispat edilemeyen kötü niyet tazminat talebinin de reddine karar evrilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, -Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 2-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 900,00 TL yargılama giderinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 332,48 TL mahsubuyla bakiye 399,52 TL harcın davacı taraftan tahsil edilerek hazineye irad kaydına, 4-Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi gereğince 27.528,48 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, 5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/09/2026 Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/104, K. 2026/112, T. 25.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-104-e-2026-112-k-4533e61c6e48