İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/512 E. 2020/421 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/512
Karar No
2020/421
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/512 KARAR NO : 2020/421 DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 30/09/2019 KARAR TARİHİ : 13/10/2020 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/10/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ve ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... plaka sayılı araçların 16/05/2019 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştıklarını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü...n asli kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketini... plakalı aracın... poliçe ile İhtiyati Mali Mesuliyet sigortasını tanzim eden şirket olduğunu, müvekkiline ait araçta meydana gelen hasardan poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğunu, ekspertiz raporundan da anlaşılacağı üzere hasarın 36.000,00-TL'sinin... plakalı aracın sigortacısı ... Sigorta tarafından ödendiğini, sigorta kapsamında...gorta nezdinde atanan ekspertizin raporunda 118.442,00-TL tutarınca hasar tespiti yapıldığını, sovtaj değerinin 18.585,00-TL olarak tespit edildiğini, aracın müvekkilince çekme belgeli ve hasarlı vaziyette 19.500,00-TL'ye satıldığını, aracın ortalama rayiç değerinin 100.000,00-TL olduğunu, tanzim edilemeyen hasar için davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, hasar dosyası açıldığını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmitir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, esasa ilişkin olarak; kaza tespit tutanağındaki asli kusur iddiasının kesinlik araz etmediğini, kusur tespiti yapılması gerektiğini, davacıya ait aracın rayiç değerinin 100.000-TL olduğunun iddia edildiğini ancak dava dışı eksper şirketince aracın 17/12/2016 tarihli kazasında ağır hasar kaydı olduğunun tespit edildiğini, ağır hasar kaydı olan aracın rayicinin 100.000,00-TL olamayacağını,...hasar dosyasında eksper rayiç değerinin 88.500,00-TL olduğunu, işbu bedel üzerinden davacı ile mutabakat sağlandığını, sovtajın düşük tutulduğunu, aracın 19.500,00-TL sovtaj değerine satıldığının iddia edildiğini ancak müvekkili tarafından yapılan ihalede araç hasarlı hali ile 54.398,00-TL sovtaj teklifi alındığını, trafik sigortasından alınan 36.000-TL göz önüne alındığında davacının herhangi bir alacağının olmadığını belirterek kazadaki kusur oranı ile aracın rayiç ve sovtaj değerinin tespiti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: 1-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanak aslı, 2-... Anonim Şirketi nezdinde ... plakalı araca ait olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi v... numaralı hasar dosyası, 3...Kooperatifi nezdinde... plakalı araca ait olarak düzenlenen... numaralı İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ve...numaralı hasar dosyası, 4-Dava konusu trafik kazasına karışan araçlara ait ruhsat fotokopisi, 5-16/05/2019 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, 6-... plakalı araçlara ait trafik tescil kayıtları, 7-Trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişinin 16/03/2020 havale tarihli raporu, 8-Davacı vekilinin 06/04/2020 tarihli bedel arttırım dilekçesi, 9-Trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişinin 25/08/2020 havale tarihli ek raporu, 10-Sair deliller. DAVA KONUSU: Açılan dava, 16/05/2019 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ...ait... plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli miktarının belirlenmesi ile belirlenen hasar bedelinin davalı sigorta kooperatifinden tahsili taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır. Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları ; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir. Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir. Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir. Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şubesi'ne müzekkere yazılarak kazaya karışan araçlara ait ruhsat ve tescil belge ve bilgileri dosya arasına alınmıştır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak davacı tarafa ait araca ilişkin tramer kayıtları temin edilmiştir. Dava konusu aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden ... Anonim Şirketi'ne müzekkere yazılarak...plakalı araca ait olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin, 16/05/2019 tarihinde meydana gelen dava konusu trafik kazası nedeniyle davacı ...C Kimlik numaralı ... tarafından yapılan başvuruya ilişkin dilekçe ve dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakının, başvuru sonucunda açılan...hasar dosyasının ve varsa başvuru neticesinde davacıya yapılan ödemeleri gösterir evrak ve kayıtların eksiksiz olarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş, müzekkere cevabında yer alan belgeler kapsamında davacının başvurusu üzerine dava dışı... Anonim Şirketi tarafından 30/07/2019 tarihinde dava konusu trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli olarak 36.000,00-TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak, sigortalı araca ait Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin, dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak davacı tarafça şirkete yapılan başvuru dilekçesinin, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakının, varsa açılmış olan hasar dosyası ve varsa davacı tarafa yapılan ödeme ödeme evraklarının eksiksiz olarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş, müzekkere cevabında gönderilen evrak ve kayıtlar dosya arasına alınmıştır. Gerekli evrak ve belgelerin temini akabinde dosyanın trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 16/05/2019 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtlarında yer alan davacıya ait ... plakalı araca ait tramer kaydı ve sair hususlar göz önünde bulundurularak, taraflar arasında 16/05/2019 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda kusuru bulunan şahısların ve bu şahısların kusur oranları ile trafik kazası sonucunda davacıya ait... plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli miktarının belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişi 16/03/2020 havale tarihli raporunda, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan... araç sürücüsü... dava konusu trafik kazasının oluşumunda %100 oranında tam ve asli kusurlu olduğunu, davacıya ait ... plakalı araç sürücüs... ise dava konusu trafik kazasının oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, dava konusu aracın 17/12/2016 tarihinde gerçekleşen başka bir trafik kazası neticesinde ağır hasar aldığının görüldüğünü, dava konusu aracın aynı özelliklere sahip hasarsız emsalinin piyasa şartları göz önünde bulundurulduğunda 112.500,00-TL bedelle temin edilebileceğini, ancak 17/12/2016 tarihinde gerçekleşen başka bir trafik kazası neticesinde ağır hasar aldığı dikkate alındığında dava konusu aracın rayiç değerinin 88.500,00-TL olduğunu, dava konusu aracın onarım bedelinin sadece değişecek parça bedelinin 100.375,22-TL+KDV olması ve aracın rayiç değerinin 88.500,00-TL olması, sovtaj değerinin ise 19.500,00-TL olması sebebiyle onarımının ekonomik olmayacağını ve pert-total işlemine tabi tutulması gerektiğini, pert-total işlemine tabi tutulduğunda gerçek zararın aracın rayiç değeri 88.500,00-TL ile sovtaj değeri 19.500,00-TL arasındaki fark olan 69.000,00-TL olduğunu, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 36.000,00-TL bedelli ödeme düşüldüğünde bakiye hasar bedelinin 33.000,00-TL olduğunu rayiç değerini aşması nedeniyle onarımının ekonomik olmayacağı, bu nedenle pert-total işlemine tabi tutulması gerektiği, pert-total işlemine tabi tutulduğunda gerçek zararının 85.000-TL rayiç değeri ile 19.500-TL sovtaj değeri farkı miktarının 69.000,00-TL olduğu,...Anonim Şirketi tarafından sigorta kapsamında önceden yapılan 36.000,00-TL ödeme hesaplanan değerden düşüldüğünde kalan bakiye hasar miktarının 33.000,00-TL olduğunu mütalaa etmiştir. Davacı vekili 06/04/2020 tarihli dilekçesinde, bakiye hasar miktarının 33.000,00-TL olarak belirlendiğini, bu kapsamda dava dilekçesinde 10.000,00-TL olarak belirttikleri dava değerini 23.000,00-TL arttırmak suretiyle 33.000,00-TL'ye çıkardıklarını, neticeten 33.000,00-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesini talep ettiklerini beyan etmiş ve dava değeri üzerinden eksik harcı Mahkememiz veznesine yatırmıştır. Davalı vekilinin itirazı doğrultusunda bilirkişiden ek rapor tanzim etmesi istenilmiş olup trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişi 25/08/2020 havale tarihli ek raporunda; davalı sigorta şirketi tarafından sunulan belgeler içerisinde yer alan ihale sonuç föyü kapsamında dava konusu araca 18 adet teklif verildiğini, en yüksek teklifin 39.750,00-TL olduğunu, yeniden yapılan değerlendirme ve piyasa araştırması neticesinde dava konusu aracın sovtaj değerinin 39.750,00-TL olduğunu, buna göre aracın onarım bedelinin rayiç değerini aşması nedeniyle onarımının ekonomik olmayacağı, bu nedenle pert-total işlemine tabi tutulması gerektiği, pert-total işlemine tabi tutulduğunda gerçek zararının aracın rayiç değeri 85.000,00-TL ile sovtaj değeri olan 39.750,00-TL arasındaki fark miktarı olan 48.750,00-TL olduğu, ... Anonim Şirketi tarafından sigorta kapsamında önceden yapılna 36.000,00-TL ödeme hesaplanan değerden düşüldüğünde kalan bakiye hasar miktarının 12.000,00-TL olduğunu mütalaa etmiştir. Her ne kadar trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişi 25/08/2020 havale tarihli ek raporunda pert-total işlemine tabi tutulduğunda gerçek zararının aracın rayiç değeri 85.000,00-TL ile sovtaj değeri olan 39.750,00-TL arasındaki fark miktarı olan 48.750,00-TL olduğu, ... Anonim Şirketi tarafından sigorta kapsamında önceden yapılna 36.000,00-TL ödeme hesaplanan değerden düşüldüğünde kalan bakiye hasar miktarının 12.000,00-TL olduğunu mütalaa etmiş ise de, yerleşik Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları gereğince dava açılmadan önce sigorta şirketine yapılan başvuru sonucunda sigorta şirketi tarafından yine dava açılmadan önce yapılan ödemenin ödeme tarihinden rapor tarihine kadar işleyecek yasal faizinin belirlenen tazminat bedelinden mahsubu ile sonuç tazminat bedelinin belirlenmesi gerektiği göz önünde bulundurularak, ödeme tarihinin 30/07/2019, rapor tarihinin ise 25/08/2020 olduğu, ödeme tarihi ile rapor tarihi arasında geçen gün sayısının 393 gün olduğu, bu doğrultuda Mahkememizce re'sen yapılan hesaplama sonucunda davacının talep edebileceği gerçek zararının, hasar bedeli olan 48.750,00-TL'den dava açılmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme miktarı 36.000,00-TL ve yapılan ödemenin ödeme tarihinden rapor tarihine kadar işlemiş faizi (36.000,00-TL*9*393/100/365) 3.488,55-TL'nin mahsubu neticesinde 9.261,45-TL olduğu belirlenmiş, belirlenen gerçek zarar miktarı üzerinden hüküm kurma yoluna gidilmiştir. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanak aslı,... Anonim Şirketi nezdinde ... plakalı araca ait olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ve....numaralı hasar dosyası... nezdinde ... plakalı araca ait olarak düzenlene... numaralı İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ve...numaralı hasar dosyası, dava konusu trafik kazasına karışan araçlara ait ruhsat fotokopisi, 16/05/2019 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, ...plakalı araçlara ait trafik tescil kayıtları, trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişinin 16/03/2020 havale tarihli raporu, davacı vekilinin 06/04/2020 tarihli bedel arttırım dilekçesi, trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişinin 25/08/2020 havale tarihli ek raporu ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın 16/05/2019 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ... plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli miktarının belirlenmesi ile belirlenen hasar bedelinin davalı sigorta kooperatifinden tahsili taleplerine ilişkin olduğu, trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişi 16/03/2020 havale tarihli raporunda, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan... araç sürücüsü...dava konusu trafik kazasının oluşumunda %100 oranında tam ve asli kusurlu olduğunu, davacıya ait... plakalı araç sürücüsü ...in ise dava konusu trafik kazasının oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, dava konusu aracın 17/12/2016 tarihinde gerçekleşen başka bir trafik kazası neticesinde ağır hasar aldığının görüldüğünü, dava konusu aracın aynı özelliklere sahip hasarsız emsalinin piyasa şartları göz önünde bulundurulduğunda 112.500,00-TL bedelle temin edilebileceğini, ancak 17/12/2016 tarihinde gerçekleşen başka bir trafik kazası neticesinde ağır hasar aldığı dikkate alındığında dava konusu aracın rayiç değerinin 88.500,00-TL olduğunu, dava konusu aracın onarım bedelinin sadece değişecek parça bedelinin 100.375,22-TL+KDV olması ve aracın rayiç değerinin 88.500,00-TL olması, sovtaj değerinin ise 19.500,00-TL olması sebebiyle onarımının ekonomik olmayacağını ve pert-total işlemine tabi tutulması gerektiğini,pert-total işlemine tabi tutulduğunda gerçek zararın aracın rayiç değeri 88.500,00-TL ile sovtaj değeri 19.500,00-TL arasındaki fark olan 69.000,00-TL olduğunu, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 36.000,00-TL bedelli ödeme düşüldüğünde bakiye hasar bedelinin 33.000,00-TL olduğunu rayiç değerini aşması nedeniyle onarımının ekonomik olmayacağı, bu nedenle pert-total işlemine tabi tutulması gerektiği, pert-total işlemine tabi tutulduğunda gerçek zararının 85.000-TL rayiç değeri ile 19.500-TL sovtaj değeri farkı miktarının 69.000,00-TL olduğu, ... Anonim Şirketi tarafından sigorta kapsamında önceden yapılan 36.000,00-TL ödeme hesaplanan değerden düşüldüğünde kalan bakiye hasar miktarının 33.000,00-TL olduğunu mütalaa ettiği, davacı vekilinin 06/04/2020 tarihli dilekçesinde bakiye hasar miktarının 33.000,00-TL olarak belirlendiğini, bu kapsamda dava dilekçesinde 10.000,00-TL olarak belirttikleri dava değerini 23.000,00-TL arttırmak suretiyle 33.000,00-TL'ye çıkardıklarını, neticeten 33.000,00-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesini talep ettiklerini beyan ettiği, davalı vekilinin itirazı doğrultusunda düzenlenen trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişinin 25/08/2020 havale tarihli ek raporunda davalı sigorta şirketi tarafından sunulan belgeler içerisinde yer alan ihale sonuç föyü kapsamında dava konusu araca 18 adet teklif verildiğini, en yüksek teklifin 39.750,00-TL olduğunu, yeniden yapılan değerlendirme ve piyasa araştırması neticesinde dava konusu aracın sovtaj değerinin 39.750,00-TL olduğunu, buna göre aracın onarım bedelinin rayiç değerini aşması nedeniyle onarımının ekonomik olmayacağı, bu nedenle pert-total işlemine tabi tutulması gerektiği, pert-total işlemine tabi tutulduğunda gerçek zararının aracın rayiç değeri 85.000,00-TL ile sovtaj değeri olan 39.750,00-TL arasındaki fark miktarı olan 48.750,00-TL olduğu, ... Anonim Şirketi tarafından sigorta kapsamında önceden yapılna 36.000,00-TL ödeme hesaplanan değerden düşüldüğünde kalan bakiye hasar miktarının 12.000,00-TL olduğunu mütalaa ettiği, bu kapsamda davacı tarafın davacının sürücüsü olduğu araçta oluşan hasar miktarını ispat yükümlülüğünü yerine getirdiği, yerleşik Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları gereğince Mahkememizce re'sen yapılan hesaplama sonucunda davacının talep edebileceği gerçek zararının, hasar bedeli olan 48.750,00-TL'den dava açılmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme miktarı 36.000,00-TL ve yapılan ödemenin ödeme tarihinden rapor tarihine kadar işlemiş faizi (36.000,00-TL*9*393/100/365) 3.488,55-TL'nin mahsubu neticesinde 9.261,45-TL olduğu belirlendiği anlaşılmakla, belirlenen gerçek zarar miktarı dikkate alınarak açılan davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, 1-9.261,45-TL maddi tazminatın poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla dava tarihi olan 30/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı... Kooperatifi'nden alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 632,65-TL karar ve ilam harcından, 170,78-TL peşin harç ve 393,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 68,87-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 3.400,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 3.560,78-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 60,50-TL elektronik tebligat, 19,00-TL tebligat, 161,20-TL posta masrafı, 400,00-TL bilirkişi ücreti, 170,78-TL peşin harç, 393,00-TL ıslah harcı ve 44,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.248,88-TL yargılama giderinden davanın kabul oranı dikkate alınarak 350,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekili olduğunu beyan eden Av. ...n yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/10/2020

Katip ... E imza

Hakim ...¸ eimza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2019/512, K. 2020/421, T. 13.10.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-512-e-2020-421-k-71323e13e448