İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/536 E. 2020/503 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/536
Karar No
2020/503
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/536 KARAR NO : 2020/503 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/10/2019 KARAR TARİHİ : 02/11/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki ... plakalı araç sürücü ... sevk ve idaresinde iken Yeşildere yolunca 15/02/2019 tarihinde tek taraflı yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kazadan sürücü ve yolcunun yaralı çıktıklarını, yüzündeki kanama nedeniyle olay yerine gelen taksi il...Hastanesi'ne gittiklerini, Trafik Denetleme Şube ekiplerince kaza tespit tutanağı düzenleneceği esnada polis ekiplerinin yanına ... isimli şahsın gelip sürücü olduğunu beyan ettiğini ancak polisin bu kişinin sürücü olmadığını, olay yerine sonradan geldiğini beyan eden tutanak hazırladığını, sürücünün hastaneye gitmesi nedeniyle ekiplerin tutanakta araç sürücüsünü firari maddi hasarlı tespit tutanağı şeklinde düzenlediklerini, sürücü olay yerine döndüğünde aracın olmadığını gördüğünü, olay sabahında kaza sonrası aracın "sen aracı merak etme" diyerek telefon numarasını alan kişinin otoparkına çekilmiş olduğunu, araçta meydana gelen hasar nedeniyle İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... D. İş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını, bilirkişi raporunda aracın onarımının uygun olmadığı, perti gerektiği hususunda rapor hazırlandığını, aracın rayiç değerinin 134.000,00-TL ve sovtaj değerinin 35.000,00-TL olduğu, toplam hasarın 99.000,00-TL olduğu hususunda tespit yapıldığını, aracın kasko şirketi... Sigorta'ya başvuru yapıldığını, zararın karşılanmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkiline ait araçta oluşan bakiye hasar bedeline mahsuben 20.000,00-TL'nin kaza tarihi olan 15/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın görevsiz mahkemede açıldığını, kaza sonrası sürücünün olay yerini terk ettiğini, daha sonrasında araç sürücüsünün değişmesi için gerçeğe aykırı beyan verildiğini, kasko genel şartlar A.5.10. ve 5.4 bentleri gereği zararın teminat dışı olduğunu, dava konusu olup kazaya karıştığı belirtilen ...plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde dar pert kasko poliçesi ile kasko sigortalı olduğunu, poliçe limiti dahilinde sorumluluklarının olduğunu, davacı iddialarını kabul etmediklerini ve davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: 1-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanak aslı, 2-İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...D. İş Esas sayılı dosyası, 3-... Sigorta Şirketi nezdinde ... plakalı araca ait olarak düzenlenen... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi, 4-Hasar dosyası, 5-15/02/2019 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, 6-... plakalı araca ait ruhsat bilgisi ve trafik tescil kayıtları, 7-... plakalı araca ait Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde bulunan tramer kaydı, 8-Trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişinin 22/06/2020 havale tarihli raporu, 9-Davacı vekilinin 03/07/2020 tarihli ıslah dilekçesi, 10-Sair deliller. DAVA KONUSU: Açılan dava, 15/02/2019 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ...'ne ait... plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli miktarının belirlenmesi ile belirlenen hasar bedelinin davalı ... şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesi talebine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır. Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları ; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir. Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir. Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir. Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şubesi'ne müzekkere yazılarak kazaya karışan araçlara ait ruhsat ve tescil belge ve bilgileri dosya arasına alınmıştır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak davacı tarafa ait araca ilişkin tramer kayıtları temin edilmiştir. Davalı ... şirketine müzekkere yazılarak, sigortalı araca ait Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin, dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak davacı tarafça şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakı, varsa açılmış olan hasar dosyası ve varsa davacı tarafa yapılan ödeme ödeme evraklarının eksiksiz olarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş, müzekkere cevabında gönderilen evrak ve kayıtlar dosya arasına alınmıştır. Her ne kadar davalı vekilince davacı tarafın talebinin taraflar arasında imzalanan kasko poliçesinden kaynaklanması sebebiyle mahkememizin görevsiz olduğu ve tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilerek görev itirazında bulunulmuş ise de, davacı tarafın şirket olduğu, davacı şirketin araç kiralama işi ile iştigal ettiği, dava konusu aracın davacı şirketin işyerinde bulunan ve kiralanan araçlardan olduğu, iş bu dava kasko sigortası poliçesine ilişkin ise de tarafların ticaret şirketleri oldukları, tüzel kişiliklerinin bulunduğu, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari ilişkisini ilgilendirdiği ve uyuşmazlığın sigorta poliçesine ilişkin olduğu göz önünde bulundurularak davalı vekilinin görev itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Gerekli evrak ve belgelerin temini akabinde dosyanın trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişiye tevdi ile, dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 15/02/2019 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtlarında yer alan ... plakalı araca ait tramer kaydı, hasar dosyası, İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... D.İş Esas sayılı dosyası ve içeriğinde yer alan bilirkişi raporu ile sair hususlar göz önünde bulundurularak, 15/02/2019 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda kusuru bulunan şahıslar ve kusur oranları ile trafik kazası sonucunda... plakalı araçta meydana gelen hasar miktarı bedelinin belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişi 22/06/2020 havale tarihli raporunda, dava konusu trafik kazasının oluşumunda... plakalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğunu, aracın onarım miktarının yedek parça, işçilik ve KDV dahil toplam 245.404,60-TL olduğunu ancak aracın rayiç değerinin 125.000,00-TL olması ve sovtaj değerinin 37.500,00-TL olması nedeniyle aracın onarım bedelinin rayiç değerinin %50'sini aştığı dikkate alındığında aracın onarımının ekonomik olmayacağını, bu nedenle pert-total işlemine tabi tutulması gerektiğini, pert-total işlemine tabi tutulduğunda gerçek zararının rayiç değeri ile sovtaj değeri farkı miktarı 87.500,00-TL olduğunu mütalaa etmiştir. Davacı vekili 03/07/2020 tarihli ıslah dilekçesinde, dava değerini 67.500,00-TL arttırarak 87.500,00-TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettikleri ve ıslah harcının yatırdıkları görülmüştür. Her ne kadar davalı vekilince, dava konusu araç sürücüsünün kaza mahallini terk etmesi sebebiyle rizikonun teminat dışı kapsamında dışında kaldığından bahisle davanın reddine karar verilmesi gerektiği beyan edilmiş ise de, dava konusu araca ilişkin olarak düzenlenen sigorta poliçesinde bu hususa ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı gibi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5.10. maddesinde zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb.) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4. ve 5.5. numaralı bentlerindeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza kaza yerinden ayrılması durumunun maddi zararlar açısından teminat dışı kapsamında tutulması karşısında, dava konusu araç sürücüsünün araçta yolcu olarak bulunan ... dava konusu trafik kazasında yaralanması neticesinde yaralanan şahsı tedavi amacıyla...Hastanesi'ne götürdüğüne ilişkin hastane kayıtları göz önünde bulundurulduğunda, araç sürücüsünün zararın teminat dışı kalmasına sebebiyet verecek şekilde kaza mahallini terk etmediği, bu sebeple dava konusu araç üzerinde oluşan hasarın teminat kapsamı dahilinde olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. Dava konusu aracın araç kiralama faaliyeti kapsamında kullanıldığı, yapılan işin ticari mahiyette bulunduğu, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde ticari faiz talep edildiği göz önünde bulundurularak dava konusu tazminatın avans faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanak aslı, İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... D. İş Esas sayılı dosyası,... Sigorta Şirketi nezdinde... plakalı araca ait olarak düzenlenen... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi, hasar dosyası, dava konusu trafik kazasına karışan araçlara ait ruhsat fotokopisi, 15/02/2019 tarihli trafik kazası tespit tutanağı... plakalı araca ait trafik tescil kayıtları, ... plakalı araca ait Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde bulunan tramer kaydı, trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişinin 22/06/2020 havale tarihli raporu, davacı vekilinin 03/07/2020 tarihli bedel arttırım dilekçesi ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın 15/02/2019 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ...'ne ait... plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli miktarının belirlenmesi ile belirlenen hasar bedelinin davalı ... şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesi talebine ilişkin olduğu, trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişi 22/06/2020 havale tarihli raporunda dava konusu trafik kazasının oluşumunda... plakalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğunu, aracın onarım miktarının yedek parça, işçilik ve KDV dahil toplam 245.404,60-TL olduğunu ancak aracın rayiç değerinin 125.000,00-TL olması ve sovtaj değerinin 37.500,00-TL olması nedeniyle aracın onarım bedelinin rayiç değerinin %50'sini aştığı dikkate alındığında aracın onarımının ekonomik olmayacağını, bu nedenle pert-total işlemine tabi tutulması gerektiğini, pert-total işlemine tabi tutulduğunda gerçek zararının rayiç değeri ile sovtaj değeri farkı miktarı 87.500,00-TL olduğunu mütalaa ettiği, davacı vekilinin 03/07/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 67.500,00-TL'ye arttırdıklarını ve 87.500,00-TL tazminat bedelinin kaza tarihi olan 15/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiklerini beyan ettiği anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Açılan davanın KABULÜ İLE, 1-87.500,00-TL maddi tazminatın 20.000,00-TL'sine rizikonun sigorta şirketine ihbarından itibaren 8 iş gününün sona erdiği 08/05/2019 tarihinden, 67.500,00-TL'sine ıslah tarihi olan 03/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla davalı ... Şirketi'nden alınarak davacı... Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne verilmesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 5.977,13-TL karar ve ilam harcından, 341,55-TL peşin harç ve 1.152,73-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 4.482,85-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 12.175,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 44,00-TL elektronik tebligat, 25,00-TL tebligat, 176,40-TL posta masrafı, 400,00-TL bilirkişi ücreti, 341,55-TL peşin harç, 44,40-TL başvurma harcı, 1.152,73-TL ıslah harcı, İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş dosyasında yapılan 606,00-TL vekalet ücreti ve 682,50-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 3.472,58-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/11/2020

Katip ... eimza

Hakim ... eimza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2019/536, K. 2020/503, T. 02.11.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-536-e-2020-503-k-2495ea53fff5