İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1082 E. 2026/695 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1082
- Karar No
- 2026/695
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1082 Esas KARAR NO : 2026/695
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 19/01/2026 KARAR TARİHİ : 07/10/2026
Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 30.06.2026 tarih, 1420 sayılı kararı ile İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin faaliyetinin durdurulmasına ve bu mahkemede görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının tek ve çift dosya kriteri dikkate alınarak İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi ve .... Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilerek devrine karar verilmiş, bu kapsamda 10/07/2026 tarihli Dosya Paylaşım Mutabakat Tutanağı kapsamında İstanbul (Kapatılan) Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/... esas sırasına kayıtlı bulunan eldeki dava dosyası, Mahkememizin yukarıda yazılı esas sırasına kaydedilmiştir. Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde .../0 numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi kapsamında sigortalı bulunan ... plakalı aracın 06.10.2023 tarihinde İstanbul ili Ataşehir ilçesinde meydana gelen trafik kazasına karıştığını, kazanın dava dışı ... plakalı aracın sigortalı araçla çarpışmamak için yaptığı ani manevra neticesinde karşı yönden gelen tır ile çarpışması sonucu gerçekleştiğini, kazanın meydana gelmesinde asli ve belirleyici kusurun gerekli dikkat ve özeni göstermeyen sigortalı araç sürücüsüne ait olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın hemen ardından sorumluluktan kaçmak amacıyla olay yerini terk ettiğinin kaza tespit tutanağı ile kayıt altına alındığını, dava dışı ... plakalı aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin 280.000,00 TL olarak belirlendiğini, sovtaj bedeli olan 126.000,00 TL mahsup edildikten sonra sigortalı aracın %75 kusur oranı dikkate alınarak hesaplanan 115.500,00 TL tutarındaki hasar tazminatının 09.02.2024 tarihinde müvekkili şirket tarafından ödendiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B. 4-f maddesi uyarınca sigortalının olay yerini terk etmesi nedeniyle sigortacının rücu hakkının doğduğunu, sigortalı tarafın kaza yerini zorunlu bir halden dolayı terk ettiğine dair ispat yükünün kendisinde olduğunu, ödenen tazminatın tahsili amacıyla .... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine davalının haksız şekilde itiraz ettiğini, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, davalının itirazının kötü niyetli olduğunu belirterek davalının .... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın .... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ve rücuen tazminat talebiyle açıldığını, davacı sigorta şirketinin müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın 06.10.2023 tarihinde karıştığı kazada kusurlu olduğu ve olay yerini terk ettiği iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirkete ait aracın kazaya sebebiyet vermediğini ve kaza ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, olay günü araç sürücüsü ...'nın ... Caddesi'ne girmek üzere beklediği esnada ... plakalı aracın hızla gelerek park halindeki bir kamyonete çarptığını, kaza sonrası müvekkili şirket çalışanlarının yardım etmeye çalıştığını, ancak sürücü ... ...'nin şikayeti üzerine ... hakkında .... Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/... Esas sayılı dosyası ile ceza davası açıldığını, yapılan yargılama ve alınan 08/04/2024 tarihli bilirkişi raporu neticesinde ...'nın kusursuz olduğunun tespit edilerek beraatine karar verildiğini, kaza tespit tutanağının hatalı ve gerçeğe aykırı düzenlendiğini, müvekkili şirketin kusuru bulunmadığından rücu talebinin haksız olduğunu, hasar bedelinin kabul edilmediğini ve bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi gerektiğini, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini, işleten sıfatını haiz müvekkili şirket ile sürücü arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğunu, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, aksi kanaatte davanın sürücüye ihbar edilmesini talep ettiğini, sonuç olarak haksız davanın reddine, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, davanın sürücüye ihbarına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, .... Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/... Esas sayılı dosyasının UYAP kayıtları, .../0 nolu ZMMS poliçesi, ödeme dekontları, 11/... nolu hasar dosyası, kaza tespit tutanağı örneği, ...'nın şüpheli ifade tutanağı, şikayetçi ifade tutanağı, faturalar, rayiç çalışma formu ve araç modelinin sahibinden.com sitesi satış ilanları örnekleri, tescil işlem sonuç belgesi, tam ziya hasar mutabakatname ve ibraname formu, aracın kaza sonrası çekilmiş fotoğrafları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacı sigorta şirketi tarafından 06/10/2023 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle dava dışı zarar gören 3. Şahsa yapılan ödemenin davalı sigortalısından rücuen tahsili için başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptal edilip edilmeyeceği, icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilmeyeceği hususlarında açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının maliki olduğu ve zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın 06/10/2023 tarihinde kusurlu olarak ve olay yerini terk eden sürücü sevk ve idaresinde iken ... plakalı araca çarptığını, kaza sonucunda ... plakalı aracın zarar gördüğünü, araç malikine 09.02.2024 tarihinde 115.500,00 TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığını, davalı sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi nedeniyle rücu hakkının bulunduğunu, bu nedenle ödenen bedelin rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine borçlu davalının haksız itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kaza ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, .... Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/... Esas sayılı dosyasında dava konusu olayla ilgili kamera kayıtlarının bulunduğunu, ceza dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda müvekkile ait aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, sürücünün olay yerini terk etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 11/03/2025 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine; 115.500,00- TL asıl alacak ve 7.772,52- TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 123.272,52-TL borcun ödenmesi amacıyla 04/04/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 06/04/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 08/04/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Açıklamalara göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK'nın 1472.maddesi gereğince, davacı sigorta şirketi tarafından Trafik Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalısına ödenen tazminatın, trafik kazasının meydana gelmesinde kusurlu bulunan davalıdan rücuen tahsili isteminden kaynaklanmaktadır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2017/2411 E. 2018/74 K. Sayılı ilamı; '' Bu halde, ... plakalı sürücünün kusurlu- alkollü olması ve firar etmesi nedeniyle rizikonun teminat dışında kaldığı iddia edildiği, salt olay yerinin terk edilmesi veya sürücünün olay yerinden firar etmesi rizikonun ve dolayısıyla hasarın teminat dışında kaldığının kabulü için yeterli olmadığı, yine birleşen davada kusur da dahil olmak üzere kanıtlanamayan bu hususların sigortalıya rücu sebebi de olmadığı, yine dosya kapsamı itibariyle ... plakalı aracın sürücüsünün alkollü olduğu sabit olmadığı gibi kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana geldiğine dair bir delil bulunmadığı...'' şeklindedir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2015/3746 E.2015/12005 K.Sayılı ilamı; '' olay yerinden firar ettiğine ve rizikoyla ilgili belge ve bilgileri vermediğine dayanarak sigortalı belediye hakkında bu davayı açmıştır... Sürücünün alkollü, ehliyetsiz olduğu da ileri sürülmemiştir. Bu durumda mahkemece rücu şartları bulunmadığından ve davacı tarafça somut delillerle ispatlanmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru değildir.'' şeklindedir. Karayolları Trafik Sigorta Poliçesi Genel Şartlar'ın Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı başlıklı B4. Maddesinin f bendi; '' Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez.'' şeklindedir. .... Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/... Esas sayılı dosyası mahkememiz tarafından celbedilerek dosya arasında alınmış yapılan incelemede dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda ... ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla ... Mah. ... Caddesi üzerinde seyir halindeyken sağ tarafta bulunan ara sokaktan çıkan ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı görmesi üzerine direksiyonu kırdığı ve karşı şeritten gelen ... isimli şahsın aracına çarptığı ve kazada ... ...'nin doğrultu değiştirme, şerit tecavüzü yapma, manevra kuralına uymama eyleminden ötürü tam kusurlu olduğu, ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile 57 Sokakta seyir halinde bulunduğu, ... Caddesi katılımında caddeye çıkmak için geldiğinde taşıt yolunun sol tarafından kavşağa seyir hızı ile yaklaşmakta olan ... ...'nin kullandığı ... plakalı aracı gördüğü, aracın girişini beklediği, ...'in karşı yönden gelerek kavşaktan geçiş yapmakta olan ...'in kullandığı ... plakalı tırın şeridine geçerek kullandığı ... plakalı aracının sol yan kısmı ile tırın sol yan kısımlarına sürterek çarptığı, bu esnada ...'nın kavşak girişinde beklediği, ilk çarpışmada ...'in aracına bir temas olmadığından bu anda alabileceği her hangi bir tedbir ve önlem bulunmadığından yaralanma neticesinde kusurunun bulunmadığı tespit edilmiş, CMK 223/2c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, karar 27/05/2024 tarihinde kesinleşmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 06/10/2023 tarihinde, ... ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla ... Mah. ... Caddesi üzerinde seyir halindeyken sağ tarafta bulunan ara sokaktan çıkan ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı görmesi üzerine direksiyonu kırdığı ve karşı şeritten gelen ... isimli şahsın aracına çarptığı, ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile 57 Sokakta seyir halinde bulunduğu, ... Caddesi katılımında caddeye çıkmak için geldiğinde taşıt yolunun sol tarafından kavşağa seyir hızı ile yaklaşmakta olan ... ...'nin kullandığı ... plakalı aracı gördüğü, aracın girişini beklediği, ...'in karşı yönden gelerek kavşaktan geçiş yapmakta olan ...'in kullandığı ... plakalı tırın şeridine geçerek kullandığı ... plakalı aracının sol yan kısmı ile tırın sol yan kısımlarına sürterek çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, davanın kara yolları zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında kusurlu olan sigortalının olay yerini terk etmesi sebebiyle yapılan ödemenin davalı sigortalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin olup taraflar arasında kaza tarihini kapsayacak şekilde zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi bulunduğu, kaza sonucu davacının poliçe kapsamında dava dışı araç sahibine ödemede bulunduğu sabittir. 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkının düzenlendiği B.4. maddesi f bendinde bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesinin rücu sebebi olduğu düzenlenmiştir. Somut olayda davacı dava dilekçesinde salt olay yerini terk etme haline dayanmakta olup; sürücünün olay yerini terk etmesi tek başına rücu nedeni olarak kabul edilmemektedir. Dosyaya sunulan tüm beyan, belgelerden, ceza dosyası ve tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere her ne kadar davaya konu kaza sebebiyle zarar gören dava dışı kişiye sigorta kapsamında ödeme yapılmış ise kaza sebebiyle yapılan ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporunda davalı sigortalının söz konusu kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığı, yapılan yargılama sonucunda beraat kararının verildiği ve kararın kesinleştiği, bu haliyle davacı sigorta şirketinin zarar görenin zararını karşılama yükümlülüğünün bulunmadığı, sigortalının kusurunun bulunmamasından kaynaklı olay yerini terk etme durumunun bulunmadığı anlaşıldığından davacı sigorta şirketinin Genel Şartlar 4/f maddesine dayanarak davalıdan rücuen tazminat talep ve dava hakkı bulunamayacağı Mahkememizce kabul edilmiş bu sebeple davacı tarafça açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davalının kötüniyet tazminat talebi yönünden; Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır. Bu nedenle davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 756,83-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatıran tarafa iadesine, 4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.300,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen okundu, anlatıldı. 07/10/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır