İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/522 E. 2026/116 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/522
- Karar No
- 2026/116
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 30. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/522 Esas KARAR NO : 2026/116
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 16/04/2025 KARAR TARİHİ : 29/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14/09/2024 tarihinde saat 12:00 sıralarında dava dışı... sevk ve idaresindeki ...plakalı araç ile müvekkile ait ...plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza dolayısı ile müvekkiline ait araçta değer kaybı meydana geldiğini, taraflarınca davalı tarafın...plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan ...Sigorta Anonim Şirketi'ne 28/10/2024 tarihinde başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketince 01/11/2024 tarihinde toplam 3.029,00-TL ödeme yapılmış olup yapılan işbu ödemenin müvekkiline ait aracın gerçek değer kaybını yansıtmadığını, müvekkiline ait aracın uğradığı değer kaybı bedelinin tahsili talebiyle tarafımızca öncelikli olarak davalı sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunulduğunu, davalı sigorta şirketince taraflarınca tam ve eksiksiz bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, olay yerinde resmi belge niteliğindeki 14/09/2024 tarihli kaza tespit tutanağı tanzim edildiğini, tazmin edilen kaza tespit tutanağında görüldüğü gibi Müvekkilinin kusursuz olup dava dışı ... sürücüsü asli kusurlu olduğunu, tramer kaydı, eksper raporları incelendiğinde ve bilirkişi incelemesi sonucunda net bir şekilde görüleceği üzere bahse konu kazanın dava dışı sürücünün tam ve asli kusuruyla meydana geldiğinin anlaşılacağını, Sigorta Bilgi ve Gözlem Merkezi kayıtlarına göre davalı sigorta şirketince sigortalanan... plaka sayılı araç sürücüsü %100 kusurlu kabul edildiğini, ilgili kayıtların Sigorta Bilgi ve Gözlem Merkezinden celbini talep ettiklerini, davalı sigorta şirketinin müvekkilinin aracında oluşan maddi zararı karşılamasının gerektiğini, müvekkilinin maruz kaldığı kazadan ötürü hasar gören aracı için kazaya yüzde yüz kusuru ile sebebiyet veren ...plaklı araç ZMSS'si olan davalı şirkete müvekkilinin aracında meydana gelen hasar nedeniyle oluşan değer kaybının tazmini hususu için 28/10/2024 tarihinde başvuru yapıldığını, şirkete yapılan başvuruyu gösterir dilekçeye ekte sunduklarını, dava şartı olan arabuluculuk sürecinin tamamlandığını beyan ederek, tahkikat sonucunda müvekkilinin uğradığı maddi tazminat (değer kaybı) değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik; Poliçe limitleri dahilinde kaza tarihinden (14/09/2024) itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte şimdilik 100-TL değer kaybı tazminatının davalıdan tahsiline (belirsiz alacak davası), yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan ... plakalı aracın 14/09/2024 tarihinde karışmış olduğu trafik kazasında hasarlanan... plakalı araçta meydana geldiği iddia olunan değer kaybının karşılanması talebiyle müvekkili şirket aleyhine işbu davanın ikame edildiğini, poliçeden dolayı sorumluluklarının, sigortalılarının kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına azami 200.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek ve başvurunun reddine yönelik hakları saklı kalmak kaydıyla teminat limitinin dikkate alınarak hüküm tesis edilmesini istediklerini, müvekkil sigorta şirketi tarafından tazminat talepli hasar ihbarı neticesinde davacı yanın vekili Av. ...'e 30/10/2024 tarihinde yapılan 3.029,00-TL (değer kaybı) ve 09/10/2024 tarihinde yapılan 10.200,00-TL (hasar bedeli) ile tedarikçi firma ... T'e 15/10/2024 tarihinde yapılan 26.589,78-TL ödeme gerçekleştirildiğini, müvekkili sigorta şirketinin, başvuruya konu aracın zarara uğraması nedeniyle gerekli tüm ödemeleri yapmış bulunmakla birlikte, Mahkeme nezdinde aksi yönde kanaate varılması hâlinde ZMM Sigorta Poliçesi teminat tutarı dahilinde kalan bakiye teminat tutarı dikkate alınarak değerlendirilmede bulunulması gerektiğini, dava açılmadan önce müvekkili şirket nezdinde Karayolları Trafik Kanunu 97. madde kapsamında usulüne uygun bir başvuru ikame edilmediği için davanın usulden reddine yönelik hüküm tesis edilmesini istediklerini, mevzuata ve usule uygun olarak müvekkili şirketçe SBM ortamından bağımsız değer kaybı eksperi atanmış ve karşı yanın zararının işbu eksper raporu doğrultusunda tamamen karşılanmış olduğunu, belirsiz alacak davasını ilişkin şartların oluşmadığını, sigortalı araç yönünden kusur durumunun ispat edilmesi gerektiğini, talepte yer verilen kusur oranına itiraz ettiklerini, bu kapsamda bilirkişi eliyle rapor düzenlenmesi gerektiğini, müvekkili şirketçe gerçekleştirilen ödemelerin ve tedariklerin ekspertiz raporuna göre yapılmış olduğunu, karşı tarafın somut zararının tamamen giderildiğini, davacının dava dilekçesinde kendileri tarafından maddi hasar ödemesi yapıldığını gösteren bir fatura yahut zararı somutlaştıran ispat vasıtasını dosyaya sunmadığını, sigorta tahkim komisyonun 08/08/2019 tarih, 2019.E.57728, K-2019/65796 sayılı kararında da benzer bir ifade ile somut maddi zararın bulunmadığı ve hukukun temel ilkesi olan hakkın kullanılması sırasındaki dürüstlük kuralının vurgulandığını, hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla birlikte müvekkili şirketin hasar tutarının KDV'sine ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, yine kabul anlamına gelmemek kaydıyla birlikte, müvekkili şirketten tahsili talep edilen faiz türü ve başlangıç tarihinin hatalı olduğunu beyan ederek, karşı yanın zararı tamamen karşılanmış olduğundan haksız ve iyi niyetten uzak davanın reddine yönelik hüküm kurulmasını, müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru gerçekleştirilmemesi (kusur durumunun tespitine ilişkin rapor, aracın geçmiş hasar ve ağır hasar sorgularının şirkete başvuruda sunulmamış olması) nedeniyle, işbu hususun tamamlanamaz dava şartı olması nedeniyle başvurunun reddine yönelik hüküm kurulmasını, aksi taktirde, ZMSS Genel Şartlar uyarınca hesaplama yapılmasını, Yargıtay içtihatları doğrultusunda üç kişilik bilirkişi heyetine dosyanın atanmasını, karşı vekalet ve yargılama giderlerinin karşı yan üzerine bırakılmasını talep etmiştir. Deliller Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı cevap dilekçesi ekinde dosya arasına alınmıştır. Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulmuştur. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava, 14.09.2024 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle kusurun irdelenmesi, davacıya ait ...plakalı araçta değer kaybı alacağı oluşup oluşmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla HMK 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış 100,00 TL tazminat davasıdır. Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 30.11.2025 tarihli rapora göre, dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, ... plakalı araç sürücüsü ...'in; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu' nun sürücü asli kusurlarından 84/L ve aynı kanunun 67/B maddesini ihlal ettiği ve trafik kazasının meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, ...plakalı araç sürücüsü ...'in; söz konusu trafik kazası ve hasarı oluşmasında kusurunun bulunmadığı, ...plakalı araçta meydana gelen hasarın trafik kazasının meydana gelme şekli ve şiddeti ile uyumlu olduğu, ... plaka sayılı aracın marka modeli, kullanılmışlık düzeyi, kullanım koşulları, 04.09.2024 öncesi karıştığı maddi hasarlı trafik kazaları ve bilirkişi takdiri ile birlikte, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ödenen 3.029,00 TL değer kaybı bedelinin kadri maruf olduğu rapor edilmiştir. Dava konusu araçta kaza tarihinden önce herhangi bir hasar yok ise; aracın kazasız piyasa rayici belirlenip buna göre hasarlı hali arasındaki fark değer kaybı kabul edilmelidir. Davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için mahkemece yapılacak iş, aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ve hasarlı haldeki piyasa değeri arasındaki farkı belirlemek için konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak, davalının kusur oranı nispetinde tazminata hükmedilmesi olmalıdır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle ek rapor alınması cihetine gidilmeyerek, davacı tarafa 03.03.2026 tarihli duruşma zaptının 3 nolu ara kararı ile, talebi gibi bedel yönünden davasını ıslah etmek, ıslah harcını yatırmak ve usulüne uygun ıslah dilekçesini sunmak üzere HMK 180 ve 107/2 devamı maddeleri uyarınca iki hafta kesin süre verilmiş, kesin süre ihtarı huzuren yapılmış, verilen kesin süre içerisinde ve daha sonraki tarihlerde davacı tarafça ıslah dilekçesi sunulmamış olup, başlangıçta talep edilen 100,00 TL 'lik talep Mahkememizce de uygun bulunmuştur. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 28/05/2013 tarih 2012/11998 esas 2013/7875 karar sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir. Yukarıda anılan içtihat uyarınca davacı tarafça ticari faiz talebinde bulunulmuş olup, kazaya neden olan araç ticari araç olmayıp hususi araç olduğundan yasal faize hükmetmek gerekmiş, davalı sigorta yönünden, başvuru tarihi olan 28.10.2024 tarihinden 8 iş günü sonrasına tekabül eden 08.11.2024 tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş, taraf vekillerinin 29.09.2026 tarihli celse için sundukları mazeretlerinin, davanın basit usule tabi olması ve geldiği aşama, yargılamada hedef sürenin sağlanması ve usul ekonomisi ilkeleri bir bütün olarak gözetilerek, vekil-müvekkil arasında sonuç doğurmak ve talik sebebi olmamak üzere kabulüne karar verilerek yargılamaya devam olunmuş, netice olarak davacının davasının kabulü ile, toplam 100,00 TL'nin 08.11.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Öte yandan dava belirsiz alacak davası olarak açılmış olup, her ne kadar davacı tarafça talep artırımı yapılmamış ise de, talep arıtımı yapsa idi de tespit edilen miktar olan 3.029,00 TL'nin kesinlik sınırı altında kalacağı nazara alınarak, miktar itibariyle kesin olarak karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile toplam 100,00 TL'nin 08.11.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan peşin alınan 615,40 TL harç gideri, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 137,5 TL posta masrafı olmak üzere toplam 15.752,90 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/09/2026 Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır