Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/440 E. 2026/1525 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/440
Karar No
2026/1525
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/440 - 2026/1525 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/440 KARAR NO : 2026/1525

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31.12.2024 NUMARASI : 2024/613 Esas 2024/1453 Karar

DAVACI : VEKİLİ : Av.

DAVALILAR : 1 - VEKİLİ : Av.

: 2 - VEKİLİ : Av.

: 3 -Tasfiye Halinde

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 02.10.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 09.10.2026

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.05.2018 tarihinde, davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki, davalı ...AŞ adına kayıtlı, davalı ... AŞ'ne zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın, yolun karşısına geçmek isteyen yaya davacıya çarpması sonucu davacının ağır şekilde yaralandığını belirterek HMK'nın 107. Maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL geçici işgöremezlik tazminatı, 10.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL tedavi ve yol masrafı olmak üzere toplam 11.100,00 TL maddi tazminatın davalılar ... ile ... Tic AŞ'den kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi bakımında ise başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 15.11.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile, sürekli işgöremezlik tazminatı talebini 43.382,09 TL’ye yükseltmiş, 06.12.2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile geçici işgöremezlik tazminatı talebini 3.805,46 TL’ye, sürekli işgöremezlik tazminatı talebini 258.690,07 TL’ye yükseltmiştir. Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça davadan önce usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından kanunda öngörülen başvuru şartının gerçekleşmediğini, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın 21.12.2017- 21.12.2018 tarihleri arasında 30911617 no'lu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, poliçeden dolayı şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve ölüm/daimi sakatlık halinde azami 330.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek kusur raporu alınması gerektiğini, davacı yana SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı, gelir bağlanıp bağlanmadığının tespiti için SGK İl Müdürlüğüne müzekkere yazılması gerektiğini, ZMMS Genel Şartlarına göre geçici iş göremezlik zararı ile geçici bakıcı giderlerinin poliçe teminatı kapsamında bulunmadığını, davacı yanın maluliyeti söz konusu ise bunun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliğe göre belirleneceğini, sürekli sakatlık tazminatı belirlenirken vergilendirilmiş gelir yoksa asgari ücretin baz alınması gerektiğini, davacı yanın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi talebinin haksız olduğunu, davacının dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini, dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden yargılama gideri ile vekalet ücretinden sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair ilk karara karşı davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2022/894 Esas 2024/580 Karar sayılı kararı ile, HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonunda; davacının maluliyeti yönünden hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 08.02.2021 tarihli raporunda, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında, davacının daimi maluliyet oranının %12 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, kusur bilirkişisi raporunda, kazanın oluşumunda, davacı yaya ...'un, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun, 68/b-c maddesi gereğince %75 oranında asli kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun, 47/c-d, 52/a-b maddesi gereğince %25 tali kusurlu olduğunun belirlendiği, kaldırma kararı sonrası aktüer bilirkişiden ek rapor alındığı, güncel verilere göre hesaplama yapıldığı, davacı vekilinin, talep artırım dilekçesi sunduğu, aktüer bilirkişi ek raporunun hükme esas alındığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 3.805,46TL geçici iş göremezlik, 258.690,07TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigorta yönünden 26.07.2018 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 25.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin tedavi gideri tazminat talebinin reddine, karar verilmiş; karara karşı davalı ... AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, davacı tarafça usule aykırı şekilde iki kez talep artırımı yaptığını, ikinci artırımın hukuken geçersiz olduğunu, davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadan davanın açılması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, adli tıp kurumundan rapor alınması gerektiğini, maluliyet raporları arasında çelişki olduğunu, davacının kaza tarihi itibariyle geliri olmadığından geçici işgöremezlik talebinin reddi gerektiğini, faiz başlangıcının dava tarihi olarak belirlenmesi ve ıslah ile artırılan kısım için ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Davacı vekili, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki, davalı ...AŞ adına kayıtlı, davalı ... AŞ'ne zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın davacıya çarpması sonucu ağır şekilde yaralanmasına neden olduğunu belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ve tedavi/yol gideri talep etmiştir. 1-Davalı sigorta şirketi vekili, davacı tarafından davadan önce davalıya usulüne uygun başvuru olmadığını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de; dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruyu düzenleyen 2918 sayılı KTK.nın 97. maddesinde “sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması” gerektiği belirtilmiş bu yazılı başvuruya eklenmesi zorunlu olan ve dava şartı olan başvurunun yapılmamış sayılmasına neden olacak belgeler belirtilmemiştir. Dosya kapsamına göre dava açılmadan önce, davalının da kabulünde olduğu gibi davacı tarafından sigorta şirketine başvuru yapıldığı anlaşıldığından KTK'nın 97. maddesinde belirtilmeyen belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle dava şartının yerine getirilmediğine ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. 2-Dava konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında, davacının yaya olarak geçtiği yolun, yol çizgisi ile bölünmüş olduğu, yayaların geçiş yapabileceği kavşak başı veya yaya geçidi gibi yerlerden olmadığı, kazanın oluşumunda davacının asli, davalı sürücü ...’ın tali kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Mahkemece, kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarının belirlenmesi yönünden makine mühendisi bilirkişiden rapor alındığı; raporda, yolun karşısına geçmek isteyen yaya davacının, güvenlik açısından yaya geçiş noktasını tercih etmesi gerekirken yaya geçidinden 30 metre ileride yolun karşısına geçmeye çalıştığı, yolu etkin bir şekilde kontrol etmediği, dikkatsiz ve tedbirsizce davranarak kontrolsüzce yola çıktığı anlaşıldığından kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu olduğunun, davalı sürücünün ise, seyir halinde olduğu ... Caddesi üzerinde azami 50 km/ saat hız sınırı bulunduğu, kazanın meydana geldiği noktanın yaya geçidine yakın olduğu, yaklaşırken aracının hızını azaltmadığı anlaşıldığından kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, raporun, kaza tespit tutanağındaki bilgiler ve kazanın oluşumu ile uyumlu olduğu, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde düzenlendiği görülmekle davalı vekilinin kusur oranına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. 3-Mahkemece, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin belirlenmesi yönünden hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi raporunda, davacının kaza sonrası tedavisine ilişkin tıbbi evrakların ve raporların incelendiği, son durumuna ilişkin grafiler temin edilerek değerlendirildiği, davacı hakkında daha önce düzenlenen Ankara Üniversitesi raporunun değerlendirildiği ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle uygulanmakta olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacının daimi maluliyet oranının % 12 olduğunun, tıbbi iyileşme süresinin 9 ay olduğunun belirlendiği, raporun, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde tanzim edildiği, hüküm kurmaya elverişli olduğu, kaldı ki, davalı vekilinin, ilk karara yönelik istinaf başvurusunda, davacının maluliyet oranına yönelik bir istinaf sebebi ileri sürmediği görülmekle davalı vekilinin davacının daimi maluliyet oranına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. 4-26.04.2016 tarihinde 2918 Sayılı Yasanın 99. maddesinde yapılan değişiklik ile getirilen "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası Genel Şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." düzenlemesi gereğince, sigortanın temerrüdü için Genel Şartlarda belirtilen belgeler ile sigorta şirketine müracaat zorunludur. Dava açılmadan önce davacı tarafça davalı şirkete başvuru yapıldığı, davacının zararının tazmin edilmesinin talep edildiği anlaşılmakla başvuru tarihi esas alınarak davalı şirketin temerrüt tarihinin belirlenmesinde ve buna göre hükmedilen tazminata temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davalı ... AŞ vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 17.931,07 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 4.482,80 TL'nin mahsubu ile kalan 13.448,27 TL harcın davalı ... AŞ'den tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5- Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 02.10.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/440, K. 2026/1525, T. 02.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-440-e-2026-1525-k-df2351d378c4