Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1387 E. 2026/2057 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1387
- Karar No
- 2026/2057
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1387 KARAR NO : 2026/2057
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/03/2023 NUMARASI : 2022/568 Esas 2023/244 Karar DAVA : İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ : 30/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 30/09/2026
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/568 Esas 2023/244 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılar ile müvekkili arasında mal satışından kaynaklanan cari hesaba dayalı ticari bir ilişki bulunmadığını, davalıların, müvekkiline bu ticari alım satımdan doğan borçları olduğunu, bu borçların ödenmemesi nedeniyle davalılar hakkında başlatılan Torbalı İcra Müdürlüğünün 2017/2337 E. sayılı icra dosyasına yapılan yetki itirazı üzerine gönderme kararı verildiğini, bunun üzerine İzmir 10. İcra Müdürlüğünün 2017/9977E. sayılı dosyası olarak yetkili icrada takibe devam edildiğini, davalılar yasal süresi içinde icra takibine itirazda bulunarak takibi durdurduklarını, davalılar takip açıldıktan sonra Bornova 3.Noterliğinin 11.07.2017 tarihli ve 24938 yevmiye sayılı bir ihbarname gönderdiklerini, bu ihbarnamede müvekkiline 8.296,62 TL borçları olduğunu beyan ettiklerini, ayrıca aynı ihbarnamede taraflara ait cari hesap dökümü ile 22.579,90 TL'lik iade fatura gönderdiklerini, bu ihbarnameye cevaben müvekkili tarafından Torbalı 2.Noterliğinin 28 Temmuz 2017 tarihli 7737 yevmiye nolu ihtarname ile iade faturasına ve borç miktarına itiraz edildiğini, davalıların icra takibine hiç borcum yoktur şeklinde itiraz ettiklerini, fakat daha sonra gönderdikleri Bornova 3.Noterliğinin 11.07.2017 tarihli ve 24938 yevmiye sayılı ihbarnamede ise 8.296,62 TL borçlu bulunduklarını bildirdiklerini, aynı ihbarnamede cari hesap dökümü ve iade fatura gönderdiklerini bunun muhasebeleştirilerek cevap verilmesini istediklerini, söz konusu ihbarname ile davalılar hem müvekkili ile aralarındaki ticari ilişkiyi kabul etmiş hem de müvekkiline borçlu bulunduklarını kısmen ikrar ettiklerini, ayrıca TTK 21/2 gereği faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde itirazda bulunması gerektiğinden teslimden çok sonra ihbarname ile gönderilen iade faturasının bir hükmü de bulunmadığını, kaldı ki davalıların fiili olarak iade ettiği bir malın da bulunmadığını, davalıların almış oldukları ürün bedellerini bugüne kadar ödemediklerini, bu nedenlerle davalı tarafın itirazları haksız olup takibe devam edebilmek için mahkemenize müracaat etmek zorunluluğu doğduğunu belirterek, davalıların İzmir 10.İcra Müdürlüğü'nün 2017/9977E.sayılı dosyasına vaki haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına, itiraz meblağının 120'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin ortağı oldukları adi ortaklık ile davacı arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, müvekkillerin ticari kayıtlarındaki ticari işlemlerin müvekkillerin babası muris .... ile başladığını ve vefatından sonra davacı ile devam ettiğini,, bu nedenle müvekkillerinin .... ve ... adına iki ayrı cari hesabı bulunduğunu, müvekkillerinin iddia edildiği üzere 40.876,64-TL borcunun bulunmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir, duruşmalardaki beyanında da takip ve davanın ... tarafından başlatıldığını oysa alacaklının ... Sanayinin önceki sahibi ....'ın ölümüyle adi şirket haline geldiğini ve takibin adi şirketi oluşturan muris ... .'ın mirasçısı olan davacı ... ile eşi .... tarafından başlatılması gerektiğini, böyle bir takip olmadığını ve sonradan bu taraf değişikliğini sağlamanın mümkün olmadığını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...Dava; davacı ile .... arasında kurulan adi ortaklık alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibinin davalılar tarafından yapılan itirazın iptali davasıdır. Davacı adi ortaklık tarafından davalı adi ortaklık aleyhine Torbalı İcra Dairesi'nin 2017/2337 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatılmış, davalının yetki itirazına istinaden dosya İzmir İcra Müdürlüğü'ne gönderilmiş ve İzmir 10. İcra Müdürlüğü'nün 2017/9977 Esas sayılı dosyasında borçlulara ödeme emri tebliğ edilmiştir. İcra dosyasının incelenmesinde; İzmir 10. İcra Müdürlüğü'nün 2017/9977 Esas sayılı dosyasında 31.08.2017 tarihli cari hesap ekstresine dayalı olarak ... San. - ...'ın alacaklı olduğu, ...ve ... ve ... ortaklığının borçlular olduğu icra takibinde borçlular tarafından borca itiraz edildiği, itirazın davacı alacaklıya tebliğ edilmediği, süresinde itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda 2018/64 Esas ve 2018/1454 Karar sayılı kararın alacağın kaynağının ....Sanayi ile davalı adi ortaklık arasındaki ticari ilişkiden kaynaklandığı ve asıl alacaklı olan davacının murisi ....'ın ölümü ile tüm alacak, hak, menkul ve gayrimenkullerinin miras şirketine dahil olduğu ve miras şirketi adına yapılacak hukuki işlemlerin murisin mirasçıları tarafından yapılması gerektiği, dolayısıyla İzmir 10. İcra Müdürlüğü'nün 2017/9977 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde alacaklının ölen muris ....'ın mirasçısı olan Oğlu ... ile sağ kalan eşi ve sonradan davaya muvafakat eden .... tarafından başlatılması gerektiği, ....'ın itirazın iptali davası aşamasında davaya mirasçı olarak muvafakat etmesinin başlangıçtaki sakat takibin geçerli hale getirmeyeceği gerekçesi ile usulüne uygun bir icra takibi başlatılmadığından ön şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafça istinaf edilmiş, İzmir BAM 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/805 Esas, 2022/1086 Karar sayılı kararı ile yargılama sırasında icra takibi yapan .... Sanayi adi ortaklığının ortağı ....tarafından yazılı olarak diğer ortak davacı ... tarafından açılan itirazın iptali davasına ve icra takibine muvafakat ettiği, böylece yargılama sırasında taraf ehliyetine ilişkin dava şartının gerçekleştirildiği, bu nedenlerle işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre uygun bir karar verilmesi gerektiğinden İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/64 Esas ve 2018/1454 Karar sayılı kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verilmiştir. Davacı adi şirket ortaklığı ile davalılar adi şirket ortaklığı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacak ve borç durumunun tespiti bakımından Ba-Bs formları celp edilmiş, tarafların ticari defterleri istenilmiş, taraflarca ticari defterlerin bulunduğu yerler bildirilmiş, dosyadaki ödeme belgeleri Ba-Bs formları, tarafların ticari defterleri ve tüm kayıtların incelenmesinde; davacı adi ortaklığın kayıtlarına göre takip tarihi itibari ile 40.876,52 TL alacağının bulunduğu tespit edilmiştir. Davalının sunduğu delillere göre ise davalının davacıya yaptığı 14.10.2015 tarihli banka havalesi ile 3.300,00 TL'lik ödeme, 12.06.2016 tarihli banka havalesi ile yaptığı 7.000,00 TL ödeme ve 11.07.2016 tarihli banka havalesi ile yaptığı 5.000,00 TL ödemenin ve ayrıca davalının ticari kayıtlarına göre davacıya düzenlediği 11.05.2017 tarihli 22.579,90 TL iade faturasının bulunduğu toplam 32.579,90 TL'nin davacıdan karşı kaydı olmadığı tespit edilmiştir. Bilirkişi raporuna karşı yapılan itiraz üzerine bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda; davalılar tarafından delil olarak sunulan ödemelere ilişkin banka havale dekontlarında para havalesinin davalı ...'nın şahsi hesabından ...'ın şahsi hesabına gönderilen paralar olduğu, gönderilerde firma yada havalenin ne için gönderildiğine dair açıklamaların bulunmadığı ve ayrıca bu gönderilerin davalı ortaklığın ticari defter kayıtlarında bulunmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca ek raporda davalı tarafça düzenlenen 11.05.2017 tarihli A-210786 nolu davacı adına düzenlenen iade faturası ile ilgili olarak yapılan incelemede davalı tarafça iade faturasında belirtilen ticari mallar ile ilgili irsaliye düzenlenmediği, her hangi bir teslim belgesi sunulmadığı, hatta bu malların davacıya teslim edilmediği, davalının deposunda bekletildiği yönünde bilgi aldığı yönündeki tespit ve değerlendirmeler yapılarak söz konusu iade malların iade nedeni hakkında herhangi bir tespitin bulunmadığı, en son 2-3-4/ 01.2017 tarihlerinde davacıdan mal alışı yaptığı ve kayıtlarına faturalara kaydettiği dikkate alındığında 4 aydan fazla bir süre sonra 06.06.2017 tarihli icra takibi ile yakın bir tarihte iade faturasının düzenlendiği, ayrıca Ba-Bs formlarına göre iade faturası dışındaki tüm faturalar yönünden takip tarihi itibari ile mutabık oldukları ödemeler yönünden ise yukarıda bahsedilen söz konusu ödemelerin davalı ...'nın şahsi hesabından ...'ın şahsi hesabına havale edildiği ve bu havalelerin davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı iade faturasına konu teslim alınan malların ise davacı adi ortaklığa iade edildiği hususunda davalının kayıtlarında ve delillerinde teslim belgesi ve irsaliyenin bulunmadığı yönünde tespit ve değerlendirmeler yapılmıştır. Toplanan deliller dava tarafların aralarındaki ticari ilişki nedeniyle bağlı oldukları vergi dairesine yapmış oldukları Ba-Bs bildirim formları, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde; ....Sanayi Adi Ortaklığının ...'ın vefat etmesinden evvelde davalıların aralarında kurduğu adi ortaklık ile ticari ilişkilerinin bulunduğu, Adi ortaklık alacağına istinaden ... tarafından başlatılan icra takibi ve açılan itirazın iptali davasının ... tarafından yazılı olarak muvafakat ettiği, bu nedenle ...'ın ortaklık adına davayı yürütebileceği, davacı ortaklık ticari defter ve kayıtlarına göre icra takip tarihi itibari ile davacı ortaklığın, davalı ortaklıktan 40.876,64 TL alacaklı olduğu, davalı taraflarca sunulan 5.000,00 TL'lik ,2.500,00 TL'Lik ve 2.500,00 TL'lik olmak üzere toplam 10.000,00 TL'lik banka havalesinin davalı ...'nın şahsi hesabından davacı ...'ın şahsi hesabına yapılan havaleler olduğu, davacı adi ortaklığın ayrı hesabının bulunduğu ve ortaklık adına davalılarca bu hesaplara da ödemeler yapıldığı hususları ile dekontlarda yapılan havalelere ilişkin bir açıklama bulunmadığı, ayrıca davalı ortaklığın ticari defter kayıtlarında bu ödemelerin yer almadığı hususları nazara alındığında bu ödemelerin ...'nın ...'a yapmış olduğu şahsi borç ödemesi olarak kabulü gerektiği, davalı ortaklığın ticari kayıtlarında kayıtlı 22.579,90 TL'lik iade faturası yönünden ise bu faturaya konu malların davalı ortaklığa teslim edildiği, bu hususun davalının ticari kayıtlarından ve Ba formlarından sabit olduğu, iade faturasının hangi nedenle malın tesliminden 4 ay sonra düzenlendiği yönünde ayıp ve sair bir iddianın bulunmadığı, kaldı ki teslim alınan malın da iade edilmediği göz önünde bulundurulduğunda bu mal bedelinin de davalı tarafça davacıya ödenmesi gerektiği bu nedenlerle davacı ortaklığının davalılardan icra takip tarihi itibari ile 40.876,64 TL alacaklı olduğu, alacak likit olduğundan ve davalılar itirazında haksız olduğundan davacılar yararına hüküm altına alınan alacağın %20 'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmakla davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. '' gerekçesi ile; HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; İzmir 10. İcra Müdürlüğü'nün 2017/9977 Esas sayılı dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın iptali ile 40.876,64 TL asıl alacak üzerinden, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %9 yasal faiz uygulanmak sureti ile takibin devamına, " şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından usulüne uygun olarak düzenlenen iade faturası dikkate alınmadığı gibi, iade konusu malların teslimi için gönderilen 27.02.2019 tarihli ihtarname de dikkate alınmadığını, istinafa konu kararda ve karara dayanak olan bilirkişi raporu'nda, müvekkili 17.01.2017, 25.01.2017 ve 27.01.2017 tarihli sırasıyla 5.000 tl, 2.500 tl ve 2.500 tl. Ödemelerin şirket adi gösterilerek yapılmadığını, şahsi hesaptan yapıldığı, bu nedenle de şahsi bir ödeme olduğu hususu değerlendirilmiş olmakla birlikte bu husus gerçeği yansıtmadığını, müvekkili ticari ilişkide bulunduğu ve 2017 yılının başında defter-alacak-borç kaydı açmış olduğu... 05.01.2017 tarihinde vefat ettiğini, ödemeler bu vefat tarihinden çok kısa bir süre sonra yapıldığını, ...vefat etmiş olduğundan ödemeleri işleri devraldığını ifade eden mirasçısı ... adına yapıldığını, müvekkili ...'a şahsi olarak ödeme yapmasını gerektiren bir neden olmadığı gibi, fatura tarihlerinden ve ....'ın vefatından hemen sonra ödeme yapılması bu ödemelerin ticari ödeme olduğunu, ödemelerde "... gön samet sarı" ibaresi de açıkça yer aldığını, sözü edilen bu hususlar, dikkate alındığında müvekkillerin herhangi bir borcunun olmadığı açıkça anlaşılmakta olup, hem davanın kabulüne hem de icra inkar tazminatına hükmedilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28.03.2023 tarihli ve 2022/568 esas ve 2023/244 karar sayılı kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. Davacı vekili, Davalılar ile müvekkili arasında mal satışından kaynaklanan cari hesaba dayalı ticari bir ilişki bulunduğunu, davalıların, müvekkiline bu ticari alım satımdan doğan borçları olduğunu, bu borçların ödenmemesi nedeniyle davalılar aleyhine İzmir 10.İcra Müdürlüğü'nün 2017/9977E.sayılı dosyasına yaptıkları takibe vaki haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili; müvekkillerinin ortağı oldukları adi ortaklık ile davacı arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, müvekkillerin ticari kayıtlarındaki ticari işlemlerin müvekkillerin babası muris .... ile başladığını ve vefatından sonra davacı ile devam ettiğini, bu nedenle müvekkillerinin .... ve ... adına iki ayrı cari hesabı bulunduğunu, müvekkillerinin iddia edildiği üzere 40.876,64-TL borcunun bulunmadığını, cari hesapları kontrol edildiğinde 8.296,62 TL'lik fark bulunduğu, bu farkın müvekikilinin şahsi hesaplarından yapılan ödemeinin davacı hesaplarına işlenmemesinden kaynaklı olduğu, müvekkili tarafından davacı tarafından teslim edilmeyen ve iadesi gerekip davacı tarafından iade alınmayan mallara ilişkin 22.579,90 TL'lik iade faturası düzenlendiği, karşı tarafın iade faturasına itiraz ettiği davacıya cari hesaptan kaynaklı borcu bulunmadığı beyanı ile davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. .... Sanayii ... tarafından ..., ... ve....ortaklığı aleyhine 40.876,64 Tl alacak için 06/06/2017 tarihinde cari hesap ekstresine istinaden ilamsız icra takibi yapılmış, davalıların süresinde itirazı üzerine takip durmuştur. İcra dosyasına ..., ... arasında akdedilmiş 25/11/2013 tarihli adi ortaklık sözleşmesi sunulmuştur. ... ve ....k arasında akdedilen .... isimli 02/02/2017 tarihli adi ortaklık sözleşmesi sunulmuştur. Mahkemece verilen ilk karar ile atkif taraf sıfatı bulunmadığı, davalılar aleyhine usülünce yapılmış bir takip bulunmadığından davanın ön şart yokluğundan reddine karar verilmiş, Dairemizce .... tarafından muvafakat verildiğinden davanın ve takipte aktif tarafı bulunduğundan esası incelenmek üzere kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Samet ambalaj tarafından, davacı adına 11/05/2017 tarihinde 22.579,90 TL bedel için kesilmiş iade faturası düzenlenmiştir. Davalı tarafından 11/07/2017 tarihli 8.296,62 TL bakiye borçlarının bulunduğu ve iade faturasının gönderilmesine ilişkin ihtarname gönderilmiştir. Davacı tarafından 28/07/2017 tarihli davalı tarafından gönderilen iade faturasının iadesine ilişkin ihtarname gönderilmiştir. Mahkemece aldırılan bilirkişi raporundan , Davacı defterleri usülne uygun, muavin hesap kayıtlarının tetkiki neticesinde takip tutarı kadar alacağın ticari defter ve kayıtlarına kaydedildiği, davalının borç bakiyesinin 40.876,52 TL olduğu, davalının ticari defterlerinin usülüne uygun tutulduğu, davacıdan 2,3,4 /01/2017 tarihinde mal alışı yapıldığı ve iade faturasının 6/6/2017 tarihinde iade faturası kesildiği, 31/01/2017 - 31/03/2017 tarihi itibariyle 52.876,52 TL davalının davacıya borçlu bulunduğu hususunda mutabık kaldıklarının hesap ektrelerinden anlaşıldığı , 1 adet iade faturası ve 3 adet banka dekontunun reddedilmesi halinde davacının takipten dolayı 40.876,64 TL alacaklı olduğu , görüşü bildirilmiştir. Davalının sunduğu banka dekontlarından ... tarafından ... hesabına 17/01/2017, 25/01/2017, 27/01/2017 tarihinde toplam 10.000 TL para havale edilmiştir. Davacı tarafından, banka hesap havalesi ile yapılan ödemeye ilişkin müvekkilinin işletme hesabı ile şahsi hesaplarının ayrı olduğu, şahsi hesaba yatırılan paranın cari hesaptan tekrar düşülmeye çalışıldığı beyan edilmiştir. Taraflar arasında başkaca bir alacak verecek ilişkisi bulunduğu iddia edilmemesi karşısında havale ile yapılan bu ödemelerin davaya konu borç için yapıldığının kabulü gerekmiştir. HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür. Tüm bu tespitler doğrultusunda davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile mahkemece verilen kararın 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak yeniden esas hakkında aşağıda belirtilen şekilde karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/03/2023 tarih ve 2022/568 Esas 2023/244 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davalılar vekilinin yatırmış olduğu 699,00.TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine ödenmesine, 3-Davalılar vekilinin yatırdığı 492,00.TL istinaf kanun yolu başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan 48,00.TL istinaf yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına, KALDIRILAN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE; B-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; İzmir 10. İcra Müdürlüğü'nün 2017/9977 Esas sayılı dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın iptali ile 30.876,64 TL asıl alacak üzerinden, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %9 yasal faiz uygulanmak sureti ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine Hüküm altına alınan 30.876,64 TL alacağın %20'si oranında 6.175,32 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 732,00.TL harçtan, başlangıçta alınan 493,70.TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 238,30.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-Davacı vekili için kabul edilen bedel üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap olunan 30.876,64.TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davalı vekili için reddedilen bedel üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap olunan 10.000,00.TL ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 493,70.TL peşin harç ve 35,90.TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 1.913,50.TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre hesap edilen 1.446,41.TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan 28,00.TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre hesap edilen 6,83.TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının, 6100 Sayılı Kanunun 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 9-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.30/09/2026