Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1371 E. 2026/2154 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1371
- Karar No
- 2026/2154
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1371 KARAR NO : 2026/2154
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/05/2023 NUMARASI : 2022/810 Esas 2023/289 Karar DAVA : MENFİ TESPİT KARAR TARİHİ : 29/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/09/2026
Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/810 Esas 2023/289 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında imzalanan 05/06/2022 tarihli sözleşme ile belirlenen işlerin yapılması ve ürünlerin en geç 08/07/2022 tarihinde teslim edilmesi hususunda anlaştıklarını, karşılığında ise 175.000,00 TL bedelli 30/12/2022 tarih 0044051 seri nolu çekin davalı şirket adına müvekkili tarafından ciro edilerek teslim edildiğini, sözleşmenin gereğinin yerine getirilmediğini, ürünlerin teslim edilmediğini beyan ederek davanın kabulü ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı .... Bankası A.Ş vekili cevap dilekçesinde; Dava açılmasına müvekkili bankanın sebebiyet vermediğini, davanın müvekkili bankaya yöneltilmesi hukuken haksız ve yersiz olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... Şirketi'ne usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davalı şirket davaya cevap vermemiş, kendisini vekil ile temsil ettirmemiştir. MAHKEMECE: " DELİLLER: ....bank Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak dava konusu çekin ibraz edilip edilmediği hakkında bilgi verilmesi istenmiş, gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Taraflara 2022 yılına ait ticari defterlerin bulunduğu yerin bildirilmesi için süre verilmiş, davacı taraf ticari defterlerinin bulunduğu yeri bildirmiştir. Mali müşavir.... tarafından hazırlanan rapor ile; " Davacı .....ŞTİ. davalı ile sözleşmeye dayalı olarak 175.000,00 ₺ çek ciro etmiş ve davalı tarafından düzenlenen ve fatura toplam tutarı 202.268,76 ₺ olan (fatura içeriği otomatik panjur ve motorlu panjur olan) faturaları kabul ederek ticari defterlerine kayıt etmiştir. Teknik dayanaklar 4. Madde de açıklandığı üzere; 6102 sayılı TTK’nunun 21. maddesinin 2. Bendine göre“fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı” belirtilmiş davacının faturalara itirazda bulunmadığı ve ticari kayıtlarına işlediği için ticari faaliyetin gerçekleştiği sübuttur. Kendi aralarındaki sözleşmede "işin teslimatı yazılı olacak ve yazılı halin dışındaki teslim geçerli değildir" ifadesi yer almış olsa bile kanun hükmü açık olup, faturalandırma sonrası itiraz edilmemesi bağlayıcı niteliktedir. Maddi unsurlardan yola çıkılarak yapılan hesaplamalar; 1.Görüş Değerlendirmesi; Davacı tarafından ticari faaliyetler için yapılan ödemeler Senet ve Çek Ödemeleri: 1.143.000,00 ₺ Davalı Tarafından Verilen / Ürün / Fatura Toplam Tutar : 792.060,72 ₺ (KDV dahil) fatura, Fark : 350,939, 28 ₺ (davacı lehine alacak) Bilirkişiliğimizce yapılan tespite göre Davacı ve Davalı arasındaki öteden beri gelmekte olan ticari ilişki 2 araç alışverişi hesabı ayrı olarak değerlendirildiğinde Davacının alacağı 350,939, 28 ₺ olarak ortaya çıkar. 2.Görüş Değerlendirmesi; Sadece sözleşme özelinde, karşılıklı anlaşma tarihi 05 Haziran 2022’dan, ürün teslimleri için milat belirlenen 8 Temmuz 2022 aralığında durum değerlendirildiğinde belge ile sabit davalı tarafından 202.268,76 ₺ tutarında fatura düzenlenmiş ve karşılığında 175.000,00 ₺’lik çek almış olup, 27.268,76 ₺ davalı lehine alacak ortaya çıkarır. 3.Görüş Değerlendirmesi; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın miktar ve niteliği gözetildiğinde ispat yükünün davacıda olduğu gözetilerek davacının bu konudaki davalı ile olan tüm alışverişi toplanarak ticari defter kayıtlarının maddi unsurları bir bütün olarak değerlendirme yapılması gerektiği sonucuna uygun karar tesis edilirse; Davacı tarafından yapılan ödemeler toplam tutarı iki araç alışverişi dahil 1.732.126,10 ₺ olup, davalının ise toplam faturalandırdığı tutar 1.700.105,72 ₺’dir. Kısacası aralarındaki faaliyet bir bütün olarak değerlendirildiğinde; ticari defter vesikalarına göre davacı tarafından senet, çek, banka ile 32.020,38 ₺’lik fazladan ödeme yapılmış ama karşılığında bu tutarla ilişkili faturalı ürün veya hizmet teslim almamış görünmektedir. Bu bedel (32.020,38 ₺) bilirkişiliğimizce resmi ticari defler üzerinde yapılan değerlendirmeye göre davacının alacaklı olduğu kalan tutar olarak kabul edilmelidir." şeklinde rapor düzenlenmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELEMEMİZ: Dava; 30.12.2022 tarihli 0044051 seri nolu 175.000,00TL bedelli çekten borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir. Davacının defterleri incelenerek rapor tanzimi sağlanmıştır. Davacı dava dilekçesinde 05.06.2022 tarihli sözleşmeye dayanmıştır. Sözleşme içeriği incelendiğinde 84 adet düz motor sistem panjurların 08.07.2022 tarihine kadar teslimi karşılığında 30.12.2022tarihli 175.000,00TL çek verilmesi hususunda anlaştıkları görülmüştür. Davacının ticari defterleri incelendiğinde, sözleşme tarihi olan 05.06.2022 ile teslim için belirlenen 08.07.2022 tarihleri arasında davalı .... şti toplam 202.268,76TL'lik 8 adet fatura düzenlendiği ve düzenlenen bu faturaların davacı defterline kaydedildiği, süresinde yapılan iade ve itirazın olmadığı bu haliyle söz konusu sözleşmeden doğan borcun ifa edildiğinin davalı-alacaklı yanca ispatlandığı, anlaşılmakla davanın reddi yoluna gidilmiştir. Yine davalılardan .... Bankasının çeki tahsil cirosu ile devralan olduğu taraf sıfatının bulunmadığı görülmekle, açılan davanın husumet yokluğundan reddi gerekmiştir..'' gerekçesi ile; Davanın REDDİNE, " şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı ile akdedilen 05/06/2022 tarihli Sözleşme gereği çekin karşılığı olarak .....Şti.’nin teslim edeceği iş ve ürünler teslim için sözleşme ile kesin olarak belirlenen 08 temmuz 2022 tarihinde müvekkil şirkete teslim edilmediğini, teslimi yapılmadığını, davaya konu çek karşılıksız-bedelsiz olarak davalı elinde olduğunu, sözleşmeyle ilgili olarak tüm vecibeler müvekkil şirketçe yerine getirildiği halde davalı taraf edimlerini yerine getirmediğini, sözleşme ile teslim için kesin olarak belirlenen 08 Temmuz 2022 tarihinde iş ve ürünlerin teslim edilmemesi sebebiyle çek bedelsiz(haksız) olarak karşı tarafta bulunmadığını, çek sebebiyle müvekkili borcu bulunmadığını, Mahkemece bilirkişi raporu alınmış ancak alınan rapor hatalı ve eksik belge incelemesine dayalı olmasından dolayı karara dayanak olmaktan uzak olduğunu, bilirkişi raporuna yapılan itirazı kabul görmemiş eksik incelemeye dayalı hatalı bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulduğunu, hatalı hukuki değerlendirme yapıldığını, davaya konu çeklerin davacı .....Şti. ile davalı .....Şti. arasındaki 05/06/2022 tarihli 'Sözleşme' sebebiyle verildiği ve karşılığında sözleşmede belirlenen malların teslim edileceğini ve teslimin de yazılı belge ile ispatlanacağı kati olduğunu, Mahkemenin diğer davalı .... Bankası yönünden husumet yokluğu sebebiyle verdiği davanın reddi kararı da hatalı olup kaldırılması gerektiğini, mahkeme bu hususta hiçbir inceleme ve araştırma yapmadan hüküm kurduğunu, bu sebeplerle mahkemenin hukuki belirlemesi ve kararı hatalı olup istinaf itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararı bozulmalı ve kaldırılması gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kıymetli evraktan kaynaklanan menfi tespit davasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. Davacı vekilince, Davalı .... ile sözleşme yapıldığı, ürünlerin müvekkiline teslim edilmediği, sözleşme gereğince keşideci... olan ...banka ait 175.000 TL bedelli çekin davalı ....şirketine verildiği, ... Şirketinin de çeki ciro ederek ... Bankasına verdiği beyanı ile borçlu olunmadığının tespiti talep edilmiştir. Mahkemece; Davacının ticari defterleri incelendiğinde, sözleşme tarihi olan 05.06.2022 ile teslim için belirlenen 08.07.2022 tarihleri arasında davalı ....şti toplam 202.268,76TL'lik 8 adet fatura düzenlendiği ve düzenlenen bu faturaların davacı defterline kaydedildiği, süresinde yapılan iade ve itirazın olmadığı bu haliyle söz konusu sözleşmeden doğan borcun ifa edildiğinin davalı-alacaklı yanca ispatlandığı anlaşılmakla davanın reddine, davalılardan ... Bankasının çeki tahsil cirosu ile devralan olduğu taraf sıfatının bulunmadığı görülmekle, açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca karar verilmiş bulunmasına, davalı tarafından kesilen faturaların davacı defterlerine kaydedildiğinin, iade veya itirazı bulunmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/05/2023 tarih ve 2022/810 Esas 2023/289 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 732,00.TL maktu karar harcından peşin olarak alınan 179,90.TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10.TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın kesinleştirme, harç ikmali ve gider/delil avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 6-Kararın Dairemizce taraflara/vekillerine tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 29/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.