Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1364 E. 2026/1499 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1364
- Karar No
- 2026/1499
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1364
KARAR NO : 2026/1499
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/04/2024
NUMARASI : 2023/770 E. - 2024/253 K.
DAVANIN KONUSU: Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/10/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuatı uyarınca 16.04.2012 tarihinden itibaren İşlem Aracılığı Faaliyeti, Portföy Aracılığı Faaliyeti, Yatırım Danışmanlığı Faaliyeti ve Sınırlı Saklama Hizmetinde bulunmak üzere Geniş Yetkili Aracı Kurum olarak lisans belgesi aldığını ve ... ... Piyasası'nda (...) faaliyet gösterdiğini, taraflar arasında 14.11.2019 tarihli Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesinin akdedilmiş olduğunu, davalı Borçlu müşterinin çerçeve sözleşme kapsamında ... Vadeli İşlemler ve Opsiyon Piyasasında alım satım işlemleri gerçekleştirdiğini, müvekkilinin alım satım emirlerini ilgili piyasaya iletmekte ve gerçekleşen işlemlerden komisyon geliri elde ettiğini, vadeli işlem sözleşmesinin, sözleşmenin taraflarına, standartlaştırılmış miktar ve kalitedeki bir malı, kıymeti veya finansal göstergeyi, belirlenen ileri bir tarihte, bugünden üzerinde anlaşılan fiyattan alma veya satma yükümlülüğü getiren sözleşme olduğunu, Opsiyon sözleşmesinin ise, alıcıya, ödeyeceği belli bir tutar (opsiyon primi) karşılığında, belirli bir vadeye kadar (veya belirli bir vadede), bugünden belirlenen bir fiyat (kullanım fiyatı) üzerinden opsiyona dayanak teşkil eden bir malı, kıymeti veya finansal göstergeyi satın alma veya satma hakkı tanıyan, satıcıya da alıcının bu sözleşmeden doğan hakkını kullanması durumunda sözleşmeye dayanak teşkil eden malı, kıymeti, veya finansal göstergeyi satma veya alma yükümlülüğü getiren sözleşme olduğunu, ... sözleşmelerinde tarafların Borsa İstanbul'a sözleşme bedelinin tamamını değil, belirli bir kısmını Teminat adı altında ödeyip, sözleşmeye konu varlığın fiyatındaki değişimlere göre teminat değeri arttığında çekme hakkı veya teminat eksildiğinde eksik teminatı tamamlama yükümlülüğü altında bulunduklarını, aracı kurumların, yatırımcıların Borsa İstanbul'un ilgili piyasasına teminatların yatırılmasına veya çekilmesine sadece aracılık ettiklerini, davalıya, Sermaye Piyasası mevzuatının bir gereği olarak hesap açılışında kendisine gerekli bütün risk bildirimlerinin yapılmış olduğunu, Risk Bildirim Formunun kendisine sunulduğunu, okuması ve her bir sayfayı imzalamasının sağlandığını, davalı borçlu müşterinin, teminat borcunu ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi, İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden yasal takip başlatıldığını, davalı müşterinin 24.02.2022 tarihinde bu takibe itiraz ettiğini, davalının haksız ve kötü niyetli itirazları sebebiyle icra takibinin durduğunu, davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı hakkında asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesinin gerekli olduğunu, ... ... Piyasası Genelgesi uyarınca, piyasa nezdindeki takas merkezine karşı sorumlu olan aracı kurum olduğunu, müşterisi eksik kalan teminatı tamamlamasa da müvekkili aracı Kurumun bu teminatı tamamlama yükümlülüğü altında bulunduğunu, ... ...: ında gerçekleşmesine aracılık ettiğini, makul bir oranda komisyondan başka bir gelir elde etmediği bu işlemler nedeniyle davalının kötü niyetli tavırları nedeniyle 47.500,23 TL tutarında zarara katlanmış olduğunu, TBK. Md.100'de yaralan Yasal haklar saklı kalmak kaydıyla haksız ve hukuka aykırı borca itirazın iptali ile davalının asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Sözleşmenin ifa edileceği yerin borçlunun yerleşim yeri adresi olduğunu, iş bu Sözleşmede uyuşmazlık çıktığı takdirde açıkça hangi yer Mahkemesi'nin veya İcra Dairesi'nin yetkili olduğuna ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı gerekçesi ile yetki itirazımızın kabulüne karar verilmesini, davacı tarafın sunmuş olduğu sözleşme hükümlerinin yanında yazılı sözleşme onay tarihinin 14.11.2016 olduğunu, Elektronik ortamda onaylanan belgelerde ise 13.11.2019 tarihi bulunduğunu, sözleşmenin onay tarihi ile davalı müvekkili müşterinin imza atmış olduğu form arasında tarih açısından uyuşmazlık olduğunu, işbu sözleşme hükümlerinin okutulmadan müvekkiline imzalatıldığını, okutulmayan sözleşme hükümlerini kesinlikle kabul etmemekle birlikte; onlarca sayfa sözleşmenin herhangi bir müşteri tarafından bu kadar kısa bir zamanda okunması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin işbu sözleşmeden haberi dahi olmadığını, kendisine bir suretinin verilmediğini, tamamen aleyhine kurulan sözleşme hükümlerini kabul etmediğini, müvekkiline işbu takip borcunun yükletilmesinin hukuka ve ahlaka aykırı olduğunu, davacı aracı kuruma güvenerek yatırım amaçlı altın, dolar almak üzere bir çok kez para yatırdığını, zarar ettiği takdirde bu zararın kendisinden icra kanalı ile kurum tarafından isteneceğine dair bir bilgi verilmemiş olduğunu, dava konusu ile ilgili İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına 2022/30643 soruşturma numaralı şikayette bulunulduğunu, soruşturmanın devam ettiğini, diğer bir hususun ise müvekkilimizin kaybının gerçekleştiği 20.12.2021 tarihinde danışmanına ulaşmaya / çalıştığını, fakat ne kendisine nede kuruma ulaşamadığını, hesabını pasife aldıramadığını, teminat yatırarak ve/veya bulunması gereken teminat tutarını azaltıcı işlem yaparak riskli durumdan çıkabiliyorken müvekkilinin hiçbir emir veremediğini, makas aralığının 1/10 oranın da olduğunu dahi müvekkiline aktarılmamış olduğunu, yatırılan teminatın çok üstünde bir zararla karşılaşılmış olduğunu, öncelikle davanın usul noksanlığından usulden reddine, müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesince; "Dosya kapsamında alınan hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalının yapmış olduğu işlemlere ait tüm sözleşmeleri ve risk bildirim formlarını imzalandığı, hesabının aktif hale gelmesi akabinde işlem yaptığı, mali bilgiler formunda yatırım amaçlı işlem yapmak amacında olduğu, imzalamış olduğu risk bildirim formları sebebiyle piyasa riskleri konusunda bilgi sahibi olduğu, yapılan işlemler neticesinde davalı...'ın kendi bilgisi ve kontrolü dahilinde açmış olduğu pozisyonlar sonrasında teminat tamamlama çağrısı aldığı, hesabın stop-out uyarısı verdiği, akabinde de hesabındaki alım pozisyonlarının satılması neticesinde hesabının 22.12.2021 tarihi itibarıyla 47.500,23-TL borç bakiyesi verdiği, davalı tarafından imzalanan sözleşmenin 29. maddesinde temerrüt esasları kararlaştırılmış olduğu ve icra takibinde talep edilen temerrüt faizinin sözleşmeye ve hukuka uygun olduğu, kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davalı vekili sözleşmelerde müvekkilin imzası olmadığına yönelik itirazda bulunduysa da çerçeve sözleşmelerin elektronik ortamda akdedilir olduğuna dair yasal düzenleme mevcut olduğundan bu yöndeki itiraza itibar edilmediği" gerekçesi ile,
1-Davanın kabulü ile; İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında takibin aynen devamına,
2-Toplam alacağın %20'si oranında davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme sonucu davanın kabulüne karar verildiğini, davacı yatırım şirketinin müşterilerini yanıltarak ve beyanlarını dikkate almayarak yapmış olduğu işlemlerden kaynaklanan zararları müvekkile yansıttığını, teminat tamamlamadan önce hesap kapatılabilecekken veya müşteriye haber verilebilecekken kurumun telefonları açmayarak ve mesajlara yanıt vermeyerek davalıyı bilinçli bir şekilde zarara soktuğunu ve akabinde İstanbul 7. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığını, müvekkilin hesap açma ve kapatma işlemlerini yalnızca danışmanını arayarak gerçekleştirebildiğini, 20 Aralık 2021 tarihinde Cumhurbaşkanı tarafından yapılacak açıklama öncesinde hesabını pasife almak için kurumu ve danışmanını defalarca aramasına ve mesaj göndermesine rağmen ulaşamadığını, ertesi gün müvekkilin hesabı eksi bakiyeye düştüğünde danışmanı tarafından arandığını ve telefonların arızalı olduğunun beyan edilerek müvekkilin kasten zarara sokulduğunu, bilirkişi tarafından ibraz edilen 09/05/2023 tarihli raporundaki tespit ve değerlendirmelerin kabulünün mümkün olmadığını, itirazlar doğrultusunda yeni bilirkişi raporu ve imza incelemesi talep edildiğini ancak bu taleplerin yerel mahkemece dosyaya yenilik katmayacağı gerekçesiyle reddedildiğini, davacı kurumun dava dosyasına ibraz ettiği sözleşmenin hiçbir sayfasında müvekkilin imzasının bulunmadığını, imza beyan formu, gerçek faydalanıcı beyan formu ve elektronik ortamda onaylanan belgelere ilişkin yatırımcı beyanı formundaki müşteri onay tarihinin 13 Kasım 2019 olmasına rağmen diğer sözleşme sayfalarında 09/05/20234 Kasım 2019 olarak yazıldığını, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/30643 numaralı soruşturma dosyasına sunulan sözleşmelerin tüm sayfalarında yer alan imzaların müvekkiline ait olmadığını, sözleşmenin TBK'ye göre hükümsüz sayılması gerektiğini, müvekkilin imzası bulunmayan sözleşmeden haberi olmadığını ve danışman ... tarafından bilgilendirilmediğini, 20 Aralık 2021 tarihinde piyasadaki sert düşüşten etkilenmemek için hesabını pasife almak isteyen müvekkilin kurumu ve danışmanı arayarak hesabını kapatmak istediğini ilettiğini ancak danışman tarafından çeşitli bahanelerle ikna edilerek hesabının pasife alınmasının engellendiğini, neticesinde müvekkilin teminatın altına düştüğünü ve 21 Aralık 2021 tarihinde davacı kurum tarafından eksiye düştüğünün söylenildiğini, mahkemeden 20/12/2021-21/12/2021 tarihleri arasında telefon ve ses kayıtlarının celbinin istenmesine rağmen talebin değerlendirilmediğini, davacı kurumun müşteri taleplerini dikkate almayarak müvekkili mağdur ettiğini belirterek, mahkeme kararının davalı müvekkili lehine kaldırılmasını ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesini, aksi kanaatte ise dosyanın istinaf mahkemesince incelenerek takibin iptalini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının istinaf başvurusu, dayandığı iddialarının hem usul hem de esas itibariyle hukuka aykırı olduğunu, davalının iyi niyetli olmadığını, davalının hesabının eksi seviyelere ulaşması müvekkili şirketin sorumluluğundan bağımsız olarak tamamen davalının kendi yatırım kararları ile ilgili olduğunu, müvekkilinin aracı bir kurum olduğunu ve bilirkişi raporunda da açıkça ortaya konduğu gibi davalının eksi bakiye tutarını kendi kaynaklarından karşılayarak davalı karşı davacı adına... Bankası A.Ş.’ye ödediğini, yapılan icra takibinde haklı olduklarını, mahkemece verilen kararının usul ve yasaya uygun olduğundan davalının istinaf isteminin reddini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davanın konusu İİK 67 maddeye göre açılan itirazın iptali davasıdır.
İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında alacaklı tarafından borçlu aleyhine, 14/11/2019 tarihli sözleşmeden kaynaklanan bakiye alacağa istinaden toplam 48.711,70 TL., alacağın tahsili amacı ile 14/02/2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmıştır.
Borçlu itiraz dilekçesinde, herhangi bir borcu bulunmadığı, İş bu borç ve yapılan işlem ile ilgili İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na 17/02/2022 tarihinde 9935260834 iş emri numara ile şikayet dilekçesi verildiğini, Ayrıca yetki bakımından da itiraz ettiklerini, yerleşim yerinin İzmir ili olduğunu, Takip sözleşmeden kaynaklı (sözleşmeyi kabul etmemek kaydıyla ) bir borç için ise de yine sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi yetkili olduğunu,
Bununla birlikte işlemiş, işleyecek ve temerrüte düşürülen faize ve işletilen %17,25 Ticari temerrüt faizi oranının çok yüksek olduğunu belirtilmiştir.
Görevsizlik Kararı veren İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/460 Esas sayılı dosyasından alınan 12/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Taraflar arasında Sermaye Piyasası Araçları Alım Satım Aracılığı Çerçeve Sözleşmesi, Türev Araçların Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi, Yurt Dışı Piyasalarda Alım Satım İşlem Aracılığı Sözleşmesinin 14.11.2019 tarihinde elektronik ortamda imzalandığını, Davalı/borçlu...; 20.12.2021 tarihi itibariyle taşımış olduğu 5 farklı üründe toplam 145 adet vadeli sözleşmede (Altın-Çin Yuanı-Ereğli Demir Çelik-ABD Doları-Euro) toplam 598.323,41 TL tutarında (Uzun-Alım) açık pozisyonunun bulunduğunu, dolar/TL kurundaki düşüş dolayısıyla teminat eksiğinin meydana geldiğini, kaybın mevcut teminattan fazla olması nedeniyle teminatının tamamını kaybettiğini, Çerçeve sözleşmenin 24. maddesi uyarınca 21.12.2021 Salı günü saat 23:49’da ve 22.12.2021 Çarşamba günü saat 07:58’te 49.083,20-TL eksik teminatın ivedilikle tamamlanması için müşterinin ...@gmail.com elektronik posta adresine iki defa e-mail ile eksik teminatın tamamlanması çağrısının yapıldığı halde müşterinin teminat tamamlama çağrısına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesi ile aynı sözleşmenin 28. Maddesi uyarınca başka bir ihbara veya bildirime gerek olmaksızın Müşteri’nin türev işlemlerinden kaynaklanan açık pozisyonlarının tamamının ... Yatırım tarafından tasfiye edildiğini, 21.12.2021 tarihinde...’ın açık tüm pozisyonlarının 176.883,39 TL zararla kapatıldığı, kayıp miktarının yatırılan teminatı aştığını, ... Nakit Hareket Hesabı bakiyesinin eksi 47.500,23 TL borçlu olduğunu, ...’ın 13.07.2022 tarihli yazısı ekinde gönderilen VIOP Teminat İşlem Hareket ... ... teminat işlemleri kayıt belgesinde 22.10.2021 tarihinde ... Yatırım tarafından ... no.lu Davalı-Borçlu... hesabına 47.500,23 TL ve 1.536,53 TL olmak üzere toplam 49.036,76-TL nakit teminat yatırıldığının görüldüğünü, ... (Borsa İstanbul) Vadeli İşlemler ve Opsiyon Piyasası düzenlemeleri uyarınca, müşterinin açık pozisyonlarından kaynaklanan teminat borcunun ödenmesi sorumluluğunun çerçeve sözleşmede de belirtildiği üzere müşteriye ait olduğunu, müşteri tarafından teminat ödeme borcunun yerine getirilmediği durumda ise teminat borcunun ödenmesinden Aracı Kurumun sorumlu olduğunu, Dava konusu olayda davalı borçlu müşterinin eksik teminat borcunu ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi dolayısıyla Davacı Alacaklı ... Yatırım tarafından müşterinin ... nezdinde ki ... no.lu teminat hesabına yatırıldığı ve sonrasında T.C. İstanbul 7.İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibatı başlatıldığını" bildirmiştir.
14/11/2029 tarihli sözleşmenin 24. Maddesinde “Sürdürme teminatı, teminat tamamlama çağrısı ve stop-out” olarak isimlendirildiği, ilgili maddede; “Sürdürme teminatı, piyasadaki günlük fiyat hareketleri karşısında güncelleştirilen teminat tutarının ve teminat olarak bulundurulması gereken varlık kompozisyonunun korunması gereken alt düzeydir. Müşteri sahip olduğu açık pozisyonlarına ilişkin olarak Borsa ve Aracı Kurum tarafından belirlenen esaslar dahilinde bulundurması zorunlu olan sürdürme teminatını Aracı Kurum nezdinde ki hesaplarında bulundurmakla yükümlüdür. Müşterinin hesabında yeterli teminatın bulunup bulunmadığının takibi müşterinin takibindedir....Müşterinin hesabında bulunan son işlem fiyatına göre değerlenmiş teminat tutarının (net varlık) müşterinin türev işlemlerinden kaynaklanan açık tüm pozisyonları için gerekli toplam teminat tutarının altına düşmesi durumunda aracı kurum müşteriye teminat tamamlamam çağrısı yaparak teminat tamamlanmasını talep eder. Müşteri teminat tamamlama yükümlülüğünü teminat tamamlama çağrısında belirtilen süre içinde yerine getirmekle yani teminatını başlangıç teminat seviyesine çıkarmakla yükümlüdür. Teminat tamamlama çağrısı alan Müşterinin hesabında bulunan teminata dayalı pozisyonlarını azaltmak ve/veya hesaba ilave teminat göndermek zorundadır.” düzenlemesinin yer almaktadır.
Davalı tarafından imzalanan risk bildirim formunda, risk uyarılarından bazıları şu şekildedir;
“Vadeli işlem sözleşmesi ve opsiyon sözleşmesi alım satım işlemleri çeşitli oranlarda risklere tabidir. Piyasada oluşacak fiyat hareketleri sonucunda aracı kuruluşa yatırdığınız teminatın tümünü kaybedebileceğiniz gibi, kayıplarınız toplam teminatınızı dahi aşabileceği,
Aracı kuruluş tarafından yapılacak teminat tamamlama çağrılarını istenen süre içinde ve şekilde yerine getirilmesi, aksi takdirde hiçbir ihbara gerek duymadan pozisyonun piyasa değerinden, özen borcu çerçevesinde zararına da olsa kapatılmasına razı olunması gerektiği
Bir opsiyon satılırsa, görece küçük ters bir piyasa hareketinde, opsiyon satmakla elde edilen prim ödemesini aşabilecek sınırsız potansiyel kayıp riskinin üstlenileceği, opsiyonu yerine getirmek istendiğinde, bunun üzerinde herhangi bir kontrol yetkisi olmadığı, sadece yüksek sermayeye sahip deneyimli kişilerin opsiyon satmaya teşebbüs etmesi gerektiği,Kaldıraç etkisi nedeniyle, düşük teminatla işlem yapmanın piyasada lehe çalışabileceği gibi aleyhe de çalışabileceği ve bu anlamda kaldıraç etkisinin yüksek kazançlar sağlayabileceği gibi zararlara da yol açabileceği ihtimalinin göz önünde bulundurulması gerektiği.” belirtilmiştir.
Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde dava konusunun ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, takibin dayanağının,14/11/2019 tarihli sözleşmeden kaynaklı eksi bakiye alacağı olarak gösterildiği, taraflar arasında,14/11/2019 tarihli, Türev Araçlarının Alım Satımı Nedeniyle Aracılık Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme kapsamında davalı tarafından Borsa İstanbul'da vadeli işlemler ve opsiyon piyasasında alım satım işlemlerinin yapıldığı, davalının piyasa işleyişi ve yapmış olduğu işlemler neticesinde teminat tamamlama durumunda kalabileceği konusunda bilgi sahibi olduğu, türev işlemlerinden kaynaklanan açık pozisyonlarının tamamının davacı tarafından kapatıldığı, ... Nakit Hareket Hesabı bakiyesinin eksi 47.500,23 TL. eksi bakiye verdiği,
Takas İstanbul'dan gönderilen 13.07.2022 tarihli yazıda ... Kodlu katılımcı tarafından 22.11.2021 tarihinde nakit teminatın ... hesap kod ile yatırıldığının bildirildiği, bu hesap kod numarasının davalının Türev Araçlar sözleşme numarası olduğundan yatırılan iş tutarın davalı/borçlu yatırımcısı adına davacı alacaklı aracı kurum tarafından ...’a yatırılmış olduğu, bilirkişi heyet raporu da göz önünde bulundurularak mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına göre yerindedir.
Davalı istinafında sözleşmeyi imzalamadığını, ve kendisine haber verilmediğini ileri sürmüş ise de 14/11/2019 tarihli sözleşmenin elektronik ortamda imzalandığı,SPK'nın 1 Ağustos 2015 tarih ve ... sayılı Yatırım itiraz ve faaliyetleri ile Yan Hizmetlerine ilişkin belge ve kayıt düzeni hakkında tebliği ve Finans Hizmetlerine ilişkin Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak, uzaktan iletişim araçları vasıtası ile gerçekleşebileceği, kaldı ki icra takibinin 14/11/2019 tarihli sözleşmeye dayalı olarak başlatıldığı, davalı borca itirazında, asıl alacağa, faize ve yetkiye, tüm ferilerine itiraz etmiş ise de sözleşmeye yönelik itirazının bulunmadığı, bilirkişi heyet raporu ile, Çerçeve sözleşmenin 24.ncü maddesi uyarınca 21.12.2021 Salı günü saat 23:49’da ve 22.12.2021 Çarşamba günü saat 07:58’te 49.083,20 TL eksik teminatın ivedilikle tamamlanması için müşterinin ...@gmail.com elektronik posta adresine iki defa e-mail ile eksik
teminatın tamamlanması çağrısının yapıldığı halde müşterinin teminat tamamlama çağrısına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediğinin tespit edildiği anlaşılmakla, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına göre yerindedir.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/04/2024 tarih ve 2023/770 E., 2024/253 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.327,49 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 2.000,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.327,49 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 01/10/2026