Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1376 E. 2026/1495 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1376
Karar No
2026/1495
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1376

KARAR NO : 2026/1495

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 21/02/2024

NUMARASI : 2023/93 E. - 2024/36 K.

DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/10/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, 2011 yılında plastik - ambalaj sektöründe faaliyetlerine başlamış olduğunu, 2015 yılında yenilenen alt yapı ve teknolojisiyle plastik - ambalaj sektöründe yeni ve farklı ihtiyaçları karşılamaya başladığını, TPE nezdinde online olarak yapılan sorgulama ve incelemelerde evrensel nitelikte tüm dünyaya mal olmuş ve tescilden önce de yıllardan beri kullanılan kutu ürün hakkında davalı ... tarafından ... ve ... tescil numarası ile endüstriyel tasarım tescilinin yapıldığı, yine davalılardan ... tarafından ... Tescil numarası ile aynı kutu ürünü hakkında endüstriyel tasarım tescili yapıldığını ve son olarak davalı ... tarafından ise ... Tescil numarası ile endüstriyel tasarım tescili yapıldığının tespit edildiğini, davalılar tarafından usul ve yasaya aykırı olarak, işbu davaya konu kutu ürünü ile alakalı olarak farklı tarihlerde endüstriyel tasarım başvuruları yapıldığını ve yapılan bu başvurular neticesinde yine farklı tarihlerde ..., ..., ... ve ... numaralı endüstriyel tasarım tescillerinin hiçbir araştırma dahi yapılmaksızın tescil edildiğini, tüm dünyada tescil başvurusundan önce dahi yıllardır piyasaya sürülen ve evrensel bir nitelik kazanmış ürün hakkında ilgili usul ve yasaya aykırı olarak tescilin sağlanmasının ardından davalılar tarafından alınan endüstriyel tasarım tescilleri hakkında hükümsüzlük kararı verilmesi gerektiğini, ilgili ürünün, hem Amerika'da hem Avrupa pazarında ve hem de tüm dünyada yaklaşık 2010'lu yılların başından beri satışa sunulduğunu, ilgili ürünün bu kapsamda evrensel bir nitelik kazandığını, yine aynı şekilde ilgili kutu ürünü ülkemizde de herkesçe bilinen "..." isimli bisküvi - çikolata olarak satışa sunulan ürünün kutusu olarak kullanıldığını ve bu kapsamda ülkemizde de yıllardan beri var olan bir ürün olduğunu, yine "Nutella" haricinde, "..." ve "..." markaları da ilgili ürün kutusunu 2010'lu yılların başından beri kullandığını ve satışa sunduğunu, açıklanan nedenlerle, davalı tarafların endüstriyel tasarım tescillerinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ:

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, yurt içi ve yurt dışında tanınmış, plastik ambalaj üretimi ve tasarımı konusunda uzun yıllardır çalışmalar yapan saygın bir firma olduğunu, fikri haklar noktasında azami özeni gösteren bir şirket olduğunu, müvekkiline ait tasarımın harc-ı alem olduğu iddialarına kanıt olarak davacı tarafça gösterilen ürünler ile müvekkili adına ... nezdinde tescilli olan tasarım karşılaştırıldığında davaya konu tasarımın sunulan ürünlerden farklı, yeni ve ayırt edici olduğu görülebileceğini, müvekkillerine ait tasarımlar incelendiğinde davacının emsal gösterdiği ve harcıalem olduğunu iddia ettiği tasarımlardan form, girinti-çıkıntı, geometrik şekil ve bölmeleriyle kendine özgü ayırt ediciliğinin olduğunu, piyasadaki tasarımların genel formları itibariyle silindir ya da yarım daire, kare ya da dikdörtgen, oval şeklinde ambalajlar kullanıldığı değerlendirildiğinde bu geometrik şekillerin dışında bir ambalajın gıda sektöründe sağlıklı bir şekilde kullanılabilmesinin mümkün olamadığını, dolayısıyla, burada genel form bu ürün açısından teknik bir zorunluluk anlamına geleceğini, ambalaj tasarımının kare şeklinde olmasının, teknik bir zorunluluk olarak dikkate alındığında tasarımcının seçenek özgürlüğünü kullanabileceği alan genel formun genişliği, hatların formları ya da kapağın genel formunun sunumu üzerindeki desenler ve bir takım eklemelerde olacağını, davacının uzun süredir piyasada olduğunu ileri sürdüğü ürün ile müvekkilleri adına tescilli tasarımlar şekil ve detayları bakımından farklılıklar arz ettiğini ve bu yönüyle yenilik içerdiği görüleceğini, davacı yanın; tescilli tasarımın tarifnamesinin yetersiz olduğunu ve tasarım yeni ve ayırt edici kabul edilse dahi işbu nedenle hükümsüzlük kararı verilmesi gerektiğini, fakat tarifnamenin hangi bakımdan yetersiz göründüğüne ilişkin herhangi bir beyanda bulunmadığını, açıklanan nedenlerle, hukuka aykırı olarak açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk Derece Mahkemesince; Davalı ...'a ait ... tescil numaralı tasarım ile dava dilekçesi ekinde yer alan görsel ve bilirkişiler tarafından re'sen araştırma çerçevesinde bulunan 02/01/2017 tarihli ürün görselinin kıyaslamasında, hükümsüzlüğü talep edilen 02/01/2017 başvuru tarihli ... numaralı tasarım tescilinde ağız kısmı iki dairesel yarım yapının (A) ortada içe kavisli bir çizgi (B) ile birleşmesi sonucu oluştuğu, ağız kısmı dışa doğru kısa bir taşım yapmış olup tam ortadan aşağı inen bir seperatör ile gövde bölündüğü, (C). Gövdenin ikiye ayrılan bölümlerinden bir diğerinden daha derin olup gövde dışarıda ağız çizgisinde aşağı inmekte ve yüzeyi üzerinde ayırt edici bir unsur bulunmadığı, (D). Hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan geçmiş tarihli ürün görselleri incelendiğinde, ürünlerin ortak yanlarının gövde içlerinin bir seperatör ile ayrılması olduğu bununla beraber tasarımların ana karakterini ve gövde geometrisini belirleyen ağız yapılarının farklı olduğu, geçmiş tarihli ürünlerin birinde ağız ve gövde yarım daire oranlarda olup diğeri uzun kenarları dışa kavisli, kısa kenarları düz yapıda olduğu, tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda hükümsüzlüğü talep edilen 02/01/2017 başvuru tarihli ... numaralı tasarım tescili ile geçmiş tarihli ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı;

Davalı ...'e ait ...- tescil numaralı tasarım ile dava dilekçesi ekinde yer alan görsel ve bilirkişiler tarafından re'sen araştırma çerçevesinde bulunan ürün görsellerinin kıyaslamasında, hükümsüzlüğü talep edilen 25/12/2017 başvuru tarihli ... – 12 numaralı tasarım tescilinde ağız kısmı kısa kenarlarda iki yarım dairenin (A) ortada uzu kenarda düz bir çizgi (B) ile birleşmesi sonucu oluşan dikdörtgen oranlarda olduğu, ağız kısmı dışa doğru kısa bir taşım yapmış olup tam ortadan aşağı inen bir seperatör ile gövde bölündüğü, (C). Gövdenin ikiye ayrılan bölümlerinden bir diğerinden daha derin olup gövde dışarda ağız çizgisinde aşağı inmekte ve yüzeyi üzerinde ayırt edici bir unsur bulunmadığı, (D). Hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan geçmiş tarihli ürün görselleri incelendiğinde, ürünlerin ortak yanlarının gövde içlerinin bir seperatör ile ayrılması olduğu bununla beraber tasarımların ana karakterini ve gövde geometrisini belirleyen ağız yapılarının farklı olduğu, geçmiş tarihli ürünlerin birinde ağız ve gövde yarım daire oranlarda olup diğeri uzun kenarları dışa kavisli, kısa kenarları düz yapıda olduğu, tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda hükümsüzlüğü talep edilen 25/12/2017 başvuru tarihli ... – 12 numaralı tasarım tescili ile geçmiş tarihli ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı;

Davalı ...'e ait ... tescil numaralı tasarım ile dava dilekçesi ekinde yer alan görsel ve bilirkişiler tarafından re'sen araştırma çerçevesinde bulunan ürün görsellerinin kıyaslamasında, hükümsüzlüğü talep edilen 05/06/2018 başvuru tarihli ... numaralı tasarım tescilinde ağız kısmı kısa kenarlarda iki yarım dairenin (A) ortada uzun kenarda düz bir çizgi (B) ile birleşmesi sonucu oluşan dikdörtgen oranlarda olduğu, ağız kısmı dışa doğru kısa bir taşım yapmış olup tam ortadan aşağı inen iki seperatör ile gövde üçe bölündüğü, (C). Gövdenin üçe ayrılan bölümlerinden ortada yer alan bölme diğerinden daha derin olup gövde dışarıda ağız çizgisinde aşağı inmekte ve yüzeyi üzerinde ayırt edici bir unsur bulunmadığı, (D). Hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan geçmiş tarihli ürün görselleri incelendiğinde, ürünlerin ortak yanlarının gövde içlerinin seperatör ile ayrılması olduğu bununla beraber tasarımların ana karakterini ve gövde geometrisini belirleyen ağız yapılarının farklı olduğu, geçmiş tarihli ürünlerin birinde ağız ve gövde yarım daire oranlarda olup diğeri uzun kenarları dışa kavisli, kısa kenarları düz yapıda olduğu, tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda hükümsüzlüğü talep edilen 05/06/2018 başvuru tarihli ... numaralı tasarım tescili ile geçmiş tarihli ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı;

Davalı ...'e ait ... tescil numaralı tasarım ile dava dilekçesi ekinde yer alan görsel ve bilirkişiler tarafından re'sen araştırma çerçevesinde bulunan ürün görsellerinin kıyaslamasında, hükümsüzlüğü talep edilen 21/01/2020 başvuru tarihli ... numaralı tasarım tescilinde ağız kısmı kısa kenarları düz çizgide olup (A) uzun kenarları dışa kavisli bir çizgi (B) sonucu oluşan dikdörtgen oranlarda olduğu, ağız kısmı dışa doğru kısa bir taşım yapmış olup tam ortadan aşağı inen bir seperatör ile gövde ikiye bölündüğü, (C). Gövdenin ikiye ayrılan bölümlerinden biri diğerinden daha derin olup gövde dışarıda ağız çizgisinde aşağı inmekte ve yüzeyi üzerinde ayırt edici bir unsur bulunmadığı, (D). hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan geçmiş tarihli ürün görselleri incelendiğinde, 29 Ekim 2014 ve 11 Mart 2016 tarihli ürünlerde ağız ve gövde yapılarının 21/01/2020 başvuru tarihli ... numaralı tasarım tescili aynı biçim, oran ve çizgide olduğu, tasarımların ağız kısmı kısa kenarları düz çizgide olup, uzun kenarları dışa kavisli bir çizgi sonucu oluşan dikdörtgen oranlarda olduğu, tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda hükümsüzlüğü talep edilen 21/01/2020 başvuru tarihli ... numaralı tasarım tescili ile geçmiş tarihli ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları ve ... tescil numaralı tasarımın hükümsüzlük koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.

Tüm bu nedenlerle,"-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile;

-Davalıya ait ... tescil numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine,

-Davacı vekilinin fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, karar verilmiştir.

İSTİNAF:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2011 yılında plastik ambalaj sektöründe faaliyetlerine başlayıp 2015 yılında yenilenen altyapı ve teknolojisiyle ...Bölgesinde 3.500 metrekare kapalı alanda ... kalite yönetim sistemleri, ...: 2005 gıda güvenliği sistemleri ve halal belgesine sahip olarak üretim faaliyetlerine devam ettiğini, ticari faaliyetleri kapsamında plastik kutu işi için müşterilerinden talepler aldığını ancak yapılan incelemelerde dava dışı .... A. Ş. çalışanları olarak bilinen davalılar ..., ... ve ... tarafından endüstriyel tasarım tescili alındığını öğrendiklerini, TPE nezdinde yapılan sorgulamalarda davalı ... tarafından ... ve 2018 / 03765 tescil numaralarıyla, davalı ... tarafından 2017 / 00014 tescil numarasıyla ve davalı ... tarafından ... tescil numarasıyla endüstriyel tasarım tescillerinin yapıldığının tespit edildiğini, mahkemece davalıya ait ... tescil numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne ve karar kesinleştiğinde sicilden terkinine karar verildiğini ancak ... numaralı endüstriyel tasarım tescillerinin hükümsüzlüğüne karar verilmeyerek davanın bu yönden reddedildiğini, bu durumun usul ve yasalara aykırılık taşıdığını, söz konusu ürünün davalıların başvurusundan yıllar önce 2010'lu yılların başından beri Amerika ve Avrupa pazarında ile tüm dünyada satışa sunulduğunu ve evrensel bir nitelik kazandığını, ülkemizde herkesçe bilinen ... isimli bisküvi çikolata ürününün kutusu olarak kullanıldığını ve 2014-2015 yıllarında Nutella markasının resmi instagram sayfasındaki paylaşımlarla sabit olduğunu, ayrıca ... ve ... markalarının da ilgili ürün kutusunu 2010'lu yılların başından beri kullandığını, yenilik vasfı bulunmayan ve tescil talebinden yıllar öncesinde piyasada bulunan ürünün davalılar adına tescil edilmesinin yasal mevzuata aykırı olduğunu, davalı taraflara ait endüstriyel tasarımların konusu açıkça tanımlanmadığından tarifnamenin de yetersiz olduğunu belirterek kararının kısmen ret yönünden istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait tasarımın harc-ı alem olduğu iddialarına kanıt olarak davacı tarafça gösterilen ürünler ile müvekkili adına ... nezdinde tescilli olan tasarım karşılaştırıldığında davaya konu tasarımın sunulan ürünlerden farklı, yeni ve ayırt edici olduğunun görülebileceğini, müvekkiline ait tasarımlar incelendiğinde davacının emsal gösterdiği ve harcıalem olduğunu iddia ettiği tasarımlardan form, girinti-çıkıntı, geometrik şekil ve bölmeleriyle kendine özgü ayırt ediciliğinin olduğunun görüleceğini, SMK 58/2. maddesi gereği koruma kapsamının değerlendirilmesinde tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesinin de dikkate alınması gerektiğini, ürünün teknik fonksiyonlarının zorunlu kıldığı birtakım görünüm özellikleri ve söz konusu ürünün belirli biçim ve boyutlarda üretilmesi zorunluluklarının tasarımcının seçenek özgürlüğünü kısıtladığının aşikar olduğunu, piyasadaki tasarımların genel formları itibariyle silindir ya da yarım Daire, kare ya da dikdörtgen, oval şeklinde ambalajlar kullanıldığı değerlendirildiğinde bu geometrik şekillerin dışında bir ambalajın gıda sektöründe sağlıklı bir şekilde kullanılabilmesinin yukarıda açıklanan hususlar açısından mümkün olamadığını, dolayısıyla burada genel form bu ürün açısından teknik bir zorunluluk anlamına geleceğini, ambalaj tasarımının kare şeklinde olması teknik bir zorunluluk olarak dikkate alındığında tasarımcının seçenek özgürlüğünü kullanabileceği alanın genel formun genişliği, hatların formları ya da kapağın genel formunun sunumu üzerindeki desenler ve bir takım eklemelerde olacağını, davacının uzun süredir piyasada olduğunu ileri sürdüğü ürün ile müvekkili adına tescilli tasarımın şekil ve detayları bakımından farklılıklar arz ettiği ve bu yönüyle yenilik içerdiğinin görüleceğini, öte yandan ... Yönetmeliği 13. maddesinde gıdanın taşınması için kullanılan araç ve veya kapların gerekli durumlarda yeterli temizlik ve dezenfeksiyona izin verecek şekilde tasarlanmalı ve imal edilmelidir şeklinde düzenlemenin mevcut olduğunu, işbu hususun da teknik zorunluluk kapsamında olup tasarımcı müvekkilin seçenek özgürlüğünü kısıtlar nitelikte olduğunu, ayırt edicilik kavramının 6769 sayılı Kanun'un 56/5 ve 56/6 maddeleri uyarınca tanımlanmış olup bir tasarımın ayırt edici kabul edilebilmesinin bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim ile tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, tescilsiz tasarım için ise tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklılık arz etmesi gerekliliğine vurgu yapıldığını, ayrıca hükmün devamında ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesinin dikkate alınması gerektiğinin belirtildiğini, 554 sayılı KHK'nın 7. maddesinde SMK'na paralel olarak bir tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olmasının bu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim ile ikinci fıkrada belirtilen herhangi bir tasarımın böyle bir kullanıcıda yarattığı genel izlenim arasında belirgin bir farklılık olması anlamında olduğunu açıklayarak ayırt edicilik kavramını açıkladığını, ancak yapılan ilk derece yargılamada bilirkişi raporunun bu anlamda eksik ve hatalı değerlendirmeler içermesine rağmen hükme esas alındığını, itirazlarına rağmen ek bilirkişi raporuna gerekli görülmeyerek eksik değerlendirme yapıldığını, tasarımcının seçenek özgürlüğü ve tasarımı özgünse bu özgünlüğün derecesinin ilgili tasarımın tasarımcının özgün yaratımı olarak mı yoksa ürünün teknik olarak o şekilde üretilmesinin zorunluluğundan kaynaklı olarak mı ortaya çıktığının belirlenmesi gerektiğini, bilirkişilerce yapılacak incelemelerde müvekkillerin dava konusu tasarımlarının davacı tarafça ileri sürülen ürünlerle kıyaslandığında bilgilenmiş kullanıcının fark edeceği nitelikte olduğunu, bu doğrultuda da ayırt edici nitelikte olduğunun tespit edilebilecekken bu değerlendirmeleri içermeyen rapora itirazlarının kabul görmediğini, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayanan, bilirkişi raporuna itirazları dikkate alınmaksızın verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava, davalılar adına kayıtlı tasarımların yenilik ve ayırt edicilik koşulları oluşmadığından hükümsüzlüğü talebine yöneliktir.

Davacı vekili, TPE nezdinde online olarak yapılan sorgulama ve incelemelerde evrensel nitelikte tüm dünyaya mal olmuş ve tescilden önce de yıllardan beri kullanılan kutu ürün hakkında davalı ... tarafından ... ve ..., davalılardan ... tarafından ..., davalı ... tarafından ise ... Tescil numarası ile endüstriyel tasarım tescili yapıldığının tespit edildiğini,davalıların endüstriyel tasarım tescillerinin hiçbir araştırma dahi yapılmaksızın tescil edildiğini ilgili ürünlerin, hem Amerika'da hem Avrupa pazarında ve hem de tüm dünyada yaklaşık 2010'lu yılların başından beri satışa sunulduğunu, ilgili ürünlerin bu kapsamda evrensel bir nitelik kazandığını, yine aynı şekilde ilgili kutu ürünü ülkemizde de herkesçe bilinen "..." isimli bisküvi - çikolata olarak satışa sunulan ürünün kutusu olarak kullanıldığını ve bu kapsamda ülkemizde de yıllardan beri var olan bir ürün olduğunu, yine "Nutella" haricinde, "..." ve "..." markaları da ilgili ürün kutusunu 2010'lu yılların başından beri kullandığını ve satışa sunduğunu, belirterek davalılara ait ürün tasarımlarının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

28/12/2023 havale tarihli bilirkişi heyet raporlarında özetle; "Hükümsüzlüğü talep edilen ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 02.01.2017 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğu ve belirtilen nedenlerle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, hükümsüzlüğü talep edilen ... – 12 numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 25.12.2017 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğu ve belirtilen nedenlerle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, hükümsüzlüğü talep edilen ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 05.06.2018 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğu ve belirtilen nedenlerle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, hükümsüzlüğü talep edilen ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 21.01.2020 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı ve belirtilen nedenlerle hükümsüzlük şartlarının oluştuğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.

SMK'nun 56/4. Maddesine göre bir tasarımın aynısı tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce Dünya'nın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.

Yenilik tanımındaki küçük ayrıntının sınırları somut olaya göre farklılık göstermektedir. Aynı tasarımlardaki renk, malzeme veya boyutsal farklılıklar çoğu zaman tek başına bir ürünü farklılaştırmada yeterli olmadığından küçük ayrıntı olarak nitelendirilir. Zira bu özellikler tasarımın görünüm özellikleri açısından asli unsuru oluşturmamakta ve istisnai bazı durumlar haricinde tasarımın kimliğini etkilememektedir.

Yenilik incelenmesinde esas alınacak referans tarihi tescilli tasarımlar açısından başvuru ve rüçhan tarihidir. Yani SMK 56/4-a gereği tescilli tasarımın aynısı başvuru veya rüçhan tarihinden önce Dünya'nın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise söz konusu tescilli tasarım yeni kabul edilecektir.

Bir tasarımın ayırt edicilik özelliği ise SMK'nun 56/5 maddesinde belirlenmiştir. Buna göre bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.

Ayırt edicilik tasarımın koruna bilmesi için kıyaslanan tasarımlarla arasındaki farklılığın seviyesinin belirlenmesi için konulmuş bir kriterdir.

Kanunda yer alan "bilgilenmiş kullanıcı" özel bir bilgiye sahip olmadan markalar alanında markaları karşılaştırabilen ortalama tüketici kavramı ile ilgili sektörde teknik bilgiye sahip uzman arasındaki kişidir. Ayırt edici niteliğin belirlenmesinde tasarımların karşılaştırmasını yapacak bilgilenmiş kullanıcı üretici, satıcı, tasarımcı veya teknik uzman değildir. Sektörde bu tür tasarımların olduğunu bilen dikkatli ve deneyimli ürün kullanıcısıdır.

Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalılara ait endüstriyel tasarımların yenilik özelliği taşımaması sebebi ile hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava ettiği mahkemece alınan bilirkişi heyetine ait raporda Tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda Hükümsüzlüğü talep edilen, ..., ... ... numaralı tasarım tescili ile geçmiş tarihli ürün arasında, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları bu tasarımların hükümsüzlük şartlarının gerçekleşmediği, dava konusu, davalılardan ... adına kayıtlı, ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 21.01.2020 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı, daha önce kamuya sunulduğu tespit edilmiş olmakla bu tasarım yönünden mahkemece davanın kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen karar yerindedir.

Davacı vekili istinafında, davalılara ait endüstriyel tasarıma konu ürünlerin bir an için yeni olduğu kabul edilse dahi, endüstriyel tasarımların konusunun tarifnamede açıkça tanımlanmadığını bu nedenle hükümsüzlüğün oluştuğunu ileri sürmüş ise de, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanununda hükümsüzlük sebeplerinin düzenlendiği, hükümsüzlüğün söz konusu olabilmesi için tasarımda yenilik ve ayırt edicilik unsurunun bulunmaması gerektiği, ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.

Davalılardan ... vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesinde ise; davanın kısmen kabulüne karar verilen davalıya ait ... sayılı tasarımın benzerinin 29 Ekim 2014 ve 11 Mart 2016 tarihinde kamuya sunulduğu, bilgilenmiş kullanıcı gözünde benzer tasarımlar olduğunun denetime elverişli bilirkişi raporu ile tespit edildiği, ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı ve davalılardan ...'ün istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 21/02/2024 tarih ve 2023/93 E., 2024/36 K. sayılı kararına karşı davacı ve davalılardan ...'ün tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalılardan ...'ten tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

4- Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 01/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1376, K. 2026/1495, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1376-e-2026-1495-k-1df4107db526