Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1420 E. 2026/1705 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1420
- Karar No
- 2026/1705
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/1420
KARAR NO:2026/1705
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:06/08/2026 (Ara Karar)
NUMARASI:2026/1828 Esas
TALEP:İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ:15/10/2026
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında ticari bir ilişki bulunduğunu, 30.01.2026 tarihli ve ... numaralı, 1.701.650-TL bedelli faturanın davalı tarafından teslim alınıp ticari defterlere işlendiğini, fatura vadesinin 40 gün olarak belirlendiğini, davalının borcunu vadesinde ödemediğini, yapılan kısmi ödemelerin TBK 100. maddesi uyarınca öncelikle faiz ve ferilere mahsup edildiğini, bakiye alacağın tahsili için İstanbul 23. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile başlatılan takibin davalının 22.06.2026 tarihli dilekçesiyle haksız şekilde durdurulduğunu, davalının takibi akamete uğratmak amacıyla 11.06.2026 tarihli ve ... numaralı 186.716,45-TL bedelli haksız fiyat farkı faturası düzenlediğini, bu faturanın müvekkil tarafından 19.06.2026 tarihli ve ... numaralı iade faturası ile reddedildiğini, taraflar arasında fiyat farkı uygulanmasına dair bir sözleşme bulunmadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin (E. 2023/4520, K. 2024/6700) kararı uyarınca ticari defterlere işlenen faturalardan sonra düzenlenen iade faturalarının sonuç doğurmayacağını, alacağın likit olması sebebiyle davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ve İcra ve İflas Kanunu'nun 257. maddesi gereğince davalının malvarlığı, banka hesapları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını, itirazın iptali ile takibin devamını ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Mahkemece; alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiği ve yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş davacı vekili Bununla da yetinmeyen davalı, taraflar arasında herhangi bir sözleşmesel veya hukuki dayanağı bulunmayan sözde fiyat farkı faturası düzenlemek suretiyle müvekkilin alacağını tahsil etmesini engellemeye yönelik kötü niyetli girişimlerde bulunmuştur. Söz konusu fatura müvekkil tarafından derhal iade edilmiş olup, davalının bu işlemi borçtan kurtulmaya yönelik hukuki dayanaktan yoksun bir savunma olduğunu ileri sürerek ara kararın kaldırılmasını ,alacak kadar ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.Davacı alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde bir adet fatura bakiyesi olduğu belirterek 330.770-TL asıl alacağın ve işlemiş faizin tahsili için icra takibi başlatılmış,karşı yanca borca itiraz edilmiştir. Taraflar arasında ticari ilişki olduğu anlaşılmakta ise de davalının ödemelerinin ne olduğu, kalan bakiye için düzenlenen fiyat farkı faturasının dayanağı olup olmadığı yapılacak yargılama sonunda belirlenecek olup, davanın bulunduğu aşamada ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/10/2026