Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/924 E. 2026/1795 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/924
- Karar No
- 2026/1795
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/924 - 2026/1795 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/924 KARAR NO : 2026/1795
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ...(...) ÜYE : ...(...) KATİP : ...(...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/02/2025 NUMARASI : 2024/919 Esas - 2025/206 Karar
DAVACI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -.... Beyoğlu/ İSTANBUL VEKİLİ : Av. ... - ...... İzmit/KOCAELİ
DAVALILAR : 1- ... NAKLİYAT OTOMOTİV TURİZM GIDA İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -.... Maltepe/ İSTANBUL : 2- . ... (T.C. NO:...) - ...... Çayırova/KOCAELİ VEKİLİ :Av. ... - ...... Ataşehir/ İSTANBUL İHBAR OLUNAN : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ..... Ümraniye/İSTANBUL VEKİLİ : Av. ... - ...... Kadıköy/ İSTANBUL
DAVA : İtirazın İptali (Trafik Kazasından Kaynaklanan Rücu İstemine Dayalı) DAVA TARİHİ : 09/07/2021 KARAR TARİHİ : 08/10/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 08/10/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket nezdinde 1555770351 numaralı sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... plaka sayılı araç 21/02/2020 tarihinde davalı sürücü ...'ın 96 100 kusuruna dayalı meydana gelen maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazasında hasara uğradığı, müvekkili şirket tarafından kazaya karışan kusursuz sigortalı araç sahibine tazminat ödemek zorunda kalındığını, bu sebeple müvekkil şirket tarafından ödemek zorunda kalınan tazminat tutarı rucüen talep hakkı doğduğunu, bu kapsamda tazminat bedelini ödeyen Müvekkil şirket İehine davalı aleyhine Gebze İcra müdürlüğünün 2021/10933 E. Sayılı İcra takibi başlatılmış ise de davalı yan haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmekle takibin durmasına sebebiyet verdiğini, huzurdaki dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de bir sonuç alınmadığını, davalının aracının ticari olması medeni ile de itirazın iplali davasının ticaret mahkemesine açılmış olduğunu, dava sonucunda müvekkil alacağının karşılıksız brrakılmamsı amacı ile öncelikle kazaya karışan davalı tarafa ait ... plaka sayılı araç ve başkaca araçları kaydına tedbir konulmasını talep ettiği, öncelikle İhtiyati tedbir talebinin kabulüne, haksız itirazın iptali ile duran icra takibinin devamına ve alacağın yasal faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, davalı şirketin sorumluluğu poliçe teminatı olan 41.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, davacının araç hasarına ilişkin ... sigorta tarafından müvekkil şirkete rücu talebinde bulunulduğunu, müvekkili şirket meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın kusuru sebebiyle 21.04.2020 tarihinde 41.000 TL ... Sigorta'ya ödeme yaptığını, dava konusu kaza sebebiyle müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, başvuru konusu kaza sebebiyle poliçe teminat limitinin tamamı ödenmiş olmasından ötürü müvekkili şirket aleyhine açılan haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... 1-Davanın KABULÜYLE takibin aynen devamına, 2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu bilirkişi raporunun, 2 yıl önce davacının görevlendirdiği eksper tarafından tespit edilen bedelin bilirkişi tarafından yeni şekilde tespit ediliyormuşçasına sunulmuş olup titiz ve nitelikli bir araştırmanın yapılmadığını, Bilirkişinin söz konusu raporda davalı ...'ın %100 kusurlu olduğunu belirttiği, ancak dosya kapsamında da görüleceği üzere dava dışı 3. kişi olan ...'ın da olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunu, davalı ...'a kusur atfedilemeyeceğinden diğer davalı şirketten de söz konusu zararın istenemeyeceğini, zira davalı şirketin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında ... plaklı aracını ... Sigorta Şirketine sigortalattığını, kaza anında trafik sigortası teminat limiti 41.000 TL olup davacının talep ettiği tutar teminat limitinin altında kaldığından dava konusu tazminat, davalı şirketin sigortacısı olan şirketten 21.04.2020 tarihinde karşılanmış olup dava açmaya mahal verecek herhangi bir alacak kaleminin kalmadığını, tehiri icra taleplerinin kabulünü belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin davanın 26.611,63 TL üzerinden kabulüne karar vermesi gerekirken sehven 23.000 TL üzerinden kabul kararı verdiği ve vekalet ücretine bu tutar nazara alınarak eksik karar verildiğini, dolayısıyla dava dosyasında alınan tüm raporlar birbirini teyit eder mahiyette olup, çelişki içermediğini belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Gebze 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/02/2025 tarih, 2024/919 Esas - 2025/206 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava trafik kazasından kaynaklanan rücu istemine dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır. İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacı şirket nezdinde 1555770351 numaralı sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan, dava dışı ... Turizm Ser. ve Tic. Ltd. Şti.’nin maliki olduğu ... plaka sayılı araç ile davalılardan ... Nakliyat Otomotiv Tur. Gıda San Tic. Ldt. Şti.'nin maliki olduğu, diğer davalının sürücüsü olduğu ... plakalı aracın karıştığı 21.02.2020 tarihli kaza nedeniyle davacının sigortalısının aracının hasara uğradığı, anılan hasar için davacının ödeme yaptığı, davalının sigortasının davacıya yaptığı 41.000,00 TL ödeme dışında davacının 23.000,00 TL asıl alacak ve takip öncesi işlemiş 3.611,63 TL faiz olmak üzere toplam 26.311,63 TL daha alacağının kaldığından bahisle davacının davalılar hakkında takip başlattığı, başlatılan takibe davalılar tarafından itiraz edilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, Dairemizin 2023/914 esas 2024/1452 karar sayılı ilamı ile “…Bu açıklamalar uyarınca ilk derece mahkemesince; öncelikle davacıdan icra takibine konu edilen asıl alacak ve takip öncesi işlemiş faizin toplamı olan 26.611,63 TL yönünden eldeki davanın açılıp açılmadığı açıklattırılmadan ve davacının takibe konu ettiği alacak ve işlemiş faiz yönünden bir talebi olduğunu beyan etmesi halinde dava değeri (takip çıkışı) üzerinden eksik peşin harcın tamamlatılması gerektiği hususu gözetilmeden eksik harç ile yargılamaya devam edilip karar verilmesi doğru bulunmamıştır…” gerekçesiyle anılan kararın kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalıların istinaf yasa yoluna başvurdukları görülmüştür. Davacı eldeki davada, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet gereğince kasko poliçesi kapsamında ödediği bedelin rücuen tazminini talep etmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesine göre; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder". Bu hüküm uyarınca davacı sigortacı, sigortalı araçta meydana gelen hasarı ve hasar bedelini ödediğini ispat ettiğinde sigortalısının yerine geçerek sorumlulardan sorumlulukları oranında ödediği bedeli istemeye hak kazanacaktır. Dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki hukuki ilişki ise 6098 sayılı TBK'nın 49. vd. maddelerinde düzenlenen haksız fiil hükümleridir. Başka bir söyleyişle davacının halefi olduğu alacağın kaynağı haksız fiildir. 6098 sayılı yasanın 49.maddesine göre; kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı yasanın 50/1.maddesine göre ise zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 6098 sayılı yasanın 52/1.maddesine göre; zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. (6098 sayılı yasanın 61.maddesi) Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder. (6098 sayılı yasanın 163.maddesi) Somut olayda; mahkemece Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda takip çıkışı toplam alacak üzerinden hesaplanan eksik harcın ikmal ettirildiği, bu şekilde kaldırma gereklerinin yerine getirildiği görülmüştür. 21.02.2020 tarihinde saat 12:55 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve buna bağlı yarı römork ile Anadolu caddesi üzerinden sol şeridi takiben Balçık istikametinden Şekerpınar istikametine seyirle olay mahalline geldiğinde aracının sağ ön kısımlarıyla; kendisiyle aynı istikamette ilerisinde seyir halinde olup sola dönüş yapmak üzere orta refüj aralığı hizasında sol şeritte duraklamakta olan davacının sigortalısı dava dışı ... Turizm Ser. ve Tic. Ltd. Şti.’nin maliki olduğu sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin arka kısımlarına çarpıp sola yönelerek karşı istikamet şeridine geçmesi ve karşı istikametteki diğer araçlarla çarpıştığı, ... plakalı aracın da çarpmanın etkisiyle karşı istikamet yön bölümüne geçerek karşı istikametten gelen dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin ön kısımlarına çarpması neticesinde ölüm, yaralanma ve maddi hasarla sonuçlanan dava konusu trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır. Dosyaya alınan 26.10.2022 tarihli ATK raporu,08.02.2022 tarihli makine mühendisi raporu, ceza soruşturması kapsamında alınan 29.04.2021 tarihli ATK raporu ve 24.09.2020 tarihli bilirkişi raporlarındaki tespitlere göre anılan kazanın oluşumunda davalı sürücü ...’ın 2918 sayılı yasanın 84.maddesindeki asli kusurlardan sayılan “Arkadan çarpma” ile aynı yasanın 52/1-b maddesindeki “Aracının hızını yol, hava ve trafik şartlarına göre ayarlamamak” kurallarını ihlal ettiği ve olayda %100 oranın kusurlu olduğu, diğer sürücülerin kazaya sebebiyet veren tespit edilen kusurlu bir eyleminin bulunmadığı, davalı sürücünün anılan eyleminden 6098 sayılı yasanın 49 vd.maddeleri gereği, diğer davalı araç malikinin ise 2918 sayılı yasanın 85.maddesi gereği sorumlu olduğu anlaşıldığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi isabetlidir. Davalı tarafça davacının sigortalı aracının sürücüsü olan ...’ın 0,36 promil alkollü olduğu beyan edilerek kazanın oluşumunda kusuru olduğu iddia edilmiş ise de, yukarıda olayın oluşumu kısmında belirtildiği şekilde gerçekleşen olayda gerek anılan raporlarda, gerek ise de olaya ilişkin görüntülerde ...’ın alkollü olmasının kazaya etkisi olduğuna dair bir tespitin yapılamaması ve sürücünün alkollü olmasının tek başına kazada kusurlu sayılmasını da gerektirmediğinden davalıların bu yöndeki istinaf istemleri yerinde görülmemiştir. Gerekçeli karar başlığında; ihbar olunan ve davacı vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davalılar vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalıların istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken 1.571,13-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile kalan 955,73-TL istinaf karar harcının davalılardan ayrı ayrı alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-İstinaf edenler tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/10/2026
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*