Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/44 E. 2026/45 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/44
Karar No
2026/45
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

71.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO : 2026/44

KARAR NO : 2026/45

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: (KAPATILAN)BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 15/11/2023

NUMARASI: 2020/712 Esas - 2023/1015 Karar

DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat

KARAR TARİHİ: 01/10/2026

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, dosya incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA : Davacı vekili; müvekkilinin 17.01.2019 tarihinde işleteni .... Belediyesi olan ve zorunlu trafik mali mesuliyet sigortacısı davalı ...AŞ olan ... plakalı, davalı ...’ın sevk ve idaresindeki araçta yolcu olarak seyahat etmekte iken gerçekleşen trafik kazası neticesinde yaralandığını, sigorta şirketine müracaat edilmesine rağmen sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığını, müvekkilinin trafik kazasına bağlı olarak gözünden ve kollarından maluliyeti oluştuğunu, davalı ...'ın aracı kullanırken kendisinden beklenen özeni göstermediğini, yol trafik levha ve işaretlerine uymadığını, kazanın gerçekleşmesinde birinci dereceden asli ve tam kusurlu olduğunu, ...'ın Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/143 E. 2019/437 K. Sayılı ilamı ile 3 kişinin ölümü ile 32 kişinin yaralanmasına ilişkin eylemine uyan taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiğini, trafik kazasını gerçekleştiren ... plakalı aracın Bakırköy Belediyesi tarafından uzun süreli kiralandığını, sürücünün .... Belediyesi’nin kadrolu personeli olduğunu, müvekkilinin kazadan önce inşaat ustası olarak çalışarak geçimini sağlamasına rağmen kollarındaki şiddetli güç kaybı ile görme yetisinin önemli ölçüde azalması nedeniyle hiçbir şekilde çalışamadığını, belirterek belirsiz alacak olarak şimdilik 1.000-TL güç(efor) kaybı tazminatı ile 45.000-TL manevi tazminatın (sigorta şirketi yönünden poliçede yer alan limitleri aşmamak koşuluyla, sigorta şirketi yönünden manevi tazminat talebimi olmadığı hususu göz önüne alınarak) kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP : Davalı ...AŞ vekili; davacının hasar aşamasında müvekkili şirkete başvuruda bulunmadığını, bu yüzden davanın reddi gerektiğini,.müvekkil şirketin sigortalısının kusuru oranında sorumluluğu mevcut olup uyuşmazlık konusu olayda müşterek müteselsil sorumluluk söz konusu olmadığını, dosyada öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiğini, tazminat hesaplamasının ... Genel şartlarına göre yapılması gerektiğini, kanunda açıkça sayılan evraklar sunulmadan usulüne uygun olarak başvuru yapıldığının kabul edilemeyeceğini, davacının iyileşme süreci tamamlandıktan sonra ikamet ettiği ildeki Engelli Sağlık Kurulu Raporu vermeye yetkili Üniversite Hastanesine sevkine karar verilmesi ve bizzat başvuran üzerinden inceleme yapılarak rapor düzenlenmesi gerektiğini, ... ... tablosu esas alınarak vergilendirilmiş gelirinin esas alınması gerekmekte olup aksi halde tazminat hesabının yapıldığı tarihte geçerli asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, müterafik kusur araştırması yapılması gerektiğini, usulüne uygun başvurusu bulunmadığından temerrütün oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Başkanlığı vekili; Belediye ile ... AŞ arasında, 01/07/2018-30/06/2019 tarihlerini kapsayacak şekilde bir yıl 12 ay 365 gün süreli 53 adet sürücüsüz ve 36 adet sürücülü araç kiralama hizmet alım ihalesi yapılarak 28.06.2018 tarihinde sözleşmeye bağlandığını, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında açık ihale usulü ile Hizmet alımları uygulama yönetmeliğine göre ihalesi yapılan ve idareye teslim edilen ... plakalı kiralık aracın diğer davalı ...'ın sevk ve idaresinde iken 17/01/2019 tarihinde davaya konu kazaya karıştığını, kazaya karışan ...plakalı aracın ... .... AŞ firmasına ait olduğunu, davanın bu şirketlere ihbarını talep ettiklerini, müvekkili idareye husumet düşmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Diğer davalı ... davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; davaya konu kaza hakkında Bakırköy 2 ATM'nin 2019/962 esas sayılı dosyasında alınan ATK raporunda davalı sürücü ...'ın tam kusurlu olduğunun, kazanın otobüsle seyir sırasında yola gereken dikkatin verilmemesi hızın hava ve yol durumuna göre ayarlanmamasından kaynaklı olduğunun belirtildiği, Amasya 1. ACM'nin 2019/143 esas, 2019/437 karar sayılı dosyasında da araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu belirtilerek takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına karar verildiği, meydana gelen kazadan kaynaklı davalı sürücünün haksız fiilinden , diğer davalı Belediye'nin ise şoföru çalıştırması sebebiyle adam çalıştıran sıfatıyla ve işleten sıfatıyla sorumluluğunun bulunduğu, sigorta şirketinin ise ... sebebiyle sorumluluğunun bulunduğu, davacının maluliyetine ilişkin İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulundan Özürlülük Ölçütü yönetmeliğine göre rapor alındığı, Özürlülük Ölçütü yönetmeliğine göre davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığının belirtildiği, somut olayda, kaza tarihi, davacının yaşı, kaza nedeniyle yaralanma durumu, tarafların kusur oranı, tarafların ekonomik ve sosyal durumu ve olay tarihine göre paranın alım gücü gibi, kaza nedeniyle duyduğu üzüntü ve keder dikkate alınarak davalı sürücünün haksız fiili nedeniyle diğer davalı Belediyenin ise adam çalıştıran ve işleten sıfatıyla manevi tazminat miktarından talep edilen miktara göre kısmen sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle maddi tazminat talebinin ispatlanamadığından reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 25.000-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.01.2019 tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalılar ... Başkanlığı ve ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine , fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... Başkanlığı vekili; müvekkili Belediye ile ... ...AŞ firması arasında, 01/07/2018-30/06/2019 tarihlerini kapsayacak şekilde bir yıl 12 ay 365 gün süreli 53 adet sürücüsüz ve 36 adet sürücülü araç kiralama hizmet alım ihalesinin 28.06.2018 tarihinde sözleşmeye bağlandığını, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında açık ihale usulü ile Hizmet alımları uygulama yönetmeliğine göre ihalesi yapılan ve idarece teslim edilen ... plakalı kiralık aracın diğer davalı ...'ın sevk ve idaresinde iken 17/01/2019 tarihinde davaya konu kazaya karıştığını, kazaya karışan ... Plakalı aracın, ... ...AŞ'ye ait olduğunu, ihale şartnameleri ve sözleşmeler gereğince tüm sorumluluğun dava dışı firmalarda olduğunu, davacının maluliyetinin bulunmadığını, manevi tazminat koşullarının da oluşmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE : Dava, ölümlü ve yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı ... Başkanlığı istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi HMK'nın 355 maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzeni yönü ile sınırlı olarak yapılmıştır.

17.01.2019 günü saat 01.20 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüsle Taşova yönünden gelip bölünmüş Devlet Karayolu üzerinden Amasya yönünde seyirle 42.km, ye geldiğinde buzlu zeminde aracını kaydırarak sağdan yoldan çıkıp sürüklenerek sol yanı üzerine doğru devrilmesi sonucu dava konusu olay meydana gelmiştir.

KTK'nın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 85/1. maddesine göre "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." maddenin son fıkrasına göre ise "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." İşletenin bu sorumluluğu bir tehlike sorumluluğudur.

Dosyada davalı belediye ile ihbar olunan Belediye ile ... A.Ş firması arasında, 01/07/2018-30/06/2019 tarihlerini kapsayacak şekilde bir yıl 12 ay 365 gün süreli 53 adet sürücüsüz ve 36 adet sürücülü araç kiralama hizmet alım ihalesinin 28.06.2018 tarihinde sözleşmeye bağlandığı, işte alt yüklenici çalıştırılmayacağı, davalıya kontrol yükümlülüğü verildiği, kazaya kusuru ile sebebiyet veren davalı sürücünün belediye çalışanı olduğu görülmektedir. İlgili sözleşme uzun süreli araç kiralama sözleşmesi niteliğinde olup kazaya karışan araç trafik kaydına göre dava dışı ... ...AŞ adına kayıtlı olsa bile uzun süreli araç kiralama sözleşmesi nedeniyle aracın işletilmesinde tüm tasarruf yetkisinin davalı Belediye'ye ait olduğu anlaşıldığından, davalı ... Başkanlığının bu yöndeki istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Dava konusu trafik kazasına ilişkin yürütülen Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/143 E. 2019/437 karar sayılı dosyasında davalı ...'in asli kusurlu bulunduğu, Bakırköy 2 ATM 2019/962 E sayılı dosyada alınan ATK raporunda da davalının tam kusurlu olduğunun belirlendiği, ilk derece mahkemesince kusur tespiti yönünden bu raporlara itibar edilerek hükme esas alındığı anlaşılmıştır. Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/143 E. 2019/437 karar sayılı dosyasında verilen karar Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2021/9959 E: 2026/240 K. Sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.

Davacının maluliyet durumunun belirlenmesi için ATK 2. İhtisas Dairesinden rapor alındığı, raporda kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri Kapsamında, yapılan değerlendirme neticesinde davacının fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, dolayısıyla; tüm vücut engellilik oranının % 0(yüzdesıfır) olup iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 2 (iki) aya kadar uzayabileceği yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır. Davacının sağ omzunda dislokasyon, çıkık ve ağrı tespit edildiği belirtilmiştir. Davalı vekili davacının vücut engellilik oranının % 0 olduğunu dolayısıyla maluliyete ilişkin iddiası ispat edilememiş olduğundan manevi tazminat isteyebilme şartları oluşmadığını belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 56'ncı maddesinin 1'inci fıkrasına göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. 6098 Sayılı TBK'nun 56 maddesi gereğince; hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İBK gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Davaya konu somut olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, davacının olay tarihindeki yaşı, davalı sürücünün kazada asli kusurlu olması, 6098 Sayılı TBK'nun 51 ve 52. maddeleri gereğince indirim yapılması gerektirir hal bulunmaması, davacıda meydana gelen yaralanmanın niteliği, yaşadığı korku, yaralanması nedeniyle iyileşme süresi, yukarıda açıklanan ilkeler, davalının eylemindeki hukuka aykırılığın tespitinin sağlayacağı manevi tatmin birlikte değerlendirildiğinde, davalı vekilinin manevi tazminata yönelen istinaf istemi yerinde görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; davalı Belediye vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

Davalı ... Başkanlığı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 1.707,75,TL harçtan peşin alınan 427,65.TL (269,85.TL + 157,80.TL) harcın mahsubu ile bakiye 1.280,10.TL harcın istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,

Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,

İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.01/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/44, K. 2026/45, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-44-e-2026-45-k-b336327a3d6b