Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/19 E. 2026/25 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/19
Karar No
2026/25
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

71. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

ESAS NO : 2026/19

KARAR NO : 2026/25

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 09/11/2023

NUMARASI : 2020/700 Esas - 2023/827 Karar

DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat

KARAR TARİHİ: 30/09/2026

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, dosya incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA :Davacı vekili; 30/08/2020 tarihinde sürücüsü davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı ticari taksinin otelden aldığı müşterisini İstanbul Havalimanına uçağa yetiştirmek üzere yola çıktığını ve ... köprüsü altında kırmızı ışıklarda durduğunu, yola hiç bakmadan kırmızı ışıkta hareket edince kırmızı ışık ihlali yapıp, yol geçişini tamamlamak üzere olan müvekkili ...'nin sevk ve idaresinde olan ... plakalı motosiklete sol arka kısmından yani müvekkili ...'nin oturduğu arka kısımdaki yerden sert bir şekilde çarparak müvekkillerin müşterek çocuğu olan 5 yaşındaki ...'nin ölümüne, müvekkili ...'nin kalça ve bacak kırığı ameliyatı geçirecek derecede ve müvekkili ...'nin de bacaklarına dikiş atılmasını gerektirir şekilde yaralanmalarına neden olduğunu, taksi şoförünün olayda tam kusurlu olduğunu, kaza yerinde bir fren izi dahi olmadığını, ticari araç sürücüsünün araç içi kamerada da açıkça görüldüğü üzere, araç içerisindeki yolcu ile konuşmakta olduğunu, ışığa ve yola dahi bakmadığını, müvekkillerinin davalı sigorta şirketine 28/09/2020 tarihinde bedensel zararlarının ve destekten yoksun kalma tazminatının ödenmesi için başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından müvekkillerine 40.918,27-TL kısmi ödeme yapıldığını, iş bu ödenen miktarın müvekkillerinin bedensel zararlarını, tedavi giderlerini ve destekten yoksun kalma tazminatını karşılamadığını, müvekkili ...'nin sadece acil ameliyatının faturasının 13.000-TL olduğunu belirterek belirsiz alacak olarak bedensel zararların ve destekten yoksun kalma tazminatı olarak şimdilik 1.000-TL'nin sigorta şirketinden poliçe limiti oranında, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ve haksız fiile sebebiyet veren diğer davalılar bakımından ise haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 30/08/2020 tarihinden itibaren başlayacak faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkili ... için 150.000-TL ve müvekkili ... için 150.000-TL olmak üzere toplamda 300.000-TL manevi tazminatın uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı ... vekili sunduğu 09/06/2023 tarihli talep arttırım dilekçesi ile; davacı ... için talep edilmiş olan 250-TL destekten yoksun kalma tazminatını HMK.nın 107.maddesine göre, 406.473,89-TL arttırarak 406.723,89-TL olarak talep ettiklerini, davacı ... için talep edilmiş olan 250 TL bedensel zarar tazminatını HMK.nın 107. maddesine göre 1.377,30-TL arttırarak 1.627,30-TL olarak talep etmiştir.

Davacı ... vekili sunduğu 09/06/2023 tarihli talep arttırım dilekçesi ile; davacı ... için talep edilmiş olan 250-TL destekten yoksun kalma tazminatını HMK.nın 107. maddesine göre 620.565,12-TL arttırarak 620.815,12-TL olarak talep ettiklerini, davacı ... için talep edilmiş olan 250-TL bedensel zarar tazminatını HMK.nın 107. maddesine göre, 156.521,01-TL arttırarak 156.771,01-TL olarak talep etmiştir.

CEVAP : Davalı ... vekili; müvekkilinin ... plakalı ticari aracın sürücüsü olduğunu ve 30/08/2020 tarihinde aracına müşteri aldığını, ... istikametinden ... yönüne giderken ... Köprüsü altında bulunan ışıklara geldiğinde kırmızı ışığın kendisine yanması nedeniyle aracını durdurduğunu ve savcılık dosyasında bulunan mobese ile taksi - araç içi kamera kayıtlarından anlaşılacağı üzere kızmızı ışıklarda yaklaşık 35-40 saniye beklediğini ve kendisine yeşil ışık yandığında yolu kontrol ederek hareket ettiğini, ışıklardan sola döndüğü esnada ve 15 km hıza ulaştığında karşı yönden gelen ... plakalı motosikletin kendisine kırmızı ışık yanmasına rağmen müvekkilinin kullandığı taksiye çarpması neticesinde kaza meydana geldiğini, tüm özen ve dikkati göstermesine rağmen motosikletin hızlı gelmesi, kırmızı ışıklarda durmaması ve kask takmadan aynı anda üç kişinin seyir halinde olması, küçük maktulün en önde oturuyor olması nedeniyle ölümlü yaralamalı kaza olduğunu, müvekkilinin anılan kazaya sebebiyet vermediği için kusurlu olmadığını, kazanın oluşmasında kusurlu olan tarafın davalılar olduğunu, toplanacak deliller ve kamera kayıtları neticesinde kusurun müvekkilinde olmadığının ortaya çıkacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...vekili; müvekkilinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca meydana geldiği iddia edilen kazadan kaynaklı sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığını, kaza ile sorumluluk arasındaki illiyet bağının zarar görenin kendi kusuru nedeniyle kesildiğini, huzurdaki işbu davada müvekkili aleyhine tazminat sorumluluğuna gidilemeyeceğini, şartları gerçekleşmediğinden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin hukuka aykırı olduğunu, bu talebin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin sorumluluğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacılar tarafından talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olup, zenginleşmeye sebebiyet vereceğini, kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkilinin davacıların taleplerinden sorumlu tutulması ihtimalinde, davacılara sosyal güvenlik kurumu ya da başkaca bir kurum tarafından yapılmış tazminat ödemeleri mevcut ise yargılama sonucunda bu ödemelerin mahsubuna karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davacı ... için 668.405,25-TL destekten yoksun kalma tazminatı, 161.231,95-TL bedensel zarar nedeniyle tazminat olmak üzere toplam 829.637,20-TL maddi tazminatın, davacı ... için 438.222,68-TL destekten yoksun kalma tazminatı, 1.301,84-TL geçici iş görmezlik tazminatı olmak üzere toplam 439.524,52-TL maddi tazminatın, davalı ... AŞ’nin poliçe teminat limitleri ile sınırlı olarak sorumlu olmak üzere, davalılar ... ve ...açısından kaza tarihi olan 30.08.2020 tarihinden itibaren, davalı ... A.Ş. açısından temerrüt tarihi olan 28.10.2020 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat davasının kabulü ile, davacı ... için 150.000-TL manevi tazminatın, davacı ... için 150.000-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ...vekili; mahkemenin görevsiz olduğunu, mahkemece önce itirazlarının irdelenerek rapor düzenlenmesi istendiği halde daha sonra kök rapor ile birebir aynı sunulan ek raporun hükme esas alındığını, denetime elverişli bir bilirkişi raporu alınmadığını, davacıların gelir düzeyine ilişkin belge bulunmadığından bahisle gelirlerinin "asgari ücret" olarak değerlendirildiğini, ancak dava dilekçesinin 6. paragrafında davacıların eğitim düzeylerine ve çalıştıkları yurtdışı projelerine vurgu yapıldığı dilekçe ekinde de davacılara ait o zamanın şartlarıyla aylık 14 biner lira civarı gelir düzeylerini gösteren ücret hesap pusulalarının dosyaya sunulduğunu, kaldı ki 2023 yılında bu gelir düzeyinin katlanarak arttığını, bu husus dikkate alınmaksızın hesaplama yapılmasının, özellikle yetiştirme giderinin mahsup edilmesinde büyük bir eksiklik yapıldığının göstergesi oldugunu, davacı ...'in çalışmadığı varsayılmış olup bu hususta da eksik değerlendirme yapıldığını, tespit edilen kusur oranlarının hatalı olduğunu, davacıların bir kişi binmesi gereken motosiklete üç kişi bindiğini, kask takmadıklarını, gerekli özen ve dikkat sorumluluğuna aykırı davrandıklarını, davacıların kusurlu olduklarını, müvekkilinin Karayolları Trafik Kanunu uyarınca meydana geldiği iddia edilen kazadan kaynaklı sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığını, zira zarar görenin kendi kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiğini, dava konusu olayda müteveffa tarafından düzenli ve eylemli bir yardım yapıldığından bahsedilemeyeceğini, müteveffanın henüz 5 yaşında olduğunu ve ebeveynleri olan davacılar lehine maddi anlamda herhangi bir destek teşkil etmediğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

Davalı ... vekili; ... plakalı motosikletin hızının olması gereken hızdan çok yüksek olduğunu, motosikletin en önünde vefat eden 5 yaşındaki küçük kız ..., ortada davacı baba Ersin Anıl, en arkada ise anne ...'in bulunduğunu, motosiklet üzerindeki anne, baba ve küçük çocuğun kasklarının olmadığını, istiap haddinin aşıldığını, soruşturma dosyasında bahsi geçen ölümlü/yaralanmalı trafik tespit tutanağında trafik memurlarınca hem araç sürücüsü müvekkilin hem de motosiklet sürücüsünün aynı anda kırmızı ışık ihlali yaptığından bahisle her iki sürücünün de eşit oranda kusurlu olduğunu belirtmesini kabul etmediklerini, müvekkilinin anılan kazaya sebebiyet vermediğini, kazanın oluşmasında kusurlu olan tarafın davalılar olup kırmızı ışıkta sınırın üstünde bir hızla yola devam ederek üç kişi kasksız bir biçimde motosiklete bindiklerini, motosiklet üzerindeki anne, baba ve küçük çocuğun kasklarının olmadığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ,

dava konusu kazaya ilişkin yapılan kusur değerlendirmeleri arasında çelişki mevcut olup söz konusu çelişki giderilmeksizin tazminat hesabı yapılmasının kabul edilemez olduğunu, kaza sonrası daha önce çalışmadıkları sektörde ve yüksek maaşla çalışıyorlarmış gibi davranarak huzurdaki dava sonucu yüksek tazminat kazanma çabasına girdiklerini, araştırmanın eksik olduğunu, bakiye ömür tespitinde ... yaşam tablosunun esas alınmasını kabul etmekle birlikte yasal düzenlemeye aykırı olarak prograsif rat yönteminin kullanılmasının kabul edilemeyeceğini, TRH 2020 Yaşam tablosu ve 1.8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, müvekkili aleyhine verilen manevi tazminat değerinin çok yüksek olduğu, reddedilen manevi tazminat yönünden vekalet ücreti verilmediğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

GEREKÇE : Dava, ölümlü ve yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.

30.08.2020 tarihinde davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı ticari aracıyla ... caddesinden ... caddesi kesişiminde bulunan trafik ışıklarında bir müddet bekledikten sonra, ... caddesi istikametine kendisine dönüşe başladığı esnada; sağ şeritten düz doğrultuda seyrine devam eden davacı ...'nin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motorsikletle çarpıştıkları, çarpışma sonucunda motosiklette yolcu olarak bulunan davacıların 5 yaşındaki küçük kızları olan ...'nin vefat ettiği, motosiklette yolcu olarak bulunan davacı ...'in ve motosiklet sürücüsü davacı ...'nin yaralandığı davacıların maddi ve manevi tazminat talep ettiği anlaşılmaktadır.

Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.

Sigorta hukuku 6102 sayılı TTK'nın 6. kitabında 1401 ve devamı maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu durumda zorunlu trafik sigorta poliçesinden dolayı oluşacak ihtilafın çözümünde Türk Ticaret Kanunu'nda hükümler uygulanacağından başka bir ifadeyle ihtilafın TTK'da düzenlenen hususlardan olması nedeniyle mutlak ticari bir dava söz konusu olup görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 27/03/2017 gün ve 2014/19001E. - 2017/3223K. sayılı; 30/03/2017 gün ve 2015/5763E. - 2017/3414K. sayılı; yine 21/03/2017 gün 2014/20096E. - 2017/3049K. sayılı kararları). Somut uyuşmazlıkta davacıların kazaya neden olan ... plakalı aracın sürücüsü işleteni ve ZMMS sigortacısı aleyhine birlikte maddi manevi tazminat davası açtığı anlaşılmakla mahkemenin görevine ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir.

Mahkemece kusur tespiti için alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulunun 18/08/2022 tarihli raporunda; sürücü ...'in, idaresindeki araç ile meskun mahal içi yolda seyir halinde iken, yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, istikametine hitaben yanan trafik ışığını takip ederek seyrini sürdürmesi gerekirken, bu hususlara riayet etmeyerek, güzergahına yanan kırmızı ışığa rağmen sola manevra ile kavşağa girmesi sonucu meydana gelen olayın oluşumunda, asli derecede kusurlu olduğu, sürücü ...'nin, idaresindeki araç ile istikametine seyir halinde iken, sol tarafından kırmızı ışık ihlali yaparak kavşağa giren otomobil ile vasıtasının çarpışması nedeniyle meydana gelen olayda, olayın oluşuna etken hatalı tutum ve davranışı bulunmadığından atfı kabil kusuru bulunmadığı, buna göre olayın meydana gelmesinde sürücü ...'in, %100 oranında kusurlu, sürücü ...'nin kusursuz olduğu belirtilmiştir. İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/230 E. sayılı sayılı dosyasının incelenmesinde; kaza ile ilgili açılan kamu davası sonucunda, Mahkemenin 17.01.2023 tarih ve 2023/34 K. sayılı kararı ile; sanık ...'in bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararda sanığın kendisine kırmızı ışık yanmasına rağmen dönüşe başladığı esnada kendisine yeşil ışık yandığı sırada katılan ...'nin kullandığı motosikletle çarpıştığı, bu kaza nedeniyle ...'nin vefat ettiği, katılanların ise yaralandığı, sanığın kazanın oluşmasında birinci derecede asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporunun birbiri ile örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazlarının yerinde olmadığı,

İstanbul 2. Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 17/01/2023 tarihli raporda davacı ...’nin 30/08/2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasına bağlı olarak engellilik oranının % 0 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 haftaya kadar uzayabileceği, davacı ...’nin engellilik oranının % 3 olduğunu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Bahsi geçen raporlar yürürlükteki mevzuata uygun olarak düzenlenmiş olup aksi yöndeki istinaflar yerinde değildir.

Davacılarda iş bu trafik kazası nedeniyle oluşan maluliyet oranı, iyileşme sürelerini gözeterek asgari ücret esas alınarak ... yaşam tablosu kullanılarak ... Yöntemine göre usul, yasa, Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren aktüerya ek raporunun denetime elverişli ve dosya içeriği ile uyumlu olduğu anlaşılmakla aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Yine Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40 E.- 2020/40 K. sayılı kararı gereği, sürekli iş göremezlik tazminatının hesabında, yeni ... Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve % 1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanmasının mümkün değildir.

Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52. md.) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise hakim tazminat miktarını hafifletebilir.

Somut olayda davacının kullandığı motosiklette yolcu olarak davacı ... ve 5 yaşındaki kızı müteveffa ...'nın bulunduğu, üçünde de kaskı olmadığı, müteveffanın ölümünün "genel beden travmasına bağlı kafatası kemik kırıkları ile birlikte beyin kanaması ve beyin doku hasarı sonucu meydana geldiği"nin 23/10/2020 tarihli ... İhtisas Dairesinin raporunda belirtildiği , mahkemece belirlenen tazminat miktarından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı anlaşılmakla Yargıtay 4. Dairesinin yerleşik uygulamalarına göre de birden fazla müterafik kusur indirimi nedeni olsa da tek bir indirim oranı uygulanmasının ve indirim oranının %20 olmasının uygun olduğunun benimsendiği (Yargıtay 4.DH 2021/2812 Esas 2021/2703 Karar,17 HD 2015/14204 Esas 2018/7723 Karar dikkate alınarak davalıların aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/2559 E. ve 2020/2414 K. sayılı kararında açıklandığı üzere trafik kazası sonucu ölen çocuğun ölmemesi durumunda anne ve babaya bakacağı muhtemeldir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda ölen çocuğun yaşayacağı varsayılarak hesaplama yapılmış, 18 yaşından itibaren anne ve babasına destek olacağı kabul edilerek davacıların desteğin 18 yaşına geleceği tarihe göre askerlik süreside düşülerek bakiye ömürleri belirlenmiş, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamalarına uygun olarak destek payları belirlenmiş, asgari ücret üzerinden gelir elde edeceği varsayılarak bilinen ve bilinmeyen dönem tazminat tutarları hesaplanmış, %5 oranında yetiştirme gideri tenzili yapılmış ve netice olarak davacı anne ve babanın alabileceği destekten yoksun kalma tazminat tutarları belirlenmiş olmakla davalının destekten yoksun kalma şartlarının gerçekleşmediğine yönelik istinaf talebi yerinde değildir. Kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacıların müşterek evlatlarını kaybetmeleri, davacıların yaralanması, maluliyet oranı ve iyileşme süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nın 56/1.maddesi kapsamında davacılar lehine verilen manevi tazminat miktarı, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygundur. Bu nedenle manevi tazminat miktarına yönelik istinaf nedenleri de yerinde değildir.

Açıklanan nedenlerle; ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından, davalı ... vekili ile davalı ...vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

Davalı ... vekili ile davalı ...vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış oldukları istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 107.189,44-TL harçtan peşin alınan 53.594,72-TL harcın mahsubu ile bakiye 53.594,72-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,

İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,

Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,

İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/19, K. 2026/25, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-19-e-2026-25-k-e5d4b126d797