Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/524 E. 2026/1706 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/524
Karar No
2026/1706
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/524 KARAR NO : 2026/1706

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/12/2024 NUMARASI : 2023/150 Esas - 2024/690 Karar

DAVACI :... (T.C. NO:...) - .... VEKİLİ : Av. ... - .... Adapazarı/SAKARYA DAVALI : . (T.C. NO:...) - ....Akyazı/SAKARYA VEKİLİ : Av. ... - .... Serdivan/SAKARYA DAVA TÜRÜ : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/01/2022 KARAR TARİHİ : 01/10/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 20/10/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı tarafın, davalı tarafın davacı hakkında başlatılan Akyazı İcra Müdürlüğünün 2021/542 Esas sayılı takip dosyasına başlatılan takibe dayanak çekin davacıdan çalınan çekler arasında bulunduğu, çekteki imzanın davacıya ait olmadığı, buna ilişkin soruşturmanın devam ettiği, yine imzaya itiraza ilişkin Akyazı İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/40 Esas sayılı dosyası ile yargılamanın devam ettiği, davacının cebri icra tehtidi altında ödediği 68.083,90-TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari faizle birlikte istirdatına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı ile benzer şekilde aldatarak haksız kazanç elde ettiği, buna ilişkin davacı hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, davacı hakkında ceza yargılamasının devam ettiği, davacının iddialarının borçtan kurtulmaya yönelik ve kötü niyetli olduğu, taraflar arasında ortak kamyon satın almaya dayalı olarak ilgili çekin düzenlendiği, davalının çekteki imzanın borçluya ait olmadığının bilecek kimselerden olmadığını ve davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davacının davasının KABULÜ ile; Davacının Akyazı İcra Müdürlüğü 2021/542 Esas sayılı takip dosyası nedeni ile borçlu olmadığının tespitine, Akyazı İcra Müdürlüğü 2021/542 Esas sayılı takip dosyasında cebri icra tehdidi altında ödemiş olduğu 68.083,90 TL'nin 07.12.2021 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; karara esas alınan bilirkişi, raporunu hazırlarken grafoloji biliminin gerekliliklerine uygun hareket etmediğini, bu haliyle raporun objektif denetimi mümkün olmamakta ve raporun Yargıtay’ın denetlenebilirliğe ilişkin kriterlerine uygun olmadığının açık olduğunu, mevcut raporda, bilirkişinin subjektif bir mukayese yaptığını, ancak yapılan bu mukayeselerin görüntüleri ve sair hususları rapora eklenmediğini, keza, bu görüntüler rapora eklenmediğinden, inceleme konusu imza ile mukayese imzanın başlangıç ve bitiş hareketlerini, orta kısımda yapılan şekil ve ara gramaları itibariyle olan farklılıkların görülmediğini, bilirkişi, karara esas oluşturan bu raporunda dayanaklarının kanıtlarını ortaya koymadığından yapılan inceleme ve tanzim edilen tek taraflı olan rapor hükme esas alınamayacağını, inceleme yapılan imza örnekleri içerisinde mahkeme aşamasında halihazırda imza örneği alınmadığını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/12/2024 Tarih - 2023/150 Esas - 2024/690 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; istirdat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde, davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından Akyazı İcra Müdürlüğünün 2021/542 Esas sayılı dosyasında takibe dayanak yapılan çekin davacıya ait çalınan çeklerden olduğunu, çekteki imzanın davacıya ait bulunmadığını ve bu hususta soruşturmanın ve Akyazı İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/40 Esas sayılı dosyasındaki yargılamanın devam ettiğini belirtilerek cebri icra tehdidi altında dönen 68.083,90 TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilinin talep ettiği, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde ise; davacının haksız kazanç elde etmek amacıyla hareket ettiğini, hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ve ceza yargılamasının devam ettiğini, davacının iddialarının borçtan kurtulmaya yönelik ve kötü niyetli olduğunu, taraflar arasında ortak kamyon alımına dayalı bir ilişki bulunduğunu belirtilerek, davanın reddini talep ettiği, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği ve verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Eldeki davada, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; takibe dayanak çek üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı, bu çek nedeniyle cebri icra tehdidi altında ödenen 68.083,90 TL'nin davalıdan geri istenip istenemeyeceği ve buna bağlı olarak davacının alacak talebinin haklı olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. 2004 sayılı İİK’nın 72-(7) maddesine göre; Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur. Kambiyo senetlerine dayalı olarak başlatılan takiplerde imzaya itiraz 2004 sayılı İİK'nın 170. maddesinde düzenlenmiş olup, bu maddenin üçüncü fıkrasında, icra mahkemesince imza incelemesinin aynı Kanunun 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapılması gerektiğine işaret edilmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 68/a maddesinin dördüncü fıkrasında ise; “İmza tatbikinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun bilirkişiye ait hükümleri ile 309. maddesinin 2. 3. ve 4. fıkraları ve 310. 311. ve 312. maddeleri hükümleri uygulanır.” hükmü yer almaktadır. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 447-(2) maddesinde yer alan “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” düzenlemesi nedeniyle uygulanması gereken aynı Kanunun 211.maddesinde ise imza incelemesinin yöntemi gösterilmiş olup, buna göre hakim bilirkişi incelemesine karar verir ise önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzaları, ilgili yerlerden getirtir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir. Anılan belgelerin tamamlanması konusunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26/04/2006 gün ve 2006/12-259 E. 2006/231 sayılı kararında da açıklandığı üzere, eldeki davanın niteliği itibariyle "imzanın borçluya ait olduğunu" kanıtlama külfetinin alacaklıya ait olduğu gözardı edilmemeli ve ispat yükünü ters çevirecek bir uygulamaya da gidilmemelidir (Hukuk Genel Kurulu'nun 06/02/2008 gün ve 2008/12-77 E. 2008/90 sayılı kararı). Öte yandan, her hangi bir belgedeki imza veya yazının, atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak; grafoloji ve grafometrik yöntemlerle yapılması; bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özellikleri tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Dairemizin denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması; gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır (Hukuk Genel Kurulu'nun 06/06/2001 tarih ve 2001/12-466 E. - 2001/483 K. sayılı kararı). Bu kapsamda, 2659 sayılı Kanunla Adalet Bakanlığına bağlı resmî bilirkişilik teşkilatı hâline gelen Adli Tıp Kurumunda imza ve yazı incelemeleri Fizik İhtisas Dairesi (2659 s. K., m.8/1-e, 21) tarafından yapılır. Bu Kurulun verdiği raporlarla ilgili tereddüt veya itiraz hasıl olursa kanun koyucu 2659 sayılı Kanun'un 15/3. maddesinde yer alan "Fizik İhtisas Dairesi ve Trafik İhtisas Dairesinin raporları Adlî Tıp Üst Kurullarında incelemeye alınamaz. Bu dairelerden birinin verdiği raporlar ile diğer bilirkişi raporları arasında çelişki bulunması hâlinde mahkeme veya Cumhuriyet savcılıklarınca gerekçesi belirtilmek suretiyle talep edilmesi üzerine raporlar, ilgili ihtisas dairesinin en az yedi uzmanının katılımı ile oluşan genişletilmiş uzmanlar heyetince incelenir ve kesin olarak karara bağlanır" şeklindeki açık düzenlemeyle incelemenin Adlî Tıp Üst Kurullarında değil Fizik İhtisas Dairesinin genişletilmiş uzmanlar heyetince karara bağlanacağını hükme kavuşturmuştur. Madde metninde geçen "kesin olarak karara bağlar" ifadesinin anlam ve mahiyeti tartışılabilir ise de burada geçen kesinliğin HMK'nın 282. maddesi karşısında mutlak surette hâkimi bağlayıcı olmak şeklinde anlaşılmayacaktır. Özetlemek gerekir ise, imza incelemesinde öncelikle senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin borçlunun uygulamaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişice mukayeseye esas alınmalıdır. Senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin belge bulunamazsa daha sonraki tarihli belgeler, uygulamaya elverişli imza örneği taşıyan herhangi bir belge temin edilemez ise, borçlunun duruşmada alınan medari tatbik imza ve yazı örnekleri üzerinden inceleme yapılmalıdır. Sıhhatli bir sonuç alınabilmesi için, inkar edilen imzanın atıldığı tarihten öncesinde veya mümkün olduğu kadar yakın tarihlerde düzenlenen belgelerde bulunan borçluya ait imzaların celbedilip ondan sonra bilirkişi incelemesi yapılması gerekir. Az yukarıda da değinildiği gibi, imza incelemesinin sağlıklı şekilde yapılabilmesi için, incelemeye esas alınan mukayese imza ve yazı örneklerinin yeterli sayı ve nitelikte olması zorunludur. Somut olayda, davacıya ait çek keşide tarihinden önceki döneme ait bol ve çeşitli mukayese imza örneklerinin dosyaya kazandırıldığı ve rapor tanzimi için dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderildiği, dosya kapsamında alınan 23/10/2024 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda da; çek üzerindeki keşideci imzasının davacıya ait olmadığı hususunda kesin ve tereddütsüz bir kanaat belirtildiği, aynı zamanda davaya konu çek hakkındaki takibin durdurulmasına dair, Akyazı İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/40 Esas sayılı dosyası kapsamında yine Adli Tıp Kurumundan alınan 31/08/2022 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunun da aynı doğrultuda olduğu göz önünde bulundurulduğunda, davada hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunun yukarıda belirtilen esaslara uygun, denetime elverişli ve uyuşmazlığı çözmeye elverişli olduğu anlaşılmış, bu nedenle de mahkemece verilen kararın yerinde olduğu değerlendirilmiştir.

Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 4.650,81 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 1.162,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.488,11 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/10/2026

.... Başkan ... ¸e-imzalıdır. .... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... *Üye ... ¸e-imzalıdır. .... Katip ... ¸e-imzalıdır.

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/524, K. 2026/1706, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-524-e-2026-1706-k-0162e4e416e0