Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1678 E. 2026/4517 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1678
- Karar No
- 2026/4517
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/1678
KARAR NO:2026/4517
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:(KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:29/01/2025
NUMARASI:2021/204 Esas - 2025/76 Karar
DAVANIN KONUSU:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:14/10/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ... A.Ş.’nin yaklaşık 10 yıldır lojistik sektöründe hava, kara ve deniz nakliyatı konusunda hizmet veren ulusal ve uluslararası müşteri portföyüne sahip bir şirket olduğunu, davalı ...’un ise tamir, tadilat ve proje işleri yapan bir adi şirket olduğunu, adı geçen firmanın müvekkili şirketle hiçbir ilişkisi bulunmadığını, faturalarda belirtilen hizmet/tadilat işlemlerinin müvekkili şirketin bulunduğu ofiste hiçbir zaman yapılmadığını, davalı ...’un kız kardeşinin eşi olan dava dışı ...’in 2013 yılından beri müvekkili şirketin muhasebe departmanında çalıştığını, adı geçen kişiye 2016 yılında sınırlı imza yetkisi verildiğini, söz konusu kişiye şirketi borçlandırma, çek düzenleme, vekaletname çıkartma gibi işlemler için özel yetki verilmediğini, 2020 yılının Mart ayı başında Covid-19 pandemisi sebebiyle evden çalışma düzenine geçildiğini, ... ve şirket çalışanı ...’un şirkete belirli gün ve saatlerde gelmesini sağlayacak bir düzenleme yapıldığını, tek imza yetkilisi ...’nün iki haftada bir şirkete gelmekte olduğunu ve işleri uzaktan takip ettiğini, bu süreci fırsat bilen ...’in şirket kasasında bulunan çek defterini ele geçirdiğini, adı geçen kişinin şirket yetkilisi ...’nün imzasını taklit ederek sahte çekler düzenlediğini, akrabalık ilişkisi bulunan davalıdan sahte fatura düzenlemesini isteyerek karşılığında sahte imzalı çeklerle ödeme yaptığını, şirketin tek imza yetkilisi ...’nün bilgisi ve onayı olmadan davalıya yapılan ödeme tutarının 85.000,00 USD olduğunu, bahsi geçen çeklere ilişkin olarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu, 2020/154996 Sor. no’lu dosyada yer alan ifade tutanaklarında sahte çeklerin ... ve ... tarafından düzenlendiğine dair ikrarların mevcut olduğunu,Mayıs ayında banka hesap ekstresini ve çek hesabını inceleyen ...’nün para akışında olağandışı bir durumu tespit ettiğini, çek hesabında ... adına çekler düzenlendiğinin görülebileceğini, ...’ten 2019 yılına devir hesabını istediğini, gönderilen 2019 yılı borç alacak dökümlerinde şirketin maddi sıkıntı içinde olmadığının görüldüğünü, gönderilen hesap dökümlerinde ... tarafından düzenlenen faturaların mevcut olmadığını, ...’nün hesaplar üzerindeki incelemelerinin Temmuz ayı sonuna kadar devam ettiğini, Ağustos ayı sonunda durumdan emin olduğunda ...’i İzmir Dikili’deki yazlığına davet ettiğini, ...’in haksız kazanç sağladığını, çok borcu olduğunu, kumar oynadığını, ev araba aldığını, kredi çektiğini, ödeyemeyince sahte imza ile çek düzenlediğini, birtakım şahıslarla anlaşma yaptığını, çekleri faktöringe verdiklerine dair itirafta bulunduğunu, ... ile ilgili 31.12.2020 tarihli iç denetim raporunda ... adına düzenlenen toplam 100.000 USD tutarındaki çeklerin 85.000 USD’lik kısmının ..., ..., ..., ..., ... ve ... no’lu çeklerle ödendiğini, bu çeklerin muhasebe kayıtlarına işlenmediğini, ... tarafından gerçek dışı ve hizmet karşılığı olmadan 07.04.2020, 04.06.2020, 22.06.2020 ve 10.08.2020 tarihlerinde faturalar düzenlendiğini, ...’in davalı ile anlaşarak düzenlediği sahte imzalı çekleri ve gelen sahte faturaları ticari defterlere işlemediğini, davalının, üzerindeki imzanın sahte olduğunu biliyor olmasına rağmen ... no’lu çeki kambiyo senetlerine özgü takibe koyduğunu, İstanbul Anadolu 18. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/555 E. sayılı dosyasından alınan 18.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda imza sahteliğinin tespit edildiğini belirterek davanın kabulüne, 85.000 USD’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde;Dava konusu çeklerin davacı şirket yetkilisi ...’nün bilgi dahilinde faktöring işlemine tabi tutulduğunu, söz konusu çeklerden yapılan tahsilatların davacı şirkete aktarıldığını, davacı şirket yetkilisinin müvekkili ... vasıtasıyla tahsil edip ihtiyaçlarını karşıladığı 85.000 USD’den haberdar olmadığına dair beyanlarda bulunduğunu, davacı şirket yetkilisinin faktöring şirketi tarafından kırılan çeklerdeki imzanın sahte olduğu iddiasına rağmen bu bedelleri tahsil edip harcadığını, eksik borç içeren ödemelerin iadesinin TBK’ya göre talep edilemeyeceğini,davacı şirket yetkilisinin kendi rızasıyla bütün imzalarını çalışanlarına attırdığını, müvekkili ...’a faktöring şirketi tarafından toplam 6 adet çeke karşılık 610.500 TL ödeme yapıldığını, her bir çek için 7000 TL - 8000 TL aracı komisyonu, faktöring vergi ve gideri ödediğini, faktöring şirketinde yapılan işlemlerin komisyon ve masrafları sebebiyle müvekkili tarafından faktöring şirketine 32.650 TL ödeme yapıldığını, müvekkili ...’a fatura işlemleri sebebiyle ödenen KDV ve diğer masraflara karşılık davacı şirket muhasebecisi ... tarafından 16.648 TL ödeme yapıldığını, müvekkili hesabına gelen toplam miktardan her çek için ayrı ayrı faktöring aracılarına 7.000 TL - 8.000 TL ödendikten sonra kalan miktardan masraflar düşüldükten sonra bakiye durumdaki meblağın aynı gün içerisinde şirket muhasebecisi ...’in hesabına ödendiğini, savcılık dosyasına şirket muhasebecisi ... tarafından sunulan ödeme dekontlarından ...’in kendi hesabına gelen ödemeleri derhal davacı şirketin hesabına aktardığının anlaşıldığını, yine bu dekontlardan şirket adına fatura ve maaş ödemesi yapıldığının görüldüğünü, ... tarafından doğrudan davacı şirketin hesabına yapılan ödemelerin toplam 923.543,15 TL + 923.543,15 TL tutarında olduğunu, ...’in müvekkili tarafından yapılan ödemeleri aynı gün içerisinde doğrudan şirket hesabına aktardığını, şirket muhasebecisi ...’e ait hesaptan kimi zaman şirket adına fatura ödemeleri kimi zaman çalışanların asgari ücret üstünde kalan eksik maaş ödemeleri kimi zaman ise şirket yetkililerinin özel ihtiyaçları için ödemeler yapıldığını, bu ödemelere ilişkin dekontların cevap dilekçesi ekinde sunulduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; "...Dava konusu davacının imzasını inkar ettiği “... seri numaralı 23/05/2020 keşide tarihli 15.000 USD bedelli, ... seri numaralı 20/06/2020 keşide tarihli 15.000 USD bedelli, ... seri numaralı 08/08/2020 keşide tarihli 12.500 USD bedelli, ... seri numaralı 02/08/2020 keşide tarihli 12.500 USD bedelli, ... seri numaralı 08/08/2020 keşide tarihli 15.000 USD bedelli, ... seri numaralı 29/08/2020 keşide tarihli 15.000 USD bedelli çeklerin davacı şirketin ... no’lu USD hesabından ödendiği, çeklerin açıklama bölümünde takas çeki bilgisinin bulunduğu, son cirantası ... A.Ş. olan ... seri numaralı 15.000 USD bedelli çekin 12.10.2020 tarihinde takas aracılığıyla ... Bankası A.Ş. tarafından ibraz edilmesi üzerine ... Bankası A.Ş. tarafından “karşılıksızdır” işlemine tabi tutulduğu, çeklerdeki keşideciye ait imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacı şirket yetkilisi ...’nün eli ürünü olmadığı belirlenmiştir.Davacı şirket vekili davalının gerçekte herhangi bir alacağı olmamasına rağmen müvekkili şirketin eski muhasebecisinden sahte fatura düzenlenmesini isteyerek karşılığında sahte imzalı 7 adet çek elde ettiğini, müvekkili şirketin yetkilisi ...’nün bilgisi ve onayı olmadan davalıya 6 adet çek karşılığında toplam 85.000,00 USD tutarında ödeme yapıldığını belirterek davalıya ödenen bu tutarı faiziyle birlikte tahsilini talep etmektedir.Davalı taraf dava konusu çeklerin tamamının davacı şirketin bilgisi ve onayı dahilinde faktöring işlemine tabi tutulduğunu, söz konusu çeklerden yapılan tahsilatların davacı şirkete aktarıldığını iddia etmektedir.Somut olayda keşidecisi davacı şirket olarak gözüken ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait ..., ..., ..., ..., ... ve ... seri numaralı toplam 100.000,00 USD tutarındaki 7 adet çek faktöring işlemine tabi tutulmuştur. İşbu çeklerin lehtarı davalı ...’tur. Söz konusu çekler, davalı tarafından ... A.Ş.’ye ciro edilmiştir.Son ciranta ... A.Ş. tarafından ise ilgili bankaya ibraz edilmiştir.Dava konusu çeklerden toplam tutarı 85.000,00 USD olan 6 adet çek bedeli davacı şirketin... Bankası A.Ş. ... Şubesindeki ... no’lu USD hesabından ödenmiştir.Ancak 10.10.2020 keşide tarihli 15.000,00 USD tutarlı 1 adet çek “karşılıksızdır” işlemine tabi tutulmuştur. Bu çek ile ilgili davacı şirket tarafından İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/477 E. sayılı dosyası üzerinden menfi tespit davası ikame edilmiştir ve dava derdesttir.Davalı tarafından faktöring işlemine tabi tutulan çek bedellerinden davacı şirkete ödenen tutar 156.000,00 TL’dir. Davacı şirkete ödenen bu 156.000,00 TL’nin USD karşılığının 24.379,60 USD olduğu,Davalı vekilinin dava dışı ... A.Ş. tarafından müvekkili adına ...’e ödemeler yapılmasına rağmen bu ödemelerin tespit edilmediğine yönelik itirazı üzerine ödemelerle ilgili dekontlar incelenmiş, banka dekontunda herhangi bir açıklama bulunmadığı, banka dekontlarından da anlaşılacağı üzere, dava dışı ... tarafından ...’e yapılan bu ödemelerin davalı adına yapıldığını gösteren herhangi bir açıklama ve belge sunulmadığı delileri arasında yemin deliline de dayanmadığı görülmüştür.Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde dava konusu çeklerin toplam tutarı olan 85.000,00 USD’den davalı tarafından davacı şirkete ödendiği tespit edilen 24.379,60 USD tenzil edildiğinde, 60.620,40 USD'nin davacı tarafından talep edilebileceği, belirlenmekle davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davanın kısmen kabulü ile; 60.620,40 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereği belirlenen faiz oranları uygulanmak suretiyle hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,Aşan istemin reddine,..." karar verilmiştir.Verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Taraflar arasında yürütülen İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 2020/ 154996 Soruşturma numaralı dosyada alınan bilirkişi ek raporunda ' ... A.Ş. tarafından ...’a ödenen 610.500,00-TL olduğu, ...’un ...’e ödediği 511.050,00-TL = ...’un uhdesinde kalan tutarın 99.450,00 TL olduğu ' tespit edildiğini, yine bilirkişi raporunda ... tarafından bu ödemelerin ... hesabına yatırıldığı yahut şirket adına ödemeler yapıldığı' tespit edildiğini, davacı şirket yetkilisi ...'nün bilgisi dahilinde davacı şirket elemanı tarafından faktoring işlemi sebebiyle elde edilen para yine ...'nün talimatı ile davacı şirket muhasebe elemanının 6 çek ödeme banka hesabına veya bir çek ödemesi bizzat elden teslim edildiğini ve müvekkilinin olay sebebiyle hiç bir şekilde zenginleşmediğini, müvekkili hesabına gelen toplam miktardan her çek için ayrı ayrı ... aracılarına 7.000 - 8.000 TL ödendikten sonra kalan miktardan masraflar düşülmek kaydı ile kalan miktar derhal aynı gün içerisinde şirket muhasebecisi kayınbiraderi ...'in hesabına ödendiğini, ancak yapılan ödemelerin bazıları dekontlarla da sabit olduğu üzere dava dışı ... A.Ş. tarafından ... adına ...'e yapıldığını, haksız kötü niyetli ve hukuka uygun davranmak suretiyle dolandırma kastı taşıyan tahsil ettiği miktarı tekrar tahsil amacı taşıyan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabul edilen kısım yönünden istinaf başvurusunda bulunduğu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davacı vekili istinafa karşı cevap dilekçesinde; Kısmen reddedilen 156.000 TL karşılığı bedele itiraz ettiğini, dava konusu çeklerin sahte imza ile düzenlendiği tespit edildiğini, çek ödemelerinin faktöring işlemleri ile davalıya yapıldığını, davalının faktörüng işlemleri akabinde dava dışı ...'e ödemesi yapması ve ...'in davacı müvekkil şirkete ödeme arasında illiyet bağı olmadığını belirterek reddedilen kısma karşı istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, gerçekte var olmayan ticari ilişki sebebiyle davalıya yapılan ödemelerin iadesi istemine ilişkin olup, davalı davacı şirket yetkilisi ...'nün bilgisi dahilinde davacı şirket elemanı tarafından faktoring işlemi sebebiyle elde edilen para yine ...'nün talimatı ile davacı şirket muhasebe elemanının 6 çek ödeme banka hesabına veya bir çek ödemesi bizzat elden teslim edildiğini ve müvekkilinin olay sebebiyle hiç bir şekilde zenginleşmediğini ileri sürmüştür.Dava dosyasının incelenmesinde; Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalının dava dışı ... hesabına ödemelerin yapıldığını ileri sürdüğü, ancak kötü ödeyenin yeniden yeniden ödemesi kuralı gereğince (HGK 26.02.2003 gün 19-135 Esas-105 Karar) davalının davacı dışındaki kişilere yaptığı ödemelerin dikkate alınamayacağı anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf sebepleri yerinde değildir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun (kapatılan)istanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/204 Esas 2025/76 Karar sayılı 29/01/2025 günlü kararına yönelik taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcı ile 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 32.440,43 TL TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 8.110,11 TL'nin mahsubuyla bakiye 24.330,32 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,
5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
6-Karar tebliği ve harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi Dairemizce yapılmasına, harç ve avans iadesi işlemleri ile 6100 Sayılı HMK'nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.14/10/2026