Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1663 E. 2026/1580 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1663
- Karar No
- 2026/1580
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1663
KARAR NO: 2026/1580
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 24. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06.08.2026 tarihli ara karar
NUMARASI: 2026/1250 Esas
DAVANIN KONUSU: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)
Zayi nedeniyle çek iptali talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ihtiyati tedbire itirazın reddine dair verilen ara karara karşı, çek hamili ... AŞ vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin iş yaptığı müşterilerinden çek asıllarını teslim aldığını, daha sonra bu çekleri kendisinin mal satın aldığı Kayseri ilinde bulunan ... ...AŞ'ye göndermek için 09.04.2025 tarihinde ... yolu ile gönderdiğini kargonun bugüne kadar teslim edilmediğini, çeklerin kargo gönderim sırasında kaybolduğunu/çalındığını, çeklerin müvekkili zilyetliğinde iken kargo sürecinde zayi olduğunu iddia ederek ihtiyati tedbir ödemeden men kararı verilmesi ve çeklerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbire talebini değerlendirdiği 17.04.2026 tarihli tensip tutanağının 7 nolu bendiyle; "...Davacı dilekçesinde hamili bulunduğu çekin zayi olduğundan bahisle iptali ile başkalarına ödenmemesi hususunda ödeme yasağı konulması istemiş olmakla TTK 'NUN 730/20 maddesi delaleti ile aynı kanunun 669-674-676 madde hükümleri uyarınca çek bedellerinin başkalarına ödenmemesi için davaya konu çek bedelleri toplamı olan 3.974.700,00 TL için %15 teminat karşılığı (596.205,00-TL) nakit veya kati-süresiz teminat mektubu ile ihtiyati tedbir yoluyla açılan dava sonuna kadar ödemeden men kararı verilmesine, teminat yatırıldığında veya teminat mektubu mahkememize sunulduğunda, ilana ilişkin masraf yatırıldığında ve talep halinde muhatap bankaya yazı ile bildirilmesine..." karar verilmiştir.
Üçüncü kişi ... AŞ vekili 24.06.2026 tarihli dilekçe ile davaya konu 8015438 nolu 15.06.2026 tarihli 1.500.000,00 TL bedelli ve 8015491 nolu 20.06.2026 tarihli 1.500.000,00 TL iki adet çekin kaybolduğu iddiası ile iptal talep edilmiş ise de söz konusu çeklerin yetkili hamili tarafından temlik cirosu ile müvekkili bankaya ve temlikle devir edildiğini, müvekkili bankanın Uydukent/Kurtköy şubesinde muhafaza edildiğini belirterek, tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbiri itirazı değerlendirdiği 06.08.2026 tarihli ara kararıyla; "... tensip zabtı ile "ödeme yasağı" şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmiş olması, çekin elinde bulunduğunu bildiren e karşı menfi tespit/ istirdat istemi ile dava açmak üzere davacıya kesin süre verilmiş olması, davacının verilen kesin süre içinde işbu davayı açmış olması, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 758/2. maddesi uyarınca ödeme yasağının devamı şekilde ihtiyati tedbir kararının verilmesinin gerekmesi nedenleri ile ihtiyati tedbirin kararın kaldırması talebinin reddine dair..." ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine karar vermiştir.Bu ara kararına karşı, ihtiyati tedbir talep eden ... AŞ vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
... AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mahkemece 29.06.2026 tarihinde keşidecisi davacı şirket olan 15.06.2026 tarihli 1.500.000,00 TL bedelli ve 20.06.2026 tarihli 1.500.000,00 TL iki adet çekin kaybolduğunu, hukuka aykırı şekilde bankaya ciro edildiği iddiası ile çeklerin iptaline yönelik dava açıldığını, mahkeme tarafından çekler hakkında tedbir kararı verildiğinin anlaşılması üzerine tedbir kararına itiraz edildiğini, itirazın reddedildiğini, 07.08.2026 tarihinde ara kararın müvekkiline tebliğ edildiğini, TTK 677.maddesi gereğince ciro silsilesinin muntazam bir şekilde birbirini takip edip etmediğini incelerken dış görünüşü incelemenin yeterli olduğunu, cirantalardan birinin imzasının sahte olması veya keşidecinin yetkisinden yoksun olmasının ciro silsilesini etkilemeyeceğini, TTK 818 göndermesi ile çekler hakkında uygulanan imzaların istikbali hükmüne dair düzenlemenin mevcut olduğunu, TTK 677.maddesinde; imzaların istikbali prensibinin mevcut olduğunu, emsal Yargıtay kararlarının yer aldığını, davacının keşidecisi olduğu çeke ilişkin sorumluluğunun cirantalardan birinin sahte olması nedeniyle sona ereceği iddiasının yasanın açık hükmüne ve mahkeme içtihatlarına aykırı olduğu gibi dürüstlük kuralına açıkça aykırı olduğunu, müvekkili bankanın davaya konu çeki bankacılık mevzuatına uygun şekilde temellük ettiğini, alacağı ödeme vasıtası olarak ciro yolu ile devraldığını, söz konusu çekin ...AŞ ile ... ...AŞ arasında akdedilen sözleşmeler uyarınca mevzuata tamamen uygun şekilde bankaya teslim edildiğini, yetkili hamil tarafından temlik cirosu ile müvekkiline devir ve temlik edildiğini, müvekkili banka uhtesinde bulunduğunu, davacının kendi kusurlu hareketine müvekkili banka ile diğer davalıların katlanmasının gerektiğinin ileri sürülemeyeceğini, davacı iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, düzgün bir ciro silsilesi ile bankaya temlik cirosu ile teslim edilen çekler açısından tedbir talep edenin taleplerinin müvekkili açısından bir hüküm doğurmaması gerektiğini iddia ederek, itirazın reddine dair ara kararının kaldırılmasına ve itirazın kabulü ile tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Talep, TTK'nın 818. maddesi yollaması ile aynı Kanun'un 757. maddesi gereğince zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, ... AŞ vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Çek iptali davası hasımsız davalardandır. Üçüncü kişi ... AŞ tarafından ihtiyati tedbire ilişkin ara karara yönelik itiraz ve itiraz sonucu verilen ret kararına karşı ise istinaf talebinde bulunmuştur.
HMK 394.maddede; ihtiyati tedbir kararına itiraz düzenlenmiştir. HMK 394/3.fıkrada; ihtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişilerinde ihtiyati tedbiri öğrenmesinden itibaren bir hafta içerisinde ihtiyati tedbirin şartlarını ve teminata itiraz edebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanın 5.fıkrasında ise itiraz hakkında verilen karara karşı kanun yoluna başvurulabileceği ifade edilmiştir. Yasal düzenleme kapsamında üçüncü kişi ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesi gerekmiştir.
Üçüncü kişi ... vekili tarafından itiraz dilekçesine ekli çekler, davacı şirketin ... AŞ ... Şubesindeki çek hesabından dava dışı ... Şirketi adına 15.06.2026 tarihinde keşide edilen 1.500.000,00 TL bedelli çektir. Söz konusu çekin ciro yolu ile bankaya geçmiş olduğu, mahkemenin tedbir kararına istinaden işlem yapılmadığına dair şerh düşüldüğü görülmektedir. İtiraza konu 20.06.2026 keşide tarihli çekin yine keşidecisi davacıdır. Lehtar dava dışı şirket olup, ciro yolu ile davacı banka uhtesinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı; kendi yaptığı iş nedeniyle müşterilerinden liste halinde bildirdiği çekleri teslim aldığını ve ciro yapmak suretiyle ...... AŞ şirketine kargo aracılığı ile gönderdiğini ancak kargonun teslim edilemediğini, bir kısım çeklerin sorgulanarak müvekkiline verildiğini, çeklerin kargo gönderim sürecinde kaybolduğunu, akıbetinin tam olarak bilinemediğini, soruşturma dosyasının mevcut olduğunu, çeklerin müvekkilinin zilyetliğinde iken kaybolduğunu, zayi olduğunu iddia ederek ,11 adet çek nedeniyle iptal davası açmıştır.
Mahkemece, itiraz eden ... vekilinin 24.06.2026 tarihli dilekçesi üzerine davacı tarafa istirdat davası açması ve evrakı dosyaya ibraz etmesi için 29.06.2026 tarihli ara karar ile karar verilmiştir. ... AŞ vekilinin ihtiyati tedbire karşı ise 06.08.2026 tarihli ara karar ile; davacının verilen kesin süre içerisinde davayı açmış olması TTK'nın 758/2.fıkrası uyarınca ödeme yasağının devamı şeklinde ihtiyati tedbir kararının verilmesinin gerektiği belirtilerek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına dair ara karar oluşturulmuştur.
Dava, çek iptali istemine ilişkindir. İptal davasının koşulları; senedin zayi edilmiş olması, senette yer alan hakkın varlığının devam etmekte olması, senedin ziya sırasında veya ziyanın öğrenildiği anda senette yer alan hakkın sahibi bulunmak, kaybedilen senedin zilyetliğinin yeniden iktisabının mümkün olmaması ayrıca iptali istenilen senedin yasaca iptali öngörülen senet niteliğinde olmasıdır.
TTK'nın 757. maddesinde; iptal düzenlenmiştir. Söz konusu maddede; iradesi dışında poliçe elinden çıkan kişinin ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden muhatabın poliçeyi ödemekten men edilmesini isteyebileceği ifade edilmiştir. Kıymetli evrakta hakkın çeke bağlı olması nedeniyle, çekin zayi edildiği durumlarda, çeke bağlı hakkın çeksiz de ileri sürülebilmesi için TTK'nın 651. ve 652.maddelerinde hamiline iptal davası açma hakkı getirilmiştir. İptal kararı alan hamil hakkını çek olmadan ileri sürebilecek ya da borçludan yeni bir senet tanzim edilmesini isteyebilecektir. Bu davayı açma hakkı hamile aittir.
Çek keşidecisinin (çek karnesi sahibinin) TTK'nın 757 ve 818/s maddesi gereğince iptal davası açma hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle, eldeki davayı açmakta hukuki yararı yoktur. Kanunda, bu talebin ancak çekin hamili tarafından ileri sürülebileceğini düzenlediği, bu tür bir talebin hiç bir şekilde keşideci tarafından ileri sürülemeyeceği, bu kapsamda keşidecinin zayi nedeniyle talepte bulunmasındaki amaç ve saikinin bir öneminin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda davacının, çeklerin keşidecisi olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda yer verildiği üzere, çek keşidecisinin TTK'nın 757 ve 818/s maddeleri gereğince iptal davası açma hakkı yoktur. Bu kapsamda geçici hukuki koruma olan ihtiyati tedbir kararının verilmesinin usul ve yasaya uygun olmayacağı dikkate alınarak, itiraz konusu çekler yönünden verilen ihtiyati tedbir kararın kaldırılması gerekir iken somut olaya uygun olmayan gerekçeler ile itirazın reddedilmiş olması isabetli görülmemiştir. Ancak yapılan hata yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden üçüncü kişi ... AŞ vekilinin ihtiyati tedbire itirazının kabulü ile mahkemenin 06.08.2026 tarihli ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine dair ara kararın kaldırılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Açıklanan bu gerekçelerle, ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK 394/son ve 353/1.b.2 maddeleri gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesinin itirazın reddine dair 06.08.2026 tarihli ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbire itiraz hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede itirazın kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR :Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
HMK'nın 353/1.b.2 ve 394/son maddeleri uyarınca ilgili ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İlk Derece Mahkemesinin ihtiyati tedbire itirazın reddine dair 17.04.2026 tarihli kararın ve bu kararın düzeltilmesine dair 06.08.2026 tarihli ara kararın kaldırılmasına, ihtiyati tedbire itiraz hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;
1-HMK'nın 394/4. maddesi uyarınca, ... vekilinin ihtiyati tedbire itirazının kabulüne, ilk derece mahkemesinin 17.04.2026 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına,
2-Banka tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; banka tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince iadesine,
3-Banka tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hakkında verilecek kararla birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,
5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.2 ve 394/son maddeleri uyarınca, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 24.09.2026 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.